Maide 38

A
  • Kullanıcı Aggressive
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Genel Tartışma
Bende tam olarak bilemiyorum ama göründüğü gibi bunu uygulayan kişiler var. Mecazen olsaydı uygulanmazdı diye düşünüyorum o yüzden kafam karıştı.

EkSen ağabey bu konu hakkındaki fikirlerini merak ediyorum belki kendisi bilir.

Sevgili kardeşim Başak'ın alıntısı gerçekten yeterli bir cevap aslında .. Nette hadisler adı altında yüzlerce safsata dolaşıyor bunlara dikkat edin ..

HEPİNİZE TAVSİYEM ŞUDUR ; DİYANET'İN " KURAN YOLU " İSİMLİ TEFSİRİ VAR .. BEN YILLARDIR ONU OKURUM SİZ DE ALLAH AŞKINA ONU OKUYUN .. ORADA BU İŞE ÖMRÜNÜ ADAMIŞ İLAHİYAT PROFESÖRLERİNİN AÇIKLAMALARINI TATMİN EDİCİ BULACAKSINIZ ..
 
Gelelim Maide 38'e ..
Başak kardeşim gerekli alıntıyı paylaşmış zaten .. Orada her şey güzelce açıklanmış .. Bir hırsızı bir daha hırsızlık yapmaması için hapise attığınızda otomatikman elini de kesmiş olursunuz .. Bu kimse pişman olur tevbe ederse ALLAH'da onu bağışlar .. EN MAKUL TEVBE SÖZÜNDE DURULAN TEVBEDİR ..
Şeriat ile yönetilen toplumlarda kişilere had cezaları uygulanabilmesi için önce o toplumda şeriatın tam anlamıyla uygulanabilmesi lazım .. Yani zekatların düzgün ve tam olarak toplanması, kişiler arasında ki gelir düzeylerinin ALLAH'ın istediği ölçülere getirilmesi, yardımlaşma ve dayanışmanın sonucu olarak refah düzeyinin korunması ..
ANCAK BUNLARDAN SONRA HAD CEZALARINI UYGULAMAYA HAKKINIZ OLABİLİR .. O DA YİNE KILI KIRK YARARAK ..
Bir insan ömründe ilk kez hırsızlık yapacak, onu da mecburen aç kaldığı için yapacak, sonra yakalanacak, sonra da eli kesilecek !!! İslam bunu emretmez ..

Öncelikle şunu belirteyim burada kimseyi dinsizleştirmeye çalıştığım yok. Öyle bir alıntı yapmışsınız ki sanki ben burada insanların beynini yıkamaya çalışıyormuşum gibi. Öncelikle bunu iyi anlayalım sonra yorum yapalım. Her insan gibi bende kafama takılan bazı şeyleri sorguluyorum. Bu doğal bir şeydir sonuçta beyin verilmiş bize düşünelim,sorgulayalım diye değil mi? Her neyse.

Hocam hırsızlığın boyutu da mı var size göre? Orada aç kaldığı için hırsızlık yapmışsa kesmeyin denilmiyor veya başka bir şey demiyor. Direk hırsızlık yapmaktan söz ediliyor.
 
Kuran ayetleri zaman sıkışıp kalmaz .. Ayeti birebir manasında aldığımızda bile kimsenin elini kesmemize gerek kalmadığını, bu konuda yöntemin nasıl olacağını Rabbimizin bize bıraktığını fark edebilirsiniz ..
Misal el kesmek denilince direkt olarak el kesmek yerine, o kimseye kelepçe vurmak da hırsızlıktan elini kesmek olur .. Zaten ayetin devamında gelen bağışlama ibaresi de bizi haklı çıkarıyor zira ALLAH'ın bağışlayabileceğini söylediği bu türden insanların elini kesmek ALLAH'a karşı İŞGÜZARLIK olur ..
 
Sevgili kardeşim Başak'ın alıntısı gerçekten yeterli bir cevap aslında .. Nette hadisler adı altında yüzlerce safsata dolaşıyor bunlara dikkat edin ..

HEPİNİZE TAVSİYEM ŞUDUR ; DİYANET'İN " KURAN YOLU " İSİMLİ TEFSİRİ VAR .. BEN YILLARDIR ONU OKURUM SİZ DE ALLAH AŞKINA ONU OKUYUN .. ORADA BU İŞE ÖMRÜNÜ ADAMIŞ İLAHİYAT PROFESÖRLERİNİN AÇIKLAMALARINI TATMİN EDİCİ BULACAKSINIZ ..

