Od
Üye
-
- Katılım
- Eylül 19, 2017
-
- Mesajlar
- 1,262
-
- Tepkime puanı
- 182
-
- Puanları
- 319
-
- Yaş
- 42
:عَنْ عُثْمَانَ بْن عَفَّانَ (رَضِيَ اللهُ عَنْهُ) قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ
مَنْ قَالَ بِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ لَمْ تُصِبْهُ فَجْأَةُ بَلَاءٍ حَتَّى يُصْبِحَ وَمَنْ قَالَهَا حِينَ يُصْبِحُ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ
لَمْ تُصِبْهُ فَجْأَةُ بَلَاءٍ حَتَّى يُمْسِيَ
مَنْ قَالَ بِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ لَمْ تُصِبْهُ فَجْأَةُ بَلَاءٍ حَتَّى يُصْبِحَ وَمَنْ قَالَهَا حِينَ يُصْبِحُ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ
لَمْ تُصِبْهُ فَجْأَةُ بَلَاءٍ حَتَّى يُمْسِيَ
* * *
Sahabe-i kirâmın büyüklerinden, cennetle müjdelenen on kişiden ve Rasulullah (aleyhissalâti vesselâm)’ın halifelerinden hayâ nümûnesi Hz. Osman b. Affân zünnûreyn (radıyallahü anh)’ın naklettiğine göre; mahlukatın Allahü Teâlâ’ya en yakını, kullukta en zirvesi, hayatın her alanını ümmetine talim için gönderilen Efendiler Efendisi (ekmelüttehâyâ ve etemmütteslimât) sabah-akşam Allahü Teâlâ’ya sığınmamız gerektiğini biz ümmetine şöyle öğretmektedir:
“Kim sabah ve akşam üçer kez;
بِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
(Bismillahillezi la yedurru meas'mihi şey'ün fil ardı ve la fissemai ve hüvessemiy'ül aliym)
(Bismillahillezi la yedurru meas'mihi şey'ün fil ardı ve la fissemai ve hüvessemiy'ül aliym)
‘İsmini anarak kendisine sığınılınca, arz ve semâdan gelebilecek âfetlerden emin olunan Allah’ın adıyla. O, kullarını işiten ve onların her halini bilendir.’ diye dua ederse, o gün ansızın bastıran, şaşırtıcı, mukavemet edemeyeceği bir bela ve musibete maruz kalmaz. (Diğer bir rivayette şöyle denmiştir: Hiçbir bela ve musibete maruz kalmaz.)”
(Buharî, Edebül-Müfred; Ebu Dâvûd, Sünen; Tirmizî, Sünen; Nesâî, es-Sünenül-Kübra;
İbn-i Mâce, Sünen; Ahmed b. Hanbel, Müsned; Hâkim, Müstedrek)
İbn-i Mâce, Sünen; Ahmed b. Hanbel, Müsned; Hâkim, Müstedrek)
Kısaca Hadis-i Şerifin İhtiva Ettikleri
Pek çok sahih kaynakta geçen yukarıdaki hadis-i şerif, Allah Rasulü (sallallâhü aleyhi vesellem)’in dua ufku ve Allah’a tevekkülü adına binlerce örnekten bir tanesi ve aynı ufka yaklaşabilme gayreti adına biz ümmetine de bir rahmet vesilesidir. Efendimiz (aleyhissalâtü vesselâm)’ın sabah-akşam üçer kez okuduğu ve bize de okumamızı kuvvetle tavsiye buyurduğu, söz bakımından kısa fakat içerdiği manalar bakımından enginlerden engin bu dua, bizlere her işimizde Allah’a sığınmayı öğretme yanında ciddi bir tevekkül şuuru da aşılamaktadır.
Felç Gibi Hastalıklara Karşı Kalkan
Yukarıda geçen hadis-i şerifin felç gibi ağır ve tahammülü zor hastalık ve belalara karşı bir paratoner, kalkan olduğu selef-i salihin tarafından nakledilmiş ve yukarıda geçen duanın mutlaka derin bir tevekkül şuuru ile her gün okunması istenmiştir. Hatta kendisine felç isabet eden selef-i salihinden bir zat; “Ben bu duayı her gün okuyordum fakat felcin indiği gün okumamıştım.” demiştir. Herkes hakkında aynısı olmayabilir ve selef-i salihinden bu yüce zât, Allah katındaki yakınlığına göre bir musibete maruz kalmış olabilir. Burada vurgulanmak istenen husus; dua ve zikir ile Allah’a sığınmak, faydamıza olan şeylerin Allah’ın rahmeti; zararımıza olan şeylerin de bizim hata ve kusurlarımız sebebiyle olduğunu bilmek, musibetleri sabır ve rıza ile karşılamanın günahlarımıza keffaret ve Allahâ yakınlık vesilesi olabileceğini dikkate almaktır.
***
Furkan Suresinde Allahü Teâlâ;
قُلْ مَا يَعْبَأُ بِكُمْ رَبِّي لَوْلاَ دُعَاؤُكُمْ
“Söyleyin, duanız olmasa ne ehemmiyetiniz var!” buyurmuştur.
Kıymetli bir büyüğümüzün ifade ettiği üzere dua, Allahü Teâlâ’ya sebepler üstü teveccühün ad ve ünvanıdır. Burada dikkat edilmesi gereken şey, kul olarak elimizden gelen her şeyi yaptıktan sonra sanki hiçbir şey yapmamış-yapamamış gibi el açıp dua dua Allah’a yakarmaktır.
( رَبَّنَا آتِنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا)
وَصَلِّ وَسَلِّمْ يَا رَبِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى أَصْحَابِهِ الْكِرَامِ
وَصَلِّ وَسَلِّمْ يَا رَبِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى أَصْحَابِهِ الْكِرَامِ
-alıntıdır-
Son düzenleme: