Minyatürlerle Osmanlı - İslam Mitologyası
Derleyen: Prof.Dr.Metİn And
Gök cisimleri mitologyasında en önemli yeri burçlar ve gezegenler almış. Minyatür sanatında çok ilginç örneklere rastlıyoruz.
Bu konuyla ilgili, sizlere ilginç gelebileceğini düşündüğüm minyatürleri ve Osmanlı mitologyasıyla ilgili bilgileri elimdeki kaynaklardan, olduğu gibi, yorumsuz buraya ekliyorum.
Burçların on iki olması Roma’da gerçekleşmiştir. Çeşitli kültürlerde bunların sayısı çok daha fazladır.
Örnekler:
Tanrı Baal (Bel), gökyüzünü kurarken on iki ayın her biri için üçer burç dikmişti.
Tanrı Marduk, yörüngeyi on iki burca bölmüştü.
Yunanlı matematikçi Eudoxus’a göre 44 burç vardır.
Ptolemy ise 48 burç sıralar.
Hindularda Budizm’de 28 burç vardır.
On iki burcu ve yedi gezegeni adlarıyla şiirinde belirten ilk Türk mesnevisi olarak kabul edilen ve Hakaniye Türkçesiyle yazılmış olan Yusuf Has Hâcib’in 11. yüzyıldan kalma ünlü yapıtı Kutadgu Bilig’in ilgili yerinin çevirisi:
"Tanrı ile söze başladım; o yaratan, yetiştiren ve göçüren rabbimdir.
Bütün âlemi dilediği gibi yarattı; dünya için güneş ve ayı aydınlattı.
Bak, feleği yarattı durmadan döner; onunla birlikte hayat da durmadan devreder.
Mavi göğü ve üzerinde yıldızları yarattı; karanlık geceyi ve aydınlık gündüzü var etti.
Bu yıldızların bir kısmı süs, bir kısmı kılavuz, bir kısmı öncüdür.
Bir kısmını halk için aydınlatmıştır; bir kısmı kılavuzdur, insan yolunu kaybederse, bunlarla bulur.
Bazıları daha yüksek, bazısı daha alçaktır; bazıları daha çok, bazısı daha az parlaktır.
Bunlardan en üstte Zuhal dolaşır; bir burcda iki yıl sekiz ay kalır.
Ondan sonra ikinci olarak Müşterî gelir; bir burcda oniki ay kalır.
Üçüncü olarak Merih gelir, gazapla dolaşır; nereye bakarsa, yeşermiş olan kurur.
Dördüncüsü Güneş’tir, dünyayı aydınlatır; yaklaşanları, karşısına gelenleri ışığı ile aydınlatır.
Beşincisi Zühre’dir, sevimli yüzünü gösterir, sana severek bakarsa, müsterih ol.
Bundan sonra Utarît gelir; ona kim yaklaşırsa, dilek ve arzularına kavuşur.
Bunlardan en altta bu Ay dolaşır; Güneş ile karşı karşıya gelirse, dolunay haline gelir.
Bunlardan başka bir de on iki burc vardır; bunlardan bazıları iki evli, bazısı ise tek evlidir.
Hamel bahar yıldızıdır, sonra Sevr gelir; Cevzâ ile Seretân dürtüşerek yürür.
Bak, Esed’in komşusu Sünbüle’dir; sonra Akreb ve Kavs’ın arkadaşı Mizân gelir.
Bundan sonra Cedî, Delv ve Hût gelir; bunlar doğunca gök yüzü aydınlanır.
Bil ki, bunlardan üçü bahar yıldızı, üçü yaz, üçü sonbahar ve üçü de kış yıldızıdır.
Bunların üçü ateş, üçü su, üçü yel ve üçü topraktır, bunlardan dünya ve memleketler meydana gelir.
Bunlar birbirine düşmandır; Tanrı düşmana karşı düşman gönderdi ve savaşı kesti.
Uyuşmaz olan düşmanlar kendi aralarında barıştılar; görüşmez olan düşmanlar öçlerini ortadan kaldırdılar."
