Mülteci Aşklar ..

A
  • Kullanıcı aXi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Aşk ve Sevgi
Satılık ruhların mülteci aşklarıydık
ne vakit bir ses duysak
tahliye vakti diye ürker, saklanırdık köşe bucak..
zaman zaman yakalanırdık suç üstü,
yüzüne ışık yemiş tavşan misali.!
donar kalırdık olduğumuz yerde..

************

Satılık ruhların mülteci aşklarıydık ya.!
sahiplendiremezdik bir türlü kendimizi, işgal ettiğimiz yüreğe.!
mülteciydik sonuçta...
bugün olmazsa yarın gitmeliydik ..
gidemesekte gönderilmeliydik.!
çıkmıştı adımız mülteciye
inmezdi ev sahipliğine ..



Yürek arası yollarda geçti ömrümüz
bazen sonbaharın çıplak dalında
bazen hüzünlü yüzün iki damlasında..
mülteci aşklardık biz
ne kalmayı bilirdik nede gitmeyi


************


yürek arası yollardı geçti ömrümüz
köklerimiz ellerimizde
kurumamak için her yüreğe koşarken.!
tükettik ömrümüzü ...


************


Artık vakit kalma vakti,
sonsuzluğu bulma vaktirdir.!
son seferdir bu
son yolculuk..
Mülteciliğimizden soyunup
kök salma vaktidir.!
topraktan gelip toprağa dönme,
vakit toprak olma vaktidir..



Selenay LaL
 
Usulca

sussam,dilime yazık
uçmamak, kanatlarıma
gün acıya çaldı bir yerde
ve zaman akışta
.


yelkenim bilinmezliğe açılmış,



kendi sularımda çırpınırken herşey bana karşı
benliğimi biriktirdiğim denizde yönümü ararken,
geçen zamanın anlatmaya çalıştıgı tek şey yalnızlık
...


günlerin geçip gidişinden çok;
tutunduklarımın ellerimden kayıp gidişi,
hayatın beni nereye sürüklediği anlam kazanıyor.


yelkenim bilinmezliğe açılmış !



her taraf sisle kaplı, etraf alacakaranlık
bunlar son çırpınışlardı artık,
akıntıda sürüklenme zamanıdır.


 
Bir - İki Satırlık Kalışım Olacak

Bir iki satır yazacagım sadece… Sonra cekip gidecegim ,
Korkma ! Bir iki satırlık kalısım olacak !
‘Hosca Kal canımın ici, hosca kal’ !
Bir veda cümlesi.. Bir kaybedis …
Bir deprem gibi ayrılık cöker üzerime bir hosca KaL’La ..
Sadece bir iki satırlık yan yana gelisimiz olacak, korkma !..
Belki tokalasacagım, ya da veda-i buse konduracagım yanagına ..
Belki de bir dipnotla ; Hosca KaL’la gidecegim …
Sonrası ; Bensiz kalacaksın iste ! İstedigin olacak !
Gidecegim dert etme !


Sevmekle-sevmemek arasındaki ince bir noktaydım sende !
Seviyor muydun ¿ oynuyor muydun ¿ Bir bilmece…
Bunca zaman bosuna yormusum kendimi, belli ki sevmiyordun..
Hic sevmedin !
Tamam, bir iki satırlık kalısım olacak, görmeyeceksin bir daha beni..
‘ Hosca KaL canımın ici Hosca KaL.. ’


Var mıydım sende,hic bilmiyorum … Ya da bir CümLe’cik oldum mu yüreginde ¿

Artık hicbir sey fark etmez.. Her sey[im] toparlanıyor bu evden, senden !
Senleyken bile sensiz düsen takvimler, sensiz gecen saatler..Baktigim aynalar ..
Hepsi, Hicbiri yok artık hayatında .. Yokum .. [belki hic olmadım..]
Bir iki satır yazacagım sadece … Bir iki satırlık kalısım olacak ! Son Kez !
Daha fazla uzatmıyorum , daha fazla yakmayacagım kendimi..
Gidiyorum : ‘ Hosca KaL canımın ici Hosca KaL.. ’


Sevmeye degmezdim ki zaten, iyi ki de yük etmedin beni yüregine..
Iyi ki de defettin beni basından ! En iyisini yaptın en iyisiydi inan ..
En güzelini, en uygununu yaptın bana .. Degmezdim sevilmeye .. Degmezdim deger verilmeye..!

