Müslüman Bilim Adamlarının Bilinmeyen İlkleri

K
  • Kullanıcı Külkedisi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Bilim Adamları




Müslüman Bilim Adamlarının Bilinmeyen İlkleri

Yüzyıllar önce Semerkant, Bağdat ve İstanbul'dan Latinceye veya Fransızcaya çevirilen kitaplar ve buluşlar ilk bulan alimler göz ardı edilerek Avrupalı bilim adamları tarafından nasıl sahip çıkıldı?

Dekart, Galile, Kopemik, Newton, Lavoisier, Kepler, Wright Kardeşler, Toriçelli, Kristof Kolomb, Vasco de Gama...

İçinizde bunları tanımayan var mı? İlkokuldan başlayarak tanımaya başladığımız bu yabancı bilim adamları tarih kitaplarına bakarsanız, birçok önemli buluşun "ilk" sahibi. Yüzyıllar önce Semerkant, Bağdat ve İstanbul'dan Latinceye veya Fransızcaya çevirilen bir çok kitaplar ilk bulan alimler göz ardı edilerek Avrupalı bilim adamları tarafından sahip çıkıldı. Günümüzde batılı bilim adamları bunları yer yer itiraf etmektedirler.

Mesela "Newton'dan yerçekimini "ilk bulan" kişi diye bahsederiz. Oysa yerçekimini ilk keşfeden, bilim adamı, pek tanımadığımız bir müslüman: Razi'dir.

Şimdi gelin, Batı kaynaklı önyargıları bir kenara bırakalım ve bilimsel birçok buluşu "ilk" yapan İslam bilginlerini tanıyalım.

(Aşağıda isimleri geçen alimlerin yaşadıkları zamanları göz önüne alırsak son bir kaç yüzyılda ilim adına millet olarak hemen hemen hiç bir şey yapamadığımızı görüyoruz. Günümüzde üniversitelerimiz dünyada ilk 1000 e bile girmekte zorlanıyor ne yazık ki...)


İlk kağıt fabrikasını kuran alim İbni Fazıl

Kızamık ve çiçek hastalığını keşfeden; alim Razi

Mikrobu ilk tanımlayan alim Akşemseddin

Cüzzamı bulan alim ... İbni Cessar

Vebanın bulaşıcı olduğunu bulan alim İbni Hatip

Verem mikrobunu bulan alim Kambur Vesîm

Retina tabakasını bulan alim İbni • Rüşd

İlk göz ameliyatını yapan alim Ammar

İlk kanser ameliyatını yapan alim Ali bin Abbas

Küçük kan dolaşımını bulan alim İbnünnefis

İlk Tabipler odası başkanı Ali bin Rıdvan

Sıfırı ilk kullanan alim Harizmi

Trigonometriyi ilk bulan alim Battani

Tanjant, kotanjant ve kosekantı ilk kullanan alim Ebul Vefa

Trigonometri kitabını yazan alim Nasiruddin Tusi

İlk trigonometrik dönüşüm formülünü bulan alim İbni Yunus

Binom formülünü ilk bulan alim Ömer Hayyam

İlk difransiyel kitabını yazan alim. Sabit bin Kurra

Ondalık kesiri ilk bulan alim Gıyaseddin Cemşid

İlk usturlabı yapan alim Zerkali

Dünyanın döndüğünü keşfeden ilk alim Biruni

Dünyanın çevresini ilk ölçen alim Musa kardeşler

Güneşin yüzündeki lekeleri ilk bulan alim Fergani

Yıldızların yer ve açıklıklarını ölçen ve ilk cetveli geliştiren alim Cabir bin Eflah

İlk otomatik kontrol sistemleri tasarlayan alim Ahmet bin Musa

Sibernetiği ilk kuran alim. İsmail-El Gezeri

İlk optik temellerini koyan alim İbni Heysem

Sesin .fiziki açıklamasını ilk yapan alim Farabi

İlk torna tezgahını yapan alim İbni Karara

Kanatlarla uçan ilk alim Hazerfen Ahmed Çelebi

İlk uçağı yapan alim Ebu Firnas

Yer çekimini ilk bulan alim Razi

Sarkaçlı saati ilk yapan alim İbni Yunus

Maddelerin özgül ağırlığını ilk hesaplayan alim Hazini

Atomun parçalanabileceğim ilk bulan alim Cabir bin Hayyan

Gök kuşağını ilk açıklayan alim Kutbettin Şirazi

İlk kimya laboratuarını kuran alim. Cabir

Saf alkolü ilk elde eden alim Razi

Fosforu ilk bulan alim Beşir

Havan topunu ilk bulan alim Fatih Sultan Mehmed

İlk kıta seyahatnamesini yazan alim İbni Battuta

İlk dünya haritasını çizen alim Mürsiyeli İbrahim

İlk ecza kitabını yazan alim İbni Baytar

 


Bilim Adamlarının Buluşları
Bilim Adamlarının Buluşları Nelerdir?
Bilim Adamları ve Buluşları


BİLİM ADAMLARININ BULUŞLARI
1280 İlk gözlük İtalya'da yapıldı.
1450 Johannes Gutenberg'in baskı makineleri kitap üretiminde çığır açtı. Bunun sonucunda yeni icatlar hakkındaki bilgilerin yayılması hızlandı.
1453 Copernicus, gezegenlerin Dünyanın etrafında değil, Güneş'in etrafında döndüğünü ortaya atan kuramını yayımladı.
1592 Galileo, cisimleri 30 kez büyüten bir teleskop yaptı.
1614 İskoçyalı matematikçi John Napier logaritma cetvelini icat etti.
1618 Johannes Kepler, gezegenlerin Güneş'in çevresinde çizdikleri elips biçimindeki yörüngeleri betimleyen yasaları yayımlar.
1622 Blaise Pascal, babasının vergi hesaplarında kullanması için bir toplama makinesi icat etti.

