Z
Z3yn3P
Ziyaretçi
Ziyaretçi
İnsanoğlu kaç yenilgiyi kabul edebilir?
Kaç ayrılık sabra yeter?
Peki , kaç kez ölür insan?
Zaman zaman nefesimizin kesildiğini , anlamsızlaştığımızı hissederiz. Ne kelimeler yeter bir tutam tebessüme ne de şarkılar. Öylece kalakalır insan. Nefessiz , anlamsız ve bir başına. Kalabalık bir evin içinde kendinden birşeyler bulamayan evlat gibi.
Eskiden masallar vardı , hikayeler vardı. Hep o masallarda yaşamak isterdik.
Kırmızı başlıklı kız olmak isterdik 'Ellerin neden kocaman büyükanne' diyebilmek için.
Rapunzelin uzunca saçlarını kıskanırdık aynada kısacık saçlarımızı görünce.
Pamuk prenses olmak isterdik beyaz atlı prensimizin geleceğini hayal ederek.
Oysa masallar da değişti şimdi.
Kırmızı başlıklı kız artık kırmızı mini etek giyiyor.
Rapunzel modaya uymuş saçlarını kısa kestirmiş.
Pamuk prenses beyaz limuzinli prensini bekliyor artık.
Masallar bile anlamsız anlayacağınız.
Kendi masallarımızı yazar olduk şimdilerde.
Her sayfasına unutulmaya yüz tutmuş hayallerimizi ekledik.
Ekledik de ne oldu?
Açıp okumaya bile vakti yok insanların.
Öncelikler değişiyor artık. Özlenenler özlenmiyor , eskisi gibi acıtmıyor bazı şeyler. Sadece zamanın geçtiğini hissediyorsun ve zamanla akıp giden birçok his gibi.
Geriye kalan günün anlamsızlığı.
Varsın olsun vardır hayrı.
Kaç ayrılık sabra yeter?
Peki , kaç kez ölür insan?
Zaman zaman nefesimizin kesildiğini , anlamsızlaştığımızı hissederiz. Ne kelimeler yeter bir tutam tebessüme ne de şarkılar. Öylece kalakalır insan. Nefessiz , anlamsız ve bir başına. Kalabalık bir evin içinde kendinden birşeyler bulamayan evlat gibi.
Eskiden masallar vardı , hikayeler vardı. Hep o masallarda yaşamak isterdik.
Kırmızı başlıklı kız olmak isterdik 'Ellerin neden kocaman büyükanne' diyebilmek için.
Rapunzelin uzunca saçlarını kıskanırdık aynada kısacık saçlarımızı görünce.
Pamuk prenses olmak isterdik beyaz atlı prensimizin geleceğini hayal ederek.
Oysa masallar da değişti şimdi.
Kırmızı başlıklı kız artık kırmızı mini etek giyiyor.
Rapunzel modaya uymuş saçlarını kısa kestirmiş.
Pamuk prenses beyaz limuzinli prensini bekliyor artık.
Masallar bile anlamsız anlayacağınız.
Kendi masallarımızı yazar olduk şimdilerde.
Her sayfasına unutulmaya yüz tutmuş hayallerimizi ekledik.
Ekledik de ne oldu?
Açıp okumaya bile vakti yok insanların.
Öncelikler değişiyor artık. Özlenenler özlenmiyor , eskisi gibi acıtmıyor bazı şeyler. Sadece zamanın geçtiğini hissediyorsun ve zamanla akıp giden birçok his gibi.
Geriye kalan günün anlamsızlığı.
Varsın olsun vardır hayrı.