Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Muhsin YAZICIOĞLU -Bilinmeyenleri-Şiirleri-Resimleri-Hakkında Yazılan şiirler
Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde helikopterinin düşmesi sonucu vefat eden Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun Mamak Cezaevi'nde iken annesine yazdığı şiir, okuyanları duygulandırıyor. Anneler Günü'nde yazılan şiirdeki "A Blok Görüldü" mührü dikkat çekiyor.
Muhsin Yazıcıoğlu, "Gülün Şavkı" isimli şiir kitabında annesi Fidan Yazıcıoğlu'na ayrı bir bölüm ayırıyor. Mamak Cezaevi'nde iken 1983 yılında yazılan şiir, okuyanları duygulandırıyor. Şiire vurulan "A Blok Görüldü" mührü ise dikkatlerden kaçmıyor.
Yazıcıoğlu'nun "Anama Mektup" başlıklı şiiri şöyle; Bugün sekiz mayıs 'Anneler Günü' Hatırlanıp kucaklanıyormuş anne ve sevgi Kalplerde şefkatle tam koca bir gün Hatırlanıp kucaklanıyormuş anne ve sevgi. Ben seni bugün hatırlamadım anne Sana karşı sevgim aynıydı yine Benim sevgim sığmaz ki öyle bir gün'e Bir ömür de olsa doyamam sevgine. Her an ruhumu ısıtır sıcaklığın Seni düşünmek bile doyumsuz zevk Acısı derin senden uzaklığın Sensin benim dünyama ışık ve renk... Özledim ışıl ışıl sevgi dolu gözlerini Ne güzeldi göğsüne yaslanıp öyle ağlamak Ellerimle yırtardım o gül yüzlerini Zevk verirdi nasırlı ellerinde hırpalanmak. Yine arıyorum dostluk dolu o yüzün Hep ben muhtaçtım sana yine muhtacım Aşkımı, sevgimi gösteremedim bir gün Saçlarım ağarsa da hep sana muhtacım. Yollarım açılsa bağrıma bassam Sımsıcak göğsünde öyle ağlasam Doyumsuz sevgini tekrar yaşasam Hıçkırıp, naz yapın "Ana" diyerek Anamsın, bu bir gerçek Sen olmasan ben olmazdım Sensin gönlümdeki en güzel çiçek İncinip, koparılsan yaşamazdım. Hasretin unutturdu beni bana Sevgine karşılık veremiyorum. Adet olsun diye olsa da sana Layık bir hediye bulamıyorum. Maddi değerleri tek tek arasam Hazırlasam güzel bir buket sana Zümrütten, yakuttan saraylar alsam Değeri ölçülmez yanında Anam... Çiçek aradım dün beklersin diye Bulamadım taş ve demirden başka Sevgimin ifadesi bir tek hediye Yollayamadım ki inan dua'dan başka Cennetle müjdelenmiş analar Sen de gezin cennet bahçelerinde Ayakların altından aksın ırmaklar Makamın melekler gibi yükseklerde Şefaatına mazhar ol Muhammed Mustafa (s.a.v)'nın Rahmetiyle kuşatsın seni Allah'ım Yoldaşı ol hurilerle anamız Fatma'nın Babamla firdevs bahçelerinde gezin cananım. Saadetle ol dünya ve ahirette Sana sağlık ve sıhhatler diliyorum Selam ve sevgiler yollayıp nihayette Ta yürekten ANA, ANA diyorum.
Muhsin Yazıcıoğlu'nun şehadeti ve ergenekon Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopter kazası geçirmesinin ardından yaşanan tartışmalar bitmiyor. Son olarak Fethullah Gülen’in herkul.org sitesine verdiği demeçte konuya değinmesi konuya başka bir boyut getirdi. Gülen, Yazıcıoğlu’na komplo yapılmış olabileceğini ve konunun araştırılması gerektiğini söyledi.
