Makedonya Türkleri
Balkanlarin dolayisiyla Makedonya’nin Turklerle tanismasi IV. yuzyilda Hun Turklerinin buralara gelislerine dayanir.
Ozelikle Osmanli’nin bu bolgeyi fethinden sonra Turklesen bolge, Osmanli’nin bu bolgeden cekilmesiyle beraber ortaya yeni devlet ve uluslar turemistir.Ulusal devletlerin ulusalci siyasi egilimleri neticesinde bircok millet egemen guc tarafindan haksizliklara maruz kalmistir.
Bu tutumun bariz orneklerinden biri de Makedonya’daki Turkbaslara karsi sergilenen tutumdur. Avarlar’in torunlari olarak bilinen “Pomaklar” Makedonya’da farkli tasnif edilmektedir. Turkbaslar olarak bilinen bu boy, Makedonlar tarafindan “Musluman Makedonlar” veya “Torbesler” olarak nitelendirilmesi savunulan bu tezin gostergesi niteligindedir.Bu calismada aranan cevap, IV. yuzyildan gunumuze kadar bu Turk kavminin nasil bir yozlasma surecinden gectigi ve bu tutum neticesinde etkilerin hangi boyutta ulastigi, arastirmanin esasini olusturmaktadir.
Giris
Bilinen eski caglardan bu yana insanlar dunyada cesitli uygarliklar kurmus, her ulus kendi tarihini olusturmustur. Yasanilan cografi yer, komsulari, sosyal ve kulturel yapisi toplumlarin tarihlerini etkilemistir. Turkler dunyanin cesitli bolgelerinde yasamakla birlikte agirlikla Orta Asya, Anadolu ve Balkanlar ekseni uzerinde bulunmuslardir. Anadolu Balkanlar ekseni Orta Asya’dan gocler sonunda olusmustur. Turklerin ana vatani Orta Asya olmakla birlikte bu gun bu kavram degismis gorevi Anadolu ustlenmistir. Turkler tarihin genel akisi icinde Orta Asya’dan Anadolu’ya gecip Ortadogu ve Anadolu’nun tarihini degistirmistir.
Gectikleri yerler gibi geldikleri Anadolu ve Balkanlarda insanlarla, cografyayla butunlesmisler ve dost olarak yasamislardir. Gittikleri yerlerdeki kulturleri koruyarak oralara adalet, hosgoru ve uygarlik goturmuslerdir.(1)
Balkan yarimadasi, bir cografya parcasi olarak adini dahi Turkce’den almis, Turk kulturune besIk olmus, Turk, Slav ve Germen kulturlerinin donem donem hakimiyet mucadelelerine sahne olmus bir bolgedir.
Balkanlarin uygun dogal kosullari, yarimadayi insanlar icin cekici bir hale getirmistir. Cesitli saldiri ve gocler sonucu olusan dalgalanmalar, birlesim ve ayirim yolu ile simdiki Balkan topluluklarinin dogmasina neden oldu.
Tarihte etkili bir liste halinde uzayan barisci ya da savaskan halk hareketleri, bu cok eski donemlerden beri araliksiz surmustur. Bu surekli dalgalanmalar ret ya da ozumseme karisimiyla gunumuz Balkan halklarini dogurmustur.
Dilleri ve kulturel gelenekleriyle belirlenmis bu temel olusumlara tarih kendi kimlikleri altinda yasamaya yetecek, ancak gecmis dengeleri temelden de degistirmeye yetmeyecek guce sahip kuvvetli gruplari da etkilemistir. Farkli Musluman gruplarin kimligi konusunda ortaya cikan karisIklik Balkanlar'da dinin etnik farklilasma bakimindan tasidigi muazzam onemi bir kez daha gosterir. Turkbaslar (yerel soylemle Torbesler), Pomaklar olarak bilinen Turk Makedonyalilar bu durumu daha acik bir bicimde ortaya koyarlar.
Osmanli’dan once Makedonya'ya ve Balkan yarimadasinin diger yerlerine iskân eden Turk boylari, bu topraklarin tarihinde cok onemli rol oynadilar. Yaptiklari icraatlarla Balkan yarimadasinin sosyo-etnik yapisini, olaylarin ve tarih akisinin yonunu ve adi gecen yarimadanin kaderini degistirdiler.
Hazar denizinin kuzeyindeki steplerde hukum suren Hun Turkleri, Balkanlar ve Avrupa'ya ilk ayak basan Turkler'dir. 4. yuzyilin basindan itibaren batiya dogru ilerleyen Hunlar, 376 yilinda Volga nehrini gecerek Balkanlar'da yerlesmeye baslamistir.(2) Ilerleyen yillarda Hun Imparatoru Attila liderligindeki ordular Fransa ve Italya'ya kadar ulasmislardir. Ancak bu ilerleyis uzun surmemis, Turk boylari kisa sure icinde eski etki ve guclerini kaybetmislerdir. Ozellikle Slav goclerini takip eden donemde Turk boylari bolge halkinin arasinda asimile olmustur. Bu asimile surecinde gunumuzde Makedonya’da da yasayan Turkbaslari etkilemistir.
