Müslümanlıkta Özgürlükler ve Din

🕒 Konu sahibi 3 saat önce aktifti
10.sınıf din kültürü ve ahlak bilgisi dersi konu özetleri - müslümanlıkta bazı haklar - islamiyette kölelik - islamiyette özgürlük kavramı - dinimizde yaşama hakkı

Her insanın doğuştan sahip olduğu hak ve özgürlükleri vardır. Bunlar, yaşama, eğitim, düşünce ve inanç özgürlüğü, özel yaşamın gizliliği, ekonomik özgürlük gibi haklardır. İnsanın temel hak ve özgürlükleri uluslar arası anlaşmalar ve ulusal yasalarla güvence altına alınmıştır.

Dinimiz temel hak ve özgürlükler konusunda önemli ilkeler belirlemiş, geri kalan bölümünü insanların sosyal deneyimlerine ve düzeylerine bırakmıştır.

Hak ve özgürlükler konusunda en büyük problem ırkçılık konusudur. İslam dini ırkçılığı kesin bir şekilde yasaklamış, üstünlüğün renkte ve soyda değil, Allah’a duyulan saygıda olduğunu belirtmiştir.

Kişisel hak ve özgürlükleri Peygamberimiz Veda Hutbesi’nde şöyle özetlemiştir:

“Ey insanlar, bu hac günleriniz nasıl kutsal ise; haram aylarınız nasıl mukaddes ise; bu Mekke nasıl kutsal bir şehir ise canlarınız, mallarınız ve namuslarınız öylesine mukaddestir.”

İslam dini, özgür birini köleleştirmeyi, birinin elinden hakkını gasp etmeyi, haddi aşıp insanlara zulüm ve eziyet etmeyi büyük günahlardan sayar.
İslam’da kölelik var mı?

İslam’ın geldiği dönemde dünyada kölelik yaygındı ve onlar hiçbir hakka sahip değildi. O dönemde iş hayatı kölelerle yürütüldüğü için İslam köleliği kökten yasaklamadı; bununla birlikte kölelerin özgürleştirilmesi için pek çok teşvikte bulundu. Orucunu tutamayan; yemini bozan veya bir günah işleyen kimseye, bir köleyi özgürleştirmesi durumunda Allah’ın onu affedebileceği öğretildi. Kölelere iyi davranılması, eziyet edilmemesi gerektiği telkin edildi. Onlara birçok haklar tanındı; özgürlüklerini elde edebilmelerinin yolları açıldı.

Kölelere tanınan haklar İslam’ın hukuk kitaplarına da alındı; detaylı açıklamalar yapıldı.

Yukarıdaki sorunun cevabı şöyledir: İslam’da kölelik yoktur; bir zamanlar dünyada var olan köleler için tanınmış haklar vardır.

Hak ve Özgürlük Kavramları

Hak, Allah’ın güzel isimlerinden biridir; “gerçek” anlamına gelir. Bu nedenle hak denildiğinde, gerçeğe uygun olma, doğruluk, emek karşılığı elde edilen kazanç gibi anlamlar akla gelir.

Kazanımlar söz konusu olduğunda hak, kişinin emek vererek elde ettiği maddi ve manevi değerdir ve bu değer o kişinin mülkiyetine ait olur.

Yasalar söz konusunda olduğunda hak, insanın kendi lehine olan durumu yasal olarak korumasına denir.

Özgürlük, insanın çevresine ve kendisine zarar vermeksizin istediğini yapabilmesidir. Allah evreni yaratırken insana yetkiler vererek ona özgürlük alanı tanımıştır. İnsanlar, özgürlük alanı içinde diledikleri gibi yaşar. Bu nedenle özgürlük, her insanın doğuştan getirdiği bir haktır.

Her insanın yaşama, düşüncelerini söyleme ve yayma, eğitim görme, çalışma ve kendine ait olanı koruma hakkı vardır. Her insan inanç özgürlüğüne sahiptir. Her insanın özel yaşamı kendisini ilgilendirir.

Yaşama ve Sağlık Hakkı

Yaşama Hakkı

İnsan yaşamı değerlidir. İslam’a göre haklı bir neden olmadıkça hiçbir şekilde bir insanın yaşamına son verilemez. Bu konuda Yüce Allah şöyle buyurur:

“Kim bir insanı öldürürse, bütün bir insanlığı öldürmüş gibidir; kim bir insanın yaşamını kurtarırsa bütün bir insanlığı kurtarmış gibidir.” (Maide 32)
İslam’da ölüm cezası (idam) var mı?

