vakt-i zamanında birçok alanda haldır haldır yardırıp, siyasetin dibine vuran ben, bu memlekette aklıyla değil başka yerleri düşünen insanlar ile bir yere varılamayacağını acı bir şekilde tecrübe ettiğim için artık bulaşmıyorum bu tür şeylere çok zor durumda kalmadıkça. o yüzden son 4 senemi huzur içinde yaşamaktayım.
siyaset mevzularının döndüğü ortamdan hemen kaçıyorum. din konularının fırıl fırıl döndüğü yerde fırıldak insanları görünce anında uzuyorum. bu ülke gelenekçi yapıya sahiptir. akıl da bu gelenekçi yapıya göre çalışıyor maalesef. sen istediğin kadar siyasi gerekçe, ekonomik çözüm üret. o insan akşam işten çıkıp eve giderken kullandığı yolun asfaltlandığına bakar. mahallesine açılan bim marketine bakar. asgari ücrete yapılan 30 lira zamma bakar. oy verdiği insanların ayda aldığı 17.000 lirayı gözünde büyütmez. alacak tabi der, memleket yönetiyor der haspam. bunu neye göre der, oy verdiği adamın televizyona çıktığında kendisinin karşıt görüşlü sözüm ona dinsiz bunlar dediklerine ağız dolusu hakaretler içeren sözler sarf ettiği için, şiddet yanlısı hareketler sergilediği için. biz Türk milletiyiz duygularımızla hareket ederiz. bilimmiş, akılmış, realiteymiş, 4 kişilik bir ailenin açlık sınırıymış, yoksulluk sınırıymış bizi ilgilendirmez. biz akşam eve giderken 1 ekmek alabiliyorsak günü kurtarmışız demektir. bize hep şükretmeyi öğrettiler. tamam şükredelim de, bize şükretmeyi öğretenlerin malı hamuduyla götürmesi biraz abes değil mi?
ÇALIYOR; AMA ÇALIŞIYORLAR diyen pek muhterem, çok Müslüman saygıdeğer insan topluluğumuz tabii oldukları dini adam gibi yaşayıp, hırsızlığın bir kul hakkı gaspı olduğunu anladıkları zaman ya da haram olduklarını sözüm ona inandıkları dinde haram sayıldığının farkına vardıkları zaman belki millet de saçını taramayı bir kenara bırakır.
editten sonra edit: iletinin zaten en önemli kısmı su veren itfaiyenin hortumuyla ilgiliydi genşler.
teşekkür ederim.