Turkbaslarin Tarihi Gecmisi
Balkanlarin dolayisiyla Makedonya’nin Turklerle tanismasi IV. Yuzyilda Hun Turklerinin buralara gelislerine dayanir.(3) Hun Turklerini Avar, Bulgar, Kipcak ve Pecenekler takip ettiler.(4) Kuman Turkleri’nin Balkanlara akin etmesi Simali Cin’de milâdi 916 tarihinde Hitay (Cin) devletinin ortaya cikasiyla baslamistir.
Kumanlar, Cin kuzeyinden, Orta Asya ve Kafkaslardan Rus Bozkirlarina gelince Kipcak adini almistirlar. Sahip olduklari bozkirlara da onlara izafeten “Desti Kipcak” yani Kipcak Bozkirlari adi verilmistir. Bizanaslilar bu oz-Turk unsuruna Komani, Macarlar Kun, Kuman ve Paloc, Almanlar ise Falon ve Falp, Ermeniler de “ Chartes” , Latinler “Cummani”diye hitap etmiselerdir.(5)
Cin kuzeyinden ve Orta Asya’dan batiya dogru hareket eden Kuman Turkleri XI.. Yuzyil baslarinda Idil’in asagi mirzaginda Hazarlar’la karisarak kuzeye sokulmuslar ve burada Idil-Kama Bulgarlarin buyuk bir kismini bunyesine kaptmislaridir. Bu yuzyilin ortalarina dogru Kuman Turkleri X.yuzyilda Islamiyet’i kabul t etmis olan bulgar Turkleri’nin (Idil Bulgarlarinin) bir kismini da aralarina alarak Romanya Uzerinden Balkanlara inmege baslamislaridir.(6) Ilk olrak Kuzeyden Tuna boyu ve Dobruca bolgelerine, ardindan Rodop ve Makedonya’nin daglik kesimlerine yerlesmislerdir. Yerlestikleri bolgelerde kendine has cografi isimlerini vermislerdir. Mesela: Makedonya’daki Kumanova, Soyfa’da Kumantsi, Nevrokop’ta Kumanca, Nigbolu’da Komana gibi yer ve koy isimleri onlarin eserleridir.(7)
Pomak-Turkbas Tabiri
Pomak tabiri, Kuman Turkleri’nin Osmanli akinci beylerine Balkanlar’daki futuhatlarinda yardimlarindan oturu, Osmanli oncesinde Balkanlarda yerlesmis olan Turk kavimlerine atfettikleri bir sifattir. Bu kelime Slavca “yardim eden” anlamina gelmektedir. Pomak tabiri bir milletin veya kavmin adi degildir.
Slavlar onlara “pomoc”, “pomaga”, yani yardimci olduklari “Pomagac”, “yadimci” olarak nitelendirmislerdir. Zamanla bu sozcuk “Pomak” olarak telafuz edilmistir. Avarlar’in torunlari olarak bilinen “Pomaklar” Makedonya’da farkli tasnif edilmektedir. Torbes kelimesi Makedonya’da saf etnolojik anlamda Pomaklari isimlendirmek icin kullanilan bir kelimedir. Turkbaslar olarak bilinen bu boy, Makedonlar tarafindan “Musluman Makedonlar” veya “Torbesler” olduklari iddia edilmektedir. Bu tabir, Kumanlarin Balkanlar’a ilk gelisinden Osmanli sonrasina kadar (hatta gunumuze kadar) cebren saflarini dort-bes kez degistirmege zorlandiklarindan oturu, “dort-besler” olarak anilmislardir. Bu iki kelime’den Torbes(Karizmatik kelimesi turetilmistir. Fakat bu tabirin Osmanli arsivlerinde yer almayisi ve bunlarin aslen ”Turkbas” olarak nitelendirildikleri bilinmektedir.
Makedon idialarinin tarihi gerceklerle hicbir ilgisi olmadigi cunku belgeler tetkik edildiginde Turkbaslarin XI. Asirdan itibaren Pirin ve Vardar Makedonya’siyla Rodoplara yerlesmis olan Kuman Turklerinin torunlari oldugu ortaya cikmaktadir.
Balkanlarda, Musluman azinligin bazi lehce ve sive farkliliklarini tureterek daha kucuk guruplara bolmek amaciyla yillarca sistemli bir politika takip edilmis ve bunlar arasindaki dil, din ve kultur butunlugunu zedelemeye amac edinilmisti.Bu meyanda dil faktorunu ileri surerek Musluman-Turkbaslari “Makedon Muslumanlar” olarak gostermekten geri kalinmamistir.Fakat bu insan toplulugunun milliyetini tayin hususunda dilin kâfi bir delil olmadigi herkesce malum bir hakikattir.(9) Bu halk toplulugunun kendi maserî vicdaninda verecegi hukmun kiymeti vardir.
