Mondros Ateşkes Antlaşması
Mondros Ateşkes Antlaşması sonuçları
Mondros Ateşkes Antlaşması kimler arasında yapıldı
Mondros Ateşkes Antlaşmasının önemi
Mondros Ateşkes Antlaşması kaç yılında yapıldı
Mondros Ateşkes Antlaşmasının şartları
1- Mondros Ateşkes Antlaşması ( 30 Ekim 1918 ) ve Önemli Maddeleri, Ateşkes
Antlaflması’nın Osmanlı Devleti Üzerindeki Etkileri ve Sonuçları
I. Dünya Savaşı’na İttifak Devletleri’nin yanında büyük beklentilerle giren Osmanlı
Devleti, savaştan ağır bir yenilgi ve büyük kayıplarla çıktı. Savaşın yenilgiyle
sonuçlanması üzerine İttihat ve Terakki yöneticileri, sorumlu tutularak Harp Divanında
yargılanacaklarını düşündüklerinden yurdu terk ettiler. Yeni kurulan Ahmet İzzet Pafla
Hükûmeti için ateşkes yapmaktan başka çare kalmamıştı. Çünkü, Bulgaristan’ın
savafltan çekilmesi Makedonya Cephesi’nin çökmesine ve Osmanlı Devleti’nin
Almanya ve Avusturya ile bağlantısının kesilmesine neden oldu. Osmanlı, Suriye ve
Filistin cephelerinde yenilerek zor durumda kalmıştı. Anadolu her yönden tehdit altına
girdiği için işgal edilebilirdi.
Bu nedenle de Wilson İlkeleri’nin uygulanacağına inanan Ahmet İzzet Paşa
Hükûmeti ateşkes teklifinde bulundu. Wilson İlkeleri’nin 12. maddesine göre, Osmanlı
Devleti’nin Türk nüfusunun yoğun olduğu bölgelerinde, Türklere kesin egemenlik
tanınacağı belirtilmişti. Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasında bu maddenin büyük
etkisi olmuştu. Ancak daha sonraki uygulamalar ve gelişmeler bu görüşün aksine
gerçekleştirilmiştir. 30 Ekim 1918’de Limni Adası’nın Mondros Limanı’nda Osmanlı
Devleti ile İtilaf Devletleri arasında Mondros Ateflkes Antlaflması imzalandı.
Antlaşmayı Osmanlı Devleti adına Bahriye Nazırı Rauf (Orbay) Bey başkanlığındaki
bir heyet, İtilaf Devletleri adına da İngiliz Amirali Calthrope ( Kaltrop ) imzalamıştır.
I. Dünya Savaşı’ndan sonra İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti’nin dışındaki diğer
İttifak Devletleri’yle kesin antlaşmalar yapmış olmasına rağmen, Osmanlı Devleti ile
sadece ateşkes antlaşması imzaladılar. Bunda, Osmanlı Devleti topraklarını paylaşma
konusunda aralarında yaşadıkları anlaşmazlıklar ve ileride daha ağır şartlarda antlaşma
yapmayı düşünmeleri etkili olmuştur.
Antlaşmanın önemli maddeleri şunlardır :
1. Osmanlı Devleti’nin egemenlik haklarını kısıtlayan hükümler;
- Çanakkale ve İstanbul Boğazları İtilaf Devletleri’ne açılacak; Karadeniz’e geçifl
serbest olacak; Çanakkale ve Karadeniz istihkâmları İtilaf Devletleri tarafından
işgal edilecektir.
- İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit eden bir durum ortaya çıkarsa istedikleri
bir stratejik noktayı işgal edebileceklerdir.( 7. madde)
- Ermenilere bırakılması düşünülen doğudaki altı ilde ( Erzurum, Van, Bitlis,
Diyarbakır, Elazığ ve Sivas) karışıklık çıkarsa İtilaf Devletleri bu bölgeleri de işgal
edebileceklerdir (24. madde).
- Bütün haberleşme istasyonları ( telsiz, telgraf ve kablo ) İtilaf Devletleri tarafından
denetim altına alınacaktır.
2. Askeri hükümler;
- Sınırların korunması ve iç güvenliğin sağlanması için gerekli olan birlikler dışında,
Osmanlı orduları terhis edilecek, bütün savaş gemilerine, ordunun taşıt, araç, gereç,
silah ve cephanesine el konulacaktır.
- Osmanlı Devleti’nin elindeki bütün savaş esirleri ( suçlu Ermeniler dahil ) serbest
bırakılacak, buna karşılık Türk esirler, İtilaf Devletleri’nin denetiminde kalacaklardır.
- Trablus ve Bingazi’deki bütün Türk subayları en yakın İtalyan garnizonuna; Hicaz,
Yemen, Suriye ve Irak’ta bulunan askerî birlikler ise İtilaf Devletleri’ne teslim
olacaklar. Öte yandan İran ve Kafkasya’ya giren Osmanlı birlikleri işgal ettikleri
yerlerden derhal geri çekileceklerdir.
3. Ekonomik hükümler;
- Bütün liman ve tersanelerden İtilaf Devletleri yararlanabilecekler.
- İtilaf Devletleri kömür, akaryakıt ve benzeri maddelerini Türkiye’den temin
edeceklerdir. ( Bu maddelerden hiçbiri ihraç olunmayacaktır.)
- Toros tünelleri, demiryolları, İtilaf Devletleri tarafından denetim altına alınacaktır.
Antlaşmanın maddelerine bakıldığında çok ağır şartlar taşıdığı açıkça görülmektedir.
Mondros Mütarekesi bir mütarekeden çok tam bir teslim oluş belgesidir. İtilaf
Devletleri’nin Osmanlı topraklarını işgal etmesini kolaylaştırmıştır.Özellikle
antlaşmanın 7. maddesi Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünü fiilen ortadan
kaldırmaktadır. Bu madde aynı zamanda İtilaf Devletleri’ne Anadolu’yu işgal etme
hakkını da tanıyordu. Nitekim İtilaf Devletleri barış antlaşmasını beklemeden bu
maddeye dayanarak Türk topraklarını işgal etmeye başladılar. Antlaşmanın 24. maddesi
de ileride kurulması tasarlanan Ermeni Devleti’ne zemin hazırlamaktadır.