-
- Katılım
- Kasım 5, 2010
-
- Mesajlar
- 11,182
-
- Çözümleri
- 2
-
- Tepkime puanı
- 5,027
-
- Puanları
- 354
MAMOGRAFİ NEDİR?
Mamografi, meme muayenesinde saptanamayacak kadar küçük anomaliliklerin belirlenmesi amacıyla düşük dozda çekilen bir meme röntgen filmidir. Elle muayenede yakalanamayacak kadar küçük boyuttaki kitlelerin ortaya çıkarılmasında etkili olan Mamografi ile Meme kanserinden kurtulma şansı %95'tir. Meme kanseri teşhisinde çekilen mamografinin kalitesi ve yapılan yorumun doğruluğu büyük önem taşımaktadır.
RİSK DURUMU VE YAŞA GÖRE MAMOGRAFİ PROGRAMLARI
Meme kanserini erken teşhis için önerilen Mamografi Programları şu şekildedir:
1- Hiçbir risk faktörü olmayan kadınların, peryodik
aralıklarla Meme Cerrahına muayene olarak, 40 yaşın üzerinde 2 yılda bir, 50 yaşın üzerinde yılda 1 mamografi çektirmeleri gerekmektedir.
2- Uzak akrabasında kanser varlığı ya da erken adet görme ve geç menopoz gibi hafif risklere sahip kadınların 40 yaşın üzerinde yılda bir mamografi çektirmeleri gerekmektedir.
3- Anne, kardeş, kız çocuk gibi birinci derece akrabasında kanser varlığı gibi ciddi bir risk söz konusu olan kadınlar, 35 yaş üzerinde düzenli mamografi çektirmeleri gerekmeketdir.
4- Birden fazla birinci derece akrabada iki taraflı kanser varlığı gibi çok ciddi bir riski bulunan kadınların 25 yaş üzerinde düzenli mamografi çektirmeleri gerekmektedir.
5- Bir memesinde kanser öncüsü lezyon tespit edilmiş kadınların 6 ayda bir düzenli mamografi çektirmeleri gerekmektedir.
MEME CERRAHİSİ MODERN TEKNIKLER NELERDİR?
Erken tanı konmuş olgularda Meme Koruyucu Cerrahi artık standart hale gelmiştir. Meme koruyucu cerrahide en önemli noktalardan biri geri kalan memede tümörün kalıp kalmadığı konusudur. Bu problemin çözümünde ancak ekip çalışması ile en doğru sonuçlar alınmaktadır. Deneyimli patolog, deneyimli radyolog ve deneyimli cerrah ameliyat anında birlikte çalışarak geride kalan dokunun tümörsüzlüğüne (Sınır Negatifliği)birlikte karar vermektedir. Son yeniliklerden birisi de meme kanseri cerrahisinde Nöbetçi Lenf Bezi (Sentinel Lenf Nodu) belirlemesidir. Bu yöntem ile, ameliyat anında özel bir boya meme içine verilmekte ve koltuk altında memeden gelen lenf akımını alan ilk bezeler bulunarak çıkarılmaktadır. Çıkarılan bezelerin ameliyat anında özel yöntemlerle incelendikten sonra tümör hücresi çıkmadığı takdirde, hasta koltuk altına yapılan gereksiz bir lenf bezi temizleme ameliyatından kurtulmaktadır. Bu alandaki bir diğer yenilikte koltuk altındaki nöbetçi lenf bezinin belirlenmesinde modern Nükleer Tıp Tekniklerinin de kullanılmasıdır. Ameliyat öncesi verilen ve koltuk altı bezlerinde toplanan radyoizotop maddelerin özel gama proplarla saptanması ile nöbetçi lenf bezi çok daha kısa sürede belirlenmektedir. Bu özel teknik deneyimli nükleer tıp uzmanı, deneyimli patolog, deneyimli radyolog ve deneyimli cerrahi ekip ile birlikte gerçekleştirilmektedir. Meme cerrahisinde modern alanda yapılan bir işlem de Kalın İğne Biyopsi Sistemidir. Memesinde kitlesi olan hastalardan bu kitleden yeterli örnek alınırken, diğer yandan tümörün bu biyopsi ile etrafa yayılmaması beklenir. Bu amaçla bir süre ince iğne biyopsisi uygulanmıştır. Ancak ince iğne biyopsisinde alınan doku miktarı kanser teşhisinde ve tipini belirlemede her zaman yeterli olmamaktadır. modern bir biyopsi işlemi olan kalın iğne biyopsisi, ince iğne ile birlikte, deneyimli radyolog ve patolog eşliğinde titizlikle uygulanmaktadır.
Tel ile işaretleme Yöntemi:
Erken evrede saptanan oldukça küçük olan kitle ya da kireçlenme seklinde şüpheli lezyonların normal meme dokusuna zarar vermeden isabetli şekilde çıkarılması zor bir işlemdir. Son zamanlarda geliştirilen ve başarı ile uygulanan bir yöntemde, memedeki lezyona ameliyat öncesi ultrasonografi yada mamografi eşliğinde ince bir metal tel takılmakta ve lezyonun yeri tam olarak belirlenmektedir. Tel ile işaretleme denen bu yöntem ile, ameliyat anında şüpheli lezyon isabetli bir şekilde ve normal dokuya zarar vermeden çıkarılmaktadır. Yine bu modern işlem için deneyimli radyolog ve deneyimli patolog ameliyat anında cerrahi ekibi ile birlikte çalışmaktadır. Tüm ayrıntılı işlemlere rağmen, uygulanan titiz ve sorunsuz cerrahi sayesinde meme ameliyatları sonrasında hastanın hastanede kalması ortalama 1 gün olmakta hastalar ameliyat günü veya ertesi gün evlerine gidebilmektedir.