Makedonya haric butun Balkan ulkelerinde Pomak olarak bilinen bu topluluk, kendilerini Makedonlara uzak oduklarini, kendilerini Turk hissetiklerini ve buyuk tazyikler altinda bile Slavlasmaya(Makendonlasmaya) yanasmayarak, olum tehlikesine ragmen cogu kez gizlice veya kitlevi goclerle anavatan Turkiye’ye siginmak suretiyle bunu kanitlamislardir.(10)
Makedon resmi rakamlarinin iddialarina gore “Osmanli Turk kolonizatorleri Pomak Turklerini zorla muslumanlastirmislardir”( !). Bilimsellikten cok uzak olan bu iddia soz konusu ulkenin belirledigi hedeflere ulasabilmek icin ic ve dis politikalarinda sadece bir propadanda unsurudur. Osmanli tarihini ve Osmanli-Makedon iliskilerini iyi bilen Hollanda’li arastirmaci Dr. Michael Kiel’e gore savunulan bu tezler ve delil-olaylarin gercek disi birer hayal urunu ve siyasi amacli oldugunu iddia etmektedir.(11)
Osmanli arsif belgeleri Turklerin, Balkanardaki butun azinlliklara ve milletlere din, dil, ve her cesit hurriyeti sagladiklarini bilinmektedir. One surulen iddialar gercetke uygulansaydi, Balkanlardaki milletler ve azinliklar benliklerini gunumuze kadar muhafaza etmeyi basaramazlar ve ayri birer millet olarak varliklarini devam ettiremezlerdi. Gerceklere sahitik eden tarih, Turkler, Balkanlara Islâmiyet’i nesretmek icin girmemislerdir. Turklerin balkanlara ve Avrupa’ya akinlari siyasi bir harekettir.Musluman olan Turkler girdikleri ve kaldiklari yerlerde yasayan diger milletleri ne cebren nede tedricen temsil etmeyi bile denememistirler. Turkler bulunduklari yerde “Islâmiyet’te cebrin olmayisi Turklerin siyasi egilimlerine yon vermistir. Slavlarin iddialarini curuten diger bir tez ise Osmanli azinlik-millet sisteminin adilce uygulanmasidir. Mesela, Makedonlarin ne kiliselerine, ne lisan ve nede milliyetlerine dokunmamistir.Buna yalniz tarih degil, bugun cihanda Makedon milletinin mevcudiyeti sahittir. Hatta Yavuz Sultan Selim’in Istanbul’dan Tuna’ya kadar olan sahada yapmak istedigi tehcir siyasetine Islamiyet namina zamanin Seyhulislami Zembilli Ali efendi mani olmustur. Bes asir devam eden idarelerinde Turkler hicbir vakit Slavlarin dolayisiyla Makedon’larin din ve milliyet ruhlari uzerinde tazyik yapmamslardir.(12)
Aslinda Pomaklarin (Turkbaslarin) cebren Islâma dahil edildikleri yanlis bir nazariye, curuk bir safsatadir. Eger Turkler Balkanlarda iddia edildigi gibi tedricen siyaset takip etmis olsalardi evella Istanbul’dan baslayarak Tuna’ya kadar yayilmis ve aslen Turk olan, Turkce’den baska bir dil bilmeyen Gagavuzlari Musluman yapmak,(13) dili, dini ve kulturu ayri olan Makedonlari musluman yapmaktan cok daha kolay olurdu. Makedonlar’in “Musliman Makedonlar” olduklarini iddia ettikleri Musluman Turkbaslari oz be oz Turk’tur. Onlar Orta Asya’dan kuzey goc yolunu (Hazar denizi,Karadenizin kuzeyini)takp ederek Ukrayna ile Besarabya’ya giden, buradan da XI.asirda balkanlara inen Pecenek’lerin yardimi ile 1034’ten itibaren Rodoplar, Bati Trakya, Pirin ve Vardar Makedonya’sini hakimiyetleri altina alan Kipcaklarin veya Bati’lilarin Kuman olarak adlandirdiklari kabilelerin torunlaridir.(14)
Turkbaslarda Goc
Makedonya’daki Turkbaslar arasinda goc hareketleri nufusun demografik yaspisinin degismesinde etkili olmustur.Ulkeden gocler daha fazla sosyalizm rejiminin ilk periodunda gerceklesmistir. Balkan savaslari esnasinda Tikves bolgesinde bulunan 24 Turkbas koyunden sadece Kavadartsi goc vermistir. Gocler 1918’den sonra daha yogunlasmis ve Balkan savaslari esnasinda 18.000 Turkbas nufusuna sahip olan Tikves bolgesinin nufusu 1931 yilinda 4.100’e gunumuzde ise bu sayi 452 dusmustur. Piyanets ve Males yorelerindeki durum da ayni yonde gelismistir.XIX.yuzyil sonlarinda buradaki 8.605 kisilik Turkbas nufusu 1931’de 3.166’ya, gunumuzde ise yok denecek kadar cuzzi mikrada bir nufus yasamaktadir..Uskup’un guneyinde Turkbas yoresinden de 1912-1925 yillari arasinda 101 aile anavatana goc etmek zorunda kalmistir.(15) 1952’de gerceklesen Turkiye ile Yugoslavya arasinda imzalanan ‘Serbest Goc’ anlasmasi ile birlikte 1953’ten sonra Gorno Vranovtsi koyunden 3.600, Melnitsa Koyunden ise 820 kisi anavatana goc etmisleridir.Kircova yoresinden dde pek cok Turkbas asirlar boyunca yasadiklari yurtlari terkedip anavatana siginmislardir. Bu gocler ilk olarak 1912-1913 yilinda Silp koyunden baslamis ve I.D.S. sonra Sirbiyani, Plasnitsa, Druguvo koylerinden 40-50 ailesinin gocuyle devam etmistir. 1954 yilinda bu bolgenin merkezi sayilan Kircova sehrinden 550 aile,Plasnitsa koyunden 40 aile, Celopetsi koyunden 25 aile, Preglovo koyunden 17 aile, Sirbyani koyunden 10 aile goc etmek zorunda kalmistirlar.(16)