MÂİDE 38 meali | MÂİDE Suresi 38. âyet-i kerimesi meâlleri - Kur'ân Meallerini Kıyasla - Kuran-ı Kerim Meallerini Kıyasla

bütün tefsirlerde ellerin kesilmesinden bahsedilmiş ?
 
Burada islama saldırmıyorum nitekim insanların kafasını karıştırmıyorum. Sadece merak ettiğim bir konu hakkında insanların fikrini öğrenmeye çalışıyorum. Konuyu açarkende belirttiğim gibi karşılıklı atışmalara dönüşmezse sevinirim.

Saldırıyorsun demiyorum kafa karıştırmaya çyaramazrsun Allah 'ın emir ve yasakları bellidir ama bunların hepsi Kitapta yazmaz bu forumda alim yada ilim sahibi birisinin olduğunu sanmıyorum ki sorularına cevap alasın diycem o bu açtığın konu İslamı kavrıyamamış insanların kafasını karıştırmaktan başka işe yaramaz.Bu yaptıklarınız yada yazdıklarınız ateist kitaplarından alıntılanan kelime oyunları
 
Öncelikle şunu belirteyim burada kimseyi dinsizleştirmeye çalıştığım yok. Öyle bir alıntı yapmışsınız ki sanki ben burada insanların beynini yıkamaya çalışıyormuşum gibi. Öncelikle bunu iyi anlayalım sonra yorum yapalım. Her insan gibi bende kafama takılan bazı şeyleri sorguluyorum. Bu doğal bir şeydir sonuçta beyin verilmiş bize düşünelim,sorgulayalım diye değil mi? Her neyse.

Hocam hırsızlığın boyutu da mı var size göre? Orada aç kaldığı için hırsızlık yapmışsa kesmeyin denilmiyor veya başka bir şey demiyor. Direk hırsızlık yapmaktan söz ediliyor.

Şöyle anlatayım kardeşim .. Eğer ben halkımı aç bırakmamışsam, onlara refah bir hayat sunabilmişsem, hepsinin evi barkı tası tarağı varsa ve buna rağmen içlerinden hırsızlık yapanları da çıkarsa BU İHTİYAÇTAN DEĞİL AÇ GÖZLÜLÜKTENDİR .. Cenab-ı ALLAH'ın seslenişi Müslüman gibi yaşayan bir toplumadır .. Burada o toplumun kendisini sorgulaması gerek ..
 
Yani bu ayetleri okurken mecazen de yorumlamalı.

"Hırsız kadın ve erkeğe, yaptıkları suça karşılık ibret
verici bir ceza verin
sonrada onların ELi (bu işi yapacak GÜCÜ ) kesin."

Diye okumak daha mantıklı değil mi?
 
Aeg kardeşim, o verdiğin link meal linki tefsir değil ..
Meal ; Birebir arapçanın Türkçe'ye en yakın haliyle çevrilmiş olanıdır ..
Tefsir ; Çevrilmiş olan mealin ayrıntılı açıklamasıdır ..

yahu orda kocaman tefsir linki de var. neden illa konu dışına cıkıyorsun ?
 
GERÇEKTEN KONUYU ANLAMAK İSTEYEN ARKADAŞLAR İÇİN YARARLI BİR ALINTI .. OKUYUN LÜTFEN ..


Maide suresi 38 EL KESME YANLIŞLIĞI :
Nis 2nd, 2012 by metafizik19.
MAİDE SURESİ 38 EL KESME YANLIŞLIĞI :

Daha önce bahsettiğim ve Tefsir ve mealcileri uyardığım MECAZ
Olan kelimelerin özellikle KIRMIZI yazı ile yazılması ve
insanların bu konuda İki taraflı düşünmesini istediğim
ayetlerden beklide bu konuda
çok hata Yapıldığı ve MECAZ ın şahsileştirilerek anlamının
kaydırıldığı en önemli Ayetlerden biridir Maide Suresi 38.
ayet.