1643 Evangelista Torricelli, hava basıncını ölçmek için şimdi civalı barometre denilen cihazı icat etti.
1656 Christian Huygens, Galileo'nun fikirlerine dayanan hassas bir sarkaçlı saat tasarladı.
1668 Isaac Newton ilk aynalı teleskopu yaptı.
1682 Edmond Halley, daha sonra kendi adıyla anılacak bir kuyrukluyıldızın yörüngesini çizip betimledi.
1687 Newton'un, evrensel çekim yasalarını formülleştirdiği Principia başlıklı kitabının yayımladı.
1690 Edmund Halley, dalış makinelerine hava pompalayacak bir yöntem geliştirdi.
1698 Thomas Savery'nin yaptığı ilk buhar makinesi, su altında kalan madenlerdeki suyu dışarı pompalamada kullanıldı.
1733 İngiliz bir dokumacı tarafından icat edilen "uçan mekik" adındaki alet bir kişinin bir günde üretebileceği kumaş miktarını ikiye katladı.
1752 Benjamin Franklin, yıldırımın elektrikten kaynaklandığını gösterdi.
1783 Marquis de Jouffroy d'Abbans ilk buharlı gemiyi yüzdürdü.
1783 Montgolfier Kardeşler bir sıcak hava balonunu başarıyla uçurdu.
1789 Lavoisier'nin, 33 elementi sıraladığı ve bu elementlerin adlandırılması ile ilgili modern sistemi sunduğu "Kimyasal Adlandırma Yöntemi" yayımlandı.
1796 Edward Jenner, bir çocuğu çiçek hastalığına karşı aşıladı.
1799 Alessandro Volta, ilk elektrik bataryasını yaptı.
1801 İlk denizaltılardan olan Nautilus ilk yolculuğunu tamamladı.
1804 Richard Trevithick raylar üzerinde giden ilk buharlı lokomotifi yaptı.
1814 Friedrich König elle çalışan matbaadan çok daha hızlı olan buharlı matbaayı geliştirdi.
1819 Augustus Siebe basınçlı bir dalgıç elbisesi tasarlayarak insanların daha derinlere dalabilmesini sağladı.
1820 Hans Oersted, elektrik akımının pusulanın iğnesi üzerinde manyetik etki yarattığını gösterdi.
1821 Charles Babbage, karmaşık matematiksel tabloları otomatik olarak hesaplamak için tasarladığı "fark makinesi" nin üzerinde çalışmaya başladı.
1826 Fransız fizikçi Joseph Niepce tarihteki ilk fotoğrafı çekti.
1829 George Stephenson, en iyi buharlı lokomotif tasarlama ve yapma yarışmasını kazandı. Rocket adlı bir lokomotif üretti.
1830 İlk dikiş makinesi Fransız terzi Barthelemy Thimonnier tarafından tasarlandı.
1836 Samuel Colt, yaptığı hızlı ateş eden tabanca "altıpatlar" ın patentini aldı.
1837 Isambard Kingdom Brunel, ilk kıtalararası buharlı gemiyi yüzdürdü.
1837 İki İngiliz mucit William Cooke ve Charles Wheatstone ilk elektrikli telgraf makinesini yaptı.
1838 Samuel Morse kendi geliştirdiği Morse alfabesini ilan etti.
1839 Louis Daguerre vesikalık fotoğraflarda çok tutulan daguerrotype fotoğraf tekniğini icat etti.
1841 Michael Faraday, hareketli bir mıknatıstan elektrik akımı elde etti.
1843 Samuel Morse, telgraf mesajlarında kullanılmak üzere nokta ve çizgilerden oluşan ünlü mors alfabesini icat etti.
1846 Amerikalı bir dişçi bir çene ameliyatında acıyı hissettirmemek için eter kullandı.
1848 İlk yürüyen merdiven, New York'ta turist çekmek için kuruldu.
1849 Çengelli iğne icat edildi.
1857 New York'ta bir dükkân asansörü olan ilk bina oldu.
1860 Belçikalı Etienne Lenoir ilk içten yanmalı motoru yaptı.
1863 İlk metro (yeraltı demiryolu) hattı Londra'da işletmeye açıldı.
1868 Gregor Mendel, bezelye bitkileriyle yaptığı, modern genetik kuramının temellerini oluşturan araştırmalarını bitirdi.
1868 Bir gazetenin yazı işleri müdürü olan Christopher Sholes ilk kullanışlı daktiloyu yaptı.
1872 Fotoğrafçı Eadweard Muybridge ilk ardışık fotoğraflar dizisini çekti.
1876 Alexander Graham Bell ilk telefon konuşmasını yaptı.
1877 Edison fonografı icat etti.
1878 Joseph Swan elektrik ampulünü icat etti.
1879 Ernst von Siemens elektrik döşenmiş bir hat üzerinde giden ilk elektrikli treni sergiledi.
1881 Emile Berliner, yassı plaklar kullanan ilk gramofonu yaptı.
1885 Louis Pasteur, bir dizi aşı yaparak, kuduz bir köpek tarafından ısırılmış bir çocuğun yaşamını kurtardı.
1885 Fizikçi Heinrich Hertz elektromanyetik dalgaların varlığını gösterdi.
1885 Avusturyalı kimyacı Carl Auer, muma göre daha kullanışlı ve güvenli olan bir havagazı lambası icat etti.
1886 Linotip adlı makine, gazetelerin ve kitapların daha hızlı hazırlanmasını sağladı.
1888 George Eastman, Kodak no.l adlı fotoğraf makinesini üretti ve müşterilerinin filmlerini banyo etti.
1889 Edison'un yardımcısı Charles Batchelor sinema filmlerinin seslendirilmesi üzerine deneyler yaptı.
1890 Daimler motor şirketi, dört tekerlekli ve akaryakıtla çalışan otomobil üretimine başladı.
1890 Herman Hollerith'in icat ettiği elektrikli sayma makinesi sayesinde Amerika'da nüfus sayımı işlemi çok hızlı bir şekilde sonuçlandırıldı.
1895 Paris'te Lumiere Kardeşler 10 hareketli filmden oluşan bir gösteri yaptı.
1895 Wilhelm Röntgen, X-ışınlarını buldu.
1898 Valdemar Poulson, modern teybin öncüsü olan bir cihaz yaptı.
1901 İlk radyo transistörünü Marconi geliştirdi.
1902 İtalyan Guglielmo Marconi, Manş Denizi üzerinden radyo dalgalarıyla mesaj iletmeyi başardı.
1903 Amerikalı Wright Kardeşler ilk motorlu uçağın uçuşunu gerçekleştirdi.
1903 Henry Ford, yeni araba fabrikasıyla seri üretim tekniğini getirdi.
1903 Willem Einthoven, kalbin işleyişini kaydeden elektrokardiyografi cihazını icat etti.
1904 John Fleming'in geliştirdiği cam diyotlar radyo cihazlarının vazgeçilmez parçası oldu.
1908 Adını mucidinin adından alan Geiger sayacı radyasyonu saptamak ve ölçmek için kullanılmaya başlandı.
1910 Fransız Henri Fabre, tekerlekleri olmayan ve su üzerinde seyredebilen bir uçak geliştirerek ilk deniz uçağını icat etti.
1911 Marie Curie, radyoaktiflik konusunda kendi başına yaptığı çalışmalardan dolayı Nobel Ödülü aldı; böylece de bu ödülü iki kez alan ilk kişi oldu.
1911 Ernest Rutherford, atomun merkezinde bir çekirdek olduğunu gösterdi.
1919 Einstein, "Genel Görelilik" konusundaki yazısını yayımladı.
1921 Philip Drinker, hastaların solunum yapmasına yardım etmek için "demir ciğer"i icat etti.
1922 İlk mikrofilm tanıtıldı.
1926 John Logie Baird ilk televizyon görüntüsünü başarıyla iletti.
1926 Robert Goddard ilk sıvı yakıtlı roketi fırlattı.
1926 ABD'li Profesör Robert Hutchinson Goddard ilk sıvı yakıtlı roketi geliştirdi. Gaz ve sıvı oksijenle işleyen roket, 12,5 metre yüksekliğe çıktı ve 56 metre yol aldı.
1928 Bugün penisilin dediğimiz bir oluşumun bakterileri öldürmesi Alexander Fleming'in dikkatini çekti.
1933 İki Alman bilim adamı Max Kroll ve Ernst Ruska elektron mikroskobunu yaptı.
1935 Alman şirketi AEG, sesi kaydetmek için plastik manyetik teyp bandını geliştirdi.
1938 Macar mucit Lazlo Biro, bıro da denilen bilye uçlu tükenmez kalemi icat etti.
1938 Amerikalı Chester Carlson ilk fotokopi makinesini icat etti.
1939 İgor Sikorsky adlı bir Rus mühendis tarafından ilk helikopter yapıldı.
1940 İlk elektronlu mikroskop Philedelphia'da tanıtıldı.
1942 Wernher von Braun, Almanya'nın ilk uzun menzilli füzesi olan V-2'yi fırlattı.
1942 Enrico Fermi, ABD'nin Chicago kentinde, nükleer enerjinin denetim altına alınabildiği bir nükleer reaktör yaptı.
1943 Jacques-Yves Cousteau ve Emile Gagnan, ilk dalış tüpünü tasarladılar.
1945 Amerikalı mucit Percy Spencer, ilk mikrodalga fırını tasarlayarak patentini aldı.
1946 John Mauchy ve John Eckert'in geliştirdiği, Amerika'nın ilk elektronik bilgisayarı ENIAC halka gösterildi.
1947 Edwin Land bir dakikadan az bir sürede siyah beyaz fotoğraf çıkaran polaroid makineyi icat etti.
1953 Francis Crick ile James Watson DNA molekülünün yapısını keşfetti.
1957 Sovyetler Birliği tarafından Dünyanın çevresinde dönen insan yapımı ilk cisim Sputnik I fırlatıldı.
1960 Theodore Maiman ilk lazeri yaptı.
1962 Telefon konuşmalarının yanında canlı televizyon görüntülerini de ileten Telstar adlı uydusu fırlatıldı.
1977 Dünyanın tekrar kullanılabilen ilk uzay gemisi olan Uzay Mekiği, ABD tarafından fırlatıldı.
1982 Philips ve Sony şirketleri kompakt diski çıkardı.
1987 İlk sayısal ses bantları (DAT) üretildi.
1990 Yüksek netlikte televizyon (HDTV) yayını ilk kez yapıldı.