Aglamaya üzülmeye..dert edilmeye degmezdim .. Karanlık gecelerin yıldızı olmaya degmezdim !

Bosver iyi ki de sevmemissin ..!

BaNa Degmez’di Hicbir gözyası …
 
~Tam Göğsünün Üstünde Bir Yerin Acıyacak~

Evin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu farkedeceksin...
Tam Göğsünün Üstünde Bir Yerin Acıyacak
Sokağa fırlayacaksın...sokaklarda dar gelecek
Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi...
Ne denizin mavisi açacak içini,ne pırıl pırıl gökyüzü..
Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek,bir yandan da kaybolacak Kadar küçüleceksin...
Birileri sana birşeyler anlatacak durmadan...
"yaşamak güzel"
"önemli olan sağlık"
"BOŞVER HERŞEY UNUTULUR"
Sen hiç birini duymayacaksın...
Gözyaşlarından etrafı göremeyecek hale geleceksin.
O'nun ölmesini isteyecek kadar nefret edecek,az sonra kollarında ölmek İsteyecek kadar çok seveceksin...
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin...
"ölüme çare bulundu" yada "yarın kıyamet kopacakmış" deseler başını kaldırıp "ne dedin?" diye sormayacaksın
Yalnız kalmak isteyeceksin...
Hemde kalabalıkların arasında kaybolmak,ikiside yetmeyecek.
Geçmişi düşüneceksin.nerdeyse dakika dakika ,ama kötüleri atlayarak;
Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin,gittiğiniz yerlere gitmek...
Bu sana hiç iyi gelmeyecek ama bile bile yapacaksın.
Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese,kaçacaksın.
Aslında kurtulmak istediğin halde,o acıyı yaşamak için direneceksin.
Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin...
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin...
Herkesi ona benzetip kimseyi onun yerine koyamayacaksın.
Hiç birşey oyalamayacak seni,ilaçlara sığınacaksın.
Bir kaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan.
Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren.
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek.
Boğazın düğümlenecek,dinleyemeyeceksin.
Uyumak zor uyanmak kolay olacak,sabahı iple çekeceksin.
Bazende "hiç güneş doğmasa"diyeceksin
Ne geceler rahatlatacak seni,ne gündüzler
Ölmeyi isteyip,ölemeyeceksin.
Belki çivi çiviyi söker diye can hawliyle önüne çıkana sarılacaksın
NAFİLE....
Düşüncesi bile tahammül edilemez gelecek
Rüyalar göreceksin gerçek olmasını istediğin.
Her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğin fark edeceksin
Telefonun çalmasını bekleyeceksin
Aramayacağını bile bile
Her çaldığnda yüreğin ağzına gelecek
Ağlamaklı konuşacaksın her arayanlarla
Yüreğin burkulacak,
Canın acıyacak.
Bir daha sevmemeye yemin edeceksin
Hayata dair hiç birşey yapmak gelmeyecek içinden
Onun sesini bir daha duymak için yanıp tutuşacaksın
Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret ediceksin
Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin
Onunla hiçbir anınızın olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek
Ama bir umut,onunla bir yerlerde karşılaşma umudu...
Bu umut sizi gitmekten alıkoyacak.
Gel gitler içinde yaşayacaksın;
TABİİ BUNA YAŞAMAK DENİRSE ! Tam gögsünün üstünde bi yerin acıyacak...
 