Önce ayeti buraya aktaralım ve şu anda olan mealinden
Bir örnek vererek üzerinden konuşalım :

Ves sâriku ves sârikatu faktaû eydiyehumâ cezâen bimâ kesebâ nekâlen
minallâh(minallâhi) vallâhu azîzun hakîm(hakîmun).
1. ve es sâriku : ve hırsız (erkek)
2. ve es sârikatu : ve hırsız (kadın)
3. fe iktaû : o halde, …olmak üzere kesin
4. eydiye humâ : ikisinin ellerini
5. cezâen : ceza, karşılık, bedel olarak
6. bimâ kesebâ : kazandıklarından, yaptıklarından dolayı
7. nekâlen : ibret verici
8. min Allâhi : Allâh’tan (c.c.)
9. ve allâhu : ve Allâh (c.c.)
10. azîzun : azîz, üstün, yüce
11. hakîmun : hüküm ve hikmet sahibi

Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Hırsızlık eden erkek ve hırsızlık eden
kadın, suçları sabitleşince, yaptıklarının karşılığı ve Allah
tarafından kelepçek (caydırıcı bir ceza olmak üzere) ellerini kesin.
Allah, güçlüdür, hikmet sahibidir.

Bu ayette de EL kelimesini ve kesme eylemini duyan meal
ve tefsirciler maalesef Yine acaba burada MECAZ bir anlam varmı
diye sormadan YED=EL kelimesini bedensel EL olarak
algılamış ve bunun üzerine hüküm vermişlerdir. Oysa bir çok
ayette EL kelimesi geçmekte ve yedullah =
Allahın EL’inden bahsedilmektedir ? Peki Allahın EL’i
varmıdır ? Allah
Her şeyden münezzeh yani hiç bir yarattığına benzemiyorsa Allahın Eli
Olması mümkün değildir dolayısıyla yedullah geçen bu ayetlerdeki EL
Kelimesi MECAZ dır. Yani Yedullah= Allahın gücü ve kudreti manasınadır.

Allah elleri ile değil GÜÇ ve KUDRET i ile o fiilleri
gerçekleştirmiştir.
EL = Mecaz olarak GÜÇ ve KUDRET anlamındadır
Peki bu ayetlerde YED = Mecazmı ? yoksa gerçekten bedensel
olarak bildiğimiz El mi ?

EL kelimesinin MECAZ olduğu ile ilgili bir kaç
örnek verelim :

1= Vanda deprem olunca Devlet hemen şefkatli EL ini oraya uzattı
Bu örnektede EL = GÜÇ tür. Devlet hemen maddi ve
manevi GÜÇ
ünü oraya uzatmıştır yoksa Devletin fiziksel EL i olması
mümkün değildir.
2= Arkadaşlar işsizlik konusunada bir EL atalımda hükümeti uyaralım
der bir gazeteci arkadaşlarına. Buradaki EL de bir
eylem bir Güç tür

Birde bu ayetteki EL kelimesini mecaz olarak
meallendirelim sonra
Üzerinde konuşalım :

Hırsız kadın ve erkeğe, yaptıkları suça karşılık ibret
verici bir ceza verin
sonrada onların ELi (bu işi yapacak GÜCÜ ) kesin. Allah
güçlüdür. Hikmet sahibidir.

