Maya Uygarlığı

Konu sahibi son olarak 3329 gün önce görüldü
Mayalar Hakkında Bilgi

Orta Amerika'nın Kızılderili halkı. Kelimenin tam anlamıyla maya, Yucatan yarımadası yerlilerine ve onların anadillerine verilen addır. Bununla birlikte, eski maya medeniyeti. Mayaların kültür bölgesi veya maya-kişe dil gruplarını belirtmek gibi çeşitli ve geniş anlamlar da taşır.

Modern Yucatan Mayaları
Günümüzde, Mayalar etnik yönden, Yucatan yarımadasındaki nüfusun en büyük kısmını meydana getirirler. Fizik olarak kısa boylu (boy ortalaması: erkeklerde, 1,55 m; kadınlarda, 1,42 m'dir), kuvvetli yapılı, son derece yuvarlak kafalı, derileri bakır renginde veya siyahla koyu kahverengi arası, düz, kalın saçlı insanlardır. Birçoğunun gözlerinde epikantus vardır.
Kültür yönünden, yerli hayat seviyesi köklü değişimlere uğramıştır: bu değişim, ilkin İspanyol fetih ve sömürgeleştirmesiyle, daha sonra da, batı sanayi medeniyetinin etkisiyle oldu. Bu etkenler yarımadanın doğu kısmında (Quintana Roo) çok daha az duyuldu.
Bölge halkı sömürgeleştirme sırasında İspanyollara karşı ayaklandı ve büyük bir inatla geleneklerini korudu. 1847'de, Meksika'nın bağımsızlığını kazanmasından sonra, Yucatan'ın, İspanyolların üç yüzyıldan beri sömürgeler kurdukları bölgelerde yaşayan yerliler, beyaz şeflerine karşı ayaklandılar (Kastlar savaşı).
Ayaklanma 1850'de bastırıldığı zaman bir kısım halk Quintana Roo cengellerine kaçtılar ve burada 1901'e kadar silâhlı direnmeye devam ettiler. Hattâ bu tarihten sonra bile, Quintana Roo'nun iç kısımlarında yaşayan yerli topluluklar ayrı yaşama siyasetini sürdürdüler ve Federal hükümetin herhangi bir müdahalesine karşı koydular ve siyasi bakımdan geleneksel kabile teşkilâtına döndüler, fakat 1935'ten itibaren Meksika milletinin bir parçası olma eğilimini gösterdiler.
Eski Mayalar
Bölge, İspanyolöncesi maya medeniyetinin yayıldığı alan şu bölgeleri kapsar: bugünkü Guatemala ve İngiliz Hondurası'nın tümü; Batı Honduras; El Salvador ve Meksika'da, Chiapas ve Tabasco'nun doğu kısımları; Campeche ve Yucatan devletleri ve Quintana Roo bölgesi. Bu coğrafi alan, Avrupalıların keşfi sırasında maya-kişe dili konuşulan alanla hemen hemen aynıdır. Yalnız Huaxtec'ler (Huastec'ler) maya-kişe dil grubuna ait bir dil konuşmakla birlikte, ispanyolöncesi maya sahasının dışında kalırlar.
Arkeologlar, Huaxtec'lerin dil yönünden akraba sayıldıkları Mayalardan, çok eski bir tarihte (belki M.Ö. 1000 yılında veya daha da önce) ayrıldıklarını ve huaxtec kültürünün diğer maya kültürlerinden geniş ölçüde farklı olduğunu ortaya koydular. Buna karşılık fetih sırasında, Guatemala'nın pasifik kıyılarında ve Lempa ırmağının güneydoğusunda El Salvador'da oturan Pipil'leri de eski maya alanına sokmak gerekir. Pipil'ler Orta Meksika'nın nahuatl dilinin değişik bir şekli olan nahuat dilini konuşurlardı.