Onlara göre on iki burcun her biri insanın belli bir yönünü etkiler;
Koç: İnsan bedeni ve kişiliğini,
Boğa: Zenginliği,
İkizler: Bilgi ve anlatım gücünü,
Yengeç: Sadakati, dehayı ve merak itkisini,
Aslan: Soy, zevk ve hayalciliği,
Başak: Sağlığı ve görev bilincini,
Terazi: Evlilik ve ortaklık duygusunu,
Akrep: Yeniden doğmayı ve ölümü,
Yay: İdeolojiyi, öteki ülkelerle ilgiyi,
Oğlak: Meslek, makam ve rütbeyi,
Kova: Umut ve dostluğu,
Balık: sınırlama ve kuşatma güdüsünü.
Burçlar Kur’an’da dört surede geçer. Bunların biri kale burcu olarak gösterilmiştir.(Nisâ S.78.). Üç surede de çoğul olarak gökteki burçlar şeklinde geçer. (Hicr.S. 16; Furkân S.6; Burûc S. 1)
On iki burç, Osmanlıca – Türkçe ve Batı dillerindeki adlarıyla...
1- Hamal --------- Koç -----------Aries
2- Sevr ------------Boğa ----------Taurus
3- Cevzâ ----------İkizler --------Gemini
4- Seretan --------Yengeç -------Cancer
5- Esed -----------Aslan ----------Leo
6- Sünbüle -------Başak ---------Virgo
7- Mizan ---------Terazi ---------Libra
8- Akreb ---------Akrep ---------Scorpius
9- Kavs ----------Yay ------------Sagittarius
10- Cedî -----------Oğlak ---------Capricornus
11- Delv -----------Kova ----------Aquarius
12- Hût ------------Balık ----------Pisces
Asur – Bâbil’de burç adları şöyledir:
Koç – Kusarikku
Boğa – Alpu
İkizler – Tuamu rabûti
Yengeç – Pulukku (olabilir!)
Aslan – Aru
Başak – Siru
Terazi – Zibânitu (Pençe anlamına geliyor..?)
Akrep – Akrabu
Yay – Kastu (Ok anlamına)
Oğlak – Saha (Keçi?)
Kova – Ka (?)
Balık – Nunu
KOÇ – HAMEL
Nevruz’un başlangıcı güneşin Hamel burcuna girdiği zamandır. Edebiyat eserlerinde bahar anılırken Güneş-Hamel-Nevruz üçlüsüne gönderme yapılır. Üçlü yıldızlarına Butayn denilir.
Kamer’in Hamel burcuna girince, işe başlamak, önemli kişileri görmek, ava, sefere gitmek iyidir. Bu burç minyatürlerde hep bir koç ile gösterilir.
İkd al-Cuman fî Tarih Ehl ez-Zaman, TSM (Topkapı Saray Müzesi) B 274
BOĞA – SEVR
Kamer’in burcu olduğundan sabah görülmez, burada Ay’ın kurban edildiğine inanılır. Güneş doğarken gökyüzünün kızıl olması ayın kanı olarak yorumlanır. Kamer, Sevr buruna geldiğinde evlenmek, mal ve davar almak, ekin ekmek, konuk çağırmak, yeni giyinmek olumlu yorumlanır. Minyatürlerde çoğunlukla sığır olarak gösterilir.
Acaibü’l Mahlûkât, BL Add.7894
İKİZLER – CEVZÂ
Yükseklik ve yücelikle anılır. Birbirine sarılmış iki çocuk gibi görüntülenir. Kamer, Cevzâ’ya girince haber göndermek, mektup yazmak, hesap kitapla uğraşmak, kitap ve şiir okumak, vezir görmek olumlu yorumlanır. Minyatürlerde birbirine sarılmış iki çocuk ya da bir bedende iki başla gösterilir.
İkd al-Cuman fî Tarih Ehl ez-Zaman, TSM B 274
YENGEÇ – SERETÂN
Kamer’in beyti olduğundan Burc-ı hilâl de denilir. Kamer, Seretân burcuna girince mektup ve elçi göndermek, avlanmak, özellikle su kuşları avlamak, yeni kıyafet biçip giyinmek, yıkanmak, şerbet içmek olumlu yorumlanır. Minyatürlerde genellikle yengeç ile gösterilir.