Bunun üzerine konunun araştırılması konusunda Hükümet’e yakınlığı ile bilinen medyada bir hareket başladı. Bu konuyu bugün Birgün Gazetesi’nden Çayan Ethem kaleme aldı. Çayan Ethem “Fethullah Fetvası Anında Uygulandı” başlığı ile yazdığı yazıda bu hareketlenmenin nedeni olarak Gülen’in açıklamalarını gösterdi.
Gülen’in açıklamalarının ardından Yeni Şafak, Sabah, HaberTürk ve Zaman gazeteleri kazada helikopterin kiralandığı Med Air şirketini acil durum iletim sistemlerinin çalışmaması nedeniyle sorumlu tuttu. Şirketin sahibi Ali Sabancı’nın adı kaza nedeniyle gazetelerde sıklıkla yer aldı.
Yeni Şafak acil durum iletimi için gerekli olan ELT anteninin kırık olduğunu yazarken, Sabah ve Zaman gazeteleri Med-Air şirketine ilişkin soruşturmanın Ulaştırma Bakanlığı tarafından başlatıldığını söyledi.
Habertürk gazetesi ise kazanın bir suikast olabileceğini yazdı. Gazete buna kanıt olarak Yazıcıoğlu’nun kazadan 15 gün önce dizüstü bilgisayarının çalınması ile günlük programının başkalarının eline geçtiğini anlattı. Bunun dışında Yazıcıoğlu’na gelen suikast ihbarlarını da aktaran gazete ek olarak Kayseri Valisinin kazadan sonra Yazıcıoğlu’na ulaşıldığı ve kurtarıldığı konuşmasını da şüphelere ek olarak verdi.
Şamil Tayyar’ın dün Taraf Gazetesi’nde yaptığı açıklamalarda da benzer teoriler vardı. Şamil Tayyar Yazıcıoğlu’nun açıklamaları ile Türkiye tarihinde pek çok olaya ışık tutabileceğini söyledi. Bu durumda ölümünün şüphe içerdiğini anlattı.
Fethullah Gülen’in açıklamalarının ardından hükümete yakın medyada yaşanan Yazıcıoğlu çalışmaları dikkat çekti.
Fetullah GÜLEN tarafından Muhsin YAZICIOĞLU na yazılan şiir
Bir yiğit vardı
-
bir yiğit vardı gömdüler şu karşı bayıra
arkadan kefenini gömleğini soydular
aman kalkar deyip üstüne taşlar koydular
bir yiğit vardı gömdüler şu karşı bayıra
yiğidim hele anlatıver olup biteni
sen dertli vatan dertli oturup ağlayalım
ağlayıp sinelerimizi dağlayalım
yiğidim hele anlatıver olup biteni
ses ver yiğidim ses ver yoksa beni duymuyormusun
asırlar varki hep hayalinle oynaşıyorum
kalkıp geleceğin ümidiyle yaşıyorum
ses ver yiğidim ses ver yoksa beni duymuyormusun
sırtımda ardan bir gömlek yılların vebali
ümitle ışıldayan gönlüm seni bekliyor
kah göklerde uçup kah yerlerde emekliyorum
sırtımda ardan bir gömlek yılların vebali
her tarafta harab eller baykuşlara bayram
köGoogle Page Rankingüler yıkılmış ve yollar yolcusuz
gelip uğrayanı kalmamış çeşmeler susuz
her tarafta harab eller baykuşlara bayram
iradelerde çatırtı ruhlarda müthiş şok
tarihi yağmaladı bir düzine talihsiz
değerler altüst oldu mukaddesat sahipsiz
iradelerde çatırtı ruhlarda müthiş şok
tıpkı rüyalarda olduğu gibi diril gel
beyaz atın üzerinde bir sabah erken
gözlerim kapalıruhumda seni süzerken
tıpkı rüyalarda olduğu gibi diril gel
Muhsin Yazıcıoğlu son röportajını Anadolu Gençlik Dergisi'ne vermiş. Röportajın konusu ise Kutlu Doğum... İşte Yazıcıoğlu'nun dilinden Peygamber sevgisi...
