metrobüsteki başörtülü teyzenin ilginç dramı

Konu sahibi son olarak 2 gün önce görüldü
hani olur ya bi kıçımızı dayamalık köşe buluruz umuduyla, son solukta metrobüse attım kendimi. bir de baktım ki başörtülü bir ablamızın yanında boş bir yer var. toma kovalayan direnişçi edasıyla koşarak koltuğa doğru hareketlendim. ancak ablamız suratını bana çevirdi, bakışları o kadar sertti ki, o an o koltuğa oturursam 26 yıl tecavüzden yargılanacak bir ırz düşmanı olarak hissederdim kendimi. ancak o kadar da yorgundum ki ''ayakta duracağıma 26 yıl yatarım **Spam/Adversiting**'' diyip oturdum kadının yanına.

kadın 35-40 yaşlarında, türbanlı 75, türbansız 60 kilo civarı bi ablamızdı. herhangi bir temas olmasın diye, bir bacağım boşta, bir bacağım koltuktaydı. kaptan bir frene bassa koridordan şarampole uçup arka kapıya kadar yuvarlanacak pozisyondaydım. tam o sırada kadın bana doğru dönüp, ''öyle rahatsız olmuyor musun güzel güzel otursana koltukta'' demez mi!

başımdan aşağı kaynar sular dökülmeye başladı o an. kadın bildiğin yanaş demişti. metrobuste tıka basa dolu şimdi, başka boş yer olsa anında kalkacağım da el mahküm. hayır böyle iyiyim ya diyerek durumu geçiştirdim. ardından kadının telefonu çaldı, arayan kızıydı...



ellerim yoruldu birazdan devam edeceğim yazmaya.
 
merak ediyorum bakalım nereye bağlayacaksın...
 
konuşmalardan anladığım kadarıyla kadının kızı, caner adında bir oğlanın yanındaymış dünden beri ve bugün de orda kalacakmış. bağrı yanan gözü yaşlı ana da ''dün babana arkadaşında kalacak yalanını söyledim, bugün ne diyeceğim'' diyip lanet okuyordu kıza. ancak kız, ''caner de caner... gelmeyeceğim uydurursun sen bir şeyler'' diyip kapatıvermez mi kadının suratına.

kadının gözleri yaşarmıştı, resmen ağlıyordu. sanırım müdahale etmem gerekti. cebimden bir selpak çıkararak kadına uzattım ve ''buyrun'' dedim. kadın bu nazikliğimi geri çevirmedi ve gülümseyerek gözlerini sildi ve teşekkür etti. konuşmalara istemeden kulak misafiri olduğumu durumun zor olduğunu, her şeyin yoluna girmesi dileklerimi ilettim. kadın da durumu anlattı bana. hatta hızını alamayıp kızının caner'le fotosunu bile gösterdi. kız esra elönü tarzı, oğlan da bildiğin neymar.

tam kızı başörtüsüz hayal etmeye odaklanmışken, durağı kaçırdığımı farkettim. söve söve indim metrobüsten.

garipsediğim nokta; kadının tek derdi kocasına akşam ne yalan söyleyeceğiydi.
 
Geri