 
Bilimin dini mi varmış?

[YOUTUBE]JUjLWrhOGKQ[/YOUTUBE]
 
Osmanlıda ,Malesef Fatih Sultan Mehmetten sonraki gelen padişahlar islam ilmine yönelmiş, (ledun ilmi ,şifacılık , semerkant ilmi .. vs) , Fatih Sultan Mehmetten önce simya olarak kimya olarak fizik matematik olarak buluşlarımızı ilmimizi yapıyorduk .Hatta bunu herkez bilir , Fatih Sultan Mehmet dünyadaki bütün bilim insanlarını çağırır onlarla toplantı yaparmış. Teşekkürler Külkedisi
 
Tabiki bilimin dini yok...

Ama dinimizde de bilim ile uğraşmayın diye bir yasakta yok.

Aksine çok büyük bir yanlış anlama var.

Bir düşünün ilk gelen vahiy bile "Oku" olarak gelmiştir.

oku öğren bil, şüphen varsa araştır ve bul...

İlim çinde bile olsa gidin alın diyen peygamber efendimizin bu hadis'ini bilmeyen yoktur.

Bilmeyen varsa buyursun öğrensin.
 
Tabiki bilimin dini yok...

Ama dinimizde de bilim ile uğraşmayın diye bir yasakta yok.

Aksine çok büyük bir yanlış anlama var.

Bir düşünün ilk gelen vahiy bile "Oku" olarak gelmiştir.

oku öğren bil, şüphen varsa araştır ve bul...

İlim çinde bile olsa gidin alın diyen peygamber efendimizin bu hadis'ini bilmeyen yoktur.