İşte Muhsin Yazıcıoğlu'nun Anadolu Gençlik Dergisi'nde yayınlanacak o son röportajı...
Nisan ayı kutlu doğum ayı Efendimiz'in (s.a.v) yeryüzüne teşriflerinin gerçekleştiği mübarek ay Anadolu Gençlik Dergisi olarak Nisan sayımızda Peygamber Efendimizi bu ülkenin tanınan isimlerine sormak istedik. Amacımız O'nun her renge hitap eden yönünü ve benzersiz özelliklerini farklı anlayışların dilinden dinlemekti. Bu çalışmamızda siyasetçi, sanatçı, akademisyen, müzisyen gibi birçok kesimden röportaj talebinde bulunduk. Bunlardan bazıları bize döndüler, bazıları ise işlerinin yoğunluğundan dolayı herhangi bir karşılık vermediler. Siyasiler arasında sorularımız cevaplayan öyle bir isim vardı ki; sorularımıza verdiği cevapları okuduğumuzda gözyaşlarımıza hakim olamadık. Çünkü; bu O'nun belki de ömrünün son anlarında dudaklarından dökülen en güzel sözlerdi. Mail kutumuza tarafından gelen cevaplar 25 Mart Çarşamba Saat:13:24' te düşmüştü. Yani o meşum kazadan tam iki buçuk saat önce! Kim bilir bu O'nun belki de son mülakatıydı
Peygamber Efendimiz' in (s.a.v) ismini duyduğunuzda hissettikleriniz nelerdir?
Hüzünleniyorum. Görevini yerine getiremeyen bir kölenin hicabı. Onun arkasında bıraktığı mirasa, onun istediği gibi sahip çıkamadık. Onu anlatamadık, çünkü onu anlayamadık. Onun adını duyduğumda bu nedenlerle hüzünleniyorum. Tüm peygamberlerin şahitlik yapacağı yargı gününde O'nun ümmetinden olma şerefini ve liyakatini inşallah taşırım. Allah onun şefaatinden bizleri mahrum etmesin.
Peygamber Efendimiz`in (s.a.v) sizi en çok etkileyen yönü nedir?
Allah Resulü mükemmeldi. Bu cümleden hareketle, O'nun bütün güzellikleri karakterine dercettiğini düşünüyorum; O harika bir liderdi. Mütevaziydi, hoşgörülüydü, müşfikti, aydındı, çile adamıydı, kısacası muhteşemdi. Bütün bunlara rağmen O bir insandı. O'nun, İlahi kelamda çokça zikredilen beşeri vasfını arka plana iterek O'nu dünyamızdan uzaklaştırdık ve aslında kendimize kötülük yaptık. Peygamber efendimiz bir insandı, onun en etkileyici tarafı her yönüyle güzel insan sıfatına sahip olmasıydı
Günümüzde toplum olarak O'nun hangi özelliğine ihtiyaç duyuyoruz? O`nu hangi beşeri vasfı ile özlüyorsunuz?
O İlahi mesajı en iyi anlayan ve özümseyen kişiydi. Bütün beşeri vasıflarını özlüyoruz, hepsine ihtiyacımız var. Hepsini kaybettik, hepsinden uzaklaştık. Adalet, muhabbet, şefkat, özgüven, tefekkür, vefa, güven, dürüstlük, samimiyet Allah Resulü, Bir elime ayı, diğer elime de güneşi verseniz yine davamdan vazgeçmem! cümlesini sadece diliyle ikrar etmedi. O böyle düşündü, böyle inandı, böyle konuştu ve böyle yaşadı Gerçekten İnanıyorsanız Üstünsünüz ilahi düsturunu hayatının her anında ve her türlü şartta duruşuyla mücadelesiyle ispatladı.