Hırsız kadın yada erkek hırsızlık yaptı onlara ibret
alacağı kadar ceza
verilir suç oranına göre yani bir bilezik çalanla
dolandırıcılık yapan ve
onlarca kişiyi dolandıran aynı cezayı almaz mantıksal olarak.
Mesela bilezik çaldı ve cezasını hakim 3 ay kesti fakat
onlarca kişiyi dolandıran ve bir çok kişileri mağdur
bırakan insana verilecek ibret olunacak cezada 5 yıl
diyelim. Cezayı kestik şimdide EL (gücü) yani hırsızlık
yapmaya iten bu GÜCÜ nasıl keseceğiz bunu düşünelim:
Bir insanı hırsızlığa iten GÜÇ lerden bir kaçı = İşsiz
yada parasız
kalmasıdır, borçlu olmasıdır,çoluğuna çocuğuna ekmek götürememesidir
tembel olup çalışmayı sevmemesidir yada Bir hastalık
neticesinde yani ihtiyacı olmadan yapılan eylemler vardır.
İşte hırsıza ibret alacağı kadar ceza vereceksiniz ama
bakacaksınız
Bu adam bu işi neden yaptı, İşsizse devlet yada kurumlar iş verecek,
açsa yardım edeceksiniz, çoluğu çocuğu muhtaçsa yardım edeceksiniz,
Tembel yada hasta ise tedavi edecek ve günümüzde olacak bir çalışma
Psikolojik tedavisini yaptıracaksınız. İşte bunu yaparsanız Hırsızın bu
Hırsızlık yapmaktaki EL (Güç) i kesmiş olursunuz.
Aslında ileriki toplumlarda şayet bir Hırsız yakalanırsa hem
Hırsız hemde DEVLET te suçlu sayılacak ve ikiside yargılanacaktır.
Neden yaptı hırsızlığı ? İşsiz kaldı, kirasını ödeyemedi çoluk
çocuk aç. Peki devlet nerdeydi ? neden EL( GüÇ) ini uzatmadı ?
Neden yardım etmedi. Bu adam çalışırken hemen ensesine yapışıp
Son kuruşuna kadar vergisini alıyordunuz ya Neden o adam muhtaç
kalınca aynı hassatiyeti göstermedin . İhtiyacı yokta çalıyorsa
Psikolojik destek verilmeli yada ihtiyacı yokta sırf HIRS uğruna
Bu hırsızlığı yapıyorsa İbret verici ve caydırıcı yüksek cezalar verilmeli
Ve yapılan her suçta suçu sabit görülürse ve aynı suçu yaparsa CEZA
her seferinde ikiye katlanmalı ve bu yüzüne karşı okunmalıdır.
Şöyle bir düşünsenize Devletin hemen sahip çıktığı ve işsizse
İş sağlanan insanlar ve aç ve açıkta ise yardım edilen insanlar neden
hırsızlık yapsın. Böyle bir toplum hayal edin ve bu nüfus 100 milyon
olsa bile şayet adaletle yönetiliyorsa ve insanlara hemen anında yardım
ediliyorsa bu nüfusta hırsız sayısı çok çok az beklide sıfıra
inecektir.

Kuranın indiği dönemler, peygamberimiz bu ayetleri açıklamış olmalı
Fakat aradan bir kaç asır geçipte rivayetler ve söylentilerle Kuran
Ayetlerini açıklamaya çalışan zihniyet bu ayetlerede EL attı ve bunu
Peygamber böyle söyledi diyerek meallere bu manada geçmesini
sağladılar ve sonraki yüzyıllarda da ülkelerin şeriatlarına böyle
yansıtıldığı için tefsirciler ve mealciler MECAZ anlamı değilde FİZİKİ
anlamı ile yer verdiler ve maalesef kimse dur diyecek bir
açıklama yapmadı.

Peki şimdide Fiziksel EL olma olasılığı gerçekten olabilirmi diye
Sorgulayıp cevaplarını mantıksal olarak alalım :
1= Bundan sonraki ayette Allah tövbeleri kabul ederim diyor. Peki
Adam hırsızlık yaptı fakat sonra pişman oldu tövbe etti ama EL gitti
yani Allah geri dönüşü olmayan CEZA verirmi ?
2= EL i gitti ise ömür boyu işsiz ve muhtaç kalmıyacakmı ?
belkide yeniden çalacak,hayat devam ediyor. Böyle bir olumsuz
çözüm önerebilirmi Allah. Bu yönü hiç düşünüldümü ?
3= 14 Asır evvel TIP yok adamın elini kestinizde sonra o
kanı nasıl
durduttunuz ? kaç kişi steril olmayan ortamlarda eli
kesildi ve sonrada
mikrop kaparak öldü ? Bunların vebalini kim verecek ?
insanların elini kesen zihniyet onları ömür boyu muhtaç bırakan o
KARA ZİHNİYET bunun hesabını nasıl verecek ?
4= Rahman (esirgeyen ) Rahim (bağışlayan) Allah tövbe ile
bağışlayacağı
Bir suça karşılık geri dönüşü olmayan ceza verirmi ?
Böyle bir anlayışı
Kabul etmek aslında Allaha iftira atmak değimlidir ?
5= Ali İmran suresi 7. ayette uyarmamış mı ? benim
kitabımın bir kısım ayetleri muhkemdirki bunlar kitabın
anasıdır (hüküm) içerir. Diğer kısmı ise
Müteşabihlerdir ( mecaz ve teşbihleri barındırır)
6= Bir ayette bir kelimenin MECAZ ve DÜZ anlamı
varsa bu güne
kadar o kara zihniyet düşünmemiş diyelim hala bu yüzyılda
bunların düşünülmemesi ve hala o kara zihniyetin peşinden
gitmek ne kadar doğrudur sorgulanması gerekmezmi ?
BEDENSEL EL i örnek alırsak vahşet,yanlışlık ve
sefalete düşürme
değilmidir insanları ? MECAZ anlamını aldığımızda işte çağdaş düşünce ve
Doğru olan değilmidir ? Hem ali İmran 7. ayeti yerine
getireceğiz hemde
Asıl DOĞRU olanı yerine getirmiş olacağız.