Mamografi, meme muayenesinde saptanamayacak kadar küçük anomaliliklerin belirlenmesi amacıyla düşük dozda çekilen bir meme röntgen filmidir. Elle muayenede yakalanamayacak kadar küçük boyuttaki kitlelerin ortaya çıkarılmasında etkili olan Mamografi ile Meme kanserinden kurtulma şansı %95'tir. Meme kanseri teşhisinde çekilen mamografinin kalitesi ve yapılan yorumun doğruluğu büyük önem taşımaktadır.
RİSK DURUMU VE YAŞA GÖRE MAMOGRAFİ PROGRAMLARI
Meme kanserini erken teşhis için önerilen Mamografi Programları şu şekildedir:
1- Hiçbir risk faktörü olmayan kadınların, peryodik
aralıklarla Meme Cerrahına muayene olarak, 40 yaşın üzerinde 2 yılda bir, 50 yaşın üzerinde yılda 1 mamografi çektirmeleri gerekmektedir.
2- Uzak akrabasında kanser varlığı ya da erken adet görme ve geç menopoz gibi hafif risklere sahip kadınların 40 yaşın üzerinde yılda bir mamografi çektirmeleri gerekmektedir.
3- Anne, kardeş, kız çocuk gibi birinci derece akrabasında kanser varlığı gibi ciddi bir risk söz konusu olan kadınlar, 35 yaş üzerinde düzenli mamografi çektirmeleri gerekmeketdir.
4- Birden fazla birinci derece akrabada iki taraflı kanser varlığı gibi çok ciddi bir riski bulunan kadınların 25 yaş üzerinde düzenli mamografi çektirmeleri gerekmektedir.
5- Bir memesinde kanser öncüsü lezyon tespit edilmiş kadınların 6 ayda bir düzenli mamografi çektirmeleri gerekmektedir.
MEME CERRAHİSİ MODERN TEKNIKLER NELERDİR?
Erken tanı konmuş olgularda Meme Koruyucu Cerrahi artık standart hale gelmiştir. Meme koruyucu cerrahide en önemli noktalardan biri geri kalan memede tümörün kalıp kalmadığı konusudur. Bu problemin çözümünde ancak ekip çalışması ile en doğru sonuçlar alınmaktadır. Deneyimli patolog, deneyimli radyolog ve deneyimli cerrah ameliyat anında birlikte çalışarak geride kalan dokunun tümörsüzlüğüne (Sınır Negatifliği)birlikte karar vermektedir. Son yeniliklerden birisi de meme kanseri cerrahisinde Nöbetçi Lenf Bezi (Sentinel Lenf Nodu) belirlemesidir. Bu yöntem ile, ameliyat anında özel bir boya meme içine verilmekte ve koltuk altında memeden gelen lenf akımını alan ilk bezeler bulunarak çıkarılmaktadır. Çıkarılan bezelerin ameliyat anında özel yöntemlerle incelendikten sonra tümör hücresi çıkmadığı takdirde, hasta koltuk altına yapılan gereksiz bir lenf bezi temizleme ameliyatından kurtulmaktadır. Bu alandaki bir diğer yenilikte koltuk altındaki nöbetçi lenf bezinin belirlenmesinde modern Nükleer Tıp Tekniklerinin de kullanılmasıdır. Ameliyat öncesi verilen ve koltuk altı bezlerinde toplanan radyoizotop maddelerin özel gama proplarla saptanması ile nöbetçi lenf bezi çok daha kısa sürede belirlenmektedir. Bu özel teknik deneyimli nükleer tıp uzmanı, deneyimli patolog, deneyimli radyolog ve deneyimli cerrahi ekip ile birlikte gerçekleştirilmektedir. Meme cerrahisinde modern alanda yapılan bir işlem de Kalın İğne Biyopsi Sistemidir. Memesinde kitlesi olan hastalardan bu kitleden yeterli örnek alınırken, diğer yandan tümörün bu biyopsi ile etrafa yayılmaması beklenir. Bu amaçla bir süre ince iğne biyopsisi uygulanmıştır. Ancak ince iğne biyopsisinde alınan doku miktarı kanser teşhisinde ve tipini belirlemede her zaman yeterli olmamaktadır. modern bir biyopsi işlemi olan kalın iğne biyopsisi, ince iğne ile birlikte, deneyimli radyolog ve patolog eşliğinde titizlikle uygulanmaktadır.
Tel ile işaretleme Yöntemi:
Erken evrede saptanan oldukça küçük olan kitle ya da kireçlenme seklinde şüpheli lezyonların normal meme dokusuna zarar vermeden isabetli şekilde çıkarılması zor bir işlemdir. Son zamanlarda geliştirilen ve başarı ile uygulanan bir yöntemde, memedeki lezyona ameliyat öncesi ultrasonografi yada mamografi eşliğinde ince bir metal tel takılmakta ve lezyonun yeri tam olarak belirlenmektedir. Tel ile işaretleme denen bu yöntem ile, ameliyat anında şüpheli lezyon isabetli bir şekilde ve normal dokuya zarar vermeden çıkarılmaktadır. Yine bu modern işlem için deneyimli radyolog ve deneyimli patolog ameliyat anında cerrahi ekibi ile birlikte çalışmaktadır. Tüm ayrıntılı işlemlere rağmen, uygulanan titiz ve sorunsuz cerrahi sayesinde meme ameliyatları sonrasında hastanın hastanede kalması ortalama 1 gün olmakta hastalar ameliyat günü veya ertesi gün evlerine gidebilmektedir.