İkd al-Cuman fî Tarih Ehl ez-Zaman, TSM B 274
ASLAN – ESED
Bu burçta Güneş çok etkilidir. Hz.Ali’nin de aslanla ilgili adları vardır, bu burçla Hz.Ali arasında bir ilişki kurulur. Kamer, Esed burcuna girince, işe başlamak, padişah görmek, ulu kişilere dertlerini söylemek, düşman üzerine gitmek, savaşmak, savaş araçları hazırlamak, tılsım yazmak, yemin etmek olumlu yorumlanır. Minyatürlerde çoğunlukla aslanla gösterilir.
İkd al-Cuman fî Tarih Ehl ez-Zaman, TSM B 274
Metâliü’l Saâde, BN suppl. Turc 242
BAŞAK – SÜNBÜLE
Bu burca bakire anlamına gelen ‘Azrâ’ da denilir. Kamer, Sünbüle burcuna gelince, bilimle uğraşmak, semâ etmek, büyük kişileri görmek, derdini söylemek, bilimle uğraşmak, mektup yazmak, resim yapmak, düşmana saldırmak olumlu yorumlanır. Minyatürde, genellikle iki kanatlı, elinde başak tutan bir kızla gösterilir. Ya da elinde orakla ekin biçen bir erkekle gösterilir.
Acaibü’l Mahlûkât, BL Add.7894
Metâliü’l Saâde, BN suppl. Turc 242
TERAZİ – MİZÂN
Zühre gezegeninin beyti olduğundan birlikte anılır. Kamer, Mizân burcuna geldiğinde yeni giyinmek, mektup yazmak, sefere gitmek, kadınlarla yiyip içmek, çocuğunu okula vermek, düğün yapmak, elçi göndermek olumlu yorumlanır. Savaşmak ve satın almak iyi değildir. Minyatürlerde terazi olarak gösterilir.
B.K, BL Or. 12921
Metâliü’l Saâde, BN suppl. Turc 242
AKREB
Kamer, Akreb burcuna geldiğinde bilimle uğraşmak, çocuğunu okula vermek, güzel yazı yazmak, geometri ve yıldız bilimi öğrenmek, cinsel ilişkide bulunmak, büyük kişileri görmek iyi yorumlanır. Sefere çıkmak, hamama gitmek iyi değildir. Minyatürlerde akrep ya da elinde akrep tutan bir kişiyle gösterilir.
İkd al-Cuman fî Tarih Ehl ez-Zaman, TSM B 274
Metâliü’l Saâde, BN suppl. Turc 242
YAY – KAVS
Edebiyatta çok geçer. Kamer, bu burca geldiğinde hamama gitmek, kimya ile ilgilenmek, doğan avlamak, cinsel ilişkide bulunmak, bina yapmak, ilaç içmek, düşmana mektup yazmak, düşmana saldırmak olumlu yorumlanmıştır. Minyatürlerde yarısı insan, yarısı at, elinde ok ve yay tutan bir canlı ile gösterilir.
Acaibü’l Mahlûkât, BL Add.7894
Metâliü’l Saâde, BN suppl. Turc 242
OĞLAK – CEDÎ
Çoğunlukla Zuhal yıldızı ile birlikte anılır. Kamer, bu burca geldiğinde sefere çıkmak, ava gitmek, ulu kişileri görmek, bina yapmak, mektup yazmak, ata binmek, elçi göndermek olumlu yorumlanır. Minyatürde genellikle oğlak olarak gösterilir. Bazen de yarısı balık, yarısı oğlak biçiminde gösterildiği de olur.
İkd al-Cuman fî Tarih Ehl ez-Zaman, TSM B 274
KOVA – DELV
Kamer, Delv burcuna geldiğinde bahçeyle, tarımla uğraşmak, içki içmek, bilimle uğraşmak olumlu yorumlanır. Minyatürlerde elindeki kaptan su döken biri ya da kuyudan su çeken biriyle gösterilir.
B.K, BL Or. 12921
BALIK – HUT
Kamer, Hût burcuna geldiğinde hamama gitmek, şeyhleri görmek, din adamlarını görmek, ilaç içmek, yüksek makamlardan istekte bulunmak, Allah’a ibadet etmek, dostları çağırmak, tarımla uğraşmak olumlu yorumlanır.
