Münzevi Serzenişler

Konu sahibi son olarak 3795 gün önce görüldü
Yaşamak değil benimkisi;ölmezlikten geliyorum sadece..

m.yazıcı
 
Gece günden daha saf,daha selime seyrim;
Bu vaha özlemimin coşkusu derin..

m.yazıcı
 
Devr-i Destan

sessiz olalım biraz kahramanlar duymasın..
bak işte atalarım bile haçlı seferlerinde..
farklı gözlere muhattabım biraz da bahanem;
yüce barbarossa nehirde mi ? "duymamış olayım"..
gittiğimiz yol değil çamur buralar..
kumandansız bu ordu nerde şövalyem ?

vakit ki o barbarca çığlık kulaklarımda..
üç beş basit casus emir saptırmış..
koca dağlar da heybetini kaybediyorsa
üstüme yılan atsalar şaşırmam zahir..
ortaçağın kokusu yeni çıkmakta
beni giyotine bile vermedi devir..

m.yazıcı
 
kısa sürdü macera senin Liginden düştüm..kötüydü fikstürüm Evet bana fazla bir düş'tün..

m.yazıcı
 
CINE 5'in o nefis ! şifreli yayınlarını hayalen Hd kalitesinde izlemeye çalışırken kör olan süper zeki bir nesil tanıdım ben..

m.yazıcı
 
ben hala giyotinin masumiyetinden yanayım.. ee malum ortaçağdan kalmayım..

m.yazıcı
 
Madem ki kaf dağının ardındaydı mutluluk ; neden diriltmedin gönlümdeki Anka kuşunu..

m.yazıcı
 
Olmayacak dualara "amin" diyerek yaşadım bu asrı..Şimdi secdeler getirdim sana;sana en yakın olmak adına..Bil ki ne adın var aklımda ne de "amin" nidalarım aşkında..

m.yazıcı
 
hastalıktan ölmesin diye Afrikada ki çocuklar,dünyanın bütün eczanelerini yollamıştık oraya..yazık ki yaramamıştı işe.."tok karına içiniz"di ilaçlar..

m.yazıcı..
 
İstanbul gibiydik seninle;kalbinden kalbime ulaşan his köprülerimiz olsa da farklıydık işte.. "İki yaka" mız bir araya gelmiyordu..

m.yazıcı
 
Sırtımı döndüğümde bana kızanlar nerde ?bakın cinayetinize renk kattım daha iyi hançerleyin diye..

m.yazıcı
 
Çok önceleri anlatmıştı Atatürk bize aşkı.. "geldikleri gibi giderler."
 
bende ne ipek sesi ; ne deniz hevesi;
ben bunlara kin tutarak buldum kendimi..

m.yazıcı
 
beni bir süreliğine öldürün;iyi insanların şafağı sökene kadar..

m.yazıcı
 
Bitişin Elleri

güneşler doğardı..
hakikat muştularıyla..
günün ilk deminde...
o an başlardı hayat denen bilmece...
güneşe yakalanmakmıydı hayat denen şey ?
yağmurun soluğunda
el el olup düşmekmiydi ?
bir bulutun son damlalarıyla toprağa...
yeşilden dönüş başlardı..
sararıp solan yüzüyle toprağın...
hakikat habercisini arardı elleri hayatın..
çatlardı yürekler susuzluğunda..
ve ellerimizde soldu güllerimiz..
sen gideli hava fırtınarüzgar deli..
dağ deviren gençliğimiz serseri...
bitişin elleriydi herşeyi yazan..
sonsuzluğun güneşi doğ üstümüze...

m.yazıcı
 
İstanbul gibiydik seninle;kalbinden kalbime ulaşan his köprülerimiz olsa da farklıydık işte.. "İki yaka" mız bir araya gelmiyordu..

m.yazıcı
 
Mesela Ben sana aittim sen başkasına..bir kadın ve iki erkek üçlüsü arasında dış kapının mandalıydım..niye dert etmedin ki beni;alabildiğine biseksüel seviyordum seni..

m.yazıcı
 
Anne;ben küçükken "Seni hiç bırakmam oğlum" deyip teselli ederdin beni ölmenden korktuğumu söyleyince..Delikanlı kadınmışsın;beni büyütüp öldün..Keşke her kadın beni senin kadar düzeyli kandırsa..Keşke her kadın senin kadar "ölü" olsa..

m.yazıcı
 
Dostluk,lezbiyen bir ilişkiye benzer;şartlar eşit gibi görünse de altta kalanın canı çıkar..

m.yazıcı
 
Hep bu gezegende yaşamayı beceremediğimizden "Uzayda hayat var mı ?" merakımız..

m.yazıcı
 
Geri