Gunumuz Makedonya Turkbaslari
Gunumuzde Turbaslar Makedonya’nin bati kesimlerindeki:J irovnitsa, Reka ,Jupa, Golo Birdo, Debre, Ustruga Kircova, Kalkandelen, Koprulu ve Pirlepe bolgelerinde yasayip 40.000 kadar bir nufusa sahiptirler.(17) Ozellikle,daglik bolgelerde yasamalari ve daginik bir vaziyette bulunmalari bircok sorunu beraberinde getirmektedir.Sosyo-kulturel-ekonomik sorunlarin yaninda egitim konusunda yasadiklari sorunlar kayda degerdir.Kendilerini Turk olarak algilayan(18) ve bu kulturu yasayan topluluk anadilde (Turkce) egitim gormelerine mani olunmustur.(19)
Makedonya Cumhuriyeti anayasasina (madde 44.) gore; Makedonya vatandaslarinin ana dilleriyle ilkogrenim (lise ogrenimi dâhil) gorme haklari vardir. Anadilde egitim, anayasa ile teminat altina alinmis olmasina ragmen, Turkbaslarin anadille egitim hakkina butun Makedonya’da ulasmis olduklari soylenemez. Jupa, Kolicani,Kircova, Debre koylerinde ve Ustruga basta olmak uzere Turkce egitimde yasanan sorunlar bunun en somut ornekleridir.(20)
Ozellikle, Turkbaslara karsi egitim konusunda inisli-cikisli bir tutum sergilenmistir. Sosyalizm doneminde ana dilde egitim goremedikleri icin bazi Turkbaslar, Makedonca konustuklari bilinmektedir. Fakat son donemde Turkce’ye karsi duyulan ilgi, bu zumrenini aslinin ne oldugu bir kez da ortaya cikmaktadir. Makedonya genelinde Turklerin, egitimi kisitli ve anayasaya uygun temin edilmedigi icin en cok etkilenen kesim Turkbaslar olmustur.(21)
Ekonomik darbogaz ve rejim baskisi yuzunden goc etmek zorunda kalan Turkbaslar,Turkiye’de genellikle Izmit,Adapazari, Bursa, Izmir ve Manisa bolgelerinde ikamet ettikleri bilinmektedir. Ote yandan, kamuda is imkani saglanamadigi icin bircok kisi Italya, Kanada ve ABD’ye goc etmis “iscilerin” sayisi da kayda degerdir.(22)
Makedon yetkililer bu toplulugun her firsatta “Makedon Musluman” olduklarini beyan etmesi ve bu yonde tutum sergilemesi, zaman zaman baskiya maruz kalmalariyla birlikte surekliligi devam eden bir baski ve psIkolojik mucadele soz konusudur. Bunun en bariz ornegi egitimin ana dilde yapilamamasi ve bu topluga ait siyasi bir partinin kurulusunda Makedon yetkililerinin yardimlari dikkat cekmektedir. Makedonya Turkleri hicbir ideolojik farki gutmeyen birkac siyasi partinin mevcudiyeti ve bu orgutlenmelerin bu zumreyi dikkte almayip kucumsemeleri sonucunda, Turbaslar son donemde farkli bir yapilanmaya gitmelerine zemin hazirlamistir. PEI adi altinda gerceklesen bu siyasi yapilasmanin onderleri Turkbaslara hitap etmekten cok, Makedon tezleri dogrultusunda orgutlenme egiliminde bulunmustur.(23)
Sonuc
Oguz Turk zumresine ait olan Turkbaslar, XI’nci asirda Makedonya’da yerlesmis olan Kuman Turkleri’nin torunlaridir. Onlarin Slav unsurlariyla katîyyen etnik ve ihtilât munasebetleri yoktur. Turkbaslar, 1091’de yikilan “Kuman-Pecenek Turk Federasyonu” ’ndan sonra Makedonya’da kalmis olan muayyen Kuman-Turk boylarindan meydana gelmis ve zamanla Anadolu Yoruk-Turkmen asiretleri ile ihtilâtlar yapmis saf Turk unsurlaridir. Musluman-Turbas’larin asli unsurunun Turk’lugu her yonden sarih ve barizdir. Fakat Balkanli Kuman-Turkleri hakkinda ciddi arastirmalar olmadigindan (olduysa da dikkkate alinmadigindan) gunumuzde karsimiza Makedon idarerecileri tarafindan Torbes “iddiasi” yada faciasi cikarilmistir. Son yillarda’da Musluman Turkbaslar dini inanclarindan ve milli benliklerinden mahruh edilerek sahneye “neo-etnik” bir unsur olarak olusturulma durumu ile karsi karsiya birakilmislardir. Insan hak ve hurriyetlerinin engellenmesiyle Slav-Makedon veya Hiristiyanliga kabul etmege mecbur edilen Turkbaslar,bu seviyesiz uygulamalara karsi cetin mucadeleler vererek,dini ve milli kimliklerini ve dinamik Turk etnik ozelliklerini korumayi gayret etmistirler..