.: !çim Kış, Dışım Buz, Dilim Sus ...! .:

Tutsaklığımdır suskunluğumun sebebi…
Sensizliğe mahkum edilirkenupuzun çayırların...
Çık ve haykır acılarını bağımsız gökyüzüne..
“Suskunluğuma susma !...”
Sesimi çaldılar bu beton yığınlarında...
Ben şimdi kime yankı olayım...
Sesime kimlik isteme Sevgili !... HÜKÜMLÜDÜR…!
Bir türlü konuşamadıklarım arkamdan ağladı hep…
Oysa uzun cümleler kurardım bağıra-çağıra...
Uzun cümlelerim tel örgülerde kısaldı sevgili…
Şimdi soğuk bir kış çalıyor kapımı...
ARALIK kapıdan soğuk geliyor…

Kapı ARALIK tan soğuk…
Bu aşk burada donuyor sevgili…
Içim kış… dışım buz…dilim sus…
Bu aşk burada donuyor sevgili…
Hüzünle karışık kar yağıyor dışarıda...
Ben kardan hüzün yapıyorum bahçede...
Yuvarlana-birike çığ oluyor hüznüm...
Bir Of çeksem çığ düşer üstüne...

ÇEKMİYORUM…!
Sensizliğin en kuzeyinde üşüyorum...
İçim kış…dışım buz…dilim sus…
Bu aşk burada donuyor sevgili…
Bu aşk burada:
DÜ-ŞÜ-YO-RUM…!



Alıntı…
 
"Düşünülecek bir aşk değildi/ yaşanılacaktı!..."


Yalnızım… Aslında nereden bakarsan bak, hak ettiğim yerdeyim. Biraz yağmurlu e biraz da hüzünlüyüm. Bil ki, bir ömür kısa gelir seni yaşamaya… Bir ömür sadece kaşına gözüne, bir ömür gamzene ve bir ömür ellerine yakışır bu hayatta. Dahası da var aslında… Ama elimde değil seni anlatmak. Hiç kolay değil! Daha düşmemiş bir yağmur tanesiyken, düşeceğin yeri kestirmek inan “aşkı bulmak” ve yeniden senli yarınlara koşmak gibi…


Bak ufak bir şiir sana, sesleniyor:
“Bir mevsim yapıyorum sana ellerimle,
Bir papatya ekiyorum gül oluyor.
Gülü alıp göğsüme dayıyorum,
İnan bana sevdiğim “sen” oluyor..."
(Bak ufak bir şiir sana, aşkımı anlatıyor...)


Bu üç harflik kadın vurdu beni. Aşk olan yerime kendi ismini kazıdı. Evet, bir kadın ki yüreğimdeki sırra mazhar oldu. Şimdi başka birine versem kalbimi, hani oldu ya “seviyorum” desem, aşk bir daha uğrar mı yüreğime… Sana soruyorum işte/ hadi cevapla? Belki duyamam cevabını ama emin ol, hissederim… Yoksa bu kadar yaşar mıydım sanıyorsun? Çünkü sevgidir bu…


İçime dökülüyor hayalin ve ben kapanmasını isterken yaralarımın, git-gide daha da derinleşiyor. En yükseklerden gözlerime iniyor yağmur damlacıkları/ nefesim kesiliyor/ uzaktan bir gülüş ansızın yüzüme seni fısıldıyor:"gelecek aşk ve sen benim olmadan, rüyalarda hiç olmayacak..." Ve sen olmadan zaten "aşk" olmayacak. Bir güneş daha doğmayacak bu şehirde. Sen uzaklardayken, yani kendini öyle sanarken-ben kendimi rüzgara kaptırıp seni aşka sürükleyeceğim... Çünkü içime dökülüyorsun...


Lakin gülüm hayat parmak izlerimden sökülüp gidiyor... Ben sensiz anlamımı yitiriyorum. Kimliğimin harfleri eksik yitip-gidiyor herşey... Bir gamzeli gülüş içindi sevgim, unutma! Beni daha fazla kendimle baş-başa bırakma!...


