potterhead
Üye
-
- Katılım
- Ağustos 30, 2013
-
- Mesajlar
- 150
-
- Tepkime puanı
- 0
-
- Puanları
- 266
-
- Yaş
- 30
Ortaçağ simyacılarının deneyimlerinde parapsikolojik sayılabilecek öğeler yer almış. 1500’lü yıların ortalarına doğru Kraliçe Elizabeth’in gözde girişimcilerinden matematikçi
astronom ve astrolog John Dee kaybolmuş şeylerin yerlerini saptayacak aygıtı yapmak üzere deneylere başlamışlardı. Daha sonraları kötü şöhretli bir arkadaşının yardımını sağlayarak ruhlardan bilgi sızdırma deneyine yöneldi.
Dee
benzersiz deneylerden dolayı kraliçenin güvenini kazanmıştı. KEHANET olayını deneyleri ile anlamaya çalışıyordu. Kraliçe onun pratik girişimciliğinden ve araştırmalarından yararlanmak istemiş ve Dee’yi Avrupa ülkelerinin topraklarına karşı giriştiği komploloarı araştırma işi ile görevlendirmişti.
Dee
intelijans ajanı olarak hizmet verdiği dönemde kraliçeye sunduğu raporlarda imza olarak ‘007’ kodunu kullanıyordu. O dönemlerde
tanınmış skorler
bilimciler
poltergeistler; hortlaklar
olağanüstü yeteneklere sahip kişiler üzerindeki araştırmalarını sürdürdüler. Bunlar
manyetizma
ya da hipnotizma ile hastaların tedavi edilebileceği kuramını geliştirmeye çaba harcadılar. Psişik olaylar alanında düzenlemeli etüdler geliştirdiler. Ve sonuçta “mesmerizm” VE “SPİRİTÜALİZM” olguları ortaya çıktı.
Vinaya Üniversitesi sıralarında
tıp eğitimi aldığı 1760’lı yıllarda Franz Anton Mesmer bir teori geliştirmişti ; buna göre yeryüzünde organize canlı bedenler görülemez bir akımın etkisi altında güneş ay ve yıldızlardan aldıkları iletişimlerde bir ahenk ortaklığını paylaşırlar.
Bu kuram aslında önceleri yapılan akademik ve astorojik tasarımlardan kaynaklanıyordu. Böylesine deneylerde kullanılan mıktanıs enerjisi önemli yol göstericiydi.
Mesmer işte bu oluşumdaki deneyleri geliştirerek tedaviye mıknatıstan yararlanma yöntemlerini kattı. Bu işlemi de geliştirtikçe dokunma veya okşama yoluyla elde edilen “bedensel mıknatısı” tedavilerde kullanmaya başladı.
Tedaviler sırasında hastalar eklem kontrolünü kaybetme
ısparmoz
baygınlık hallerine uğruyorlardı. Mesmer ise bu durumların tedavide katlanılması gereken durumlar olduğunu ileri sürüyordu. Mesmer’in tedavi yöntemleri Viyana da pek az ilgi toplamıştı. O a bu yüzden 1778 yılında Paris e göç etti. Orada karşılaştığı ortam daha değişikti. Bilim adamları soğuk davransalar da halk onun görüşlerine ve deneylerine ilgi gösteriyordu. Mesmer de tedavi yöntemine
geniş ilgi toplayan mıknatıslandırılmış suyu eklemişti. Mesmerin ısrarlı iddialarına karşın
onun uygulamakta olduğu tedavi yönteminin geçerliliği konusunda bilim adamları da şüphelerini sürdürmekte inat ediyorlardı.
Bu durumda anlaşılmazlığı kökünden çözümlemesi için Kral XVI. Louis bir soruşturma komisyonunu görevlendirdi. Komisyonda o günlerin en seçkin bilim adamları görev almıştı. Aralarında
daha sonra ABD’nin Fransa Büyükelçiliğini yapacak olan Benjamin Franklin de bulunuyordu.
Fransa kralının görevlendirdiği bu bilimsel topluluk soruna kesin çözüm getiremedi. Bu arada Mesmer’in tedavi sistematiği ‘mesmerizm’ yayılmasını sürdürdü.
Dee
Dee
Vinaya Üniversitesi sıralarında
Bu kuram aslında önceleri yapılan akademik ve astorojik tasarımlardan kaynaklanıyordu. Böylesine deneylerde kullanılan mıktanıs enerjisi önemli yol göstericiydi.
Mesmer işte bu oluşumdaki deneyleri geliştirerek tedaviye mıknatıstan yararlanma yöntemlerini kattı. Bu işlemi de geliştirtikçe dokunma veya okşama yoluyla elde edilen “bedensel mıknatısı” tedavilerde kullanmaya başladı.
Tedaviler sırasında hastalar eklem kontrolünü kaybetme
Bu durumda anlaşılmazlığı kökünden çözümlemesi için Kral XVI. Louis bir soruşturma komisyonunu görevlendirdi. Komisyonda o günlerin en seçkin bilim adamları görev almıştı. Aralarında
Fransa kralının görevlendirdiği bu bilimsel topluluk soruna kesin çözüm getiremedi. Bu arada Mesmer’in tedavi sistematiği ‘mesmerizm’ yayılmasını sürdürdü.