Milli Piyango İkramiyesinin Her Zaman Mutluluk Getirmemesi

🕒 Konu sahibi 7 saat önce aktifti
1. 10 milyon lira kazanıp memurluktan istifa ettikten sonra tekrar memur olmak için başvuran Ayhan Yalçınkaya

Edirne’de SSK hastanesinde memur olarak çalışan Ayhan Yalçınkaya’nın, 1995 yılında aldığı Milli Piyango biletine dönemin parasıyla 10 milyar lira çıktı. Kendisiyle yapılan röportajlarda memurluğu bırakmayacağını söylese de bir süre sonra istifa etti ve ticarete atıldı. Babasını işi devrettikten sonra işler kötüye gidince bir otomobil kiralama şirketi açtı. Tüm nakit parasını inşaat halindeki evlere harcadı ve birden ortaya çıkan akrabalarına, eşine dostuna yardım etti. Bir süre sonra işler yolunda gitmedi ve maddi anlamda sıkıntıya girdi. Ancak borç verdiği dostları dahil kimse ona yardım etmedi. Hastaneye gidecek para bile bulamayan Yalçınkaya “Eskiden daha güzel bir hayatım vardı. Devlet memurluğuna devam etseydim belki param olmayacaktı ama huzurum olacaktı. O zaman çok mutluydum” diyor. Şuanda ise Edirne Belediyesi’nde sözleşmeli personel olarak çalışıyor. “Bir dairede annemler oturuyor. Diğer iki dairemin kirası ve iş yerimden gelen kazancımla geçimimi sağlıyorum. Şu anda devlet memuru olsaydım bin TL üzerinde maaş alırdım. Emekli olurdum, sigortam olurdu”

2. 2.5 liralık peynirli börek ve ıhlamuruyla kahvaltı yapan milyoner bilge

2012 yılında 10 milyon lira ikramiye kazanan 73 yaşındaki Yusuf Akoğlu, biletini kahvede otururken seyyar satıcıdan arkadaşlarının ısrarıyla aldı. Demir fabrikasında şoförlük yapıp emekli olduktan sonra köyünde hayvancılık yapmaya başlamıştı. Gözleri net görmediği için kahvedekilere biletini kontrol ettirdi. Büyük ikramiye çıktığını söyleyen arkadaşına inanmayıp birine daha kontrol ettirdi. O da aynı şeyi söyleyine Yusuf Akoğlu kayıplara karıştı. Köye akın eden gazeteceleri hiç görünmeyen Akoğlu, 3 gün sonra gerçekleşen dünürünün cenazesine bile gelmedi. 2 ay sonra sessiz sedasız köyüne dönen Yusuf Akoğlu eski hayatına devam ediyor. Her gün kahveye geliyor, böreğini ve ıhlamurunu içtikten sonra çıkıyor ve boyacı çocuğa ayakkabılarını boyatıp sadece bir iki teklik veriyor. Artık üretilmeyen eski arabasını kullanmaya devam ediyor, her gün fırından bayat ekmek alıyor. Sonra köhne gecekondusuna dönüyor. Ancak eski yaşamına tam olarak kavuşamadı çünkü artık Yusuf amcayla kimse konuşmuyor. Sebebi ise sürekli agresif davranışlar sergileyip, küfür etmesi…

3. İki defa büyük ikramiye kazanan “Milyarder Osman”

