Metrolarda ağlanmaz (Suriyeli çocuklar adına )

Konu sahibi son olarak 1664 gün önce görüldü
Metrolarda ağlanmaz...

1 vagondaki herkes aynı anda hüzünlenmez.
6 yaşında yalın ayak,
12 yaşında elinden tutan bir abisi...
Kimse'den tek kuruş isteyecek ne halleri,
Nede onları tercüme edecek dilleri...
Bombalar altında, yarısı yıkılmış evleri,
Sokağın sonunda kanlı ve oyuncaklı park yeri...
Halep' canlansın gözünde, ve dilenci diye yaftalamadan önce,
2 kardeşi takip et, Aksaray metrosunda inince,
İnsanların verdiği o bozuk paralarla,
köşe başındaki simitçi'den aldıkları, simide şahit ol !
Yalın ayak yürüdün mü hiç ?
Yada senin ayakların, onların ki gibi küçücükken,
kırk patikte bohçalı, kırmızı ayakkabılara sarılıyken...
2 kardeş gördüm, gözleri masmavi,
biri Filistin gibi bakıyor, öteki Şam...
Abisi kardeşine öyle sarılmış ki,
Onu her öptüğünde, sen hıçkırıklara boğuluyorsun.
Kayıtsız kalamıyor, kalp taşıyan insanlar...
Ve sen o gün;
At pazarında 'çay'a, çorbaya yatıracağın parayı,
2 kardeşi öperken, ceplerine sıkıştırı veriyorsun...
Dilenemeyen minik elleri, ve çıplak ayaklarıyla,
Fatih'e doğru çıkıyorlar, sırayla bir simitten ısırık alırken,
Arkalarından öyle bir bakıyorsun ki,
Ya Filistin, ya şam...
Minik ayaklarınızın altına paspas olsaydım sizin,
Belki üşümezdi ayaklarınız, ellerinizi sarıp sarmalasaydım.
Yırtılmış ceplerinizden çıkmazdı belki elleriniz...
Bilmem ki, kaç melek var yanınızda,
Mis gibi ter kokan, minik kıyafetlerinizi bağrıma basıyorum.


Bir metro anısı...

Muhammed yasir yaman​
 
Söyleyecek söz bulamıyor insan. Daha neler var, ta insanın içine oturuyor. Elden fazlası gelse keşke. Öğlenleri dışarıyı görmeyen yerlere gidiyorum uzun zamandır yemek için. Her köşede bir çocuk bir anne hatta bir aile. Boğazından geçmiyor insanın. Desen ki birini doyursan, diğeri gözünün içine bakıyor. Allah yardımcıları olsun, Allah kimseyi vatanından düzeninden etmesin.
 
Söyleyecek söz bulamıyor insan. Daha neler var, ta insanın içine oturuyor. Elden fazlası gelse keşke. Öğlenleri dışarıyı görmeyen yerlere gidiyorum uzun zamandır yemek için. Her köşede bir çocuk bir anne hatta bir aile. Boğazından geçmiyor insanın. Desen ki birini doyursan, diğeri gözünün içine bakıyor. Allah yardımcıları olsun, Allah kimseyi vatanından düzeninden etmesin.
Haklısınız Allah kimseyi bu duruma düşürmesin
 
evet dilenmiyor
ben yürüyerek hareket ettiğim halde soğuktan kıvranıyorum o bana kenarda oturmuş hüzünlü hüzünlü bakıyor
bi onlar eksikti
 
Çocuklar en hassas noktam.
Çaresizliğimiz kalbimi ağrıtıyo..


evet dilenmiyor
ben yürüyerek hareket ettiğim halde soğuktan kıvranıyorum o bana kenarda oturmuş hüzünlü hüzünlü bakıyor
bi onlar eksikti
Herkes ,her şey bir yana da ,konu çocuklar olunca herzaman herşeyin en iyisini ve güzelini hakediyorken evsiz barksız ve aç susuz ortalarda olması insanı, insanlığından utandırıyor hakikaten
 
Savaşları büyükler yapar kaybedenleri küçükler insan kendinde utanıyor bu çocukları görüp hiç bir şey yapamamaktan
 
İlahi adalete sığınıyoruz.. Onların da mükafat göreceği gün gelecek diye inanmamız sakinleştiriyo içimizi..
 
Hassasiyetleri anlıyorum ama ben çadırkentlerde görev yaptığım vede bizzat yaşadığım konuları sizlere aktarayım.
Ceylanpınar çadırkentinde görev yaptığım dönemde gerçek muhtaç insanların çadırlarına götürülen yardımı bile almaktan çekindiğini ihtiyacı fazlasını geri verdiğini, bunların aksine bazıları değil büyük çoğunluğunun ise verilen yardımı gizlice dışarı çıkarıp sattığını daha sonra çadırkente gelip yardım almadım diye günümüzde sokaklarımızda gördüklerimiz gibi türlü türlü rollere girdiklerini bizzat gördüm.

Dağıtılan 3 çeşit yemeğin sadece çorbasını yiyerek gerisini çöpe değil ortalığa atarak uzaklaşmalarını ve çöplerden şikayete gelmelerini,
Her mevsim verilen ayakkabıları dışarda satarak çadırkentte terlikle dolaşarak kendilerini acındırmalarını,
Savaştan kaçtıkları halde nargilelerini unutmayıp, onca uyarıya rağmen çadırda içmeleri ve yangınlara sebep olmaları sonucunda isyan ederek hastane, okul, afad ve kızılay çadırlarının taşlandığını yağmalandığını, kendisini unutarak o muhtaç insanlara yardım etmek isteyen personellere saldırarak linç ettiklerini bizzat gördüm yaşadım.

Şimdi şunu söylüyorum gerçek muhtaç insan asla sokaklarda kalmıyor çadırkentlerde yada akrabalarının yanında kimseye zarar vermeden kalıyor.
Sokaklarda görülenler asla muhtaç olanlar değil bundan emin olabilirsiniz.
 
Allah yardımcıları olsun
 
eyvallah üzücü durum da, türkiyenin açlığını böyle dile getirmiyorlar. Yan komşumuzdan haberimiz yok.

kendimize bu kadar üzülmüyoruz. Dahası. Türkiyede böyle bir iç savaş olsa hiçbir komşu ülke bizi almaz.
 
Geri