Bilmeyen varsa buyursun öğrensin.


bilim kendini yenilemek zorundadır.
din doğmatiktir ve sorgulanamaz.
bilim ile din bir noktada birleşebilir, ama bunun sınırı ve ölçütü de yine bilim üzerinden belirlenir bence.

bilim doğrulan(a)mamış bilgiye itibar etmez.
 
Daha farklı ve açıklayıcı bir tutumla nedenleri sıralayabilirim. Ama üzerimdeki 'bilmiyorsanız, okuyun' etiketinden yola çıkarak, ben de ona göre bir hikaye yazdım, vakit ayırıp, okursanız sevinirim.

Soğuk Sibirya'nın buzulunda derme çatma evlerinde yaşayan bir Eskimo ailesi varmış. Baba, anne ve çocuklardan oluşan bu ailenin dünyaya dair hiçbir derdi, tasası, şikayeti yokmuş. Balıkçılık ve avcılıkla yiyeceğini temin eden baba, aile bireylerinin sıcak bir yuvası olması için zaman zaman yaşadıkları yerin epey ötesindeki ormana, çalı çırpı toplamaya, ağaç kesmeye gidermiş.

Gel zaman, git zaman, evin reisi yakacak temin etmeye gittiği bir gün ormanda yolunu kaybetmiş bir adama rastlamış. Adamın haline acıyıp, evine buyur etmiş ve karısının yaptığı yemekleri onunla paylaşmayı uygun görmüş. Adam buz tutmuş bedeninin şokundan kurtulup da konuşmaya başladığında çok şeyden bahsetmiş, çok şey anlatmış. Onun semavi bir din adına misyonerlik yapan bir keşiş olduğunu öğrenmiş aile fertleri.

Misyoner, günlerce konuşmuş. İnançlarından ve inançlarının doğruluğundan o kadar eminmiş ki, hiç susmadan anlatıyormuş; ve dediğine göre de dinini inkar etmek ve bahsettiği emirleri yerine getirmemek en büyük günah, cehennemde yanmak için bir nedenmiş.

Evin reisi de günlerce misyonerin dediklerini düşünmüş. Evine artık daha az yiyecek ve odun getirir olmuş. Yuvasını kendisinden başka birinin kontrol ettiğini düşünmeye başlamış ve odun toplamaya çıktığı bir başka gün misyonerin kendisine eşlik etmesini istemiş.

Misyonere rastladığı yere geldiklerinde, evin reisi dönüp sormuş: "Gerekliliklerini yerine getirmem gereken dininden haberim olmasaydı, yine de cehennemde yanacak mıydım?"

"Elbette, hayır." diye yanıtlamış misyoner. Evin reisi cevap gelmeyeceğini bile bile şu soruyu yöneltmiş: "O halde bütün bunları bana ve aileme niye anlattın?"

-

Demem o ki, misyonerliğe kalkışmayın. Cennet sizin olsun.
Benim cehennemden ve dininizden haberim olmasa da olur. Ayrı parantez, kelime oyununu da iyi yaparım.
 
bilim kendini yenilemek zorundadır.
din doğmatiktir ve sorgulanamaz.
bilim ile din bir noktada birleşebilir, ama bunun sınırı ve ölçütü de yine bilim üzerinden belirlenir bence.

bilim doğrulan(a)mamış bilgiye itibar etmez.

Bende zaten dinimin dogmatik olmadığından bahsetmiyorum ki.

Sadece dinimin bilimi çok desteklediğini ve bunun hiç kullanılmadığından bahsediyorum.

Beşikten mezara kadar ilim sayın maria...:)
 
Daha farklı ve açıklayıcı bir tutumla nedenleri sıralayabilirim. Ama üzerimdeki 'bilmiyorsanız, okuyun' etiketinden yola çıkarak, ben de ona göre bir hikaye yazdım, vakit ayırıp, okursanız sevinirim.

Soğuk Sibirya'nın buzulunda derme çatma evlerinde yaşayan bir Eskimo ailesi varmış. Baba, anne ve çocuklardan oluşan bu ailenin dünyaya dair hiçbir derdi, tasası, şikayeti yokmuş. Balıkçılık ve avcılıkla yiyeceğini temin eden baba, aile bireylerinin sıcak bir yuvası olması için zaman zaman yaşadıkları yerin epey ötesindeki ormana, çalı çırpı toplamaya, ağaç kesmeye gidermiş.

Gel zaman, git zaman, evin reisi yakacak temin etmeye gittiği bir gün ormanda yolunu kaybetmiş bir adama rastlamış. Adamın haline acıyıp, evine buyur etmiş ve karısının yaptığı yemekleri onunla paylaşmayı uygun görmüş. Adam buz tutmuş bedeninin şokundan kurtulup da konuşmaya başladığında çok şeyden bahsetmiş, çok şey anlatmış. Onun semavi bir din adına misyonerlik yapan bir keşiş olduğunu öğrenmiş aile fertleri.

Misyoner, günlerce konuşmuş. İnançlarından ve inançlarının doğruluğundan o kadar eminmiş ki, hiç susmadan anlatıyormuş; ve dediğine göre de dinini inkar etmek ve bahsettiği emirleri yerine getirmemek en büyük günah, cehennemde yanmak için bir nedenmiş.

Evin reisi de günlerce misyonerin dediklerini düşünmüş. Evine artık daha az yiyecek ve odun getirir olmuş. Yuvasını kendisinden başka birinin kontrol ettiğini düşünmeye başlamış ve odun toplamaya çıktığı bir başka gün misyonerin kendisine eşlik etmesini istemiş.

Misyonere rastladığı yere geldiklerinde, evin reisi dönüp sormuş: "Gerekliliklerini yerine getirmem gereken dininden haberim olmasaydı, yine de cehennemde yanacak mıydım?"

"Elbette, hayır." diye yanıtlamış misyoner. Evin reisi cevap gelmeyeceğini bile bile şu soruyu yöneltmiş: "O halde bütün bunları bana ve aileme niye anlattın?"