3 yıl arayla iki defa büyük ikramiye kazanan Osman Kaplan Denizli’de yaşıyor. 4 senede 7 milyon lirayı faizleri ve aldığı tüm gayrimenkuller de dahil olmak üzere harcayan Kaplan, en garanti paranın emekli maaşı olduğunu söylüyor. 1999’da borçları yüzünden hapse giren ve hapisten çıktıktan 3 gün sonra büyük ikramiye çıktığını öğrenen Milyarder Osman borçlarını ödeyene kadar herkese ikramiyenin eniştesine çıktığını söylemiş. Ayrı olduğu eşiyle de ikramiye çıktıktan sonra barışmış. Aldığı parayla kardeşlerinin hayatlarını agranti altına almış, eşe dosta evler almış, sünnet düğünleri yapmış. Kısacası tüm parasını dağıtmış. Ayrıca bankaya yatırdığı paranın faiziyle her ay birine ev alıyormuş. Kendine hiçbir şey almayan Milyarder Osman 2001 yılında çıkan ikramiyeyi ise nasıl olsa yine çıkar düşüncesiyle harcamış. Parasının çoğunu da İstanbul’da eğlence hayatında harcayan Kaplan “Vallahi beni para bozmadı. Hiç parayı görmediysen belki bozulabilirsin ama benim batmadan önce dört tane marangozhanem vardı. Ben paraya çok önem vermem. Cebimde harçlığım olsun yeter. Yarına Allah kerim. Bayat parayı hiç sevmem, taze olacak.” diyor.

4. Milli Piyango kazanıp yaşlılık aylığıyla yaşayan 82 yaşındaki Ahmet Sarı

Ahmet Sarı, 1965 yılında kazandığı dönemin 10 bin lirası bugünkü değeri yaklaşık 3 milyon lira olan parayla 6 çocuğunu evlendirdi. Aldığı evleri ve koyunları da çocukları evlenip gittikten sonra satmak zorunda kalan Ahmet Sarı bir süre sonra eşinden de boşandı. Bankadaki 140 lirasına ise hiç işlem yapılmadığı için el konulmuştu. Herhangi bir sosyal güvencesi olmadığı için sadece yaşlılık aylığı alan Sarı, 78 kişinin kaldığı Çivril Huzurevi’ne yerleştirildi. “Bir zamanlar servetim hiç bitmez sanıyordum. Sağolsun devletimiz bana sahip çıktı. Bilet alacağım. İkramiye çıkarsa önce ev alıp, sonra da hacca gideceğim” diyor.

5. Önce zengin oldu sonra ayakkabı boyacısı

53 yaşındaki Mustafa Savgan, 1978 yılında 2 liraya aldığı biletle 10 bin lira ikramiye kazandı. Eşinden ayrılmak isteyip ayrılmayınca paranın eşine kalmasını istemedi ve harcamaya başladı. “Paralar eşime kalmasın diye harcamaya başladım. 150 memurun maaşını 2 ayda yiyordum. Eşimi de annesinin yanına gönderdim, evdeki bütün eşyaları satıp tekrar İstanbul’a döndüm. Yıl 1985’ti. Cağaloğlu’nda bir handa hem gece bekçiliği, hem de ayakkabı boyacılığı yapmaya başladım. Eşimin açtığı dava sonucu boşandım. Sevgi olmadan para bir işe yaramıyor. Hayatımda biri yok, sevgisizim ama huzurluyum” diyor. Mustafa Savgan’ın hikayesi “Kaybedebilme Kabiliyeti” isimli bir belgesele de konu oldu.

6. Nimet Abla’da çalışıp piyangoyu tutturan Bilal Yıldız

en çok biletin alındığı yer olan Nimet Abla’da çalışan Bilal Yıldız, 1996’da tutturduğu ikramiyeyi tam 1 ayda harcadı. O zamana göre tam 3 lüks ev parası olan ikramiyeyi harcayan Yıldız, “Hazıra dağ dayanmıyor. Büyük ikramiye kazananlar zengin oldum havasına girmesin, sade yaşamı tercih etsin. Aksi halde eski günlerinizi özler duruma gelirsiniz.” diyor.

7. 2 trilyon lira çıkınca kocasından boşandı

2003 yılında piyangodan o zamanın parasıyla 2 trilyon kazanan Yeşim Akyol sürekli kavga ettiği eşinden boşandı. Kocası ise “Para çıkınca çok değişti” dedi.

8. “Bütün umutlarınızı bilete bağlamayın.”

