Monna Rosa Sezai Karakoç
(Hıçkırık olarak aşk)
“Esmer delikanlı, hatıra ve kan / Yeşil gözlü kızın hıçkırıkları / Sızıyor bir kapı aralığından / Lambalar yanıyor, hafif ve sarı.” Sezai Karakoç’un çok aşkta çok hatıra bırakan anıtsal şiiri. Kendi hikâyesiyle zaman içinde bir efsaneye dönüşen Monna Rosa, her aşk hikâyesiyle yıllardır yeni sayfalara, yeni defterlere yazılıyor. Bir anlamda, “mutlu aşk yoktur”un en güzel Türkçe söylenişi… “Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa: / Henüz dinlemedin benden türküler. / Benim aşkım uymaz öyle her saza, / En güzel şarkıyı bir kurşun söyler… / Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa./ / Yağmurlardan sonra büyürmüş başak, / Meyvalar sabırla olgunlaşırmış. / Bir gün gözlerimin tâ içine bak: / Anlarsın ölüler niçin yaşarmış”.
(Hıçkırık olarak aşk)
“Esmer delikanlı, hatıra ve kan / Yeşil gözlü kızın hıçkırıkları / Sızıyor bir kapı aralığından / Lambalar yanıyor, hafif ve sarı.” Sezai Karakoç’un çok aşkta çok hatıra bırakan anıtsal şiiri. Kendi hikâyesiyle zaman içinde bir efsaneye dönüşen Monna Rosa, her aşk hikâyesiyle yıllardır yeni sayfalara, yeni defterlere yazılıyor. Bir anlamda, “mutlu aşk yoktur”un en güzel Türkçe söylenişi… “Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa: / Henüz dinlemedin benden türküler. / Benim aşkım uymaz öyle her saza, / En güzel şarkıyı bir kurşun söyler… / Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa./ / Yağmurlardan sonra büyürmüş başak, / Meyvalar sabırla olgunlaşırmış. / Bir gün gözlerimin tâ içine bak: / Anlarsın ölüler niçin yaşarmış”.