‘Mars’ta Yaşam İzi Bulunması İhtimali Yüzde 50’

Konu sahibi son olarak 13 gün önce görüldü
eea8f0e7e7c1.jpg

TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi Müdürü Prof. Dr. Sacit Özdemir, ABD Havacılık ve Uzay Ajansı'nın (NASA), Mars'taki Jezero Krateri'nde yaşam izi aramak için indirdiği uzay aracı Perseverance'in inişine dair ilk fotoğrafları gönderdiğini belirterek, yaşam izi bulma olasılığıyla ilgili ihtimalin ise yüzde 50 olduğunu söyledi.

NASA’nın dün gece Mars’taki Jezero Krateri üzerinde incelemeler yapmak ve yaşam izi aramak amacıyla gönderdiği, Türkçe anlamı ‘Azim’ olan uzay aracı Perseverance, jeolojik yapısı bakımından Burdur’da Salda Gölü’ne benzetilen kratere başarılı bir iniş yaptı.

Antalya’da 2 bin 500 metre rakımda ABD ve Rusya gibi ülkelerle de ortak uzay gözlem çalışmalarının yapıldığı TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi Müdürü Prof. Dr. Sacit Özdemir, Perseverance’in Mars’a inişi ve beklentiler hakkında bilgi verdi.

FOSİL VE MİGROORGANİZMALAR ARAŞTIRILIYOR

Perseverance’in de şimdiye kadarki Mars yüzeyine gönderilen Rover denilen türdeki hareketli bir laboratuvar olduğunu belirten Prof. Dr. Sacit Özdemir, Bu türdeki araçların en büyüğü belki de yaklaşık 1 tonun ve 2 metrenin biraz üzerinde, 23 kamerası var.

En önemli hedefi orada canlıların olup olmadığına dair izleri, fosillerini araştırmak. Daha önceden Mars’ın yüzeyinde bulunmuş olabileceği düşünülen akarsular veya sıvıların bulunabileceği bir kratere indirildi. Ki eğer canlı yaşamış ise bizim bildiğimiz formdaki canlılar suyla yaşayabilirler. Böyle bir sulak bölgede daha önceden yaşamış ve kalıntısı kalmış mikroorganizmaların fosillerinin bulunup bulunmadığını araştıracaklar” dedi.

İZ BULAMAYACAĞI İZLENEMİ DOĞUYOR

Yaşam izi bulunup bulunamayacağı yönündeki ihtimalin ise yarı yarıya olduğunu belirten Prof. Dr. Özdemir, şöyle konuştu:

Bir şey söylemek çok zor. Bizim bildiğimiz yaşam formları suyla ilişkilendirilebiliyor. Su olduğu yerde canlılar üreyebiliyor, gelişebiliyorlar. Fakat Mars’ta önceden su var mıydı bizim bildiğimiz formda, başka bir tür sıvı mıydı o kanalları oluşturan, izlere baktığımızda bir tür sıvının izlerini görüyoruz ve burada gerçekten de canlı yaşamış mıydı bunları bilmek gerçekten çok zor.

Zaten Mars yüzeyine gönderilen uzay araçlarının en birinci hedefi bu, canlı olup olmayacağına dair izleri araştırıyorlar. Daha önce farklı ülkeler de gönderdi ama şu ana kadar hiçbir iz bulanamadı ne yazık ki. Bunları düşününce bu ‘Azim’ uzay aracının da başarılı olamayacağını, canlıların olduğuna dair bir iz bulamayacağı izlenimi doğuyor açıkçası. Çok büyük bir fark çıkabileceğini düşünmüyorum şahsen.”

DRON DENEMESİ YAPILACAK

Uzay aracında bazı deney düzenekleri olduğunu da anlatan Prof. Dr. Özdemir, içinde bir de dron götürdüğünü kaydetti. Orada hızlı hareket sağlamak amacıyla deneme yapılacağını ifade eden Prof. Dr. Sacit Özdemir, daha ince bir atmosferi olduğu için özel imalat bir dron yapıldığını söyledi.

