Michael Faraday Kimdir - Michael Faraday Biyografi

Konu sahibi son olarak 2616 gün önce görüldü

Michael Faraday (1791-1867)

Faraday_Micheal.jpg


Fraday'ın babası Ingiltere'nin kuzeyinden 1791 başında Newington köyüne iş aramak amacıyla gelmiş bir demirci idi. Annesi Faraday'ın zorluklarla dolu çocukluk döneminde ona duygusal yönden büyük destek olmuş, sakin ve akıllı bir köylü kadındı.Babaları çoğu zaman hasta olan ve iş bulmakta zorluk çeken Faraday ve üç kardeşinin çocukluğu yarı aç yarı tok geçti.

Aile Sandemancılar adlı küçük bir hıristiyan tarikatının üyesiydi. Faraday yaşamı boyunca bu inançtan güç almış, doğayı algılama ve yorumlamada bu inancın etkisi altında kalmıştır. Faraday çok yetersiz bir eğitim gördü. Bütün eğitimi kilisenin pazar okulu'nda öğrendiği okuma yazma ve biraz hesaptan ibaretti.

Küçük yaşta gazete dağıtıcısı olarak çalışmaya başladı. 14 yaşında çiftci çıragı oldu. Ciltlenmek üzere getirilen kitapları okuyarak bilgisini genişletmeye başladı. Encyclopedia Brtanica'nın üçüncü baskısındaki elektrik maddesinden özellikle etkilendi. Eski şişeler ve hurda parçalardan yaptığı basit bir elektrostatik üreteçten yararlanarak deneyler yapmaya başladı. Gene kendi yaptığı zayıf bir Volta pilini kullanarak elektrokimya deneyleri gerçekleştrdi.

Londra'daki Kraliyet Enstütüsü'nde Sir Humphrey Davy tarafından verilen kimya konferansları için bir bilet elde etmesi Faraday'ın yaşamında dönüm noktası oldu. Konferanslarda tutduğu notları ciltleyerek iş isteyen bir mektupla birlikte Davy'ye gönderdi. Bir süre sonra laboratuvara yardımcı olarak giren Faraday, kimyayı çağının en büyük deneysel kimyacılarından biri olan Davy'nin yanında öğrenmek fırsatını elde etmiş oldu.

1820'de Faraday, Davy'nin yanından yardımcılık görevinden ayrıldı. Hans Christian Orsted, 1820'de bir telden geçen elektrik akımının tel çevresinde bir magnetik alan oluşturduğunu bulmuştu. Fransız fizikci Andre Marie Ampere tel çevresinde oluşan magnetik kuvvetin dairesel olduğunu gerçektede tel çevresinde bir magnetik silindir oluştuğunu gösterdi. Ve bu buluşun önemini ilk kavrayan Faraday oldu. Soyutlanmış bir magnetik kutup elde edilebilir ve akım taşıyan bir telin yakınına konursa telin çevresinde sürekli olarak bir dönme hareketi yapması gerekecekti.

Faraday üstün yeteneği ve deneysel çalışmadaki ustalığıyla bu görüşü doğrulayan bir aygıt yapmayı başardı. Elektrik enerjisini mekanik enerjiye dönüştüren bu aygıt ilk elektrik motoru idi. Faraday bu deneyleri gerçekleştrip sonuçlarını bilim dünyasına sunarken elektriğin farklı biçimlerde ortaya çıkan türlerinin niteliği konusunda kuşkular belirdi.

Elektrikli yılan balığının ve öteki elektrikli balıkların saldığı, bir elektrostatik üretecin verdiği bir pilden yada elektromagnetik üreteçten elde edilen elektrik akışkanları birbirinin aynı mıydı? Yoksa bunlar farklı yasalara uyan farklı akışkanlar mıydı? Faraday araştırmalarını derinleştirince iki önemli buluş gerçekleştirdi. Elektriksel kuvvet kimyasal molekülleri, o güne değin sanıldığı gibi uzaktan etkileyerek ayrıştırmıyordu, moleküllerin ayrışması iletken bir sıvı ortamdan akım geçmesiyle ortaya çıkıyordu. Bu akım bir pilin kutuplarından gelsede, yada örneğin havaya boşalıyor olsada böyleydi.

ikinci olarak ayrışan madde miktarı çözeltiden geçen elektrik miktarına dorudan bağımlıydı. Bu bulgular Faraday 'ı yeni bir elektrokimya kuramı oluşturmaya yöneltti. Buna göre elektriksel kuvvet, molekülleri bir gerilme durumuna sokuyordu. 1839'da elektriğe ilişkin yeni ve genel bir kuram geliştirdi. Elektrik madde içinde gerilmeler olmasına yol açar. Bu gerilmeler hızla ortadan kalkabiliyorsa gerilmenin ard arda ve periyodik bir biçimde hızla oluşması bir dalga hareketi gibi madde içinde ilerler.

