N
Nefertiti
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Merhaba,
Beni tanımıyorsun, en çok da bu yanını seviyorum sana yazarken. Beni tanımanı istemiyor kalbim, sadece dinlemeni. Dinlemeni ve aynı duyguları paylaşmanı benimle .. Herkesten en yakın olacağız birbirimize. Eğer susmazsak paylaşırsak saçma bulmaz, anlamlarda buluşursak.
Aklım hep geriye dönerdi, anılara, yaşanmışlara, yaşanmamışlara.
Bir balığın habersizce ecele takıldığı gibi, takılırdı mazim Rakamlarda değildi hüneryaşanmışlıklarla geliyordu olgunluk, tabi hüner buysa.
Ve hala –sanırım- büyüdüm'lü yaşlar içindeyim.
Çok tatlı ama! Çok umarsız her şey. Buysa büyümek geç kalmışım diyesim var.
Düşünmemek her şeyi dilediğince gönlünden geçtiğince an'ı yaşamak; yarını yokmuşcasına. Kaç yarınımız vardı ki zaten.
İşte bunu kavramak.
Yarın yokmuş gibi yaparsa insan bugün daha başka yaşanıyordu yaşam.
Daha çok daha başka ..
Gelen yarınlara gelecek günlere de bir şeyler götürmeliydi insan.
Bu düne kadar ki düşüncem. Eskiden yani dün mesela yarınlar için hazırlık yapardım belki de.
Hani herkes gibi. İyi bir işim olsun param olsun düşünmeyeyim onu bunu.
Bana göre değildi bunlar.
Evet yarınlara bir şeyler götürmek zorunlu diyorsanız ben sevgi biriktireceğim.
Eskisi kadar harcanmış değil.
Seçilmiş yerini bulmuş sevgiler. Biraz da aşklarımdan katacağım içine.
Aşkı bulmakla aşkın olmadığına inandığım köprülerden indim artık.
Aşk vardı hatta aşklar vardı. Her şey aşktı. Doyasıya yaşadığın bugünündü aşk.
Ne olduğunu anlamadan içine düşmeliydi aşkın senin olmayacağını bildiğindi aşk.
Bir ömre hapsedilecek alışkanlıklar aynı sabahlarda uyanmalar kavgalar gürültüler değildi aşk.
Acı çekmeyi sevenler seçimlerini bu yönde kullananlara -bize- göreydi aşk.
özgür.
Çok sürmeden arada kanatılacak yaralardı aşk.
Ömürde kalan sevgiyse ne ala aşkı sığdıran varsa bir ömre güler geçerim şimdilerde.
Ansızın sorgusuz baş döndüren bitecek sabahlardaydı aşk.
Mutlu ol ve sevdiğince sevil!
Bir Dost...
Beni tanımıyorsun, en çok da bu yanını seviyorum sana yazarken. Beni tanımanı istemiyor kalbim, sadece dinlemeni. Dinlemeni ve aynı duyguları paylaşmanı benimle .. Herkesten en yakın olacağız birbirimize. Eğer susmazsak paylaşırsak saçma bulmaz, anlamlarda buluşursak.
Aklım hep geriye dönerdi, anılara, yaşanmışlara, yaşanmamışlara.
Bir balığın habersizce ecele takıldığı gibi, takılırdı mazim Rakamlarda değildi hüneryaşanmışlıklarla geliyordu olgunluk, tabi hüner buysa.
Ve hala –sanırım- büyüdüm'lü yaşlar içindeyim.
Çok tatlı ama! Çok umarsız her şey. Buysa büyümek geç kalmışım diyesim var.
Düşünmemek her şeyi dilediğince gönlünden geçtiğince an'ı yaşamak; yarını yokmuşcasına. Kaç yarınımız vardı ki zaten.
İşte bunu kavramak.
Yarın yokmuş gibi yaparsa insan bugün daha başka yaşanıyordu yaşam.
Daha çok daha başka ..
Gelen yarınlara gelecek günlere de bir şeyler götürmeliydi insan.
Bu düne kadar ki düşüncem. Eskiden yani dün mesela yarınlar için hazırlık yapardım belki de.
Hani herkes gibi. İyi bir işim olsun param olsun düşünmeyeyim onu bunu.
Bana göre değildi bunlar.
Evet yarınlara bir şeyler götürmek zorunlu diyorsanız ben sevgi biriktireceğim.
Eskisi kadar harcanmış değil.
Seçilmiş yerini bulmuş sevgiler. Biraz da aşklarımdan katacağım içine.
Aşkı bulmakla aşkın olmadığına inandığım köprülerden indim artık.
Aşk vardı hatta aşklar vardı. Her şey aşktı. Doyasıya yaşadığın bugünündü aşk.
Ne olduğunu anlamadan içine düşmeliydi aşkın senin olmayacağını bildiğindi aşk.
Bir ömre hapsedilecek alışkanlıklar aynı sabahlarda uyanmalar kavgalar gürültüler değildi aşk.
Acı çekmeyi sevenler seçimlerini bu yönde kullananlara -bize- göreydi aşk.
özgür.
Çok sürmeden arada kanatılacak yaralardı aşk.
Ömürde kalan sevgiyse ne ala aşkı sığdıran varsa bir ömre güler geçerim şimdilerde.
Ansızın sorgusuz baş döndüren bitecek sabahlardaydı aşk.
Mutlu ol ve sevdiğince sevil!
Bir Dost...