11 MİLYON KİŞİNİN İSMİ MARS’A İNDİ

Salda Gölü’nün Jezero Krateri’ne jeolojik yapısının benzerliği nedeniyle incelendiği ve canlının yaşayabileceği, fosil olarak kalıntısının bulunabileceği bir bölge izlenimi verdiğini de anlatan Prof. Dr. Özdemir, uzay aracındaki bazı ilginç noktaları şöyle anlattı:

“Bir ilginç özellik ise dünya üzerinden yaklaşık 11 milyon insanın ismi bir çipe yazılarak bu uzay aracıyla birlikte Mars yüzeyine indirildi. NASA’nın sayfasında bu bilgiye dair not var fakat insanların tüm listesi var mı, emin değilim. Çip üzerine başvuru yapan insanlar üzerinden seçilmiş yaklaşık 11 milyon kişinin isminin yazılarak bu uzay aracıyla Mars yüzeyine indirildiği bilgisi var. Türkiye’den başvuru var mı bilmiyorum, özellikle çocukların çok ilgisini çeken bir konu.”

BİR MERHABA DEMEK 20 DAKİKA SÜRÜYOR

Bu günlerde Mars’ın gökyüzünde görülebildiğini de belirten Prof. Dr. Sacit Özdemir, akşam güneş battıktan sonra batı, güneybatı yönünde hafif bir parlaklığa sahip, astronomik terimle bir kadir civarında, kırmızımsı portakal renginde Mars gezegeninin izlenebileceğini söyledi. Mars’ın Dünya’ya 200 milyon kilometre kadar bir uzaklığa sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Özdemir, Işık hızıyla sinyalin gelmesi ilginç bir özellik, ışık hızı sonlu olduğundan yaklaşık 10 dakika sürüyor.

Yani oradaki Azim uzay aracıyla haberleşmemiz, sinyal göndermesi 10 dakika, ona buradan sinyal göndermemiz de 10 dakika sürüyor ışık hızıyla, radyo sinyalleriyle. Yani uzayda mesafelerin ne kadar büyük olduğunu vurgulamak açısından belirtmek istedim. Ki Mars şu anda dünyaya en yakın gezegen. Buna rağmen bir ‘merhaba’ demek bile oradaki bir canlıyla; yaklaşık 20 dakika sürüyor” diye konuştu.
 
Hazır yaşanan cennet dünyamız varken sıçıp bıraktık, Marsın kayasinda yaşam umudu arıyoruz. İnsan kadar mal bir tür yok
 
50 50 cok iyi bir oran.
Yani var la yok arasi.
Asla hayal kirikligi olmaz bu oranda.Her seye hazirlikli olunur.
Aslinda simdiki durum ile aynidir.Degisen pek bir sey yoktur.

Mars ta hayat yok bence,bize cok yakin:D
Uzak yerlerde var gibime geliyo.
Ne dersin @Lefty cigim?
 
Var ya da yok. Zaten %50. Bunu demek için bilim insanı olmaya gerek yok.
Mars'a gidiş geliş iki yılı bulur, yaşam bulsak neye yarar.
 
Bence daha fazla. Bekleyip göreceğiz.
 
50 50 cok iyi bir oran.
Yani var la yok arasi.
Asla hayal kirikligi olmaz bu oranda.Her seye hazirlikli olunur.
Aslinda simdiki durum ile aynidir.Degisen pek bir sey yoktur.

Mars ta hayat yok bence,bize cok yakin:D
Uzak yerlerde var gibime geliyo.
Ne dersin @Lefty cigim?
Mars, insanın yaşamasına uygun şartlara sahip olmayabilir ya da bir zamanlar sahipse bile yine bir takım olumsuz koşullar nedeni ile bu vasfını yitirmiş de olabilir. Dünya'ya benzer koşullara sahip bir gezegene ulaşma şansımız, elimizdeki teknoloji ile mümkün görünmüyor fakat Dünya ömrünü tüketince ne yapacaklarını da bilmedikleri için farklı gezegenlerde yaşam ihtimali aramaya başladılar.

İnsanlıktan daha ileri teknolojiye sahip yaşam formları olmalı ki Dünya'ya gelip gidiyor olsunlar ve böyle bir teknoloji ile başa çıkabilecek düzeye bizler henüz ulaşamadık, farklı gezegen arayışı ile başımıza iş açıyor da olabiliriz.

Stephen Hawking, bu konuda ölmeden önce bir takım açıklamalarda bulunmuştu.