-

Demem o ki, misyonerliğe kalkışmayın. Cennet sizin olsun.
Benim cehennemden ve dininizden haberim olmasa da olur. Ayrı parantez, kelime oyununu da iyi yaparım.

Hikayen güzel hatta okuyunca aklıma Hz. Musa ve çoban hikayesi geldi...

Belki okumuşsundur...


Hazreti Musa, bir gün bir başına dağları dolanırken, uzaktan yoksul ve yanlız bir çoban gördü. Çoban dizüstü çökmüş, ellerini semaya açıp dua etmekteydi. Bu durum hz. Musa’nın çok hoşuna gitti, ama yaklaşıpta çobanın duasını duyunca şaşırdı.

Çoban Rab’ine şöyle yalvarıyordu:

Kurban olduğumAllah ‘ım. Seni ne kadar severim, bir bilsen. ne istersen yaparım, yeter ki Sen iste. Sürüdeki en yağlı koyunu kes desen, gözümü kırpmadan keserim Sen’in için. Koyun kavurması güzeldirAllah ‘ım, kuyruk yağını da alır pilavına katarsın, tadına yenmez olur.

Hz. Musa duaya kulak kabartarak çobana yaklaştı.

Çoban Duasına devam ediyordu:
Yeter ki Sen dile, ayaklarını yıkarım. Kulaklarını temizler, bitlerini ayıklarım. Ne kadar çok severim ben Sen’i. Sana çok hayranım.

Duydukları karşısında hz. Musa öfekeden küplere bindi, bağıra çağıra kesti çobanbın duasını:



Hz. Musa:
Sus, seni cahil adam! Ne yaptığını sanırsın?Allah pilav yer mi? Allah’ın ayakları mı var yıkayasın? Böyle dua olur mu? Külliyen günaha giriyorsun. Derhal tövbe et!

Çoban, Hz. Musa’dan azarı işitince kulaklarına kadar kızardı, utancından yerin dibine girdi. Bir daha böyle kendi kafasına göre dua etmiyeceğine gözyaşları içinde yeminler etti. o gün akşama kadar hz. Musa çobanın yanında durup ona temel duaları ezberletti.Sonra “Allah benden razı olur, iyi iş yaptım” diye düşünerek yoluna devam etti.

Hz. Musa o gece bir ses işitti, seselenen Rab idi:
“Ey Musa! sen bugün ne yaptın? sen ayırmaya mı geldin buluşturmaya mı? Şu garip çobanı azarladın. Onun bana ne kadar yakın olduğunu anlayamadın. Ağzından çıkan lafı bilmese de, O çoban inancında samimi idi. kalbi temiz, niyeti halisti.

Biz kelimelere bakmayız, Niyete bakarız! kelamlara bakacak olsak yeryüyünde insan kalmazdı!

Biz çobandan razıydık. başkasına medih olan söz sana zemdir. Ona bal olan sana zehirdir. Sen işittiklerini inkar ve küfür saydın ama bilsen ki bir kabahati varsa bile, ne tatlı kabahattır onun ki”

Musa hatasını anlatı ertesi gün çobanın yanına gitti çoban duaya durmuştu yine, Ama dünkü heyecanından, samimiyetinden eser yoktu. Öğretildiği gibi yakarmaya gayret gösterdiğinden, aman bir yanlış laf etmiyeyim diye takılıyor, kekeliyor, terliyordu.

Hz. Musa, çobana ettiğinden pişman olup sırtını okşadı ve dediki:
” Ey dost, ben hatalıyım, ne olur affet. Bildiğin gibi dua et.Allah nazarında böylesi daha kıymetlidir.

Mesnevi’den alıntıdır...

Ben sana musalık yapmak istemedim. öyle bir durum olduysa kusura bakma. Çünkü seni asla çoban olarak görmedim. Zaten dağ başında da değiliz. İkincisi ben senin görüşüne katılıyorum. Evet bilimin dini yoktur.

Olsaydı benim dinimin peygamberi gidinde putperest çinin ilminden yararlanın diye söylemezdi. O bunu söyledikten sonra bana çok laf düşmüyor kardeşim. Umarım seni yalnış anlamamışımdır.
 
Osmanlıda ,Malesef Fatih Sultan Mehmetten sonraki gelen padişahlar islam ilmine yönelmiş, (ledun ilmi ,şifacılık , semerkant ilmi .. vs) , Fatih Sultan Mehmetten önce simya olarak kimya olarak fizik matematik olarak buluşlarımızı ilmimizi yapıyorduk .Hatta bunu herkez bilir , Fatih Sultan Mehmet dünyadaki bütün bilim insanlarını çağırır onlarla toplantı yaparmış. Teşekkürler Külkedisi

Bende tsk ediyorum @Bâtın Bazi arkadaslar konuyu farkli yerlere cekiyolar..
 

Burda din veya baska birseyden bahsedilmiyor müslüman bilginlerden bahsediliyor neden konuyu baska yerlere cekiyosunuz gereksiz polemiklere giriyosunuz anlamiyorum.
.@Eugène

Konunuza renk katmak istediğimden sayın yönetici. Bazı arkadaşlar diye görmezden gelmenize gerek yok, tanısanız aslında özümde iyi bir insanım.
 

bilim adamlarının hayatı kısa
bilim adamlarının hayatı ve buluşları
bilim adamlarının hayatının özeti

Albert Einstein (1879 - 1955)

İnsanlık tarihinin en yaratıcı zekalarından biri olan Alman asıllı ABD'li fizikçi.
20. yüzyılın başlarında geliştirdiği kuramlarıyla ilk kez kütleyle enerjinin eşdeğerliğini kanıtladı.
Uzay, zaman ve kütle çekimi üzerine tümüyle yeni düşünme yolları önerdi.
Işık ve kütle çekim için geliştirdiği özel ve genel görelilik kuramlarıyla, Newton'dan sonra fizikte yeni bir çığır açtı.