Böyle maddelere iletken adı verilir. Yalıtkanlar ise parçacıklarını yerlerinden koparmak için çok yüksek değerde gerilmeler gerektiren maddelerdir. Sekiz yıl boyunca aralıksız süren deneysel ve kuramsal çalışmaların sonunda 1839'da sağlığı bozulan Faraday bunu izleyen altı yıl boyunca yaratıcı bir etkinlik gösteremedi.

Araştırmalarına ancak 1845'te yeniden başlayabildi. 1855'ten sonra Faraday'ın zihinsel gücü azalmaya başladı.Ara sıra deneysel çalışmalar yaptığı oluyordu. Kraliçe Victoria bilime büyük katkılarını göz önüne alarak Faraday'a Hampton Court'ta bir ev bağışladı.
 
Michael Faraday özellikle elektromanyetizma ve elektrokimya alanındaki çalışmalarıyla bilinen 19.yy’ın en önemli bilim insanlarından birisidir.

İngiliz olan Faraday bir fizik ve kimya bilginidir.

Elektrolizin temellerini atmış aynı zamanda bugün indüksiyon teknolojisine sahip olmamızı sağlayan elektromanyetizma ilkelerini ortaya koymuştur.

Michael Faraday 1791 yılında Güney Londra da doğmuştur. Ailesinin durumundan dolayı çok iyi bir eğitim alamamıştır.

14 yaşında bir kitapçının yanında çalışmaya başlayan Faraday, burada birçok farklı bilimsel kitabı okuma şansı yakalamıştır.

1812 yılında Royal Enstitüsünde görev alan ünlü kimyager Humpry Davy den ders almaya başlamıştır.

Daha sonra kendisinin asistanı olmuştur.

Humpry Davy ve ekibi ile Royal Enstitüsünde çalışmaya başlayan Michael Faraday,1821 yılında bugünkü elektrik motorunun çalışma prensibi olan elektromanyetik rotasyon üzerine olan çalışmalarını yayımladı.

Bu çalışmasından sonra oldukça ünlenmeye başlayan Faraday, üniversite de ders vermeye başladı.

1831 senesinde elektromanyetik indüksiyonu buldu.

Elektromanyetik indüksiyon elektrik jeneratörlerinin ve dönüştürücülerinin altında yatan prensiptir.

Faraday’ın bu keşfi bilim dünyası için oldukça önemliydi çünkü elektriğin yeni bir aktarım metoduyla yeni teknolojilere aktarılması sağlanmıştır.

Günümüzde kullandığımız araban fırına kadar birçok teknolojik araç indüksiyon teknolojisinden yararlanır.

Elektromanyetizmanın kurucusu olan Faraday özellikle elektrik jeneratörünü bulmasıyla bilim dünyasında bilinir. Faraday bir etki yaratarak sürekli bir elektrik akımı oluşturmayı amaçlamıştı.

Bunun için kendisinden önceki bilim insanlarının düşünmediğini duşundu: sürekli bir elektrik akımı oluşturmak için manyetizmayı kullandı. Yaptığı deney düzeneği aslında oldukça basitti.

Manyetik alan oluşturmayı amaçlayan Faraday bakır bir disk aldı ve diski mıknatısın sabit kutupları arasında döndürmeye çalıştı.

Düzenekten elektrik akımı elde etmek içinse bakır telin içinden bir tel geçirdi.

Bu deney düzeneği sayesinde Faraday fizik dünyasına önemli bir katkıda bulundu: elektrik jeneratörünü buldu.

Bilim dünyasına manyetizma ilkeleri ve elektroliz prensipleri gibi birçok farklı alanda temel bilgiler kazandıran Michael Faraday, bilimsel araştırmalarını yaparken yararlandığı sezgisel yaklaşımlarıyla tanınır.

Fizik ve kimya dünyasının bu büyük bilim adamının bilime yaklaşımını diğer bilim insanlarından en çok ayıran yönü budur. Michael Faraday tam bir bilim aşığıydı.

Kendisine teklif edilen Kraliyet Enstitüsü başkanlığını iki kez reddetmiştir.

Ayrıca dönemin kraliçesinin ona “Sir” ünvanı vermek istemesi üzerine “Sonuna kadar Michael Faraday olarak kalmalıyım ”diyerek teklifini reddetmiştir.

Michael Faraday 1839 yılında bir bunalım dönemine girerek çalışmalarını bırakmak zorunda kalmıştır.

Bu ruhsal çöküntü döneminden çıkamayan bilim adamı bilimsel çalışmalarını bu tarihten sonra asistanlarına devretmiştir.

25 Ağustos 1867 senesinde bilim dünyasına oldukça önemli katkıları olan Faraday, Hampton Court’ta ölmüştür.

Arkasında elektrolizden indüksiyon motoruna kadar sayısız buluş ve yeni bir bilim anlayışı bırakmıştır.
 
bak bu dogru işte teşekkürler hanımefendi.
 
senin böyle konular açtığını görmek beni baya duygulandırdı anatolya, "sevdiğinin geri dönmesi için dua" gibi konularına baya alışmıştık.
 
Geri