Metâliü’l Saâde, BN suppl. Turc 242
Derleyen: Prof.Dr.Metİn And
Gök cisimleri mitologyasında en önemli yeri burçlar ve gezegenler almış. Minyatür sanatında çok ilginç örneklere rastlıyoruz.
Bu konuyla ilgili, sizlere ilginç gelebileceğini düşündüğüm minyatürleri ve Osmanlı mitologyasıyla ilgili bilgileri elimdeki kaynaklardan, olduğu gibi, yorumsuz buraya ekliyorum.
Burçların on iki olması Roma’da gerçekleşmiştir. Çeşitli kültürlerde bunların sayısı çok daha fazladır.
Örnekler:
Tanrı Baal (Bel), gökyüzünü kurarken on iki ayın her biri için üçer burç dikmişti.
Tanrı Marduk, yörüngeyi on iki burca bölmüştü.
Yunanlı matematikçi Eudoxus’a göre 44 burç vardır.
Ptolemy ise 48 burç sıralar.
Hindularda Budizm’de 28 burç vardır.
On iki burcu ve yedi gezegeni adlarıyla şiirinde belirten ilk Türk mesnevisi olarak kabul edilen ve Hakaniye Türkçesiyle yazılmış olan Yusuf Has Hâcib’in 11. yüzyıldan kalma ünlü yapıtı Kutadgu Bilig’in ilgili yerinin çevirisi:
"Tanrı ile söze başladım; o yaratan, yetiştiren ve göçüren rabbimdir.
Bütün âlemi dilediği gibi yarattı; dünya için güneş ve ayı aydınlattı.
Bak, feleği yarattı durmadan döner; onunla birlikte hayat da durmadan devreder.
Mavi göğü ve üzerinde yıldızları yarattı; karanlık geceyi ve aydınlık gündüzü var etti.
Bu yıldızların bir kısmı süs, bir kısmı kılavuz, bir kısmı öncüdür.
Bir kısmını halk için aydınlatmıştır; bir kısmı kılavuzdur, insan yolunu kaybederse, bunlarla bulur.
Bazıları daha yüksek, bazısı daha alçaktır; bazıları daha çok, bazısı daha az parlaktır.
Bunlardan en üstte Zuhal dolaşır; bir burcda iki yıl sekiz ay kalır.
Ondan sonra ikinci olarak Müşterî gelir; bir burcda oniki ay kalır.
Üçüncü olarak Merih gelir, gazapla dolaşır; nereye bakarsa, yeşermiş olan kurur.
Dördüncüsü Güneş’tir, dünyayı aydınlatır; yaklaşanları, karşısına gelenleri ışığı ile aydınlatır.
Beşincisi Zühre’dir, sevimli yüzünü gösterir, sana severek bakarsa, müsterih ol.
Bundan sonra Utarît gelir; ona kim yaklaşırsa, dilek ve arzularına kavuşur.
Bunlardan en altta bu Ay dolaşır; Güneş ile karşı karşıya gelirse, dolunay haline gelir.
Bunlardan başka bir de on iki burc vardır; bunlardan bazıları iki evli, bazısı ise tek evlidir.
Hamel bahar yıldızıdır, sonra Sevr gelir; Cevzâ ile Seretân dürtüşerek yürür.
Bak, Esed’in komşusu Sünbüle’dir; sonra Akreb ve Kavs’ın arkadaşı Mizân gelir.
Bundan sonra Cedî, Delv ve Hût gelir; bunlar doğunca gök yüzü aydınlanır.
Bil ki, bunlardan üçü bahar yıldızı, üçü yaz, üçü sonbahar ve üçü de kış yıldızıdır.
Bunların üçü ateş, üçü su, üçü yel ve üçü topraktır, bunlardan dünya ve memleketler meydana gelir.
Bunlar birbirine düşmandır; Tanrı düşmana karşı düşman gönderdi ve savaşı kesti.
Uyuşmaz olan düşmanlar kendi aralarında barıştılar; görüşmez olan düşmanlar öçlerini ortadan kaldırdılar."