Şimdi de kazada hayatını kaybedenlerden İhlas Haber Ajansı muhabiri İsmail Güneş’in fotoğraf makinesinden çekildiği anlaşılan fotoğraflar ortaya çıktı. Helikopterin düştüğü gün 25 Mart 2009 saat 10.09’da ilk fotoğrafını çeken gazeteci Güneş, son fotoğrafı helikopter düşmeden çok kısa bir süre önce çekmiş. Cihan Haber Ajansı’nın ulaştığı toplam 144 adet fotoğrafta helikopterin içinde Muhsin Yazıcıoğlu’nun emniyet kemerinin takılı olduğu görülüyor.
Herkes bir şeyler yazdı ama Şair Erdal Çakır bütün yazılanları bir şiirle gölgede bıraktı. Şiiri ile Yazıcıoğlunu sevenlerin hislerine tercuman oldu.
Ersel BAHADIR'ın Haberi
HABER KALESİ -özel haber-
HERKES BİRŞEYLER YAZDI AMA ŞAİR ERDAL ÇAKIR BÜTÜN YAZILANLARI BİR ŞİİRLE GÖLGEDE BIRAKTI.
Şair Erdal Çakır, merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun anısına yazdığı şiirle, Yazıcıoğlu’nun sevenlerinin hislerine tercüman oldu. Daha önce Körfez savaşı sırasında yazdığı ‘’Bağdat’’ şiiri, işgal sırasında yazdığı ‘’Bağdat Bağdat’’ ve Gazze saldırıları sırasında yazdığı ‘’Ağlama Gazze’’ adlı şiiri ile tanınan Erdal Çakır, son olarakta Bush’a ayakkabı fırlatma olayı ile ilgili ‘’Ortadoğu Ayakkabılarını Çıkardı’’ şiiri ile büyük beğeni toplamış ve medyada geniş yer almıştı. Çakır bu kezde merhum Muhsin Yazıcıoğlu için yazdı. Sevenlerini duygu seline boğan şiir için Erdal Çakır; ‘’Muhsin Yazıcıoğlu bu vatanının öz evladıydı. Milletin değerlerine gerçek manada sahip çıkan, her şartta kararlı ve dik duruşu ile bu öz değerlerimizin savunuculuğunu yapan bir kişilikti. Muhsin Yazıcıoğlu için bu şiiri yazarken; O'nun yıllardır sürdürdüğü bu duyarlı, kararlı milletin değerlerine sahip çıkan tavrına ve duruşuna teşekkür etmek düşüncesi ile yazdım. Çünkü Muhsin Yazıcıoğlu hayatı boyunca yaptıklarıyla bu teşekkürü fazlasıyla hakketti...’’ dedi. Yazıcıoğlu’nun sevenlerini duygu seline boğan ‘’İÇİMİZE DÜŞEN SES’’ adlı şiir ilk kez haberkalesi aracılığıyla sizlerle. İşte şair Erdal Çakır’ın Kaleminden Muhsin Yazıcıoğlu için dökülen satırlar….
REİS İÇİMİZE DÜŞEN SES Muhsin Yazıcıoğlu’nun Aziz Hatırasına
Gölgemize fark attığımız bir finaldir ölüm.
Reis, Etini kemiğinden ayırdığımız bir gecenin Ayaza çeken tefsirinden Suya muhalif tezlerle çıkıp gelen, Dağ başına terk ettiğimiz Ve bekçiliğini şeytana bıraktığımız yeminleri, Yüzümüze çarptın bir bir.
Toprağın diri, dipdiri Nasıl görünüyoruz Cennet’ten?
Ölüm, kuşun kanadından düşer gibi düştü dağ başına Eksi yirmi derece eksileni Ölüm zannederek arayıp durduk içimizde. Reis, Sen Yanı başımızdaki cesarettin hep; Buhara’da Şah-ı Nakşıbend’di gülüşün Bursa’da Emir Sultan.
Sanki, metruk hicabımızdın tabutunun içinde Sen Hak’ka yürüdün Biz yine ardında Kalakaldık Ve bakakaldık Bir kadının mezartaşına değen dudağındaki neme.