Ölüm cezasının gerekli olup olmadığı dünyada tartışmalıdır. Avrupa ülkelerinde ve ülkemizde idam cezası kaldırılmıştır; Amerika başta olmak üzere bazı ülkelerde idam cezası uygulanmaktadır.

İslam dini, kendini savunma ve benzeri geçerli bir neden olmaksınız, bilerek bir insanı öldüren kişiyi idama mahkum eder.
Savaşta İnsan Öldürmek

İslam dini, maddi zenginlikler ele geçirmek, güç kazanmak amacıyla savaşılmasını meşru saymamıştır. Savaşı temelde iki nedenden dolayı caiz görmüştür:

1. Allah’ın dinini ve adaleti yeryüzüne yaymak
2. Müslümanların yaşadığı topraklara saldırı olduğunda savunma amacıyla savaşmak.

Savaş halinde, sivillerin, özellikle kendi halinde yaşayan din adamları, kadın ve çocukların öldürülmesini İslam dini yasaklamıştır.
Kan davası gütmek

Kan davası gütmek, İslam’a göre kesinlikle yasaktır. Kan davasında bir kişinin yaptığı suçun cezası, onun yakınına ödetilmektedir. Oysa suç, yalnızca işleyene aittir. Bu nedenle kan davası gütmek haramdır.
İntihar (İnsanın kendi yaşamına son vermesi)

Hangi nedenle olursa olsun, bir insanın kendi canına kıyması İslam’a göre yasaktır. İntihar eden kişi, ebedi hayatını da tehlikeye atar.
Ünitelere bağlı yaşayan birinin durumu

Komada, uzun süre ünitelere bağlı yaşayan ve kendine gelme ümidi olmayan biri, hekimlerin kararıyla cihazlardan alınabilir.
Kürtaj

Anne karnında üç ayını doldurmuş bebeğin, kendisine ve annesine ölüm riski olmadıkça herhangi bir nedenden dolayı alınması İslam’a göre haram ve günah sayılmıştır. Anne karnındaki bebeğin yapısal bozukluğunun veya bir hastalığının tespit edilmiş olması, üç ayın bitiminden itibaren kürtaj için mazeret sayılmaz. Üç ayını doldurmamış anne karnındaki bebeklerin çok gerekli bir neden olmadığı sürece aldırılması İslam’a göre haram olma riski yüksektir.
Gebeliğin Engellenmesi

İslam’a göre, gebeliğin herhangi bir tıbbi yöntemle engellenmesinin bir sakıncası bulunmamaktadır.

Sağlık Hakkı

Sağlık hakkı, insanın bedensel ve ruhsal sağlığını korumayı ve tedavi görme hakkını ifade eder. Devletin görevlerinden biri de halkın sağlığını koruyucu önlemler almak, hastalar için tedavi imkanları oluşturmaktır. Sosyal devlette, çeşitli sigorta yöntemleriyle insanların hastalık, yaşlılık ve düşkünlük dönemlerinde ihtiyaçları göz önünde bulundurulur ve buna göre önlemler alınır.

Dinimiz tedavi olmayı teşvik eder; pek çok hastalığın nedeni olan pis şeylere karşı önlem almış, temizliği imanın yarısı olarak kabul etmiştir. El, yüz temizliği, vücut temizliği, diş temizliği elbisenin ve çevrenin temizliği, İslam’da ibadet bilinciyle yapılır. Bazı dinlerde olan, her şeye boş verme, kirlilik ve dağınıklığın erdem sayılması İslam’da kesinlikle kabul edilmemiştir.

Peygamberimiz hastalandığında tedavi olmuş, insanlara tedavi olmalarını öğütlemiştir. Peygamberimiz şöyle demiştir:

“Hastalandığınızda tedavi olun; Allah şifası olmayan bir dert vermemiştir; yaşlılık hariç; çünkü onun ilacı yoktur.”

Peygamberimiz karantina yöntemlerini de teşvik etmiş ve:

“Bir yerde salgın hastalık varsa oraya girmeyin; eğer hastalık bulunan yerdeyseniz dışarı çıkmayın.” buyurmuştur.

Peygamberimizin sağlık ve tedaviyle ilgili ümmetine pek çok tavsiyeleri olmuştur. Bu tavsiyeler daha sonra “Tıbbün Nebi” adıyla bir araya toplanmıştır.
 
Geri