Bir arayış içindeyim duygular ülkesinde...
Hangi duygunun arayışı, kestiremiyorum kalbimde...
Sözlüğümdeki tüm kelimeler beni terketmiş...
Susuşlarımın esrarındaki ses, her şeyin seninle geldiğini ve seninle gittiğini söylüyor...
Hayat dolu yaşamın, duyguları esir alınmış yüreği taşıyan bedene dönüşme sebebinin "SEN" olduğunu...
Tüm duygularım senin yüreğinde mahkumluk yaşıyor ... Sevgim sende, nefretim sende... Sevincim sende, acım sende... Aşkım sende, hüznüm sende...
Yüreğinde...
Hepsi acı çekiyor, çırpınıyor senden kurtulmak için... Aç yüreğinin demir parmaklıklarını !... Salıver onları ve geri dönsünler yüreğime...
Çünkü senden başkalarına verecek sevgim, senden başkalarından edeceğim nefretim olmalı... Acıları ve sevinçleri yalnızca sende yaşayamam... Aşk ve hüzün tek senin değil, bunu bilesin !...
..... Şimdi tenha bir vakitte, hissiz duygular hakim oluyor; zihnimde ve yüreğimde...
Düşünüyorum; çaresiz gece mahkumu yıldız misali... Senden önceki özgürlüğümü ve senden sonraki tutsaklığımı... Neden duygularıma bu kadar sahiplendin? Sende olmayan duyguların boşluğunu doldurmak için mi? Gözyaşı dolu bir yüreğin varsa eğer, Tüm duygulara değer... Duygularımı geri ver... Bırak beni ve çıkar yüreğinden...
Hiçbir duygu ve düş, beni hapsolunduğum yüreğinden kurtaramıyor...
Hayatın kırılma noktasında, zoraki tebessümler akıtıyorum gözyaşlarımın gizlerinde... Yaşadığım tek an, bakışlarımın daldığı umutsuzluklarda senin olmadığın andır !... .
.....
Anlıyor musun beni, duygularımın sahibi?
Hayatsız yaşamın esiri olan ruhumun, niye bu çıkmaza girdiğini? Duygularıma kavuşma ihtimalinin senin yokluğunla mümkün olabileceğini?... Eğer hayatımda hâlâ varsan, bil ki yüreğimin içi bir uçurumdur... Ve sen, bu yüreğe her girmek istediğinde, Seni uçurumlarda müebbet mahkum edeceğim...
Tıpkı senin, duygularımı yüreğinin uçurumlarında mahkum ettiğin gibi... .....
Hangi duygunun arayışı, kestiremiyorum kalbimde...
Sözlüğümdeki tüm kelimeler beni terketmiş...
Susuşlarımın esrarındaki ses, her şeyin seninle geldiğini ve seninle gittiğini söylüyor...
Hayat dolu yaşamın, duyguları esir alınmış yüreği taşıyan bedene dönüşme sebebinin "SEN" olduğunu...
Tüm duygularım senin yüreğinde mahkumluk yaşıyor ... Sevgim sende, nefretim sende... Sevincim sende, acım sende... Aşkım sende, hüznüm sende...
Yüreğinde...
Hepsi acı çekiyor, çırpınıyor senden kurtulmak için... Aç yüreğinin demir parmaklıklarını !... Salıver onları ve geri dönsünler yüreğime...
Çünkü senden başkalarına verecek sevgim, senden başkalarından edeceğim nefretim olmalı... Acıları ve sevinçleri yalnızca sende yaşayamam... Aşk ve hüzün tek senin değil, bunu bilesin !...
..... Şimdi tenha bir vakitte, hissiz duygular hakim oluyor; zihnimde ve yüreğimde...
Düşünüyorum; çaresiz gece mahkumu yıldız misali... Senden önceki özgürlüğümü ve senden sonraki tutsaklığımı... Neden duygularıma bu kadar sahiplendin? Sende olmayan duyguların boşluğunu doldurmak için mi? Gözyaşı dolu bir yüreğin varsa eğer, Tüm duygulara değer... Duygularımı geri ver... Bırak beni ve çıkar yüreğinden...
Hiçbir duygu ve düş, beni hapsolunduğum yüreğinden kurtaramıyor...
Hayatın kırılma noktasında, zoraki tebessümler akıtıyorum gözyaşlarımın gizlerinde... Yaşadığım tek an, bakışlarımın daldığı umutsuzluklarda senin olmadığın andır !... .
.....
Anlıyor musun beni, duygularımın sahibi?
Hayatsız yaşamın esiri olan ruhumun, niye bu çıkmaza girdiğini? Duygularıma kavuşma ihtimalinin senin yokluğunla mümkün olabileceğini?... Eğer hayatımda hâlâ varsan, bil ki yüreğimin içi bir uçurumdur... Ve sen, bu yüreğe her girmek istediğinde, Seni uçurumlarda müebbet mahkum edeceğim...
Tıpkı senin, duygularımı yüreğinin uçurumlarında mahkum ettiğin gibi... .....