***
Stephen Hawking'den uzaylı uyarısı: Cevap vermemeliyiz
Ünlü fizikçi Stephen Hawking, uzaylıların Dünya ile iletişim kurması halinde onların mesajına cevap vermek konusunda insanların “ihtiyatlı” davranması gerektiğini söyledi. Hawking, “Gelişmiş bir uygarlıkla karşılamamız halinde Kristof Kolomb ile karşılaşan Kızılderililerin durumuna düşebiliriz. Biliyorsunuz o işin sonu iyi olmamıştı” dedi.

Uzayda keşfedilen ve Dünya’ya benzeyen gezegen sayısının giderek arttığını belirten Hawking, “Bunların bazıları ateş ve lavdan oluşan alev alev cehennemler, bazıları ölmekte olan yıldızların öldürücü X ışınlarına maruz kalarak oluşmuş dev elmas kütleleri… Ama bazıları Dünyamız gibi” dedi.

Yaşama uygun olabilecek en yakın gezegenin Gliese 832c olduğunu belirten Hawking, “Bu gezegen nefes kesici görünüyor, kütlesi dünyanın 5 katı” ifadesini kullandı. Gliese’nin Dünya’dakine yakın sıcaklıklara ve sıvı halde suya sahip olduğu keşfedilirse, yaşam bulma ihtimali de artacak.

Stephen Hawking'den uzaylı uyarısı: Cevap vermemeliyiz

Not:
Gliese 832 c: Grus takımyıldızında, yaklaşık 16 ışık yılı uzaklıkta, kırmızı bir cüce olan Gliese 832 yıldızının yörüngesinde bulunan, Güneş dışı bir gezegendir.
 
Son düzenleme:
Mars, insanın yaşamasına uygun şartlara sahip olmayabilir ya da bir zamanlar sahipse bile yine bir takım olumsuz koşullar nedeni ile bu vasfını yitirmiş de olabilir. Dünya'ya benzer koşullara sahip bir gezegene ulaşma şansımız, elimizdeki teknoloji ile mümkün görünmüyor fakat Dünya ömrünü tüketince ne yapacaklarını da bilmedikleri için farklı gezegenlerde yaşam ihtimali aramaya başladılar.

İnsanlıktan daha ileri teknolojiye sahip yaşam formları olmalı ki Dünya'ya gelip gidiyor olsunlar ve böyle bir teknoloji ile başa çıkabilecek düzeye bizler henüz ulaşamadık, farklı gezegen arayışı ile başımıza iş açıyor da olabiliriz.

Stephen Hawking, bu konuda ölmeden önce bir takım açıklamalarda bulunmuştu.

***
Stephen Hawking'den uzaylı uyarısı: Cevap vermemeliyiz
Ünlü fizikçi Stephen Hawking, uzaylıların Dünya ile iletişim kurması halinde onların mesajına cevap vermek konusunda insanların “ihtiyatlı” davranması gerektiğini söyledi. Hawking, “Gelişmiş bir uygarlıkla karşılamamız halinde Kristof Kolomb ile karşılaşan Kızılderililerin durumuna düşebiliriz. Biliyorsunuz o işin sonu iyi olmamıştı” dedi.

Uzayda keşfedilen ve Dünya’ya benzeyen gezegen sayısının giderek arttığını belirten Hawking, “Bunların bazıları ateş ve lavdan oluşan alev alev cehennemler, bazıları ölmekte olan yıldızların öldürücü X ışınlarına maruz kalarak oluşmuş dev elmas kütleleri… Ama bazıları Dünyamız gibi” dedi.

Yaşama uygun olabilecek en yakın gezegenin Gliese 832c olduğunu belirten Hawking, “Bu gezegen nefes kesici görünüyor, kütlesi dünyanın 5 katı” ifadesini kullandı. Gliese’nin Dünya’dakine yakın sıcaklıklara ve sıvı halde suya sahip olduğu keşfedilirse, yaşam bulma ihtimali de artacak.

