Masalın bittiği yerde hayat başlar

M
  • Kullanıcı Myself
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Roman ve Hikayeler
Yüzyıllar önce yüzyıl uyuyan bir prenses varmış ,bir büyücünün zulmünün esaretinde kimbilir belki olabilecek bir uyanışı beklemiş yüzyıl boyunca

İşte o masal;

Her masalın ,her söylencenin uzun uykusunda bir uyanma vakti vardırVe o gelmeden girişilen her eylem bir serüven yalnızlığı olarak kalırÖyle anılır
Ve yüzyıl sonra vadesi erişip bir prens çıkmış ortayaMasalın ve yüzyılın kendisine verdiği bu görevi seve seve üstlenmiş; zaten uyuyan güzel hakkında yüzyıldır söylenegelenlerin etkisinde daha onu görmeden deliler gibi tutulmuş onaKendisine verilmiş misyona mı,uyuyan güzele mi aşık olduğunu ayıredemeyecek kadar toymuş o zamanlarBöylelikle hayranlığın ,sevginin,sevdanın,aşkın,cinselliğin ve beraberliğin bir kulak dolgunluğu olduğunu birkez daha görüyoruz "Bizim"sandığımız birçok duygunun,düşüncenin,değerin ve doğrunun içimize usul usul işlenmiş bir kulak dolgunluğu olduğunu
Ve prens dudaklarında yüzyıldır beklettiği öpücüğüyle birlikte saraya doğru
yollandı
Masalına kahraman olma zamanı gelmişti

Prensesin odasına geldiPrenses uykusunun içersinde batık bir gemi gibi gizemliydiUykusuyla bütünlenmiş güzelliğine,efsanesinin güzelleştirdiği yüzüne uzun uzun baktı PrensÇok uzaktan ,çok uzaklardan,tam yüzyıl sonrasından baktı
Sonra kararını verdi:
Aradan yüzyıl geçse de uyandırmayacaktı onu
O gün gelse de
Uyandırdığında bu sevdanın,bu büyünün,bu tılsımın bozulacağını biliyordu çünkü; bir bakış,birkaç söz,bir dokunuş herşeyi bozacaktıSevmek suskunluktu, sevmek kesin sessizlikti,sevmek uzaklıktı,sevmek dokunamamak,erişememek, sevişememekti
Ya da yüzyıldır böyle öğretilmişti sevmek

Gözlerini açar açmaz ,yüzyıldır gördüğü düşlerin anımsayamadıklarından ve o düşlerin tümünden,sızıya benzer bir duygu olacaktı kalakalmış olan Biliyordu bu sızı hep olacaktıKaldı ki,o düşlerin tümüne eğemen olan ortak motifler,zaman zaman,yani yaşadıkça;yaşamını,ilişkilerini yoklayacaktı elbet O düşlerin tümü anımsanmak içindiSonsuz bir anımsayıştı herşey;anımsayış ve unutuşÖmrünün bundan sonrası düşlerinde gördüklerini yaşamakla geçecektiİnsan uzun uykulardan sonra yalvaç bir yalnızlığa uyanıyor

Aradan yüzyıl geçtikten sonra hiçbir uyanış mutlu olamaz

Benim için artık çok geç kalmış bir sevgi bu,ben seversem yüzyıl öncesinin sevgisiyle seveceğim,o severse, beni üzerinden yüzyıl geçmiş bir sevgiyle sevecekAramızda kaç takvimin uzaklığı duruyorBir öpücük,yalnızca bir öpücük bu uzaklığı kapatmaya yeter mi?
Sevgi,
Zehirli bir düşün,büyülü sözcüğü
Öte yandan sevmek göze almaktı,sonuna dek gitmekti,gidebilmek yürekliliğiydi Biliyordu prenses uykusundan uyandığında,ya da uyanır uyanmaz onu eskisi kadar sevmeyecektiÇünkü sevmek sessiz ve tek başına birşeydiSevmek yalnızlıktırOnu eskisi kadar sevemeyeceğinden korkuyorduOnu uyandırmaktan korkuyordu
Eskisi kadar sevemeyecekti,belki de hiç sevemeyecektiÇünkü arada o orman, o karanlık,o geçit vermez,o giz olmayacaktı artıkİşte odasında duruyordu
Duman inceliğinde bir boşluk dolanıyordu yüreğini

Arada ne ormanın, ne de yüzyılın karanlığı olmadan onu nasıl sevebilirdi?Bu kadar büyük sorumluluğu yüklenebilirmiydi?Sevmenin zahmetini,birlikte omuzlanacak olan zahmeti yüklenebilirmiydi?

Paylaşmaya,tartışmaya,özveriye,anlayışa gereksinen iki kişilik ilişkiyi
göğüsleyebilir,götürebilirmiydi?
Sevmek imkansızlıktı

Kendimizde beslediğimiz,kendimizde büyüttüğümüz,kendimizde saklı duran bir şeydir sevmekO hep bizdedir,bizledir,usul usul biriktiririz onu,içimizde yığılı dururVe günün birinde ansızın karşımıza biri çıktığında sanırız ki içimizden boşalıveren bütün bu duyguları o taşımıştır bize

Sevmek,kendi kendimizi büyülemektir; kendi kendimize yaptığımız büyü
Oysa yeniden başlayacaktır arayışlar,pişmanlıklar,yanılgılarHerşey "tamamlanmak" içindirÇoğu kez ölümün tamamlayıcı ellerine dek aynı umut, aynı arayış,aynı çırpınış ve aynı perişanlıkla sürükleniriz
Gözümüz arkada kalmıştır

Ansızın anladı ki uyuyan güzelin kendisini değil,masalını seviyordu Prens

Masalın bittiği yerde hayat başlar
 
Geri