Bununla birlikte arkeologlar Pipil'lerin oturduğu bölgenin, Guatemala dağlık bölgelerinin ve Batı Honduras'ın tarihiyle yakından bağlantılı olduğunu ispatladılar. Hem coğrafya, hem tarih açısından Maya'yı üç kısma ayırmak mümkündür:
1. Kuzey Maya, 18 derece 30' kuzey enlemini geçen Yucatan yarımadasını kapsar;2. Merkezi Maya, bu çizginin güneyindeki ovalar ve dağ etekleriyle Chiapas-Guatemala dağlık bölgelerinin kuzeyini kapsar;3. Güney Maya, Chiapas Guatemala dağlık bölgelerini, Guatemala'nın pasifik kıyılarının batısına düşen kısmını içine alır.
Kültür yönünden Maya, etnologların Meso-Amerika adını verdikleri geniş kültür alanının güney kısmını teşkil eder. Meso-Amerika, Merkezi ve Güney Meksika'yı, İngiliz Hondurası'nı, Guatemala'yı, Batı Honduras'ı ve El Salvador'u kapsar. Bölgesel ayrılıklara rağmen, İspanyolöncesi devirlerde Maya'da gelişen medeniyetler temel olarak yerleşik tarımın köklerini de kapsayan ortak bir kültürü paylaşır. Bu kültürün başlangıcı M.Ö. 1000 yılından öncesine kadar çıkar.
İlk Devirler
Botanikçiler Chiapas-Guatemala dağlık bölgesini, ekilen bitkilerin gelişmesi yönünden önemli bir merkez kabul ederler. Bu bitkilerin başlıcaları fasulye (Phaseolus vulgaris) ve mısır çeşitleridir.
Mısırın anavatanının Güney Amerika olduğu ve Guatemala dağlık bölgesinde Tripsacum cinsinden yabani bir bitkiyle melezleştirme yoluyla, yalnız ılıman bölgelerde değil, aynı zamanda rutubetli tropikal ovalarda da yetişmesini sağlayacak birtakım özellikler kazandığı sanılır. Bu, Güney Maya'ya, ilk-maya (proto-maya) kültürünün gelişmesi alanında bir öncelik kazandırır. 1940'ların sonunda keşfedilen arkeoloji buluntuları bu bölgede, diğer kesimlerdekine benzer bir kültürün geliştiğini ortaya çıkardı.
Maya bölgesindeki yerleşik kültürlerin ilk devrine Gelişme devresi, Arkaik veya Klasiköncesi devir adı verilir. Aşağı yukarı M.S. 200'de son bulan bu devrin kesin başlangıç tarihini vermeye yetmez. Bununla birlikte, Meso-Amerika'nın diğer kısımlarıyla karşılaştırmalar yaparak, bulunan en eski kültür kalıntılarının M.Ö. 1000 yılına veya daha da önceye ait olduğu söylenebilir.
Guatemala'nın dış mahallelerindeki çukurlarda bulunan aile kalıntıları, Güney Maya sahasında insan yaşadığının en eski delilleridir. Bu kalıntılar, mısırı olduğu kadar diğer bitkileri de yetiştirdikleri sanılan yerleşik halka aittir. Bu insanlar, sırıklardan yapılmış, saz damlı, kerpic evlerde topluluklar halinde yaşarlardı.
Kılıçlarını ve kazmalarını cama benzer çok sert bir volkanik taştan, taş baltalarını da yeşil taştan yaparlardı. Ayrıca sepet, hasır da örerlerdi. Çok güzel çömlekler, pişmiş topraktan insan veya maymun figürleri, kalıplar ve mühürler de meydana getirdiler. Bu kültür, Merkezi Meksika'nın arkaik kültürlerine yakın bir seviyededir.