Stephen Hawking'den uzaylı uyarısı: Cevap vermemeliyiz

Not:
Gliese 832 c: Grus takımyıldızında, yaklaşık 16 ışık yılı uzaklıkta, kırmızı bir cüce olan Gliese 832 yıldızının yörüngesinde bulunan, Güneş dışı bir gezegendir.
Insanin arayisinin bir cok faktörü oldugunu düsünüyorum sevgili Lefty.
Ve inan bunlarin cogunun metafizik ve sosyal nedenleri var.
Yaraticinin yalniz dünyayi kendileri icin en ideal kilisinin reddi,ölümsüzlük ve tanrisal güce sahip arzusu,bir yerlerde tanrisal kürsüyü bulabilme umudu.
Sosyal nedenlerden biri ise, ezelden beri yalnizlik korkusu.Insan yalniz kalamiyor.Yaratilistan bu yana dünyada tek insan kalabilme ürkütücü dbireysel düsünce, kolektif bir hisse dönüsüp,evrende yalniz olabilme ihtimali korkusuna evrilmistir.
Insan hep bir arayista.Soyumuz kuruyana kadar bu devam edecek.
Insanin gözü varolusundan beri gökyüzündedir.Sanirim icgüdüsel bir dürtü bu.
Oysa ki okyanuslarin bize sunabileceği gizemler onu ilgilendirmiyor.Yüzde 2 si arastirilmis yalniz.
Dünyadaki doğa algisi bizleri terk etmis.Ortaligi cöplüge cevirip isin icinden cikamayinca kacis yolu ariyor.

Öte yandan Stephen beye katilmiyorum.Eğer var ise bir yasam,gelir ise bir sinyal karsilik vermemiz gerektigini düsünüyorum.Üstelik o dedigi gezegenin cehennemin dibinde olmasi,ona yasam ihtimalini nasil göstermis?Bir iki yakalabildikleri veri ile,yok hacim yok bilmem ne..dünyaya esit mi simdi.?Kimyada bir birlesimin bir elementi eksik olsun sonuclarini gör o zaman.Hep kandiriyorlar bizi.
Ama bize soran yok zaten:D
Iste bu yüzden beni baglamayan bir durum.Involve edilmedigimiz bir alan.Bilimin bir cok dalinda oldugu gibi.
Yani baska bir gezegene tasinsak bile ölümden kacamayiz.
Bence uzay programlarina yatirilan onca parayi dünyaya gömseler, her sey daha güzel olurdu.
Ama su an filantropik benligim sesleniyor.
Insan kibirli varliktir.Her zaman kendini kanitlamak her seyden büyük oldugunu ispatlamak ister.Her zaman tanriyla savas halindedir.Her seyi kontrol etmek ister.Dogayi kendine köle yapmak ister.Bu yasama aski onu öldürecek haberi yok.
Hep bir varolus mücadelesi ve ispatlama arzusu.

Lakin ben yalniz olmadigimizi düsünüyorum evrende.Ama illaki bilmek zorunda degilim.
Bir gün cikip gelirler nasilsa:D
 
Öte yandan Stephen beye katilmiyorum.Eğer var ise bir yasam,gelir ise bir sinyal karsilik vermemiz gerektigini düsünüyorum.Üstelik o dedigi gezegenin cehennemin dibinde olmasi,ona yasam ihtimalini nasil göstermis?Bir iki yakalabildikleri veri ile,yok hacim yok bilmem ne..dünyaya esit mi simdi.?Kimyada bir birlesimin bir elementi eksik olsun sonuclarini gör o zaman.Hep kandiriyorlar bizi.
Ama bize soran yok zaten:D
Iste bu yüzden beni baglamayan bir durum.Involve edilmedigimiz bir alan.Bilimin bir cok dalinda oldugu gibi.
Yani baska bir gezegene tasinsak bile ölümden kacamayiz.
Bence uzay programlarina yatirilan onca parayi dünyaya gömseler, her sey daha güzel olurdu.
Ama su an filantropik benligim sesleniyor.
Insan kibirli varliktir.Her zaman kendini kanitlamak her seyden büyük oldugunu ispatlamak ister.Her zaman tanriyla savas halindedir.Her seyi kontrol etmek ister.Dogayi kendine köle yapmak ister.Bu yasama aski onu öldürecek haberi yok.
Hep bir varolus mücadelesi ve ispatlama arzusu.

Lakin ben yalniz olmadigimizi düsünüyorum evrende.Ama illaki bilmek zorunda degilim.
Bir gün cikip gelirler nasilsa:D

Hawking, o gezegende bir yaşam olduğunu iddia etmiyor fakat koşulları Dünya'ya benzerlik gösterdiği için insanlık için uygun bir gezegen olduğu düşünülüyor.

