Aklıma düştükçe hayatta olmadığına üzüldüğüm az sayıdaki ses sanatçılarından.
Yıllar boyunca Müslüm Gürses dinleyici kitlesine, dinleyici kitlesi ise Müslüm Gürses'in hicranına, gönül üzüntüsüne ayna olmuştur.
Büyük dinleyici kitlesinin Müslüm Gürses'e bu kadar sıkı bağlanmasındaki sebep kendi kederlerini sahnedeki adamda görmeleridir.
Müslüm Fürses'in yaşamı, binlerce garip dinleyicisi Ali'den, Hüseyin'den, Ayşe'den farklı değil, hatta daha garip geçmiştir.
Yıllar sonra;
"dünyada bir şu garip alemde
herşey garip, seven garip
aşkım garip, ömrüm garip" der.
Babasının annesini öldürmesi, yeterli yıkımı yaratmayacakmış gibi, üzerine erkek kardeşini kaybeder.
Gürses'in mahsunluğu ve samimiyeti, herkesin kendinden bir parça yakaladığı şarkılarıyla birleşince zamanında çığ gibi büyüyen ve günümüzde hala yaşayan fanatik "Müslümcü" kesmi gün yüzüne çıkartmıştır.
Kaderin açtığı yaralar Müslüm Gürses'in şarkılarına fazlasıyla sirayet edecek, "bütün duygularım ağır yaralı" diyecektir.
Geçirdiği o meşhur trafik kazasından sonra koku alma yetisini kaybeder, işitme duyusunu %50 oranında kaybeder, alın kemiği yerine plaka takılır, bir daha bir kaza yahut kafasına alacağı darbede kör kalma yada ölme ihtimali yüksektir ve bunu bilerek yaşamaya mahkum kalmıştır, akıllara kazınan ağır tavrı kazadan sonra meydana çıkmıştır, yavaş konuşacak çok az duyacak, ağır ve tedirgin hareket edecektir. ve sürekli çekeceği vahim baş ağrıları cabası.
"Biz bu hayatın acısını çekmek için geldik, çekeceğiz" sözü, Gürses'in dinginlik ve sabır seviyesini göz önüne koyuyor.
İçimizden biridir Müslüm Gürses. bembeyaz takım elbisesi ile sahneye çıktığı zaman kendinizi görürsünüz. mahcubiyeti, saflığı, acıyı, sevgiyi, saygıyı, efendiliği hissettirir.
Keder yüklü şarkılarından önce bir TRT/Çukurova radyo sanatçısıdır, türkü listesinin genişliği buradan gelir. çok güzel türkü söyler ve oldukça hassas kulağı vardır, 1978 yılından sonraki canlı becerileri neredeyse %100 sağlıklı duyuya sahip olduğunu düşündürürcesine iyidir, halbuki çok az işitmekte ve senkron kaybı yaşamaktadır.
"Hayat bana zordu ama güzeldi"...
Alelade, basit bir "Arabeskçi"den fazlasıdır Müslüm Gürses, her açıdan. irdeleyip, görmeli.
*
Müslüm Gürses bir şarkıcıdan fazlasıdır.
Hayatta herkes bir defa dahi olsa Müslüm Gürses dinlemiştir, duyulan sevgisi tezlere konu olmuş bir yorumcudur.
Her garibanın, her düşkünün, her alkoliğin, her sevenin, her terk edilenin, her kavuşamayanın, her yetimin, dolayısıyla hemen herkesin gönlüne dokunmuş eserleri vardır, çünkü Müslüm Gürses bunların hepsi ve daha fazlasıdır, o ömrünce her acıyı çekmiş, kolay kolay kimsenin yaşamayacağı morga öldü diye konulma deneyimini dahi yaşamıştır.
Acılarla dolu hayatı ona müthiş bir dinginlik ve tahammül sağlamıştır.
*
Sağlığında yıllarca dinleyici kitlesinin dışındakilerce, hakir görülen, öldükten sonra bir takım zevatça değere binen ses sanatçısıdır.
Kariyerine Çukurova Radyosu'nda 'TRT' ölçülerince türküler icra ederek başlamış, sonra ise arabesk müziğin ilahı konumuna yerleşmiştir. Müslüm Gürses'i anlayabilmek, şarkılarındaki mahzunluğu ve hayatındaki ve tavırlarındaki dinginliği sezebilmek bir duygu işidir.
Yıllarca dinleyici kitlesi 'kro' , 'varoş' olarak nitelendirilmiştir bu zevat tarafından, şimdi ise yine aynı zevatça cover edilmiş şarkıları alkışlanmakta ve beğeni toplamaktadır. Bir zahmet s.ktirin gidin, onun sizin alkışlarınıza yahut tebriklerinize ihtiyacı yoktur, onu dinleyenler yine sizce 'kendini jiletleyen varoşlar' olarak kalsın, koduğumun popülarite aveneleri.