Şimdi, sana okunan her fatiha Biraz da yalnızlığımıza okunur, Geceler daha uzun Ve yalınayak bir sürgündür. 9 Nisan 2009 Erdal Çakır
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopter kazasını büyük bir üzüntü ile takip ediyorum. Ama talihsiz bir kazanın ardından yaşanan talihsizlikler herkes gibi beni de kahrediyor ve derinden düşündürüyor. 20 yaşlarında Türkiyemiz’de Ülkü Ocakları Genel başkanlığı yapan, bu yaşlardan itibaren, kendisini milletine adıyan, derdiyle dertleşen, söyleşen, ekmeğini paylaşan, mazlumların yanında, zalimlere karşı bayraklaşan, büyük bir dava adamı, iman eri Muhsin Yazıcıoğlu.
1980’lere kadar, Türk gençliğinin örnek aldığı, takip ettiği gönül dostu. Muhsin başkanı devletimizin derin yapısı sevemedi. Onu zindanlarla çilelerle, işkencelerle ödüllendirdi. O bu karanlık günlere hiç aldırmadı, yılmadı, vatanına küsmedi. Yıllar sonra tekrar hizmetine kaldığı yerden devam etti. Muhsin Yazıcıoğlu’nu yakınen tanıma imkanım oldu. Akrabası olan Nizamettin Yıldırım beyin evinde sabah kahvaltısı ettik. O yıllar çalıştığım gazeteye de mülakat yapmıştım. Mülakatımızdan kısa bir bölümü sizlerle tekrar paylaşmak istiyorum:
“TÜRKİYEMİZİ UNUTMAYINIZ”
Avrupa Türklüğü’ne çağrıda bulunan bu çile yüklü kahraman gönül dostu, Muhsin başkan; “Anadolumuz’dan buraya göçüp gelmiş, burada ekmek parası kazanan sizlerin ızdırabını biliyorum. Sizler millet olarak devletten çok ileridesiniz. Sizleri buraya gönderenler, sizlerin müslüman olduğunuzu, buralarda ibadet edeceğinizi, dertleşeceğinizi hatırlayamadılar. Ama siz Avrupa ülkelerinde yaşayan kardeşlerimiz olarak kimsenin yardımı olmadan, buralarda milli kimliğimizi muhafaza edelim, dini ibadetlerimizi yapalım, çocuklarımıza dinlerini, diyanetlerini öğretelim diyerek camiler açtınız. Bu dernek ve camileri açanları kutluyorum.
Sizler aldırmayınız, burada yabancı,Türkiyemizde Almancı dediklerine. Gümrüklerde turistler çiçeklerle karşılanırken, sizler rüşvetle karşılandınız, iş yapmak istediniz zorlukarla karşılandınız. Sizler Avrupa da kalıcısınız, buranın vatandaşı da olmalısınız. Yine bu ülkelerde, öğretmen, Avukat, Mühendis, Doktor, Tüccar olmalısınız. Aktif olarak siyasi partilerde de görev yapmalısınız. Ama mutlaka müslüman Türk olarak kalmalısınız. Türkiyenin Toprağı sizin, o toprağın üzerinde hayelleriniz var, Şu heda olmuş dedeleriniz, nineleriniz, amcalarınız, dayılarınız var. Nazlı nazlı dalgalanan bayrağımız, gür seda ile okunan ezenlarımız var. Sizler onların hatırına devletimize küsmeyin. Siyasetçilere kızsanızda devlet sizin, sistemler değişir devletler, yaşar, devletimizi sevin”
Vatanı ve milleti için mücadele etmiş bir devlet ve gönül adamı. Siyasi kimliği ve yaşantısı ile Türkiye’de her kesimden insanın takdirini kazanmış dürüst insan. Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu sizi bu millet sizi seviyor, Allah sizleri bu millete bağışlasın. Dualarımız sizlerin tekrar aramıza dönmeniz için. Allahım kadere ve kazaya inanlardanız, sen darda kalan kullarını koruyan, kollayansın. Kardeşimizi ve darda kalan bütün kullarını koru yarabbim.