Gliese 832c: Dünya'nın 5.4 katı bir kütleye sahip ve Dünya'nın Güneş'ten aldığı enrejinin aynısını alıyormuş. Dünya'ya benzer bir atmosfere sahip olduğu da düşünüldüğü için orada bizimkine benzer bir yaşam olabileceği de tahmin ediliyor. Bu ölçümleri yapabilecek teknolojimiz var da gidip kontrol edecek durumumuz yok henüz.:)

Ölümden kaçış yok elbette ancak burada amaç biraz da gelecek nesillere yaşanacak bir Dünya bırakamazsak bile hiç değilse yaşam şansı olan bir gezegen bırakmak da olabilir.:)

Dünya, ömrünü er ya da geç sonlandıracak ve bu yok oluşa artık dur demek mümkün görünmüyor çünkü yıllardır tüm uyarılar dikkate alınmadı ve yavaş yavaş bazı gerçekler ortaya çıkmaya başladı fakat tedbir almakla çözülecek gibi de değil maalesef... Senin de ifade ettiğin gibi en başından önlem almak gerekiyordu.

Kendi adıma uzayda neler olup bittiğini çok merak ediyorum ve keşke astronomi okusaydım dediğim anlar bile oluyor.:)


image_2029_1-GJ-832c.jpg
 
Son düzenleme:
Hawking, o gezegende bir yaşam olduğunu iddia etmiyor fakat koşulları Dünya'ya benzerlik gösterdiği için insanlık için uygun bir gezegen olduğu düşünülüyor.

Gliese 832c: Dünya'nın 5.4 katı bir kütleye sahip ve Dünya'nın Güneş'ten aldığı enrejinin aynısını alıyormuş. Dünya'ya benzer bir atmosfere sahip olduğu da düşünüldüğü için orada bizimkine benzer bir yaşam olabileceği de tahmin ediliyor. Bu ölçümleri yapabilecek teknolojimiz var da gidip kontrol edecek durumumuz yok henüz.:)

Ölümden kaçış yok elbette ancak burada amaç biraz da gelecek nesillere yaşanacak bir Dünya bırakamazsak bile hiç değilse yaşam şansı olan bir gezegen bırakmak da olabilir.:)

Dünya, ömrünü er ya da geç sonlandıracak ve bu yok oluşa artık dur demek mümkün görünmüyor çünkü yıllardır tüm uyarılar dikkate alınmadı ve yavaş yavaş bazı gerçekler ortaya çıkmaya başladı fakat tedbir almakla çözülecek gibi de değil maalesef... Senin de ifade ettiğin gibi en başından önlem almak gerekiyordu.

Kendi adıma uzayda neler olup bittiğini çok merak ediyorum ve keşke astronomi okusaydım dediğim anlar bile oluyor.:)


image_2029_1-GJ-832c.jpg
Gercekten gelecek nesilleri düsündüklerini düsünüyor musun?
Ya da kendi zürriyetlerini mi?
 
En son Berat Albayrak goruntulenmemis miydi orada? Yasam izi varmis demek.
 
Varsa da ya oksijensiz bir hayat ise, yaşam formatı farklıysa veyahut aynı olsun, sonuçta atmosferi dünyamız kadar korunaklı ve güvenilir değil. Güneş ışınlarını geçtim, oraya meteor düşme ihtimali Ay'daki gibi yüksek.
 
Hawking, o gezegende bir yaşam olduğunu iddia etmiyor fakat koşulları Dünya'ya benzerlik gösterdiği için insanlık için uygun bir gezegen olduğu düşünülüyor.

Gliese 832c: Dünya'nın 5.4 katı bir kütleye sahip ve Dünya'nın Güneş'ten aldığı enrejinin aynısını alıyormuş. Dünya'ya benzer bir atmosfere sahip olduğu da düşünüldüğü için orada bizimkine benzer bir yaşam olabileceği de tahmin ediliyor. Bu ölçümleri yapabilecek teknolojimiz var da gidip kontrol edecek durumumuz yok henüz.:)

Ölümden kaçış yok elbette ancak burada amaç biraz da gelecek nesillere yaşanacak bir Dünya bırakamazsak bile hiç değilse yaşam şansı olan bir gezegen bırakmak da olabilir.:)

Dünya, ömrünü er ya da geç sonlandıracak ve bu yok oluşa artık dur demek mümkün görünmüyor çünkü yıllardır tüm uyarılar dikkate alınmadı ve yavaş yavaş bazı gerçekler ortaya çıkmaya başladı fakat tedbir almakla çözülecek gibi de değil maalesef... Senin de ifade ettiğin gibi en başından önlem almak gerekiyordu.