Balkanlarin dolayisiyla Makedonya’nin Turklerle tanismasi IV. yuzyilda Hun Turklerinin buralara gelislerine dayanir.
Ozelikle Osmanli’nin bu bolgeyi fethinden sonra Turklesen bolge, Osmanli’nin bu bolgeden cekilmesiyle beraber ortaya yeni devlet ve uluslar turemistir.Ulusal devletlerin ulusalci siyasi egilimleri neticesinde bircok millet egemen guc tarafindan haksizliklara maruz kalmistir.
Bu tutumun bariz orneklerinden biri de Makedonya’daki Turkbaslara karsi sergilenen tutumdur. Avarlar’in torunlari olarak bilinen “Pomaklar” Makedonya’da farkli tasnif edilmektedir. Turkbaslar olarak bilinen bu boy, Makedonlar tarafindan “Musluman Makedonlar” veya “Torbesler” olarak nitelendirilmesi savunulan bu tezin gostergesi niteligindedir.Bu calismada aranan cevap, IV. yuzyildan gunumuze kadar bu Turk kavminin nasil bir yozlasma surecinden gectigi ve bu tutum neticesinde etkilerin hangi boyutta ulastigi, arastirmanin esasini olusturmaktadir.
Giris
Bilinen eski caglardan bu yana insanlar dunyada cesitli uygarliklar kurmus, her ulus kendi tarihini olusturmustur. Yasanilan cografi yer, komsulari, sosyal ve kulturel yapisi toplumlarin tarihlerini etkilemistir. Turkler dunyanin cesitli bolgelerinde yasamakla birlikte agirlikla Orta Asya, Anadolu ve Balkanlar ekseni uzerinde bulunmuslardir. Anadolu Balkanlar ekseni Orta Asya’dan gocler sonunda olusmustur. Turklerin ana vatani Orta Asya olmakla birlikte bu gun bu kavram degismis gorevi Anadolu ustlenmistir. Turkler tarihin genel akisi icinde Orta Asya’dan Anadolu’ya gecip Ortadogu ve Anadolu’nun tarihini degistirmistir.
Gectikleri yerler gibi geldikleri Anadolu ve Balkanlarda insanlarla, cografyayla butunlesmisler ve dost olarak yasamislardir. Gittikleri yerlerdeki kulturleri koruyarak oralara adalet, hosgoru ve uygarlik goturmuslerdir.(1)
Balkan yarimadasi, bir cografya parcasi olarak adini dahi Turkce’den almis, Turk kulturune besIk olmus, Turk, Slav ve Germen kulturlerinin donem donem hakimiyet mucadelelerine sahne olmus bir bolgedir.
Balkanlarin uygun dogal kosullari, yarimadayi insanlar icin cekici bir hale getirmistir. Cesitli saldiri ve gocler sonucu olusan dalgalanmalar, birlesim ve ayirim yolu ile simdiki Balkan topluluklarinin dogmasina neden oldu.
Tarihte etkili bir liste halinde uzayan barisci ya da savaskan halk hareketleri, bu cok eski donemlerden beri araliksiz surmustur. Bu surekli dalgalanmalar ret ya da ozumseme karisimiyla gunumuz Balkan halklarini dogurmustur.
Dilleri ve kulturel gelenekleriyle belirlenmis bu temel olusumlara tarih kendi kimlikleri altinda yasamaya yetecek, ancak gecmis dengeleri temelden de degistirmeye yetmeyecek guce sahip kuvvetli gruplari da etkilemistir. Farkli Musluman gruplarin kimligi konusunda ortaya cikan karisIklik Balkanlar'da dinin etnik farklilasma bakimindan tasidigi muazzam onemi bir kez daha gosterir. Turkbaslar (yerel soylemle Torbesler), Pomaklar olarak bilinen Turk Makedonyalilar bu durumu daha acik bir bicimde ortaya koyarlar.
Osmanli’dan once Makedonya'ya ve Balkan yarimadasinin diger yerlerine iskân eden Turk boylari, bu topraklarin tarihinde cok onemli rol oynadilar. Yaptiklari icraatlarla Balkan yarimadasinin sosyo-etnik yapisini, olaylarin ve tarih akisinin yonunu ve adi gecen yarimadanin kaderini degistirdiler.
Hazar denizinin kuzeyindeki steplerde hukum suren Hun Turkleri, Balkanlar ve Avrupa'ya ilk ayak basan Turkler'dir. 4. yuzyilin basindan itibaren batiya dogru ilerleyen Hunlar, 376 yilinda Volga nehrini gecerek Balkanlar'da yerlesmeye baslamistir.(2) Ilerleyen yillarda Hun Imparatoru Attila liderligindeki ordular Fransa ve Italya'ya kadar ulasmislardir. Ancak bu ilerleyis uzun surmemis, Turk boylari kisa sure icinde eski etki ve guclerini kaybetmislerdir. Ozellikle Slav goclerini takip eden donemde Turk boylari bolge halkinin arasinda asimile olmustur. Bu asimile surecinde gunumuzde Makedonya’da da yasayan Turkbaslari etkilemistir.
