Merhamet...

Konu sahibi son olarak 6 gün önce görüldü
Ormandaki, dağdaki hayvanlar bile yiyecek aramak için şehirlere inmeye başladı çünkü yaşayacak alan bırakmadık, doğal dengeyi bozduk. Sokaktakilerin ise gidecek hiçbir yeri kalmadı çünkü her yer binalarla doldu ve bu durumda bu hayvanları insan avlamakla suçlamak cidden akılalmaz bir tanımlama, inanılmaz...
Sokaktaki hayvanlar evcil hayvanlar. Sahipleri sokağa atmış onları. Zamanında satın alırken yavruydular. Sonra büyüdüler ve masraflı oldular yada evden kaçtılar. Tabi ki yardım edelim. Ama sorumluluk onları eskimiş bir eşya gibi çöpe yakın bir yere atanlarda. biz sorumluluk alan insanlar hangisine yetişeceğiz? Onlar da kendilerince birilerine yaranarak bir şeyler elde etmeye çalışıyor. Bu da onların kendi geliştirdikleri bir hayat mücadelesi.
 
google map üzerinden bi bakın derim. tahayül edemeyeceğimiz kadar yaban topraklar mevcut.
öyle pek istilacı değiliz, mübalağa ediliyor.

akabinde ben kedi/köpek cinsi sıklıkla karşılaştıklarımıza istinaden yazdım. şehir dışına çıkıldıkça, açlıktan kırıldıkları belirgin şekilde görülüyor.

dünyanın nüfusu da abartılıyor, gezegenimiz su ve gıda ihtiyacını karşılayabiliyor. rejimler ve sistemler bazı kesimleri aç bırakıyor.

çok klasik söylevlerde bulunuyorsun, inciniyorum.
Dünya, su ve gıda kıtlığına doğru yol alırken bu cümleleri hangi mantıkla kurduğunu merak ettim. Yakında kuraklık yüzünden çoğu şehir yaşanmaz olacak.
Kedi-köpeğin, yerleşim yerinden uzakta, doğal alanlarda yaşaması derken, orada açlığa terk edilmiyorlar ve yine belediye beslenme desteği veriyor.
 
Çaresiz kalmak ne demek Sen biliyormusun acıktığını söyleyememek veya susadığında bir şey söyleyememek? Ben çok iyi biliyorum çünkü; yaşadım. Kaza yaptığımda konuşamadım yürüyemedim, 4 ay boyunca yatalak kaldım. Milletin Gözlerinin içine bakarak acıktığını anlatabilmek veya susamış olduğunu bildirememek nasıl bir şey biliyor musun sen, hayır bilemezsin. Allah'tan benim yanımda Anne babam vardı hep İhtiyaçlarımı karşıladılar, ama o gün diyorum ya onlar olmasaydı, böyle düşün birde bakalım. Öyle bir duruma düştüğünde etrafında kimse yok. Ancak onların insafına gelirse yaşayabileceğini düşün ne yapardın? Onlar da etrafındakiler yani sana; Defol Git yanımızdan ne yaparsan yap.. dese ne yapardın? Bazen hastanelerde refakatçi kalırım o zaman gece boşsun ya dolaşırsın hani bazıları da bakarım Yaşlı insanlar var yanında kimseler yok işte o zaman kalbime bir şey oturur. Yanına gider sorarım amcam veya teyzem nasılsın iyi misin? Bir isteğin varmı? Var mı bir ihtiyacın ben bu gece anne&babamın yanında refakatçiyim varsa ihtiyacın ben gidip geleyim derim. Bilirim ki o insanlarda ister yanlarında bir evraklarının olmasını yani hastane köşelerinde tek başında durmak zor iş gariplik böyle bir şey Allah kimseyi tek ve çaresiz bırakmasın Sen de biraz değerlendirmelerine dikkat et..! Merhameti olmayana Merhamet edilmez unutma!
Aşırı merhamet kendine zarar. Bırakalım kendileri mücadele etmeyi öğrensinler. Sana bağımlı kaldıklarında ve sen başka bir yere taşındığında gerçekten ortada kalırlar.
 