Milât öncesinin son yüzyıllarından miladi tarihin başlarına kadar süren devir, Güney Maya'da kültürün en çok geliştiği bir dönemdir. Guatemala'nın güneybatısında arkeolojik bir bölge olan Kaminaljuyu'daki 200 küçük tepenin büyük bir kısmı bu dönemde yapılmıştır. Bu tepeciklerin en büyüğü piramit şeklinde bir platformdur (yüksk. 20 m), içinde hücre şeklinde iki mezarlık bulunur. Bu odalardan birinin ortasında, tahta bir platformun üzerinde hükümdarın cesedi uzanır.
Etrafını çeviren birçok insan cesedinin ona öbür dünya yolculuğunda arkadaşlık etmesi için kurban edildiği sanılır. Ayrıca, yeşim taşı, kemik, deniz kabuğu, pirit süslemeleri ve yığın halinde zarif çömlekler gibi zengin mezar sunguları da etrafını sarar. Bu derece ince iş ve emekle meydana getirilen mezar, insanlar arasındaki sosyal ilişkilerin ne kadar geliştiğini ortaya koyar. Pasifik kıyılarında da büyük arkeolojik bölgelerin olduğu bilinir.
Merkezi Maya'da insanların yaşadığını gösteren en eski kalıntılar, çömlekler, taş ve kemikten yapılmış âletler ve deniz kabuğu süslemeleridir. Bu kalıntılar, Guatemala'nın Peten idare bölgesindeki Uaxactun harabelerinde, daha sonraki bir devre ait olan yapıların altındaki bir yığınakta bulunmuştur. Değirmen taşlarına rastlanmaması, bu devirde Merkezi Maya'da henüz mısır yetiştirilmediğini gösterir.
Uaxactun'da veya Merkezi Maya'nın herhangi bir bölgesinde, bulunan en eski binalar bu yığınaktan daha sonraki bir devre aittir. Burası merdivenli ve yassı piramit şeklinde dış duvarları, alçıdan yapılmış garip insan yüzleriyle süslü bir tapınağın temelidir. Bu tapınağın milâdi yıl ile M.S. 250 arasında yapıldığı sanılır.
Kuzey Maya'da 1940'tan sonra yapılan araştırmalar, bu bölgeye yerleşme tarihinin Maya'nın diğer bölümleri kadar eski olduğunu ortaya koyar. Yucatan'daki yapı mimarisinin başlangıcı da, Peten idare bölgesindeki kadar eskidir. Yaxuna'daki (Yucatan) yüksek suni tepeciğin yukarıda adı geçen Uaxactun tapınağıyla aynı devre ait olduğu sanılır.
Klasık Devir
M.S. 300'den 900'e doğru merkezi bölgede gelişen medeniyet, hem Maya'nın en parlak, hem de İspanyolöncesi Amerika'nın en önemli medeniyetiydi. Silavanus Griswold Morley bu döneme "Eski Maya imparatorluğu" adını verdi.
Bu parlak dönemi niteleyen özellikler şunlardır: büyük mimari gelişme ve tonozlu taş binalar; yüksek piramitlerin tepesindeki tapınaklar (bu tapınakların en yükseği Tikal'deki IV. tapınaktır; yüksk. 70 m); heykelcilik, resim ve süslü çömleklerde büyük bir gelişme; hiyeroglif yazısı; ileri matematik (sıfır kavramı, sayı ve işaretler sistemi v.b.); astronomi alanında görülen büyük gelişmeler; karmaşık takvim hesapları ("cüzün hesap") dikilitaş kültü ve tabiat kuvvetleriyle doğrudan doğruya ilişkisi olmayan tanrılar.
Bu özellikler, J. Eric S. Thompson'ın dediği gibi "hiyerarşik kültür"ü meydana getirir. Bunlar, köy kültürünün unsurlarını gölgede bırakan, şehir kültürünün özellikleridir. Köy kültürünün unsurlarını çiftlik ve besin üretimi faaliyetleri, ev sanayileri ve doğrudan doğruya tabiat kuvvetlerine bağlı basit bir din meydana getiriyordu. Karmaşık takvim hesapları (zamanı ölçmek için yapılan uzun hesap sistemi) ve dikilitaş kültü, klasik maya medeniyetinin en orijinal özelliklerindendir.