Turkbaslarin Tarihi Gecmisi
Balkanlarin dolayisiyla Makedonya’nin Turklerle tanismasi IV. Yuzyilda Hun Turklerinin buralara gelislerine dayanir.(3) Hun Turklerini Avar, Bulgar, Kipcak ve Pecenekler takip ettiler.(4) Kuman Turkleri’nin Balkanlara akin etmesi Simali Cin’de milâdi 916 tarihinde Hitay (Cin) devletinin ortaya cikasiyla baslamistir.
Kumanlar, Cin kuzeyinden, Orta Asya ve Kafkaslardan Rus Bozkirlarina gelince Kipcak adini almistirlar. Sahip olduklari bozkirlara da onlara izafeten “Desti Kipcak” yani Kipcak Bozkirlari adi verilmistir. Bizanaslilar bu oz-Turk unsuruna Komani, Macarlar Kun, Kuman ve Paloc, Almanlar ise Falon ve Falp, Ermeniler de “ Chartes” , Latinler “Cummani”diye hitap etmiselerdir.(5)
Cin kuzeyinden ve Orta Asya’dan batiya dogru hareket eden Kuman Turkleri XI.. Yuzyil baslarinda Idil’in asagi mirzaginda Hazarlar’la karisarak kuzeye sokulmuslar ve burada Idil-Kama Bulgarlarin buyuk bir kismini bunyesine kaptmislaridir. Bu yuzyilin ortalarina dogru Kuman Turkleri X.yuzyilda Islamiyet’i kabul t etmis olan bulgar Turkleri’nin (Idil Bulgarlarinin) bir kismini da aralarina alarak Romanya Uzerinden Balkanlara inmege baslamislaridir.(6) Ilk olrak Kuzeyden Tuna boyu ve Dobruca bolgelerine, ardindan Rodop ve Makedonya’nin daglik kesimlerine yerlesmislerdir. Yerlestikleri bolgelerde kendine has cografi isimlerini vermislerdir. Mesela: Makedonya’daki Kumanova, Soyfa’da Kumantsi, Nevrokop’ta Kumanca, Nigbolu’da Komana gibi yer ve koy isimleri onlarin eserleridir.(7)
Pomak-Turkbas Tabiri
Pomak tabiri, Kuman Turkleri’nin Osmanli akinci beylerine Balkanlar’daki futuhatlarinda yardimlarindan oturu, Osmanli oncesinde Balkanlarda yerlesmis olan Turk kavimlerine atfettikleri bir sifattir. Bu kelime Slavca “yardim eden” anlamina gelmektedir. Pomak tabiri bir milletin veya kavmin adi degildir.
Slavlar onlara “pomoc”, “pomaga”, yani yardimci olduklari “Pomagac”, “yadimci” olarak nitelendirmislerdir. Zamanla bu sozcuk “Pomak” olarak telafuz edilmistir. Avarlar’in torunlari olarak bilinen “Pomaklar” Makedonya’da farkli tasnif edilmektedir. Torbes kelimesi Makedonya’da saf etnolojik anlamda Pomaklari isimlendirmek icin kullanilan bir kelimedir. Turkbaslar olarak bilinen bu boy, Makedonlar tarafindan “Musluman Makedonlar” veya “Torbesler” olduklari iddia edilmektedir. Bu tabir, Kumanlarin Balkanlar’a ilk gelisinden Osmanli sonrasina kadar (hatta gunumuze kadar) cebren saflarini dort-bes kez degistirmege zorlandiklarindan oturu, “dort-besler” olarak anilmislardir. Bu iki kelime’den Torbes(Karizmatik kelimesi turetilmistir. Fakat bu tabirin Osmanli arsivlerinde yer almayisi ve bunlarin aslen ”Turkbas” olarak nitelendirildikleri bilinmektedir.
Makedon idialarinin tarihi gerceklerle hicbir ilgisi olmadigi cunku belgeler tetkik edildiginde Turkbaslarin XI. Asirdan itibaren Pirin ve Vardar Makedonya’siyla Rodoplara yerlesmis olan Kuman Turklerinin torunlari oldugu ortaya cikmaktadir.
Balkanlarda, Musluman azinligin bazi lehce ve sive farkliliklarini tureterek daha kucuk guruplara bolmek amaciyla yillarca sistemli bir politika takip edilmis ve bunlar arasindaki dil, din ve kultur butunlugunu zedelemeye amac edinilmisti.Bu meyanda dil faktorunu ileri surerek Musluman-Turkbaslari “Makedon Muslumanlar” olarak gostermekten geri kalinmamistir.Fakat bu insan toplulugunun milliyetini tayin hususunda dilin kâfi bir delil olmadigi herkesce malum bir hakikattir.(9) Bu halk toplulugunun kendi maserî vicdaninda verecegi hukmun kiymeti vardir.