Samsun’da yaşayan Süleyman Orhan 18 yıl önce büyük ikramiyeyi kazandı ve talihsizlikler peşini bırakmadı. Parasını ticarete harcayan ve tüm işlerde zarar eden Orhan şuan kantin işletmeciliği yapıyor ve artık milli piyango bileti almıyor. “Eline ikramiyeden 5 kuruş geçmeyen insanların umutları heyecanları hepsi senin elinde olmuş oluyor, bence bu yüzden paranın hiçbir hayrını göremedik. Bütün umutlarınızı bilete bağlamayın.” diyor.

9. Kazandığı parayı hızla kaybedip çaycılık yapan Hayri Kaya

2003’de sayısal lotodan yaklaşık olarak 900 bin lira kazanan Hayri Kaya, o zamanlar bir bankada çaycılık yapıyordu. Haberi alan tüm tanıdıkların her gün evine dolduğunu söyleyen Hayri Kaya hiçbirini geri çevirmedi. İlk 2 ayda paranın dörtte birini harcadı. Kalan parasıyla PVS sektöründen halı sahacılığa kadar birçok farklı iş kurmuş ancak hepsi battı. Ardından dolandırılan Hayri Kaya hapse girdi. Tüm parasını harcayan üzerine bir de borçlanan Kaya’nın elinde kalan tek şey olan evine de icra geldi. Ailesiyle birlikte akrabalarına hatta camiye sığınmak zorunda kaldı. Şuan ikinci şansı için bekliyor. “Bu kez kafamı kullanacağım. Asla bilmediğim işe girmeyeceğim. Gerçek ihtiyaç sahiplerini bulup sevindireceğim. Bu kez paramı hayır işlerinde kullanacağım” diyor.​
 
Parayı tutmayı bilmeyenlerin çilesi bunlar. Bana çıksın bak parayı nasıl arttırıyorum :hi:
Bi kaç ay hiç paraya dokunmam planımı yaparım, kimseye öyle para dağıtmam. Ne yapabilirim para ile diye plan yaparım. Hatta patronumla konuşur bu işe girerim :D
 
bunla ilgili çok hikaye var fakat insan kendinde mutsuzsa her ne ikramiye çıkarsa çıksın içte hep aynıdır mutlu olmayı biliyorsa çok da iyi yaşar çıkan parayla
 
O parada herkezin ümitleri var berki tüyü bitmemiş yetimin bile hakkı var kimin parasını kazandıgını sanıyor ki kazanana hayır eder mi hic o para haksız kazanılmıs para bir nevi kumar 1 ver 100 al vs sonra evin barkın hayatın kaysın .
 
Bana çıksın hepsini evde kalmış kızlar derneğine bağışlarım.

Benim parada pulda gözüm yok.

Şaka la bana çıksa var ya dünyalar benim olur.

Konudakiler gibi çar çur edip parayı hemen bitirmem.

Yatırım yapıp katlarımda katlarım.
 
Çatır çatır yerim
Haydan gelen huya giderken
 
61 milyonmuş
kesin trabzonlu birine çıkar mk.şaka gibi ülkeyiz :d
 
İddaa, at yarışı, toto, loto, piyango gibi oyunların dinimizdeki yeri nedir? Helal mı yoksa haram mıdır?​

Bazı oyunlar kumara âlet edilmektedir. At yarışları, piyango, spor toto, loto ve karşılıklı bahis bunlardan bazılarıdır.

Piyango ve spor toto gibi oyunlar zaten kumar sayılmaktadır. Zira kumarın bütün özelliklerini içinde taşıyor. Piyango şeklindeki kumarın İslam öncesi Cahiliye devrinde de olduğu bilinmektedir. Onlar oklar üzerine işaretler koyar, oktaki çıkan işarete göre para alırlardı. İslâmiyet kumarın her çeşidini haram kıldığından, piyango da bunların içindedir. Nitekim bir âyet-i kerimede şöyle buyurulmaktadır:

"Ey iman edenler, şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir. Bunlardan uzuk durun ki kurtuluşa eresiniz."(Mâide Sûresi, 90.)

