Müslüm Gürses

Konu sahibi son olarak 2134 gün önce görüldü
Son zamanlarda Müslüm Gürses dinlemeyenlerle sevişmeme kararı aldım...

Çünkü Müslüm'ün o nazik ruhunu bilemeyen istediğim sevişmeyi bana yaşatamazdı.

Müslüm severiz, Müslüm dinleyeni de ..... Sloganımız net.

[YOUTUBE]hH7pn9H2kjM[/YOUTUBE]

Babaaaaaaaaaaa

s-b61e34d460908be7789c7f7e3c43d2d783dc53f7.webp
 
Cok kucuktum "gulhane konserleri" var idi. Ki bu konserler sosyolojik olarak incelenmelidir.
Cocukken bendeki algisi farkliydi o yuzden, sarkilari ile buyudum diyemem.
Belli bir yetkinlige eristikten sonra tanistik kendisi ile.
Cokta kaynastik, bu yuzden "kac kadeh kiriliyor sarhos gonlumuzde" diye karsilikli bazi aksamlar hesap yapiyoruz.
Bir turlu sonuca ulasamadik.
 
Ben kendimden başka Müslüm dinleyeni bu forumda gormedim.
Dedim herhalde kimse pek sevmiyor, dinlemiyor.

Gizli mi dinliyosunuz napiyorsunuz :mrslkm:
 
"yarım kalan sevgiye, şu emanet gülmeye, yaşamadan ölmeye itirazım var..."

vizyona girmiş iki gözümün çiçeği.
 
Tarzım olmamasına rağmen büyük saygı duyarım. Vizyonda da filmi var. Gitmemek olmaz
 
dün filmine gittim babanın.
böğrüme bir acı saplandı,
boğazımda bir yumru belirdi,
gözlerim dolu dolu oldu.
sağım solum kız olunca erkekliğe b*k sürdürmemek için tabi dişlerimi sıkmaktan bir hal oldum.
yaşamış olduğum bu duygu yüklü anı fırsata çevirip, kızlara "pardon oraya bir yere ciğerim düştü, gördünüz mü :(" dedim, "üfff bee slk .s" deyip gittiler.

e tabi berksan, berkay, fettah can, demet akalın filan dinleyen kızlar babanın filmine gelirse böyle olur :/

-------------------------------

bu arada Lilith ben o paylaşmayı unutmuşum. en kısa sürede paylaşıp merakını gidereceğim inşallah.
 

hafta sonu planlarimin arasında bu filme gitmek
erkekliğe bir şey olmuyor inanın
bir terapi gibidir ağlamak bazen ..
 
Merak ediyorum filmi,çok.
En kısa zamanda izleyeceğim.
 
Filmine gidebilmem icin neler mumkun :/
 

alıntı yasak diyecekler; ama yapacak bir şey yok.
dikkatini çekmem için bunu yapmalıyım.
daha önce eklemiştim bu yazımı; ama sildirtmiştim.
bu konuda da daha önce ekleyeceğim demişim; fakat insanlık hali unutmuşum işte.
daha fazla uzatmadan...

ha bu arada kısa bir yazı ve deneme amaçlıydı.
geliştirilebilir. özellikle filmini izledikten sonra geliştirebilirdim; ama ben geliştirmedim.

buyrun:

Arabeskin kralı,
Kimsesizlerin babası,
Kadersizlerin yoldaşı,

Arabesk kültür, öncesinde bir alt kültür olarak karşımıza çıksa da özellikle 80’li yıllarda yaşanan gelişmeler neticesinde başat kültür haline gelmiştir. Böyle bir toplumsal hareketin ortaya çıkmasını ve bu hareketin de müzikle toplumsal yapıya nüfuz etmesini en güzel başaranlardan birisiydi Müslüm Baba!

Kendilerini niye jiletliyorlardı, niye isyankârdılar, niye resmen tapıyorlardı Baba’ya; tam bir sosyolojik araştırma konusudur. Kitap yazılır, tez araştırması yapılır, neyşınıl ciokrifide belgedel çekilir bütün bunlarla alakalı.

Köyden şehre yaşanan hızlı göç dalgaları, yaşam standartlarının çok düşük olması, umutsuzluğa ve mutsuzluğa boğulmuş insanların hızla artması, ekonomik çalkantılar insanları isyankâr bir tavra sevk ettiği aşikârdır. Özellikle ortaya çıkan göç dalgaları neticesinde şehrin dışına itilen, gecekondulaşma olgusunun ortaya çıkmasına neden olan bu insanlarda yaşanan kültür şoku (bkz: cumali ceber izleyenler için köyden indim şehre filmi) bir şeylere sığınma gereksinimini doğurmuştur. O dönemlerde ortaya çıkan şarkıların dönemin koşullarını gözettiğini düşünürsek ortaya çıkan bu buhranlı durumu bertaraf etmenin en iyi yolu, arabeski ince ince müzik sektörüne işlemekti. Bunu da en iyi şekilde yapmıştı Baba! Çünkü kendisi tam bir acı yumağı olmuş hayatın içinden geliyordu.