Makedonya haric butun Balkan ulkelerinde Pomak olarak bilinen bu topluluk, kendilerini Makedonlara uzak oduklarini, kendilerini Turk hissetiklerini ve buyuk tazyikler altinda bile Slavlasmaya(Makendonlasmaya) yanasmayarak, olum tehlikesine ragmen cogu kez gizlice veya kitlevi goclerle anavatan Turkiye’ye siginmak suretiyle bunu kanitlamislardir.(10)
Makedon resmi rakamlarinin iddialarina gore “Osmanli Turk kolonizatorleri Pomak Turklerini zorla muslumanlastirmislardir”( !). Bilimsellikten cok uzak olan bu iddia soz konusu ulkenin belirledigi hedeflere ulasabilmek icin ic ve dis politikalarinda sadece bir propadanda unsurudur. Osmanli tarihini ve Osmanli-Makedon iliskilerini iyi bilen Hollanda’li arastirmaci Dr. Michael Kiel’e gore savunulan bu tezler ve delil-olaylarin gercek disi birer hayal urunu ve siyasi amacli oldugunu iddia etmektedir.(11)
Osmanli arsif belgeleri Turklerin, Balkanardaki butun azinlliklara ve milletlere din, dil, ve her cesit hurriyeti sagladiklarini bilinmektedir. One surulen iddialar gercetke uygulansaydi, Balkanlardaki milletler ve azinliklar benliklerini gunumuze kadar muhafaza etmeyi basaramazlar ve ayri birer millet olarak varliklarini devam ettiremezlerdi. Gerceklere sahitik eden tarih, Turkler, Balkanlara Islâmiyet’i nesretmek icin girmemislerdir. Turklerin balkanlara ve Avrupa’ya akinlari siyasi bir harekettir.Musluman olan Turkler girdikleri ve kaldiklari yerlerde yasayan diger milletleri ne cebren nede tedricen temsil etmeyi bile denememistirler. Turkler bulunduklari yerde “Islâmiyet’te cebrin olmayisi Turklerin siyasi egilimlerine yon vermistir. Slavlarin iddialarini curuten diger bir tez ise Osmanli azinlik-millet sisteminin adilce uygulanmasidir. Mesela, Makedonlarin ne kiliselerine, ne lisan ve nede milliyetlerine dokunmamistir.Buna yalniz tarih degil, bugun cihanda Makedon milletinin mevcudiyeti sahittir. Hatta Yavuz Sultan Selim’in Istanbul’dan Tuna’ya kadar olan sahada yapmak istedigi tehcir siyasetine Islamiyet namina zamanin Seyhulislami Zembilli Ali efendi mani olmustur. Bes asir devam eden idarelerinde Turkler hicbir vakit Slavlarin dolayisiyla Makedon’larin din ve milliyet ruhlari uzerinde tazyik yapmamslardir.(12)
Aslinda Pomaklarin (Turkbaslarin) cebren Islâma dahil edildikleri yanlis bir nazariye, curuk bir safsatadir. Eger Turkler Balkanlarda iddia edildigi gibi tedricen siyaset takip etmis olsalardi evella Istanbul’dan baslayarak Tuna’ya kadar yayilmis ve aslen Turk olan, Turkce’den baska bir dil bilmeyen Gagavuzlari Musluman yapmak,(13) dili, dini ve kulturu ayri olan Makedonlari musluman yapmaktan cok daha kolay olurdu. Makedonlar’in “Musliman Makedonlar” olduklarini iddia ettikleri Musluman Turkbaslari oz be oz Turk’tur. Onlar Orta Asya’dan kuzey goc yolunu (Hazar denizi,Karadenizin kuzeyini)takp ederek Ukrayna ile Besarabya’ya giden, buradan da XI.asirda balkanlara inen Pecenek’lerin yardimi ile 1034’ten itibaren Rodoplar, Bati Trakya, Pirin ve Vardar Makedonya’sini hakimiyetleri altina alan Kipcaklarin veya Bati’lilarin Kuman olarak adlandirdiklari kabilelerin torunlaridir.(14)
Turkbaslarda Goc
Makedonya’daki Turkbaslar arasinda goc hareketleri nufusun demografik yaspisinin degismesinde etkili olmustur.Ulkeden gocler daha fazla sosyalizm rejiminin ilk periodunda gerceklesmistir. Balkan savaslari esnasinda Tikves bolgesinde bulunan 24 Turkbas koyunden sadece Kavadartsi goc vermistir. Gocler 1918’den sonra daha yogunlasmis ve Balkan savaslari esnasinda 18.000 Turkbas nufusuna sahip olan Tikves bolgesinin nufusu 1931 yilinda 4.100’e gunumuzde ise bu sayi 452 dusmustur. Piyanets ve Males yorelerindeki durum da ayni yonde gelismistir.XIX.yuzyil sonlarinda buradaki 8.605 kisilik Turkbas nufusu 1931’de 3.166’ya, gunumuzde ise yok denecek kadar cuzzi mikrada bir nufus yasamaktadir..Uskup’un guneyinde Turkbas yoresinden de 1912-1925 yillari arasinda 101 aile anavatana goc etmek zorunda kalmistir.(15) 1952’de gerceklesen Turkiye ile Yugoslavya arasinda imzalanan ‘Serbest Goc’ anlasmasi ile birlikte 1953’ten sonra Gorno Vranovtsi koyunden 3.600, Melnitsa Koyunden ise 820 kisi anavatana goc etmisleridir.Kircova yoresinden dde pek cok Turkbas asirlar boyunca yasadiklari yurtlari terkedip anavatana siginmislardir. Bu gocler ilk olarak 1912-1913 yilinda Silp koyunden baslamis ve I.D.S. sonra Sirbiyani, Plasnitsa, Druguvo koylerinden 40-50 ailesinin gocuyle devam etmistir. 1954 yilinda bu bolgenin merkezi sayilan Kircova sehrinden 550 aile,Plasnitsa koyunden 40 aile, Celopetsi koyunden 25 aile, Preglovo koyunden 17 aile, Sirbyani koyunden 10 aile goc etmek zorunda kalmistirlar.(16)