Onlara göre on iki burcun her biri insanın belli bir yönünü etkiler;
Koç: İnsan bedeni ve kişiliğini,
Boğa: Zenginliği,
İkizler: Bilgi ve anlatım gücünü,
Yengeç: Sadakati, dehayı ve merak itkisini,
Aslan: Soy, zevk ve hayalciliği,
Başak: Sağlığı ve görev bilincini,
Terazi: Evlilik ve ortaklık duygusunu,
Akrep: Yeniden doğmayı ve ölümü,
Yay: İdeolojiyi, öteki ülkelerle ilgiyi,
Oğlak: Meslek, makam ve rütbeyi,
Kova: Umut ve dostluğu,
Balık: sınırlama ve kuşatma güdüsünü.
Burçlar Kur’an’da dört surede geçer. Bunların biri kale burcu olarak gösterilmiştir.(Nisâ S.78.). Üç surede de çoğul olarak gökteki burçlar şeklinde geçer. (Hicr.S. 16; Furkân S.6; Burûc S. 1)
On iki burç, Osmanlıca – Türkçe ve Batı dillerindeki adlarıyla...
1- Hamal --------- Koç -----------Aries
2- Sevr ------------Boğa ----------Taurus
3- Cevzâ ----------İkizler --------Gemini
4- Seretan --------Yengeç -------Cancer
5- Esed -----------Aslan ----------Leo
6- Sünbüle -------Başak ---------Virgo
7- Mizan ---------Terazi ---------Libra
8- Akreb ---------Akrep ---------Scorpius
9- Kavs ----------Yay ------------Sagittarius
10- Cedî -----------Oğlak ---------Capricornus
11- Delv -----------Kova ----------Aquarius
12- Hût ------------Balık ----------Pisces
Asur – Bâbil’de burç adları şöyledir:
Koç – Kusarikku
Boğa – Alpu
İkizler – Tuamu rabûti
Yengeç – Pulukku (olabilir!)
Aslan – Aru
Başak – Siru
Terazi – Zibânitu (Pençe anlamına geliyor..?)
Akrep – Akrabu
Yay – Kastu (Ok anlamına)
Oğlak – Saha (Keçi?)
Kova – Ka (?)
Balık – Nunu
KOÇ – HAMEL
Nevruz’un başlangıcı güneşin Hamel burcuna girdiği zamandır. Edebiyat eserlerinde bahar anılırken Güneş-Hamel-Nevruz üçlüsüne gönderme yapılır. Üçlü yıldızlarına Butayn denilir.
Kamer’in Hamel burcuna girince, işe başlamak, önemli kişileri görmek, ava, sefere gitmek iyidir. Bu burç minyatürlerde hep bir koç ile gösterilir.
İkd al-Cuman fî Tarih Ehl ez-Zaman, TSM (Topkapı Saray Müzesi) B 274
BOĞA – SEVR
Kamer’in burcu olduğundan sabah görülmez, burada Ay’ın kurban edildiğine inanılır. Güneş doğarken gökyüzünün kızıl olması ayın kanı olarak yorumlanır. Kamer, Sevr buruna geldiğinde evlenmek, mal ve davar almak, ekin ekmek, konuk çağırmak, yeni giyinmek olumlu yorumlanır. Minyatürlerde çoğunlukla sığır olarak gösterilir.
Acaibü’l Mahlûkât, BL Add.7894
İKİZLER – CEVZÂ
Yükseklik ve yücelikle anılır. Birbirine sarılmış iki çocuk gibi görüntülenir. Kamer, Cevzâ’ya girince haber göndermek, mektup yazmak, hesap kitapla uğraşmak, kitap ve şiir okumak, vezir görmek olumlu yorumlanır. Minyatürlerde birbirine sarılmış iki çocuk ya da bir bedende iki başla gösterilir.
İkd al-Cuman fî Tarih Ehl ez-Zaman, TSM B 274
YENGEÇ – SERETÂN
Kamer’in beyti olduğundan Burc-ı hilâl de denilir. Kamer, Seretân burcuna girince mektup ve elçi göndermek, avlanmak, özellikle su kuşları avlamak, yeni kıyafet biçip giyinmek, yıkanmak, şerbet içmek olumlu yorumlanır. Minyatürlerde genellikle yengeç ile gösterilir.