Kültür Merkezleri
Klasik maya medeniyeti merkezlerinin, Tikal (Peten idare bölgesi, Guatemala), Halenque (Chiapas, Mexico) ve Copan (Honduras) olduğu sanılır. Diğer önemli yerler şunlardır: Usumacinta ırmağının drenajındaki (Meksika-Guatemala)
Bonampak, Yaxchilan ve Piedras Wegras; Uaxactun ve Holmul (Peten departmanı, Guatemala); Calakmul (Güney Campeche, Meksika); San Jose (İngiliz Hondurası) ve Aşağı Montagne vadisindeki (Guatemala) Qairigua.
Bazı akeologlar, bu merkezlerin birer gerçek şehir olduğunu kabul etmezler, onlara âyin merkezleri demeyi tercih ederler. Bu merkezlerin, bir şehir kadar geniş olduğu ve böylelikle nüfuslarının da çok olabileceği göz önünde bulundurulursa, bu merkezlerin dini olduğu kadar siyasi ve ticari merkez rolünü de oynamış olması muhtemeldir.
Güney Maya. Klasik dönem boyunca, Güney Maya ile Merkezi Meksika arasında sıkı ilişkiler kuruldu. M.S. 300 ve 600 yılları arasında Kaminaljuyu. Merkezi Meksika etkilerini, Copan'ın aşağısındaki Guatemala dağlık bölgelerine yayma merkezi hizmetini gördü.
1930'ların sonlarında, Alfred Vincent Kidder ve arkadaşlarının Kaminaljuyu'daki büyük mezarlarda ortaya çıkardıkları buluntular. Maya bölgesiyle Meksika vadisinin büyük bir merkezi olan Teotihuacan arasındaki ilişkileri açıklığa kavuşturur. Thompson, Pipil'lerin M.S. 700-850 arasında pasifik kıyılarına geldiklerini gösteren arkeolojik deliller keşfetmiştir.
Yucatan
Yucatan yarımadasındaki, Oxkintok (Yucatan devleti) ve Coba (Quintana Roo) harabeleri klasik döneme aittir. Uzak yerlere kadar uzanan bir yol sisteminin merkezi olan Coba özellikle, aşağı yukarı M. S. 600-750 yılları arasında gelişti. Yollarından biri 100 km kadardır. Yucatan, Campeche ve Quintana Roo'nun, Uxmal, Kabah, Sayil, Labna, Edzna, Santa Rosa, Xlabpak, Rio Bec, Xpuhil gibi birçok ünlü arkeoloji bölgesinin ve Chichen İtza'daki en eski binaların tarihi M.S. 600-100 arasına rastlar.
Çöküş Devri
Maya medeniyeti, belirli bir gerileme devrine girmeden, gelişmesinin doruğundayken birden çöktü. M.S. 800-900 (veya 950) yılları arasında, şehirler veya ayin merkezleri birbiri ardından söndü. Şehir kültürü (Thompson'ın "hiyerarşik kültür"ü) kayboldu ve yalnız köy kültürü kaldı. Bu tarihlerde köylerde bile nüfusun hayli azaldığı sanılır.
Bu buhranın sebepleri bilinmez. Bunu açıklamak için birçok varsayım öne sürüldü. Bazıları tamamen hayal mahsulüdür. En sağlam görünenler ise bu çöküşü toprağın kuvvetten düşmesine veya köylülerin hâkim sınıfa karşı ayaklanmalarına bağlarlar.
Arkeolojik belgeler de M.S. 630 yılından itibaren Merkezi Maya'nın kuzey ve güney bölgeleri arasında devamlı savaşlar olduğunu ortaya koyar. Maya medeniyetinin çökmesinde bütün bunların katkısı bulunmuş olabilir, yalnız bu faktörlerin Merkezi Maya'dan çok daha geniş topraklarda kendisini hissettirdiğini de belirtmek gerekir. Meso-Amerika, genel buhran dönemine IX. ve X. yy.larda girmiştir.