ALLAHIN SÜNNETİNDE (Sünnetullah ) ASLA BİR DEĞİŞİKLİK
BULAMASSINIZ
 
Kur'anda yazılanları herkes dosdoğru anlasaydı eğer , mealler yazma ihtiyacı duyulmazdı bana göre.
Şiirler de imgelerle doludur, bu yüzden herkes dosdoğru anlayamaz, kişisel zevkler uyandırır hatta.
Şimdi burada el kesme durumu impossible nin de dediği gibi güçten bahsediyor bana kalırsa. Yoksa ne biliyoruz biz ; '' Allah 'ın verdiği canı ancak o alır.'' o zaman elini kesen insan şirke düşmüyor mu? Bunu Allah niye desin ki üstelik cennet ve cehhennemin var olduğunu söylüyorsa, orada vereceği cezayı neden burada insanlara yaptırsın.O zaman imansal bir düzen yıkılırmış olurdu.
Bakış açısı önemli bu konularda biraz.
 
Hemen burada araya gireyim .. Sözde İmam İskender Ali Mihr denilen bu şeytandan uzak durun .. Bu adi soytarı euzu besmele çekmekten aciz, kendini mehdi ilan etmiş, hiç bir ilmi olmayan ne arapçaya ne de Kuran'a vakıf olamayan bir pisliktir .. İnşaALLAH ebediyyen cehennemliktir ..

elmalının yazdıgını sen cevap verene kadar buldum ben de. teşekkürler, ben aldım cevabımı
 
GERÇEKTEN KONUYU ANLAMAK İSTEYEN ARKADAŞLAR İÇİN YARARLI BİR ALINTI .. OKUYUN LÜTFEN ..


Maide suresi 38 EL KESME YANLIŞLIĞI :
Nis 2nd, 2012 by metafizik19.
MAİDE SURESİ 38 EL KESME YANLIŞLIĞI :

Daha önce bahsettiğim ve Tefsir ve mealcileri uyardığım MECAZ
Olan kelimelerin özellikle KIRMIZI yazı ile yazılması ve
insanların bu konuda İki taraflı düşünmesini istediğim
ayetlerden beklide bu konuda
çok hata Yapıldığı ve MECAZ ın şahsileştirilerek anlamının
kaydırıldığı en önemli Ayetlerden biridir Maide Suresi 38.
ayet.

Önce ayeti buraya aktaralım ve şu anda olan mealinden
Bir örnek vererek üzerinden konuşalım :

Ves sâriku ves sârikatu faktaû eydiyehumâ cezâen bimâ kesebâ nekâlen
minallâh(minallâhi) vallâhu azîzun hakîm(hakîmun).
1. ve es sâriku : ve hırsız (erkek)
2. ve es sârikatu : ve hırsız (kadın)
3. fe iktaû : o halde, …olmak üzere kesin
4. eydiye humâ : ikisinin ellerini
5. cezâen : ceza, karşılık, bedel olarak
6. bimâ kesebâ : kazandıklarından, yaptıklarından dolayı
7. nekâlen : ibret verici
8. min Allâhi : Allâh’tan (c.c.)
9. ve allâhu : ve Allâh (c.c.)
10. azîzun : azîz, üstün, yüce
11. hakîmun : hüküm ve hikmet sahibi

Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Hırsızlık eden erkek ve hırsızlık eden
kadın, suçları sabitleşince, yaptıklarının karşılığı ve Allah
tarafından kelepçek (caydırıcı bir ceza olmak üzere) ellerini kesin.
Allah, güçlüdür, hikmet sahibidir.

