Dinle işim olmaz ama şu zikir olayını seviyorum.
Eğlenceli gözüküyor .d
https://www.youtube.com/watch?v=TQFHj514n20
işim sizi üzmek değil ve hatta ders vermek hiç değil. Amacım ortalık karıştırmak değil ve hatta düzen bozmak hiç değil. Ama merak ediyorum ve samimiyetle soruyorum da, dinle hiç işim olmaz diyen birisinin neyle işi olur? Tamam ibadet etmezsin namaz kılmaz oruç tutmazsın ve hatta belki de hristiyan veya budist bile olabilirsin. Sen de bilirsin ki herhangi bir ateşe tapan ateşperest veya güneş sembolü olan herhangi bir budist rahip bile dinsiz değildir, dinle işim olmaz diyen kişi bir budist'ten veya bir satanist'ten daha mı dinsizdir?
Onu bunu geçtim de insan olarak düşünen bu varlık hani elimizde klavye ile yazı yazan bu akıllı varlık hiç bilmez mi hiç düşünmez mi ve hatta hiç etrafına bakmaz mı? Gözlerini kapatıp bir bedava bir parkta boş bir bankta oturmaz mı? Oturduğunda burnuna gelen kokuları ayırt ettiğinde anlamaz mı? Yeşil olan her bir ot farklı tona sahip. Meyve veren her bir ağaç kestiğin zaman tahta parçasıdır yaşarken vitamin doludur, muz olur, kiraz olur, yeri gelir hurma olur yeri gelir incir olur hepsi yaş meyvedir. Ayn tahta parçası üretir. Yeri gelir badem olur kupkurudur.
Tonlara sahip o otlar, meyvelere sahip o tahtalar hepsi farklı kokuya sahiptir. Kesersin içinden tahta çıkar. Yaşarken tonu farklı, kokusu farklı, rengi farklı, boyu farklı.
Tahtayı canlandıran, oduna hayat veren bir güç var, bunu fark edemeyen düşünüp anlamayan insan bu tahta parçasından daha da mı "odun"dur?
İnsan gözlerini bir kapasa anlar bir rabbin var olduğunu. İçimizdeki en zeki adam sürekli bilimsel veriler isteyen deliller ispatlar isteyen Einstein bile varlığını kabul etti Rabbinin.
Rab var ki yaratıyor, affediyor. Rabbimiz ne buyuruyor?
Oduna hayat veren Allah, insanı çamurdan yaratan Allah, yokluktan varlığa geçiren Allah, her yarattığını en güzel şekilde yaratan ve hepsinden daha güzel olan yüce Allah, yüce Rabbimiz. Kalplerimize iman selameti ver, bizleri ve içimizdeki bilgisizleri dinsizlerin oyunlarından koru muhafaza eyle. Ve vatanımızı, ve çocuklarımızı.
Biz de çocuktuk, hiç bir şey bilmezdik. Elimizde bir küçük oyuncak araba ile dünyayı gezerdik. Sonra büyüdük. Büyüdükçe araba masraf çıkarmaya başladı. Hayat pahal gelmeye başladı. Oyuncak araba gerçeğe dönüştü, vergisi geldi, benzini bitti, lastiği patladı. Hayat bize biz büyüdükçe yeni şeyler verdi. Büyüdükçe öğrendik. Önlemler almaya başladık. Büyüdükçe akıllandık. Arabayı sokağa nereye park edeceğimizi öğrendik yoksa gelir çekerler. Yolda nasıl kullanacağımızı öğrendik, yoksa gelir çarparlar. Benzin almayınca arabanın gitmeyeceğini anladık, yoksa yolda kalırız. Büyüdükçe var olmayan şeyler varlığa geçti. Oyuncak arabanın mtv Vergisi yoktu çocukken, benzin ihtiyacı yoktu, kaskosu yoktu, çarptığın zaman birisine hapis cezası yoktu, herşey bi oyundu.
Peki büyüdükçe bilgilenen bu insan neden büyüdükçe çocuk gibi "yok sayıyor"?
Çocukken bizce var olmayan gerçekler biz büyüdükçe üzerimizde birer sorumluluk oldu. Kişinin sadece arabasına ait bu kadar sorumluluğu varken, arabaya sahipken bunların olacağını bilir de, cana sahipken nelerin olacağını düşünmez mi? Arabanın vergisi benzini, kazası, cezası var da insanın vergisi benzini kazası cezası yok mu dersiniz? O odun veya bu araba kendiliğinden mi var oldu? Sahibi bunların hesabını sormaz mı?
Daha ötesini isteyen için söyleyeyim o odun da sürekli zikir ediyor rabbini, o araba da.
Tahta parçası biliyor bir Allah var ve bir din var. Vidalarla tutturulmuş demir yığını zikir ediyor rabbini ki şahittir herşeye, kendi varlığına bile.
Bu aptal odun
ve
bu aptal demir
biliyorsa
....insan nasıl inkar ediyor? Akıllı olduğu için mi? Odundan, ottan, sopadan, taştan daha akıllı değilsin.