M.S. 900'den sonra Maya - Yucatan
Klasik devirde Yucatan'da gelişen merkezler X.yy.'da parlaklığını kaybetti. Bununla birlikte bu devri, toltec etkisi altında kültür yönünden bir canlanma devri izledi. Morley, Yucatan tarihinde, ispanyol fethine kadar süren bu döneme "Yeni imparatorluk" adını verir. Bu devir, Tabasco ve Güney Campeche'ten geldikleri sanılan İtza'ların akınıyla başlar.
İtzalar toltec kültüründen geniş ölçüde etkilenmişlerdi ve belki de başlarında toltec şefleri vardı. Bunlar Yucatan'da bir çeşit konfederasyon meydana getiren sülâleler kurdular. 987'ye doğru İzalar tarafından kurulan Chichen İtza, aşağı yukarı 1204'e kadar konfederasyonu yönetti.
Bu tarihlerde Mayapan ve Izamal hükümdarlarının ayaklanmaları Chichen İtza'nın hâkimiyetine son verdi. Bunu. Mayapan şehrinin hâkim olduğu bir devir izledi. 1460'a doğru yeni bir ayaklanma bu hegemonyaya da son verdi. Mayapan'ın düşmesinden sonra, Yucatan siyasi yönden, birbirinden bağımsız 18 kadar savaşçı hükümete bölündü. Kültür yönünden ise Chichen itza'nın düşmesinden itibaren bir gerileme olduğu gerçektir.
1511'de, gemi kazasına uğrayan 12 kadar ispanyol, Yucatan sahillerine vardı. Mayalar bunların çoğunu kurban etti. 1517'de Francisco Hernandez de Cordoba, Yucatan kıyılarına ilk keşif gezisini yaptı. Francisco de Montejo 1527-1528 ve 1531-1535 yılları arasında Yukatan'ı ek geçirmek için iki kere teşebbüse geçtiyse de başaramadı. Fakat oğlu Küçük Francisco de Montejo 1540-1546 arasında Yucatan'ı İspanya krallığının bir parçası haline getirmeyi başardı.
Güney Maya
Klasik medeniyetlerin çökmesinden sonra Toltec'ler Güney Maya'daki Guatemala dağlık bölgelerini de istilâ ettiler. İstilâcılar yerli sülâleler kurdular. İspanyolların gelmesinden önceki yüzyıllar sürekli savaşlarla geçti. Quiche'ler ve Cakchiquel'ler, Mam'ların, Tzutuhil'lerin ve Pipil'lerin elinde bulunan, dağlık bölgelerin Pasifik kıyılarındaki kakao üreten zengin toprakların bir kısmını ele geçirmeyi başardılar.
1500'e doğru, büyük aztek fatihi Ahuitzotl'un Chiapas'ta yaptığı savaş, pasifik kıyılarının fethiyle ve dağlık bölgede garnizonların kurulmasıyla sonuçlandı. Bununla birlikte Aztekler, bugünkü Meksika ve Guatemala sınırının daha ötesine yayılmadılar. 1524'te ispanyol kaptanı Pedro de Alvarado Güney Maya'yı fethetti.
Merkezi Maya
Merkezi Maya'nın bu devriyle ilgili elde çok az tarihi ve arkeolojik belge vardır. İlk İspanyol seferleriyle ilgili rivayetlere göre, bu bölgede nüfus dağınıktı ve bölge siyasi yönden bölünmüştü. Kasabalar, siper kazıkları ve hisar hendekleriyle tahkim edilmişti. Peten Mayaları bağımsızlıklarını ve kültür geleneklerini 1697'ye kadar korudular. Aynı yıl Martin de Ursua, Peten gölü çevresindeki son maya istihkâmlarının fethini tamamladı.
http://www.harbiforum.org/garip-olaylar/129122-maya-uygarligi.html#ixzz27mOK1PyN
 