Kendi adıma uzayda neler olup bittiğini çok merak ediyorum ve keşke astronomi okusaydım dediğim anlar bile oluyor.:)


image_2029_1-GJ-832c.jpg


Atanamayan astronot olurdun (:
Ben, Dünya'nın kendini yenileme döngüsünü de düşününce senin kadar karamsar değilim. Birkaç ülkenin kendine çekidüzen vermesi gerek.
Ölümsüzlüğü arama değil de insanın Tanrılaşma serüveni gibi görüyorum süreci. Başka bir gezegende başka insanlarla karşılaşacağız veya başka bir gezegene taşınacağız.
 
Atanamayan astronot olurdun (:
Ben, Dünya'nın kendini yenileme döngüsünü de düşününce senin kadar karamsar değilim. Birkaç ülkenin kendine çekidüzen vermesi gerek.
Ölümsüzlüğü arama değil de insanın Tanrılaşma serüveni gibi görüyorum süreci. Başka bir gezegende başka insanlarla karşılaşacağız veya başka bir gezegene taşınacağız.
Birkaç ülke ile olacak bir şey değil maalesef ve tüm Dünya'nın kendine çeki düzen vermesi ile süre biraz uzayabilir ama sonuç değişmez.
Nüfus ile Dünya'nın kaynakları denk değil ve bu kapitalist sistemin sorunu da değil çünkü Dünya'da su kaynakları tükeniyor ve yakında ülkeler ne altın ne de petrol peşine düşecekler, tek dertleri su kaynakları olacak, bunun için de savaşacaklar.
Buzullar eriyor ve bunu nasıl durdurabilirsin?
Dünya, var olmaya devam edebilir ancak insanın yaşamasına uygun koşulları kaybediyor. Artan sıcaklar, yükselen deniz seviyeleri, doğal afetler derken önümüzde zor zamanlar var.
Dünya nüfusu ile elde kalan doğal kaynak kıyaslaması yaparsan ortaya çıkan sonuç; Dünya nüfusu 1 milyara inmeli, peki şu an kaç? 7. 8 milyar...
 
Birkaç ülke ile olacak bir şey değil maalesef ve tüm Dünya'nın kendine çeki düzen vermesi ile süre biraz uzayabilir ama sonuç değişmez.
Nüfus ile Dünya'nın kaynakları denk değil ve bu kapitalist sistemin sorunu da değil çünkü Dünya'da su kaynakları tükeniyor ve yakında ülkeler ne altın ne de petrol peşine düşecekler, tek dertleri su kaynakları olacak, bunun için de savaşacaklar.
Buzullar eriyor ve bunu nasıl durdurabilirsin?
Dünya, var olmaya devam edebilir ancak insanın yaşamasına uygun koşulları kaybediyor. Artan sıcaklar, yükselen deniz seviyeleri, doğal afetler derken önümüzde zor zamanlar var.
Dünya nüfusu ile elde kalan doğal kaynak kıyaslaması yaparsan orataya çıkan sonuç; Dünya nüfusu 1 milyara inmeli, peki şu an kaç? 7. 8 milyar...

Şu anda AB başta olmak üzere birçok ülke gerekeni yapıyor. Kast ettiğim birkaç ülke Çin ve Hindistan. Bu ikisi nüfus ve iklim yönünden uygun davranırsa koşullar daha da iyileşir.
Buzullar konusunda karamsar değilim. Dünya tarihinde dönem dönem sıcaklık artması ve düşmesi yaşanmış. Dünya bunu tekrar toparlayabilir.
Petrolün dönemi yavaş yavaş geçiyor zaten, bunu Araplar dert etsin.
 
Manyak mısınız kızım siz. Daha kendi götümüzü kurtarmış değiliz. Pazar pazar gidip sahilde yürüyüp dönüşte Starbucksta oturup kahve içemiyoruz. Bana ne dünyanın başından sonundan. Böyle şeylere nasıl inanıyorsunuz. İsterse dünya çöp olsun. O hali ile bile marstan daha fazla kullanışlı olacaktır. Bunlar tamamen fantazi. Gülün geçin bu kadar ciddiye alınacak birşey değil. Ben aya gidildiğinde bile inanmıyorum.
 
Buyrun cenaze namazina.
 
Geri