Hakan
Gümüş Üye
-
- Katılım
- Şubat 12, 2015
-
- Mesajlar
- 9,153
-
- Tepkime puanı
- 2,811
-
- Puanları
- 349
-
- Yaş
- 53
-
- Konum
- Antalya
Bir makina düşünün; 24 saat hiç durmadan çalışıyor. Dinlenmesi gerektiği zamanlarda tamamen durmuyor, rölantiye alıp, kullandığı enerjiyi minumuma indiriyor. Öyle bir kurulmuş ki sürekli otomatik pilotta. En küçük bir birimine zarar gelse bütün sistem oraya odaklanıyor ve onarmaya çalışıyor. Çok cüzi miktarlarda organik yakıtlardan, maksimum verimlilikle, müthiş bir enerji üretiyor ve birimlerine ihtiyacı olan kadar gönderiyor. Evet bu muhteşem makina bedenimiz. Öyle muazzam bir mühendislik harikası ki yüzyıllardır tıpalimleri bu makinanın sırlarını çözmeye çalışıyorlar.
Yeni doğan bebeklerin vücudundaki kemik sayısı 300′den fazladır. Fakat insan büyüdükçe kıkırdak dokuları birleşir ve 206 adete düşer. İnsan vücudunda 100 trilyon kadar hücre bulunur. Bu hücrelerden 50 milyonu her saniye yenilenir.28 organ,8 sistem,360 eklem, 600’den fazla kastan oluşan insan vücudunda ancak 240 tanesine belirli isimler konmuştur. İskelet kası ve yumuşak kaslar olmak üzere iki türe ayrılan kaslar dışında bir de kalp kası vardır. İnsan vücudundaki damarların toplam uzunluğu 100.000 km kadardır.
İnsan vücudu o kadar karmaşık bir sistem ki, binlerce yıllık tıbbi bilgiye ve tecrübeye rağmen, hala doktorları ve araştırmacıları şaşırtmaya devam ediyor. O yüzden bize çok sıradan görünen vücut parçalarımız ya da
fonksiyonlarımızda bile çok ilginç ve beklenmedik şeyler saklı olabilir.
İşte bunlardan bazıları:
--- Beyin ---
İnsan beyni, insan anatomisinin en karmaşık ve anlaşılabilmesi en zor kısımlarından. Bilmediğimiz çok şey var, ama bildiğimiz ilginç gerçeklerden bazıları aşağıda.
Beyine giden ve gelen sinir sinyallerinin hızı saatte 273.6 km’ye ulaşabiliyor. Bu bilgi çevremizde gelişen olaylara nasıl bu kadar hızlı tepki verebildiğimizi ve bir acıyı nasıl anında hissettiğimizi açıklıyor. Beyin 10 Watt’lık bir ampul kadar enerji tüketiyor. Akla bir fikir geldiğini karikatürize etmek için başın üzerine çizilen ampül figürü çok da yanlış değilmiş.
Beynimiz bu enerjiyi uykuda da harcıyor. İnsan beyninindepolayabileceği bilgi miktarı Encyclopedia Britannica’nın içindeki bilgiden 5 kat fazla. Ya da bizdeki eski Meydan-Larousse’tan. Bilim adamları bir rakam belirleyemediler ama bu kapasitenin 3 ile 1000 Terabayt arasında olduğu düşünülüyor. 900 yıllık İngiliz Tarih Arşivi’nin 70 Terabayt olduğu düşünülürse, inanılmaz bir kapasiteden bahsediyoruz. Beyin kandaki oksijenin yüzde 20’sini harcıyor. Vücut ağırlığının sadece %2’sini oluşturmasına rağmen, bu kadar çok oksijen harcaması çok ilgi çekici. Bu yüzden de oksijensiz kalma öncelikle beyin hasarına yol açıyor. Beyin gece, gün boyunca olduğundan daha aktif. Doğru olabilir ama uykudan sonra rüyalarınızı hatırlamıyorsanız hemen kendinizi kötü hissetmeyin. Çoğumuz
gece gördüğümüz rüyaların büyük bir kısmını hatırlamıyoruz ve bu rüyalar en fazla 2-3 saniye sürüyor. Nöronlar insanın hayatı boyunca gelişmeye devam ediyor.
Yıllarca, bilim adamları ve doktorlar beyin ve sinir dokularının gelişmediğini ve hasarın iyileşmeyeceğini düşündüler. Vücudun diğer kısımları gibi olmasa da nöronlarda gelişebiliyor ve bu da beyin ve hastalıkları konusunda önümüze yeni bir yaklaşım getirecek. Nöronların tipine göre bilginin akış hızı değişiklik gösteriyor. Bütün nöronlar birbirinin aynı değil. Bu değişik tipler içinde bilgi akış hızı 0.5 metre/saniye’den 120 metre/saniye’ye kadar değişebiliyor.
