Soru biraz koşul dayatıyor gibi geldi. Sanki müslüman olan bir kimsenin ibadetinin kabul olması kaçınılmaz bir durum da buna karşılık diğerleri sorgulanıyor gibi... Oysa kişinin önce dönüp kendisine bakması, kendisini sorgulaması daha tutarlı gibi geliyor bana.
Daha önce okuduğum bir kaynakta yeryüzünde on bin civarında din olduğu yazıyordu. Dikkat edin, on bin din. Din denildiği zaman çoğumuzun aklına mevcut inanç sistemine benzer ritüeller gelir. Oysa birçoğunun birbiri ile alakası bile yoktur. İnanç sistemi, mitolojileri, evreni algılayış biçimleri vs. açısından birbirleriyle alakasız çok sayıda din var. Hatta bizim kafamızda yer edindiği şekilde Tanrı kavramı dahi yoktur. Tanrı değilse de ruhlar, doğaüstü güçler vs vardır. İşte bu dinlerin hangisinin takipçisine soracak olursanız olun, kendi dinleri en doğrusudur derler ve dünyayı ve hayatı en doğru ve en tutarlı yorumlayan kendi dinleridir şeklinde yorumlarlar.
Bizim islamcılara soracak olursanız Allah her kavme elçi göndermiştir ve bunların pek çoğunun bozulduğunu söylerler. Ezbere bir söylemdir bu. Biraz da bilgisizlikten kaynaklı. Zaten her kavime gönderilen peygamber ifadesi ve buna kanıt olarak İslami kaynaklardan verilen ifadeler tamamen ortadoğu bölgesi için geçerlidir. Kuran’da ve diğer semavi dinlerin kutsal kitaplarında geçen peygamber isimleri hep ortadoğu ismidir. Hikayelerin tümü Tevrat’a ve ortadoğu mitolojisine dayanır.
Dünya dışı kozmik bir efendinin var olduğuna ve mesihin bir uçan daire ile bir gün dünyaya geleceğine inanan aetherius dinin İbadeti mi?
Her insan için onu koruduğuna bir tanrı olduğuna inanılan Afrika inancının İbadeti mi?
Yada şamanlar, Kabile dinleri, şintoistler, taoistler, vuducular, mormonlar...
Hangileri kabul oluyor? Her biri kendilerince inandıkları tanrılara ibadet etmek için çeşitli ritüellere sahipler. Tıpkı müslümanlar gibi.
***
Daha fazla uzatmayıp konunun özüne döneyim; İslamiyette belirtilen cennete sadece müslümanlar gireceğinden başka inanca sahip kişilerin ibadetinin kabul olmayacağı sonucuna da varabiliriz.
Daha önce okuduğum bir kaynakta yeryüzünde on bin civarında din olduğu yazıyordu. Dikkat edin, on bin din. Din denildiği zaman çoğumuzun aklına mevcut inanç sistemine benzer ritüeller gelir. Oysa birçoğunun birbiri ile alakası bile yoktur. İnanç sistemi, mitolojileri, evreni algılayış biçimleri vs. açısından birbirleriyle alakasız çok sayıda din var. Hatta bizim kafamızda yer edindiği şekilde Tanrı kavramı dahi yoktur. Tanrı değilse de ruhlar, doğaüstü güçler vs vardır. İşte bu dinlerin hangisinin takipçisine soracak olursanız olun, kendi dinleri en doğrusudur derler ve dünyayı ve hayatı en doğru ve en tutarlı yorumlayan kendi dinleridir şeklinde yorumlarlar.
Bizim islamcılara soracak olursanız Allah her kavme elçi göndermiştir ve bunların pek çoğunun bozulduğunu söylerler. Ezbere bir söylemdir bu. Biraz da bilgisizlikten kaynaklı. Zaten her kavime gönderilen peygamber ifadesi ve buna kanıt olarak İslami kaynaklardan verilen ifadeler tamamen ortadoğu bölgesi için geçerlidir. Kuran’da ve diğer semavi dinlerin kutsal kitaplarında geçen peygamber isimleri hep ortadoğu ismidir. Hikayelerin tümü Tevrat’a ve ortadoğu mitolojisine dayanır.
Dünya dışı kozmik bir efendinin var olduğuna ve mesihin bir uçan daire ile bir gün dünyaya geleceğine inanan aetherius dinin İbadeti mi?
Her insan için onu koruduğuna bir tanrı olduğuna inanılan Afrika inancının İbadeti mi?
Yada şamanlar, Kabile dinleri, şintoistler, taoistler, vuducular, mormonlar...
Hangileri kabul oluyor? Her biri kendilerince inandıkları tanrılara ibadet etmek için çeşitli ritüellere sahipler. Tıpkı müslümanlar gibi.
***
Daha fazla uzatmayıp konunun özüne döneyim; İslamiyette belirtilen cennete sadece müslümanlar gireceğinden başka inanca sahip kişilerin ibadetinin kabul olmayacağı sonucuna da varabiliriz.