Bu ayette de EL kelimesini ve kesme eylemini duyan meal
ve tefsirciler maalesef Yine acaba burada MECAZ bir anlam varmı
diye sormadan YED=EL kelimesini bedensel EL olarak
algılamış ve bunun üzerine hüküm vermişlerdir. Oysa bir çok
ayette EL kelimesi geçmekte ve yedullah =
Allahın EL’inden bahsedilmektedir ? Peki Allahın EL’i
varmıdır ? Allah
Her şeyden münezzeh yani hiç bir yarattığına benzemiyorsa Allahın Eli
Olması mümkün değildir dolayısıyla yedullah geçen bu ayetlerdeki EL
Kelimesi MECAZ dır. Yani Yedullah= Allahın gücü ve kudreti manasınadır.

Allah elleri ile değil GÜÇ ve KUDRET i ile o fiilleri
gerçekleştirmiştir.
EL = Mecaz olarak GÜÇ ve KUDRET anlamındadır
Peki bu ayetlerde YED = Mecazmı ? yoksa gerçekten bedensel
olarak bildiğimiz El mi ?

EL kelimesinin MECAZ olduğu ile ilgili bir kaç
örnek verelim :

1= Vanda deprem olunca Devlet hemen şefkatli EL ini oraya uzattı
Bu örnektede EL = GÜÇ tür. Devlet hemen maddi ve
manevi GÜÇ
ünü oraya uzatmıştır yoksa Devletin fiziksel EL i olması
mümkün değildir.
2= Arkadaşlar işsizlik konusunada bir EL atalımda hükümeti uyaralım
der bir gazeteci arkadaşlarına. Buradaki EL de bir
eylem bir Güç tür

Birde bu ayetteki EL kelimesini mecaz olarak
meallendirelim sonra
Üzerinde konuşalım :

Hırsız kadın ve erkeğe, yaptıkları suça karşılık ibret
verici bir ceza verin
sonrada onların ELi (bu işi yapacak GÜCÜ ) kesin. Allah
güçlüdür. Hikmet sahibidir.

Hırsız kadın yada erkek hırsızlık yaptı onlara ibret
alacağı kadar ceza
verilir suç oranına göre yani bir bilezik çalanla
dolandırıcılık yapan ve
onlarca kişiyi dolandıran aynı cezayı almaz mantıksal olarak.
Mesela bilezik çaldı ve cezasını hakim 3 ay kesti fakat
onlarca kişiyi dolandıran ve bir çok kişileri mağdur
bırakan insana verilecek ibret olunacak cezada 5 yıl
diyelim. Cezayı kestik şimdide EL (gücü) yani hırsızlık
yapmaya iten bu GÜCÜ nasıl keseceğiz bunu düşünelim:
Bir insanı hırsızlığa iten GÜÇ lerden bir kaçı = İşsiz
yada parasız
kalmasıdır, borçlu olmasıdır,çoluğuna çocuğuna ekmek götürememesidir
tembel olup çalışmayı sevmemesidir yada Bir hastalık
neticesinde yani ihtiyacı olmadan yapılan eylemler vardır.
İşte hırsıza ibret alacağı kadar ceza vereceksiniz ama
bakacaksınız
Bu adam bu işi neden yaptı, İşsizse devlet yada kurumlar iş verecek,
açsa yardım edeceksiniz, çoluğu çocuğu muhtaçsa yardım edeceksiniz,
Tembel yada hasta ise tedavi edecek ve günümüzde olacak bir çalışma
Psikolojik tedavisini yaptıracaksınız. İşte bunu yaparsanız Hırsızın bu
Hırsızlık yapmaktaki EL (Güç) i kesmiş olursunuz.
Aslında ileriki toplumlarda şayet bir Hırsız yakalanırsa hem
Hırsız hemde DEVLET te suçlu sayılacak ve ikiside yargılanacaktır.
Neden yaptı hırsızlığı ? İşsiz kaldı, kirasını ödeyemedi çoluk
çocuk aç. Peki devlet nerdeydi ? neden EL( GüÇ) ini uzatmadı ?
Neden yardım etmedi. Bu adam çalışırken hemen ensesine yapışıp
Son kuruşuna kadar vergisini alıyordunuz ya Neden o adam muhtaç
kalınca aynı hassatiyeti göstermedin . İhtiyacı yokta çalıyorsa
Psikolojik destek verilmeli yada ihtiyacı yokta sırf HIRS uğruna
Bu hırsızlığı yapıyorsa İbret verici ve caydırıcı yüksek cezalar verilmeli
Ve yapılan her suçta suçu sabit görülürse ve aynı suçu yaparsa CEZA
her seferinde ikiye katlanmalı ve bu yüzüne karşı okunmalıdır.
Şöyle bir düşünsenize Devletin hemen sahip çıktığı ve işsizse
İş sağlanan insanlar ve aç ve açıkta ise yardım edilen insanlar neden
hırsızlık yapsın. Böyle bir toplum hayal edin ve bu nüfus 100 milyon
olsa bile şayet adaletle yönetiliyorsa ve insanlara hemen anında yardım
ediliyorsa bu nüfusta hırsız sayısı çok çok az beklide sıfıra
inecektir.