Alexander Fleming (1881 - 1955)

İskoç hekim. 1928 yılında, laboratuarında bir tür bakteri üzerine çalışırken, kültür ortamında oluşan küf mantarının çevresindeki bakterilerin gelişemediğini gözlemledi.
Bu küf mantarının bakterilerin çoğalmasını engelleyen bir madde salgıladığını saptayan Fleming, bu maddeye "penisilin" adını verdi.
Böylece bakterilere karşı antibiyotik kullanımını başlattı.

Alexander Graham Bell (1847 - 1922)

İskoç asıllı ABD'li buluşçu. Bell ailesi, yıllar boyunca güzel konuşma üzerine çalışmış bir aileydi.
Bu ailenin bir üyesi olan Graham Bellde çalışmalarını sesin iletimi ve bu yolla iletişim kurma üzerinde yoğunlaştırdı.
Bunun sonucu olarak 1876'da telefonu icat etti.
Graham Bell sayesinde hayatımıza giren telefon, çağımızın en önemli buluşlarından biri sayılıyor.

Alfred Wegener (1880 - 1930)

Alman metorolog ve yerbilimci. Kıtaların kayması kuramını ortaya attı.
Wegener, başlangıçta tüm kıtaların Pangea adında tek bir kıta olduğunu, sonradan parçalanıp dağılarak zamanla günümüzdeki yerlerine ulaştığını ileri sürdü.
Kuzey Kutbu'nun araştırılmasına katkıları oldu.

Blaise Pascal (1623 - 1662)

Fransız matematikçi, fizikçi ve felsefeci. Küçük yaşlardan beri bilimle uğraşan Pascal, 16 yaşında "Konikler Üzerine Deneme" adlı kitabı yazdı.
18 yaşında bir hesap makinesi icat etti. Atmosfer basıncı, sıvıların dengesi, hidrolik pres, aritmetik üçgen konularında birçok çalışması var.
Fermat ile birlikte olasılıklar hesabını da buldu.

Cahit Arf (1910 - 1997)

Türk matematikçi. Doktora yapmak için gittiği Almanya'da matematikçi Helmut Hasse ile birlikte önemli çalışmalar yaptı.
Bu çalışmalar sonunda matematikte Hasse-Arf Kuramı'nı geliştirdi.
"Arf değişmezi", "Arf halkaları" ve "Arf kapanışları" gibi adıyla anılan matematiksel terimleri bilim dünyasına kazandırdı.
TÜBİTAK'ın kuruluşunda önemli rol oynadı.

Edwin Hubble (1889 - 1953)

ABD'li astrofizikçi. Güneş Sistemi'ni barındıran Samanyolu'ndan başka gökadalar da bulunduğunu saptadı.
Yaptığı gözlemler sonunda gökadaların, aralarındaki uzaklıkla bağlantılı bir hızla birbirlerinden uzaklaştıklarını buldu.
Bu, evrenin genişlemekte olduğu düşüncesini destekleyen bir keşif oldu.

Feza Gürsey (1921 - 1992)

Türk kuramsal fizikçi. Matematiksel fizik ve yüksek enerji fiziği üzerine çalışmalar yaptı.
Çalışmalarıyla 1968'de TUBİTAK Bilim Ödülü, 1977'de Oppenheimer Ödülü, 1979'da Einstein Madalyası ve ilerleyen yıllarda çeşitli kurum ve kuruluşlardan ödüller ve onursal doktoralar kazandı.

Galileo Galilei (1564 - 1642)

İtalyan fizikçi, gökbilimci ve yazar.
Bütün cisimlerin yere aynı hızda düştüğünü keşfetti, eylemsizlik ilkesini ilk kez formüle etti.
Sarkacın salınımlarındaki eşzamanlılığı saptadı.
Teleskop kullanarak evreni gözlemleyen ilk kişi oldu.
Dünya'nın Güneş çevresinde döndüğünü söyledi, ama Engizisyon'un baskısı altında bu görüşünü geri almak zorunda kaldı.

Gregor Johann Mendel (1822 - 1884)

Kalıtımbilimin öncüsü Avusturyalı botanikçi.
Bitkiler üzerinde yaptığı çalışmalarda, bir türün özelliklerinin kalıtım yoluyla sonraki kuşaklara aktarıldığını buldu.
Mendel'in öne sürdüğü ilkeler, 20. yüzyılın başlarında yapılan deneylerle doğrulandıktan sonra, kalıtım kuramının bütün canlılar için geçerliliği saptanarak, biyolojinin temel ilkelerinden biri haline geldi.

Guiglielmo Marconi (1874 - 1937)

İtalyan fizikçi ve buluşçu. İlk başarılı telsiz telgraf sistemini geliştirdi.
Kısa dalga radyo iletişimi üzerine yaptığı çalışmalarla modern uzun erimli radyo yayımcılığının gelişmesini olanaklı kıldığı için, radyonun babası olarak bilinir.
Başka bilim insanlarının katkılarıyla geliştirilen radyo, televizyonun bulunuşuna dek en önemli kitle iletişim aracı olarak kaldı.

İhsan Ketin (1914 - 1995)

Türk yerbilimci. Tüm Türkiye'de gerçekleştirdiği çalışmalar sonucunda ülkemizdeki deprem bölgelerini belirledi.
Kuzey Anadolu Fay'ının yapısını inceledi ve tanımladı. Anadolu'nun batıya kaydığını ortaya koyan da odur.
Çalışmalarıyla yerbilim alanında birçok bilinmeyeni aydınlatan Ketin, bu alanda başarılı öğrenciler de yetiştirdi.

İsaac Newton (1642 - 1727)

İngiliz fizikçi, matematikçi, gökbilimci. Evrensel çekim yasasını keşfetti.
Ağırlık dediğimiz şeyle gökcisimleri arasındaki çekimin aynı şey olduğunu anladı.
Mekaniğin özünü oluşturan çalışmalar ve ışık üzerine deneyler yaptı.
Leibniz'le aynı zamanda diferansiyel hesabın temellerini attı.

James Watt (1736 - 1819)

İskoç bilim adamı ve buluşçu.
Geliştirdiği buhar makinesi sanayi devrimini başlatacak ve insanlık tarihinde yeni bir çığır açılacaktı.
Watt ayrıca, güç ölçümünü standartlaştırabilmek amacıyla bir atın belli bir sürede yaptığı işi ölçerek "beygir gücü" adını verdiği bir güç birimi tanımladı.