Dünya, su ve gıda kıtlığına doğru yol alırken bu cümleleri hangi mantıkla kurduğunu merak ettim. Yakında kuraklık yüzünden çoğu şehir yaşanmaz olacak.
gezegenimizde su ve gıda kıtlığı yok! nakliye sıkıntısı var. nerede su aradında bulamadın? nereye ekin ektinde baş vermedi?
çöl geçen arap yarımadasında binlerce su kuyusu var, uydudan dahi görülebiliyor.
afrika'nın tarım toprak derinliği 30 metre, türkiye'nin ise 30-40 cm arası. akabinde afrika kıtası devasa büyüklükte!
harita üzerinde görsellere değilde coğrafi yüzölçümlerine bi bakın.

sen istiyor eve tazyikli su gelsin? verecek 100 usd.
Kedi-köpeğin, yerleşim yerinden uzakta, doğal alanlarda yaşaması derken, orada açlığa terk edilmiyorlar ve yine belediye beslenme desteği veriyor.
konumuz belediyenin gıda desteği değil, insandan uzakta aç kalıyor olmaları.
 
gezegenimizde su ve gıda kıtlığı yok! nakliye sıkıntısı var. nerede su aradında bulamadın? nereye ekin ektinde baş vermedi?
çöl geçen arap yarımadasında binlerce su kuyusu var, uydudan dahi görülebiliyor.
afrika'nın tarım toprak derinliği 30 metre, türkiye'nin ise 30-40 cm arası. akabinde afrika kıtası devasa büyüklükte!
harita üzerinde görsellere değilde coğrafi yüzölçümlerine bi bakın.

sen istiyor eve tazyikli su gelsin? verecek 100 usd.

konumuz belediyenin gıda desteği değil, insandan uzakta aç kalıyor olmaları.
Uzakta aç kalıyor derken nasıl bir çözüm öneriyorsun? Şehirde de istenmiyorlarsa nereye gidecek bu hayvanlar?
 
Son düzenleme:
Uzakta aç kalıyor derken nasıl bir çözüm öneriyorsun? Şehirde de istenmiyorlarsa nereye gidecek bu hayvanlar.
çözüm önermiyorum, ben evimde hiç günah işlemeyerek sadece istilacı savınıza katılmadığımı beyan ettim.
 
Uzakta aç kalıyor derken nasıl bir çözüm öneriyorsun? Şehirde de istenmiyorlarsa nereye gidecek bu hayvanlar?
Kısırlaştırılsınlar. Çok çoğalıyorlar. Doğa'da birbirlerini yedikleri için bu kadar çoğalamıyor hayvanlar. Doğa'da denge bu şekilde korunuyor.
 
Kısırlaştırılsınlar. Çok çoğalıyorlar. Doğa'da birbirlerini yedikleri için bu kadar çoğalamıyor hayvanlar. Doğa'da denge bu şekilde korunuyor.
Kısırlaştırma yapılıyor ve öyle doğaya salıyorlar fakat evden bırakılanlar var ve onları tespit edene kadar yavruları olup çoğalabiliyorlar.
Doğal yaşam alanları da zaten belediyenin destek verdiği ve aç kalmayacakları ortamlar oluyor ve tek amacı da hayvanların sokak aralarında yaşamak zorunda kalmaması, özgür bırakıp doğalarına yakın yaşama imkanı sunmak.
 
bu arada kısırlaştırmaya da katılmıyorum çünkü tanrılığa soyunmak olduğunu düşünüyorum.
fekat çözümüm yok sadece görüş beyan ettim : )
 
Gardaş Googledan bah heryer boş demek de nasıl bir bakış açısı. Grönlandda mı yaşayak Himalayaya mı çıkak Dakarda mı villa arazisi alak naaapak. Yaşanacak yerler belli. Maymun gibi cangılda mı gezek? Gerisi okyanus zaten.
 
glimax neşem çok yerinde onçün selam ve dua ile diyerek gidiyorum.
kıymetli lefty demek gahgaha attın : )
 
Eve gidiş güzergahımda bir ağaç altında ve ara sokak köşesinde virane, derme çatma bir yapı vardı, tek katlı bir oda gibi.
İçinde orta yaşlı bir adam yaşardı, sokaktan topladığı eşyaları girişe yığardı.
Kimi gün onu yeni şeyler taşırken görürdüm. Son gördüğümde iki arkadaşı ile kapı önüne yer sofrası kurmuş kahvaltı ediyorlardı.
Hayat ne olursa olsun o an mutlu gibiydiler.
Haziran ayında polisler ve başka toplayıcılar eşliğinde eve girildiğini, evdeki şeylerin paylaşıldığını gördüm. Demek ki bir şeyler olmuştu.
Bir hafta sonra evi yıkıldı. Demek ki vefat etmişti. O arsa otoparka çevrildi
Sanki orada o yaşantı ve o insan hiç olmamış gibi ağaç altında artık arabalar var, benimse aklımda kalan o son kahvaltı.
İnsanlar geliyor geçiyor, kimi zaman zihne üşüşen o hüzünlü görüntüler düşüncede bir iz ile yüreği sızlatıyor.
 
Son düzenleme:
Geri