Kuranın indiği dönemler, peygamberimiz bu ayetleri açıklamış olmalı
Fakat aradan bir kaç asır geçipte rivayetler ve söylentilerle Kuran
Ayetlerini açıklamaya çalışan zihniyet bu ayetlerede EL attı ve bunu
Peygamber böyle söyledi diyerek meallere bu manada geçmesini
sağladılar ve sonraki yüzyıllarda da ülkelerin şeriatlarına böyle
yansıtıldığı için tefsirciler ve mealciler MECAZ anlamı değilde FİZİKİ
anlamı ile yer verdiler ve maalesef kimse dur diyecek bir
açıklama yapmadı.

Peki şimdide Fiziksel EL olma olasılığı gerçekten olabilirmi diye
Sorgulayıp cevaplarını mantıksal olarak alalım :
1= Bundan sonraki ayette Allah tövbeleri kabul ederim diyor. Peki
Adam hırsızlık yaptı fakat sonra pişman oldu tövbe etti ama EL gitti
yani Allah geri dönüşü olmayan CEZA verirmi ?
2= EL i gitti ise ömür boyu işsiz ve muhtaç kalmıyacakmı ?
belkide yeniden çalacak,hayat devam ediyor. Böyle bir olumsuz
çözüm önerebilirmi Allah. Bu yönü hiç düşünüldümü ?
3= 14 Asır evvel TIP yok adamın elini kestinizde sonra o
kanı nasıl
durduttunuz ? kaç kişi steril olmayan ortamlarda eli
kesildi ve sonrada
mikrop kaparak öldü ? Bunların vebalini kim verecek ?
insanların elini kesen zihniyet onları ömür boyu muhtaç bırakan o
KARA ZİHNİYET bunun hesabını nasıl verecek ?
4= Rahman (esirgeyen ) Rahim (bağışlayan) Allah tövbe ile
bağışlayacağı
Bir suça karşılık geri dönüşü olmayan ceza verirmi ?
Böyle bir anlayışı
Kabul etmek aslında Allaha iftira atmak değimlidir ?
5= Ali İmran suresi 7. ayette uyarmamış mı ? benim
kitabımın bir kısım ayetleri muhkemdirki bunlar kitabın
anasıdır (hüküm) içerir. Diğer kısmı ise
Müteşabihlerdir ( mecaz ve teşbihleri barındırır)
6= Bir ayette bir kelimenin MECAZ ve DÜZ anlamı
varsa bu güne
kadar o kara zihniyet düşünmemiş diyelim hala bu yüzyılda
bunların düşünülmemesi ve hala o kara zihniyetin peşinden
gitmek ne kadar doğrudur sorgulanması gerekmezmi ?
BEDENSEL EL i örnek alırsak vahşet,yanlışlık ve
sefalete düşürme
değilmidir insanları ? MECAZ anlamını aldığımızda işte çağdaş düşünce ve
Doğru olan değilmidir ? Hem ali İmran 7. ayeti yerine
getireceğiz hemde
Asıl DOĞRU olanı yerine getirmiş olacağız.

ALLAHIN SÜNNETİNDE (Sünnetullah ) ASLA BİR DEĞİŞİKLİK
BULAMASSINIZ

Karışık bir durum 2 taraftan da düşünülebiliyor. Ama anlamadığım bir diğer nokta ise bunu uygulayan araplar var hocam. El ve ayak kesmek gibi bu durum insanın kafasını karıştıyor işte. Cevap için teşekkür ederim açıklayıcı olmuş.
 
Climax kadınmıydı kandırıldık desene
 
Geri