1. Her ne kadar Maya uygarlığı işgal edilip yıkılmış olsa da hala Meksika ve Guatemala kırsalında Maya dili ve kültürü yaşamaktadır.

oOV4qR.jpg

2. Yukatan yarımadasında 7 milyon Maya'nın yaşadığı tahmin edilmektedir.

Y60vYj.jpg

3. Yeni doğan çocuklara doğdukları aya göre isim verilirdi.

VrDWGy.jpg

4. Maya tıbbı oldukça ileri seviyedeydi, yaralara insan saçı ile dikiş atılıyor, diş dolguları yapılıyor ve hatta protez diş kullanılıyordu.

bB67a0.jpg

5. Mayalardaki insan kurban törenleri bugün tavuklarla devam ettiriliyor.

6. Mayalar hem dini ritüeller hem de medikal amaçlı olarak bitkilerden elde ettikleri kimyasalları kullanıyordu.

7. Tıpkı Azteklerde olduğu gibi Mayalarda da sonu kurban edilmeyle biten, topla oynanan bir oyun mevcuttu.
Ve bütün büyük şehirlerde bu oyun için sahalar mevcuttu.

nOl0DR.jpg

8. Topla oynanan bir oyun dediğimize bakmayın, bu oyunda top genelde kesik başlar oluyordu.

p6nJAq.jpg

9. Bu oyun "Ulama" adıyla halen oynanıyor.
Ama merak etmeyin artık gerçek top kullanılıyor.

vP9gkp.jpg

10. Maya kültüründe saunaların ve ter banyolarının yeri büyüktü. Mayalar kötülüklerden bu sayede arındıklarına inanıyorlardı.

r1rgWz.jpg

11. Her ne kadar bugün çok sayıda Maya insanı hayatta olsa da, Mayaların yönettiği son devlet 1697 yılında İspanyol kontrolüne girmişti.

z0Mokg.jpg

12. Fotoğraflar sıklıkla karşılaştığınız Maya kalıntıları ve piramitleri büyük olasılıkla en büyük Maya kenti Chichen Itza'ya ait olandır.
Yakın zamanda devlet gerçek kişiden alıp kamulaştırmıştır.

9mNZ1O.jpg

13. Tutsaklar, köleler ve diğer kişiler kurban törenlerine maviye boyanıp işkence edilerek hazırlanıyordu.
Ardından piramidin tepesine çıkarılıp kalpleri sökülüyordu. Bazen asistan rahipler kurbanın derisini yüzüyor, ustaları bu deriyi giyip dans ediyordu...

3EzGGj.jpg

14. Bilinenin aksine Mayalarda sadece tek bir takvim yoktu ve bunlardan hiçbiri dünyanın sonu olarak 2012 yılını öngörmedi.

VrDWWR.jpg

15. Mayalarda kullanılan 3 takvim vardı, biri modern miladi takvim gibi bir yılı 365 gün olarak kabul ediyordu.
Uzun takvim döngüsünde kabaca her 2.880.000 günde bir takvimin sıfırlanması gerekiyordu ve bu süre 2012'de dolduğu için dünyanın sonu söylentileri çıktı.

qGvOZ3.jpg

16. Mayalar eski uygarlıklar içerisinde en gelişmiş yazı sistemine sahip uygarlıktı.
Binalar da dahil buldukları her şeyin üzerine yazı yazmaktaydılar.

BzYZVG.jpg

17. Maalesef İspanyol işgale sırasında bu yazıtların birçoğu kaybolmuştur.
20'nci ve 21'inci yüzyılda yapılan kapsamlı çalışmalar neticesinde kalan tüm yazıtlar derlenmiş ve tercüme edilmiştir.

r1rgqz.jpg

18. Tıpkı Aztekler gibi Mayalar da asla demir veya çelik kullanmadılar.

oOV4Ro.jpg

19. Düz bir alın, şaşı göz ve kemerli büyük burunlar Mayalarda asillik işareti sayılırdı.
Bunun için daha bebekken çocukların alnına bastırılır ve gözlerinin yakınına çeşitli objeler konularak şaşı olmaları sağlanırdı.

JQDbgq.jpg

20. Sümerlerin sistemi dışında "0"ı kullanan ilk uygarlık Mayalardır.

3z0DBj.jpg

21.Mayaların nasıl yıkıldığı hakkında kimse bilgi sahibi değildir.
İspanyolların gelişinden çok zaman önce çoğu büyük Maya şehri yıkılmış ve terk edilmiş durumdaydı. Öne sürülen teoriler arasında akla en mantıklı geleni kuraklık, kıtlık ve iklim değişiklikleri yüzünden yok olmuş olmalarıdır.

Z93olA.jpg

Kaynak: Onedio
 
Geri