Johannes Kepler (1571 - 1630)

Alman gökbilimci.
Dünya'nın ve diğer gezegenlerin eliptik bir yörüngede Güneş'in çevresinde dönmesiyle ilgili üç yasayı ortaya koydu.
Copernicus'tan bu yana Dünya ve öteki gezegenlerin Güneş çevresinde dairesel yörüngelerde dolandıkları düşünülüyordu.

Karl Werner Heisenberg (1901 - 1976)

Alman fizikçi ve felsefeci. 1925 yılında kuantum mekaniğinin matris biçimini geliştirdi.
Bu buluşuyla Nobel ödülü kazanan fizikçi, asıl ününü 1927 yılında yayımladığı belirsizlik ilkesine borçludur.
Ayrıca girdaplanmanın hidrodinamiği, atom çekirdeği, kozmik ışınlar ve temel parçacıklar gibi konularda önemli çalışmaları var.

Louis Pasteur (1822 - 1895)

Fransız kimyacı ve biyolog. Fermantasyon üzerine çalıştığı sırada, mikropların kendiliğinden üremesinin söz konusu olmadığını gösterdi.
Bazı içeceklerin uzun süre saklanmasını sağlamak üzere geliştirdiği yöntem "pastörizasyon" adıyla anılır.
Şarbon aşısını keşfetti. Onu asıl üne kavuşturan kuduz aşısını bulması oldu.

Margaret Mead (1901 - 1978)

ABD'li antropolog (insanbilimci). Okyanusya halklarıyla ilgili kültürel çalışmalarıylaadını duyurdu.
Kadın hakları, çocuk yetiştirme, ahlak, nükleer silahlanma ırklararası ilişkiler, uyuşturucu kullanımı, nüfus planlaması, dünyadaki açlık gibi birçok sorunu inceledi ve kültürel farklılıklar konusunda yeni fikirler geliştirdi.

Marie Curie (1867 - 1934)

Radyoaktivite üzerine yaptığı çalışmalarla iki kez Nobel Ödülü kazanan Polonya asıllı Fransız fizikçi.
Uranyumla yaptığı deneyleri sonucu radyoaktiviteyi keşfetti. Toryumun radyoaktif özelliğini buldu ve radyum elementini ayrıştırdı.
Çalışmalarıyla bir çığır açan Curie, Nobel ödülü alan ilk kadın, bu ödülü iki kere alan ilk bilim insanı oldu.

Max Planck (1858 - 1947)

Alman kuramsal fizikçi. Kuantum kuramını geliştirdi. Termodinamik yasaları üzerine çalıştı.
Kendi adıyla anılan Planck sabitini ve Planck ışınım yasasını buldu.
Ortaya attığı kuantum kuramı, o güne değin bilinen fizik yasaları içinde devrimsel ve çığır açıcı nitelikteydi.

Michael Faraday (1791 - 1867)

İngiliz fizikçi ve kimyacı.
19. yüzyılın en büyük bilim adamlarından biri olan Faraday, elektromanyetik indüklemeyi, manyetik alanın ışığın kutuplanma düzlemini döndürdüğünü buldu.
Elektrolizin temel ilkelerini belirleyen de odur.
Klor gazını sıvılaştırmayı ilk kez o başarmış, elektrik motorunu ve dinamoyu icat etmişti.

Nieis Bohr (1885 - 1962)

Danimarkalı fizikçi. Kuantum kuramını atom yapısının belirlenmesinde ilk kez uygulayarak, kendi adıyla anılan atom modelini oluşturdu.
Kuantum fiziğinin gelişmesinde 50 yıla yakın bir süre öncü rolü oynadı.
Ayrıca atom çekirdeğinin sıvı damlacığı modelini geliştirdi.

Sigmund Freud (1856 - 1939)

Avusturyalı hekim. Psikiyatride "psikanaliz" adı verilen bir yöntem geliştirdi.
Buna göre, ruhsal sorunların kaynağını, hastaların bastırdıkları ve bilinçaltına ittikleri sorunlarda aradı.
Hastaların bilinçaltındaki duygularını yüzeye çıkarmaya dayalı "psikoterapi" adı verilen bir yöntemle hastalarını iyileştirmeye çalıştı.

Thomas Alva Edison (1847 - 1931)

Bini aşkın buluş yapan ABD'li buluşçu.
Elektrik ampulü, gramofon, film gösterme aygıtı gibi buluşlarıyla günlük yaşamda vazgeçilemeyen aletlerin babası oldu.
İlk deneylerine on yaşında başlayan Edison, öldüğünde geriye bini aşkın buluş ve gözlemleriyle dolu 3400 not defteri bırakmıştı.

Wilheim Conrad Röntgen (1845 - 1923)

Alman fizikçi. Modern fizik çağını başlatan ve tıpta çığır açan bir buluş olan X ışınlarını buldu.
Röntgen, başlangıçta bu ışınların yapısını tam olarak anlayamadığı için onları, bilinmeyen anlamında "X" olarak adlandırdı.
Kağıt, tahta, alüminyum gibi opak maddelerin içinden geçebilen bu ışınlar, sonraları Röntgen ışınları olarak anılmaya başlandı.

 

Bilim adamlarının söylediği güzel sözler
Bilim adamlarının anlamlı sözleri

Bilgi düzenlendiğinde bilimi oluşturur, hayat ise bilgeliği..
Immanuel Kant (1724-1804)

Karmaşık problemlerin basit, kolayca anlaşılabilen ama yanlış çözümleri vardır

Evrende en çok bulunan iki şey vardır: Hidrojen ve Aptallık
Harlan Ellison

Hayatta başarılı olmak için akılsız görünmeli, ama akıllı olmalıyız.
Montesquiue

Basit bir insanın elinden geleni yapabilmesi, zeki bir insanın tembelliğinden çok daha değerlidir.
Baltasar Bracias

Bir çiçeğin kokusu ne ise bir insanin şahsiyeti de odur.
C. W. Shwab

Hiç hata yapmayan insan genellikle hiçbir şey yapmaz.
E. J. Phelps

Hakiki arkadaşlık sıhhatten farksızdır, kıymeti ancak elden gittikten sonra anlaşılır
Golti

Kapanmayan tek yara vicdan yarasıdır.
Publius Cyrus
Dünyada 10 çeşit insan vardır; ikilik sayı sistemini anlayanlar ve anlamayanlar.

