Mürekkepten Ruha Peyami Safa

Konu sahibi son olarak 1411 gün önce görüldü
Fikir sahibi olmaya mal sahibi olmaktan fazla ihtiyaç duyacağımız gün gerçek zenginliğin sırrını bulacağız.
Yalnızım, evet, herkes yalnızdır, yalnızız.
Minderin üzerinde ıslak, buruşuk bir mendil.(Demek annem ağlamış.)
Beni bir şey bilmemek delirtiyor, felaket bile olsa bilmek istiyorum.
Artık ben bir rüya gibi kaybolmalıyım.

Peyami Safa babasını kaybettiğinde iki yaşındaydı. İlk romanını yazdığında 19 yaşındaydı. 10’u aşkın eseri televizyona çevrildi. Türk edebiyatının ilk otobiyografik romanı “Dokuzuncu Hariciye Koğuşu” nu yazdı. Yayımlanan ilk romanı “Sözde kızlar” dı. 62 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Yalan bana suçların en ağırı gibi geliyordu ve bir yalan söylendiği zaman insanların değil, eşyanın bile buna nasıl tahammül ettiğine şaşıyordum.
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Bak şu gül bile yalan söylüyor. Öyle taze bir duruşu var ki, manası: “Ben solmayacağım, ben ebediyim”den başka bir şey değil. Yarına kadar solacak hâlbuki. Yalan söylüyor.
Yalnızız

Kalbin tüm meseleleri yalnız kalpte halledilir. Çünkü bir hissin hakkından ancak başka bir his gelir.
Yalnızız

Öyle insanlarız ki; yüz büyük kalbe bir Amerikan otomobilini tercih ederiz.
Sözde Kızlar

‘’Beni ne kadar seviyorsun?’’ sualine ‘’Oda kadar’’, ‘’Ev kadar’’, “Dünya kadar’’ cevaplarını verir. Sevgini adamına göre derecelendirmesini ve ölçmesini beş yaşında öğrenmiştir.
Yalnızız

Delilik şüphesiz aptallıktan iyidir. Delilik var olmuş bir zekânın yok oluşudur; aptallık, var olmamış bir zekanın var olmamaya devam edişidir. Deliliğin hiç olmazsa mazisi şanlı. Aptallığın şerefli bir tarihi bile yok.
Matmazel Noraliya’nın Koltuğu
 
Son düzenleme:
Geri