Gunumuz Makedonya Turkbaslari
Gunumuzde Turbaslar Makedonya’nin bati kesimlerindeki:J irovnitsa, Reka ,Jupa, Golo Birdo, Debre, Ustruga Kircova, Kalkandelen, Koprulu ve Pirlepe bolgelerinde yasayip 40.000 kadar bir nufusa sahiptirler.(17) Ozellikle,daglik bolgelerde yasamalari ve daginik bir vaziyette bulunmalari bircok sorunu beraberinde getirmektedir.Sosyo-kulturel-ekonomik sorunlarin yaninda egitim konusunda yasadiklari sorunlar kayda degerdir.Kendilerini Turk olarak algilayan(18) ve bu kulturu yasayan topluluk anadilde (Turkce) egitim gormelerine mani olunmustur.(19)
Makedonya Cumhuriyeti anayasasina (madde 44.) gore; Makedonya vatandaslarinin ana dilleriyle ilkogrenim (lise ogrenimi dâhil) gorme haklari vardir. Anadilde egitim, anayasa ile teminat altina alinmis olmasina ragmen, Turkbaslarin anadille egitim hakkina butun Makedonya’da ulasmis olduklari soylenemez. Jupa, Kolicani,Kircova, Debre koylerinde ve Ustruga basta olmak uzere Turkce egitimde yasanan sorunlar bunun en somut ornekleridir.(20)
Ozellikle, Turkbaslara karsi egitim konusunda inisli-cikisli bir tutum sergilenmistir. Sosyalizm doneminde ana dilde egitim goremedikleri icin bazi Turkbaslar, Makedonca konustuklari bilinmektedir. Fakat son donemde Turkce’ye karsi duyulan ilgi, bu zumrenini aslinin ne oldugu bir kez da ortaya cikmaktadir. Makedonya genelinde Turklerin, egitimi kisitli ve anayasaya uygun temin edilmedigi icin en cok etkilenen kesim Turkbaslar olmustur.(21)
Ekonomik darbogaz ve rejim baskisi yuzunden goc etmek zorunda kalan Turkbaslar,Turkiye’de genellikle Izmit,Adapazari, Bursa, Izmir ve Manisa bolgelerinde ikamet ettikleri bilinmektedir. Ote yandan, kamuda is imkani saglanamadigi icin bircok kisi Italya, Kanada ve ABD’ye goc etmis “iscilerin” sayisi da kayda degerdir.(22)
Makedon yetkililer bu toplulugun her firsatta “Makedon Musluman” olduklarini beyan etmesi ve bu yonde tutum sergilemesi, zaman zaman baskiya maruz kalmalariyla birlikte surekliligi devam eden bir baski ve psIkolojik mucadele soz konusudur. Bunun en bariz ornegi egitimin ana dilde yapilamamasi ve bu topluga ait siyasi bir partinin kurulusunda Makedon yetkililerinin yardimlari dikkat cekmektedir. Makedonya Turkleri hicbir ideolojik farki gutmeyen birkac siyasi partinin mevcudiyeti ve bu orgutlenmelerin bu zumreyi dikkte almayip kucumsemeleri sonucunda, Turbaslar son donemde farkli bir yapilanmaya gitmelerine zemin hazirlamistir. PEI adi altinda gerceklesen bu siyasi yapilasmanin onderleri Turkbaslara hitap etmekten cok, Makedon tezleri dogrultusunda orgutlenme egiliminde bulunmustur.(23)
Sonuc
Oguz Turk zumresine ait olan Turkbaslar, XI’nci asirda Makedonya’da yerlesmis olan Kuman Turkleri’nin torunlaridir. Onlarin Slav unsurlariyla katîyyen etnik ve ihtilât munasebetleri yoktur. Turkbaslar, 1091’de yikilan “Kuman-Pecenek Turk Federasyonu” ’ndan sonra Makedonya’da kalmis olan muayyen Kuman-Turk boylarindan meydana gelmis ve zamanla Anadolu Yoruk-Turkmen asiretleri ile ihtilâtlar yapmis saf Turk unsurlaridir. Musluman-Turbas’larin asli unsurunun Turk’lugu her yonden sarih ve barizdir. Fakat Balkanli Kuman-Turkleri hakkinda ciddi arastirmalar olmadigindan (olduysa da dikkkate alinmadigindan) gunumuzde karsimiza Makedon idarerecileri tarafindan Torbes “iddiasi” yada faciasi cikarilmistir. Son yillarda’da Musluman Turkbaslar dini inanclarindan ve milli benliklerinden mahruh edilerek sahneye “neo-etnik” bir unsur olarak olusturulma durumu ile karsi karsiya birakilmislardir. Insan hak ve hurriyetlerinin engellenmesiyle Slav-Makedon veya Hiristiyanliga kabul etmege mecbur edilen Turkbaslar,bu seviyesiz uygulamalara karsi cetin mucadeleler vererek,dini ve milli kimliklerini ve dinamik Turk etnik ozelliklerini korumayi gayret etmistirler..