Savaş kimin haklı olduğunu değil kimin geriye kalacağını belirler
Bertrand Russell

Üç tür yalan vardır: yalan, kahrolası yalan ve istatistik
Benjamin Disraeli

Yalanlamak ve reddetmek için okuma. İnanmak ve herşeyi kabullenmek için de okuma. Tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için oku!
Francis Bacon

Hayat, sadece kazanan numaraların göründüğü büyük bir piyangodur.
Sofi'nin Dünyasi'ndan

Yaşamak için bir "neden"i olan, her türlü "nasıl"a dayanabilir
Friedrich Nietzsche

Güç ve sabır arasında seçme durumunda kalırsan sabırı seç
W.B. Prescott

Başarı, genelde onu sürekli aramakla meşgul olanlara gelir.
Henry David Thoreau

Bilim ile Bilimkurgu arasındaki fark Hayal ile Hayalet arasındaki farka denktir derler, büyük bir yalan...
H. R. Giger

Kavramak için görmek, görmek için de dikkatle bakmak gerek.
Pitigrilli

İnsanların en çok inandıkları şeyler, en az anladıklarıdır
Montaigne

Gerçeklerden kaçınmak için sanata ihtiyacımız var
Friedrich Nietzsche(1844-1900)

Bir kimsenin akıllı olduğu cevaplarından, bilge olduğu da sorularından anlaşılır.
Necip Mahfuz

Problemlerin değeri, çözülmeye çalışıldığında verdikleri zorluktan anlaşılır
Paul Erdos (1913-1996)

Bilgin olan konuşur ama alim olan dinler
Jimi Hendrix

Herşey mümkün olduğu kadar basit yapılmalı; ama daha basit değil.
Albert Einstein

Aptal biri ile tartışırken, onun da aynı şeyi yapmadığından emin ol.
Ahmet Haşim

Birşey yaratmada tek ve en zor kısım başlangıçtır; zira bir çim biçme bıçağının yapımı bir meşe ağacı yapımı kadar zordur.
James Russell Lowell

Ugraşılmaya değer problemler, değerlerini geri teperek ispatlarlar.
Piet Hein

Bilgi düzenlendiğinde bilimi oluşturur, hayat ise bilgeliği..
Immanuel Kant (1724-1804)

Karmaşık problemlerin basit, kolayca anlaşılabilen ama yanlış çözümleri vardır

Evrende en çok bulunan iki şey vardır: Hidrojen ve Aptallık
Harlan Ellison

Hayatta başarılı olmak için akılsız görünmeli, ama akıllı olmalıyız.
Montesquiue

Basit bir insanın elinden geleni yapabilmesi, zeki bir insanın tembelliğinden çok daha değerlidir.
Baltasar Bracias

Bir çiçeğin kokusu ne ise bir insanin şahsiyeti de odur.
C. W. Shwab

Hiç hata yapmayan insan genellikle hiçbir şey yapmaz.
E. J. Phelps

Hakiki arkadaşlık sıhhatten farksızdır, kıymeti ancak elden gittikten sonra anlaşılır
Golti

Kapanmayan tek yara vicdan yarasıdır.
Publius Cyrus
Dünyada 10 çeşit insan vardır; ikilik sayı sistemini anlayanlar ve anlamayanlar.

Savaş kimin haklı olduğunu değil kimin geriye kalacağını belirler
Bertrand Russell

Üç tür yalan vardır: yalan, kahrolası yalan ve istatistik
Benjamin Disraeli

Yalanlamak ve reddetmek için okuma. İnanmak ve herşeyi kabullenmek için de okuma. Tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için oku!
Francis Bacon

Hayat, sadece kazanan numaraların göründüğü büyük bir piyangodur.
Sofi'nin Dünyasi'ndan

Yaşamak için bir "neden"i olan, her türlü "nasıl"a dayanabilir
Friedrich Nietzsche

Güç ve sabır arasında seçme durumunda kalırsan sabırı seç
W.B. Prescott

Başarı, genelde onu sürekli aramakla meşgul olanlara gelir.
Henry David Thoreau

Bilim ile Bilimkurgu arasındaki fark Hayal ile Hayalet arasındaki farka denktir derler, büyük bir yalan...
H. R. Giger

Kavramak için görmek, görmek için de dikkatle bakmak gerek.
Pitigrilli

İnsanların en çok inandıkları şeyler, en az anladıklarıdır
Montaigne

Gerçeklerden kaçınmak için sanata ihtiyacımız var
Friedrich Nietzsche(1844-1900)

Bir kimsenin akıllı olduğu cevaplarından, bilge olduğu da sorularından anlaşılır.
Necip Mahfuz

Problemlerin değeri, çözülmeye çalışıldığında verdikleri zorluktan anlaşılır
Paul Erdos (1913-1996)

 
Konunuza renk katmak istediğimden sayın yönetici. Bazı arkadaşlar diye görmezden gelmenize gerek yok, tanısanız aslında özümde iyi bir insanım.

Ben size kötüsünüz demedimki tabiki mutlaka iyi birisiniz kimseyi burda iyi veya kötü diyede yargilamadim kirici birsey yazdiysam özür dilerim..
Eugène
 

Ben size kötüsünüz demedimki tabiki mutlaka iyi birisiniz kimseyi burda iyi veya kötü diyede yargilamadim kirici birsey yazdiysam özür dilerim..
@Eugène

Bu sitenin üst yöneticilerini seviyorum arkadaş. Asıl ben özür dilerim, konunuzu biraz sabote ettim. :cici:
 
Geri