Ötekileştirdiğimiz bu insanlar, belki de farkında olmadan bize armağan ettiler bu olguyu. İşte bu ötekileştirilen insanların sesi olmayı başaran Baba şöyle sesleniyordu bizlere:
[FONT=&quot]Hor görülenlerin tanrım isyanıdır bu[/FONT]
[FONT=&quot]Sevip sevilmeyenlerin isyanıdır bu[/FONT]
[FONT=&quot]Düzensiz dünyanın günahıdır bu[/FONT]
[FONT=&quot]Yakarsa dünyayı garipler yakar![/FONT]

İşte tam da bu noktada aslında kendisinin sadece bir yorumcu olmadığını, en derin mevzuları bile kısacık özetleyen bir filozof edasıyla duruyordu karşımızda. Karl Marx da demiyor muydu a dostlar "Toplumsal konumu gereği proletarya, sınıflı toplumsal yapıyı sona erdirecek olan iradedir.” diye!?

Müslüm Baba’nın sesi öldürmüyordu; ama süründürüyordu resmen! Caponlar değil miydi bu adamın ses tonunu kusursuz bulan! Damardan alınan uyuşturucu gibiydi. Altın vuruş yapıyordu herkes, ayrı bir şarkısında.

[FONT=&quot]Sebepsizce ağlamadık mı!? [/FONT]
[FONT=&quot]Hatta sevmedik mi hangimiz çılgınlar gibi!? [/FONT]
[FONT=&quot]Dinledikçe isyan edesimiz gelmedi mi!? [/FONT]
[FONT=&quot]Ondandır bu asi tavrımız efendiler. [/FONT]

Resmen 80’li yıllarımızı kasıp kavuran bu adam, tamiri zor yaralar açtı yüreklerimizde. Müslümcü değilim; ama arabesk dinleyeceksem Baba’yı açar dinlerim. Çünkü arabesk demek; bir özgünlüğü, bir duruşu, bir aykırılığı, bir isyanı, bir direnişi simgelemektedir. Kendisine “Baba, arabeskin yeni peygamberi Hakan Taşıyanmış” dediklerinde şu görüntüden olsa gerek

moOW7P.jpg


“Ben öyle bir peygamber gönderdiğimi hatırlamıyorum!” diyerek resmen çığır açacaktı kapak yapma mevzusunda. Şu söz üniversitelerde ders olarak okutulması gereken bir nitelikte bir sözdür.

80’li yıllardan 90’lı yıllara evrilirken zaman artık bir değişim süreci başlamıştı. Önceden yavaş yavaş değişen toplumsal yapı ve davranışlar daha hızlı değişmekteydi. Hayatımız siyah beyazdan daha bir renkli bir hal alıyordu. Arabeskin siyah beyaz çağrışımı yerini, yavaşça ve sinsice renkli bir noktaya doğru ilerliyordu. Yaşam şeklimiz artık hızla varoşlardan şehrin merkezine, kasetçalarlardan iPod’lara geçmişti. Minibüs müziği, camları siyah filmle kaplanmış lüks arabaların cd playerlarına girmişti zamanla. Bütün bunlar dünyayı hızla saran pop kültürünün büyük bir etkisi vardı. Baba da işte sırf bu yüzden o düetleri yapmadı mı!? Pop kültürüne yenik düşmemek içindi belki de bütün bunlar. Ama o yine de ödün vermedi felsefesinden. Eminim! Hayranlarını üzmüştü yine de bu yaptıkları.

Kentsel dönüşümle varoşların hayalleri de dönüşecekti artık. O tek katlı derme çatma evlerin yerini ucube gibi çok katlı apartmanlar alacaktı. Hayallerimiz de yıkılacaktı o derme çatma evlerle birlikte. Adeta bir kültürel yozlaşma yaşanacaktı hunharca. Doğallık gidecek, yerini bayağılık, basitlik, yapaylık alacaktı. Artık arabesk kültürün yerini pop kültürü alacaktı. O isyankâr gençlik gidecek yerini tikky gençlik alacaktı.
Ve 2000’li yıllar… Milenyum dedikleri ne menemen bir şey ise kötü bir şeymiş. Babasız kaldık. 5 yıl önce. Ruhun şad olsun baba!

Kapatırken mevzuyu;
https://www.youtube.com/watch?v=yIyawhHjzQI

ayrıca da efsane milan kadrosu gibi olan albümünü de şuracağıza bırakmak isterim

https://www.youtube.com/watch?annot...&feature=iv&src_vid=D9_wshNeWjo&v=LegkMLms4BY
 
Ölünce kıymete binenlerden.
Ölmeden evvel varoş gözüyle bakıp ölünce efsane yapanlar cidden insanı ayar ediyor.
Bizim ülke böyle biri ölmeyegörsün hemen anmalar, ahlamalar, vaveylalar...
 
Kör öldü badem gözlü oldu.
Birde filmi çıktı bir şarkısını bile dinlemeye tenezzül etmeyenler müslümcü oldu.
Ne komik .

Saygı, sevgi ve rahmetle ..
 
Geri