Beyin herhangi bir acı hissetmez. Tüm acıların kaynağı beyin olmasına rağmen, kendi üzerinde ağrı algılayıcıları olmadığı için acıyı hissetmiyor. Ama çevresinde çok fazla doku, sinirler ve damarlar var ve bunlar acıya duyarlı. Bu yüzden keskin baş ağrıları var zaten.
Yeni doğan bebeklerin vücudundaki kemik sayısı 300′den fazladır. Fakat insan büyüdükçe kıkırdak dokuları birleşir ve 206 adete düşer. İnsan vücudunda 100 trilyon kadar hücre bulunur. Bu hücrelerden 50 milyonu her saniye yenilenir.28 organ,8 sistem,360 eklem, 600’den fazla kastan oluşan insan vücudunda ancak 240 tanesine belirli isimler konmuştur. İskelet kası ve yumuşak kaslar olmak üzere iki türe ayrılan kaslar dışında bir de kalp kası vardır. İnsan vücudundaki damarların toplam uzunluğu 100.000 km kadardır.
İnsan vücudu o kadar karmaşık bir sistem ki, binlerce yıllık tıbbi bilgiye ve tecrübeye rağmen, hala doktorları ve araştırmacıları şaşırtmaya devam ediyor. O yüzden bize çok sıradan görünen vücut parçalarımız ya da
fonksiyonlarımızda bile çok ilginç ve beklenmedik şeyler saklı olabilir.
İşte bunlardan bazıları:
--- Beyin ---
İnsan beyni, insan anatomisinin en karmaşık ve anlaşılabilmesi en zor kısımlarından. Bilmediğimiz çok şey var, ama bildiğimiz ilginç gerçeklerden bazıları aşağıda.
Beyine giden ve gelen sinir sinyallerinin hızı saatte 273.6 km’ye ulaşabiliyor. Bu bilgi çevremizde gelişen olaylara nasıl bu kadar hızlı tepki verebildiğimizi ve bir acıyı nasıl anında hissettiğimizi açıklıyor. Beyin 10 Watt’lık bir ampul kadar enerji tüketiyor. Akla bir fikir geldiğini karikatürize etmek için başın üzerine çizilen ampül figürü çok da yanlış değilmiş.
Beynimiz bu enerjiyi uykuda da harcıyor. İnsan beyninindepolayabileceği bilgi miktarı Encyclopedia Britannica’nın içindeki bilgiden 5 kat fazla. Ya da bizdeki eski Meydan-Larousse’tan. Bilim adamları bir rakam belirleyemediler ama bu kapasitenin 3 ile 1000 Terabayt arasında olduğu düşünülüyor. 900 yıllık İngiliz Tarih Arşivi’nin 70 Terabayt olduğu düşünülürse, inanılmaz bir kapasiteden bahsediyoruz. Beyin kandaki oksijenin yüzde 20’sini harcıyor. Vücut ağırlığının sadece %2’sini oluşturmasına rağmen, bu kadar çok oksijen harcaması çok ilgi çekici. Bu yüzden de oksijensiz kalma öncelikle beyin hasarına yol açıyor. Beyin gece, gün boyunca olduğundan daha aktif. Doğru olabilir ama uykudan sonra rüyalarınızı hatırlamıyorsanız hemen kendinizi kötü hissetmeyin. Çoğumuz
gece gördüğümüz rüyaların büyük bir kısmını hatırlamıyoruz ve bu rüyalar en fazla 2-3 saniye sürüyor. Nöronlar insanın hayatı boyunca gelişmeye devam ediyor.
Yıllarca, bilim adamları ve doktorlar beyin ve sinir dokularının gelişmediğini ve hasarın iyileşmeyeceğini düşündüler. Vücudun diğer kısımları gibi olmasa da nöronlarda gelişebiliyor ve bu da beyin ve hastalıkları konusunda önümüze yeni bir yaklaşım getirecek. Nöronların tipine göre bilginin akış hızı değişiklik gösteriyor. Bütün nöronlar birbirinin aynı değil. Bu değişik tipler içinde bilgi akış hızı 0.5 metre/saniye’den 120 metre/saniye’ye kadar değişebiliyor.
Beyin herhangi bir acı hissetmez. Tüm acıların kaynağı beyin olmasına rağmen, kendi üzerinde ağrı algılayıcıları olmadığı için acıyı hissetmiyor. Ama çevresinde çok fazla doku, sinirler ve damarlar var ve bunlar acıya duyarlı. Bu yüzden keskin baş ağrıları var zaten.