İkd al-Cuman fî Tarih Ehl ez-Zaman, TSM B 274
ASLAN – ESED
Bu burçta Güneş çok etkilidir. Hz.Ali’nin de aslanla ilgili adları vardır, bu burçla Hz.Ali arasında bir ilişki kurulur. Kamer, Esed burcuna girince, işe başlamak, padişah görmek, ulu kişilere dertlerini söylemek, düşman üzerine gitmek, savaşmak, savaş araçları hazırlamak, tılsım yazmak, yemin etmek olumlu yorumlanır. Minyatürlerde çoğunlukla aslanla gösterilir.
İkd al-Cuman fî Tarih Ehl ez-Zaman, TSM B 274
Metâliü’l Saâde, BN suppl. Turc 242
BAŞAK – SÜNBÜLE
Bu burca bakire anlamına gelen ‘Azrâ’ da denilir. Kamer, Sünbüle burcuna gelince, bilimle uğraşmak, semâ etmek, büyük kişileri görmek, derdini söylemek, bilimle uğraşmak, mektup yazmak, resim yapmak, düşmana saldırmak olumlu yorumlanır. Minyatürde, genellikle iki kanatlı, elinde başak tutan bir kızla gösterilir. Ya da elinde orakla ekin biçen bir erkekle gösterilir.
Acaibü’l Mahlûkât, BL Add.7894
Metâliü’l Saâde, BN suppl. Turc 242
TERAZİ – MİZÂN
Zühre gezegeninin beyti olduğundan birlikte anılır. Kamer, Mizân burcuna geldiğinde yeni giyinmek, mektup yazmak, sefere gitmek, kadınlarla yiyip içmek, çocuğunu okula vermek, düğün yapmak, elçi göndermek olumlu yorumlanır. Savaşmak ve satın almak iyi değildir. Minyatürlerde terazi olarak gösterilir.
B.K, BL Or. 12921
Metâliü’l Saâde, BN suppl. Turc 242
AKREB
Kamer, Akreb burcuna geldiğinde bilimle uğraşmak, çocuğunu okula vermek, güzel yazı yazmak, geometri ve yıldız bilimi öğrenmek, cinsel ilişkide bulunmak, büyük kişileri görmek iyi yorumlanır. Sefere çıkmak, hamama gitmek iyi değildir. Minyatürlerde akrep ya da elinde akrep tutan bir kişiyle gösterilir.
İkd al-Cuman fî Tarih Ehl ez-Zaman, TSM B 274
Metâliü’l Saâde, BN suppl. Turc 242
YAY – KAVS
Edebiyatta çok geçer. Kamer, bu burca geldiğinde hamama gitmek, kimya ile ilgilenmek, doğan avlamak, cinsel ilişkide bulunmak, bina yapmak, ilaç içmek, düşmana mektup yazmak, düşmana saldırmak olumlu yorumlanmıştır. Minyatürlerde yarısı insan, yarısı at, elinde ok ve yay tutan bir canlı ile gösterilir.
Acaibü’l Mahlûkât, BL Add.7894
Metâliü’l Saâde, BN suppl. Turc 242
OĞLAK – CEDÎ
Çoğunlukla Zuhal yıldızı ile birlikte anılır. Kamer, bu burca geldiğinde sefere çıkmak, ava gitmek, ulu kişileri görmek, bina yapmak, mektup yazmak, ata binmek, elçi göndermek olumlu yorumlanır. Minyatürde genellikle oğlak olarak gösterilir. Bazen de yarısı balık, yarısı oğlak biçiminde gösterildiği de olur.
İkd al-Cuman fî Tarih Ehl ez-Zaman, TSM B 274
KOVA – DELV
Kamer, Delv burcuna geldiğinde bahçeyle, tarımla uğraşmak, içki içmek, bilimle uğraşmak olumlu yorumlanır. Minyatürlerde elindeki kaptan su döken biri ya da kuyudan su çeken biriyle gösterilir.
B.K, BL Or. 12921
BALIK – HUT
Kamer, Hût burcuna geldiğinde hamama gitmek, şeyhleri görmek, din adamlarını görmek, ilaç içmek, yüksek makamlardan istekte bulunmak, Allah’a ibadet etmek, dostları çağırmak, tarımla uğraşmak olumlu yorumlanır.
Metâliü’l Saâde, BN suppl. Turc 242