Dedim ya... Çünkü sevgidir bu, nereden bakarsan bak!...



"Emre Onbey"
 
dunyaguzeli1si.gif



GERÇEKTEN SEVMEK

O durmadan kaçıyor;
Sen ardından gitmiyorsan;

O günün her saatinde saklanıyor,
Sen yollara düşüp deli divane aramıyorsan;

O sana acıların en büyüğünü tattırıyor,
Sen bundan en yüce hazzı duymuyorsan;

Boşuna aldatma kendini,
Onu sevmiyorsun demektir.

Elindeki içki kadehinde,
Dudağındaki sigarada ,
Okuduğun kitapta,
Mırıldandığın şarkıda,
Söylediğin şiirde,
Gördüğün rüyada
Ve yaşaman icin
Ciğerlerine doldurduğun havada
O yoksa;
Onun vazgeçilmezliğini anlamamışsan;
Onu sevmiyorsun demektir.

Renkler onunla değerlenmiyorsa,
Örneğin; onsuz kırmızı kırmızılığının,
Mavi maviliğinin farkında değilse,
Beyaz yalnız o giydiği zaman
Güzelliğini haykırmıyorsa,
Sabahları onu görünceye kadar
Güneş doğmuyorsa
Ve onsuz gökyüzü geceleri
Aya, yıldızlara hasret değilse
Onu sevmiyorsun demektir.

Sokakta gördüğün her yüzde
Ondan birşeyler aramıyorsan,
Güzel bir manzara,
Hüzünlü bir musiki onu hatırlatmıyorsa,
Uykudan uyandığın zaman
Yaşamakta olduğundan önce
Onu hatırlamıyorsan,
Omuzlarına dökülmüş saçları,
Bir sis perdesinin ardında
Her zaman gülen,
Işık sacan gözleri
Aklına gelmiyorsa,
Durup durup avuçlarının
Sıcaklığını özlemiyorsan;
Onu sevmiyorsun demektir.

Dünyada yaşıyan öteki insanların
Senin için hâlâ bir değeri varsa ,
Ona karşı tutumunu
Toplumun köhne ve manasız
Kurallarına göre ayarlıyorsan
Ve açık açık
Sanki var olduğunu haykırırcasına
Sevgini söylemiyorsan;
Onu sevmiyorsun demektir.

Yok o senin icin
Herşeyden değerliyse,
Gözünü yumduğun anda
Onu görebiliyorsan,
O bütün şarkılarda,
Bütün şiirlerde,
Bütün resimlerde ise,
Ona muhtaç olduğunu
Söylemekten utanmıyorsan,
Senin içten ve büyük sevgine
Karşılık vermiyeceğinden
Korkmuyorsan,
Bütün bencil duygularından
Sıyrılabilmişsen
Onun için herşeyi,
Ama herşeyi yapacak gücü
Kendinde buluyorsan,
Her hali sana
Ayrı ayrı güzel geliyorsa,
Karşıisında kendini
Bir çocuk gibi hissediyorsan,
İstediği anda onun için
Ölebileceksen,
Onun için yaşıyorsan
Ve yine onun için
Bildiğin bilmediğin
Bütün düşmanlıklara
Karşı koyabileceksen,
O her geçen dakika
Sende biraz daha büyüyorsa
Ve kendi kendine bile
Çok sevdiğini bütün
Samimiyetinle,
İnanmışlığınla
İtiraf edebiliyorsan,
Bir gün o seni hiç,
Ama hic sevmediğini söylese bile ,
Senin sevginde azalma olmayacaksa
Ve ölünceye kadar onu aşkların
En olumsuzu ile sevebileceksen;
İşte o zaman
Onu seviyorsun demektir.

O sana sevmeyi,
Gercek aşkı öğretti.
Sen onu hep sevecek
Ve sevilmenin mutluluğunu tattıracaksın.

O , hiç sen olmasan bile,
Seni bir parça sevmese bile....




Ümit Yaşar OĞUZCAN
 
Geri