İslâmiyet böylece ortaya mal ve para konarak oynanacak hiçbir şans oyununa izin vermemiştir. Bazıları burada toplanan paraların fakirlere gittiğini iddia etmektedir. Eğer fakirlere, zayıflara ve düşkünlere yardım edilecekse, bu tip kurumlar kanalıyla olmasına gerek yoktur. İslâmın hukuk, toplum ve ahlâk düzeni, kimsesizleri korumak, hayır müesseselerini yaşatmak için kumar tertibine ihtiyaç duymamaktadır.

Karşılıklı bahis ve iddialaşmak gibi tertip ve oyunlar da aynı şekilde kumar sayılmaktadır. Meselâ, iki kişi yarışa çıkmadan önce birisi, "Eğer beni geçersen sana şu kadar vereceğim, şayet ben seni geçersem bana şu kadar vereceksin." derlerse böyle bir bahis kumara girer. Ancak tek taraflı olursa caiz olur. Yani taraflardan birisi,"Beni geçersen sana şu kadar vereceğim, fakat ben seni geçersem sen bana bir şey verme." der ve anlaşırlarsa böyle bir iddia meşrudur. Bu parayı alan kimsenin onu kullanması caizdir.

Top oyunlarında da, namazın geciktirilmesine veya terkine, başkalarına gösterilmesi caiz olmayan yerlerin açılmasına meydan verilmediği, vücudun yaralanmasına ve sakatlanmasına sebep olmadığı müddetçe bir mahzurdan söz edilemez. Bu hususlardan birisi söz konusu olunca meşru olmaktan çıkar.

(Mehmed Paksu, İbadet Hayatımız -1)
 


At,avrat,silah üçlüsü var. Sana at alıyorsam sende "kendine de avrat ve silah mı yoksa" diyorsan olay neye varıyor :p

işte o üçlünün atını bana avrat ve silahını da kendine alacaksın onu demek istedim.
Bir yere mi vardı ki :nee:
 
PİYANGO BİLETİ ALMAK CAİZ MİDİR?
PİYANGONUN HÜKMÜ KUMARLA AYNI MIDIR?​

Piyango, kumarın bir çeşidi olduğundan, piyango biletini alıp oynamak kesinlikle dinen haramdır. Onun yoluyla kazanılan mal da gayrimeşrudur. Cahiliyye döneminde piyango kumarına benzer bir kumar vardı. Şöyle ki:

Kumar oynayanların on bir tane okları vardı.

1. Fesben üzerine bir işaret.
2. Tev`em üzerine iki işaret,
3. Rakib üzerine üç işaret,
4. Hils üzerine dört işaret,
5. Nafis üzerine beş işaret,
6. Müsbil üzerine altı işaret
7. Mu`alla üzerine yedi işaret .

Her bir işaret birer paya işaret ediyordu. Kalan dört okun üzerinde ise işaret yoktu. Bunlar da musaddar, muzaaf, menih ve sefih`tir.

Oynayanlar bu okları boş torbaya koyup karıştırırlardı, sonra her ikisi birer ok çekerdi, ok üzerindeki işarete göre pay alırdı. Üzerine işaret olanı çıkmasa üzerine oynadıkları şeyin parasını oyuncu verirdi.

-alıntı-
 
2000'lerde bizim bir komşuda ciddi bir para kazanmıştı. Küçük olmama rağmen hala hatırlarım. Adamın tam parası bitti amansız hastalıktan kurtuldu. Tekrar bizim sitede ki evlerine geri döndüler. Hatta daha sonra icra falan gelmiş diye duydum ama İNŞALLAH en azından Tövbe etmiştir.

Yapmayın. Çok çabuk geçer farkına bile varmazsınız.
 
Geri