Maden Müh. Odası : Amasra Faciasının Sorumlusu TTK Yönetimi ve Siyasi İktidardır!

🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti
AMASRA FACİASININ SORUMLUSU TTK YÖNETİMİ ve SİYASİ İKTİDARDIR!

14 Ekim 2022 tarihinde Amasra/Bartın da yaşanan facianın ardından oluşturulan bilirkişi heyetiilk incelemelerini tamamlayarak hazırladıkları “Bilirkişi İncelemesi Raporu”nu 31.10.2022 tarihinde Amasra Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim etmişlerdir. Raporun teslimi sonrasında 24 sanıktan 8’i tutuklanmıştır.

Bilirkişi raporu incelendiğinde, facianın meydana gelmesinde rol oynayan hususlar altı genel başlık altında sıralanmakladır. Bunlar havalandırma, metan drenajı, kömür tozu mücadelesi, denetlemeler, teknik personel sayısındaki eksiklik ile iş güvenliği eğitimi ve acil durumlara yönelik tatbikatlar olarak belirlenmiştir.

Söz konusu bilirkişi raporunda özetle; facianın grizu+kömür tozu patlaması şeklinde gerçekleştiğinin düşünüldüğü, facianın gerçekleştiği -300 ve -350 katlarına gönderilen hava miktarının son derece yetersiz olduğu, ocağın temiz hava ihtiyacı ve uygulanan havalandırma sisteminin planlanması ve tasarımına yönelik herhangi bir bilgi, belge ve dokümanın bulunamadığı, baca içerisindeki hava hızının 0,2-0,3 m/sn arasında olduğu ve bu değerdeki hava hızlarının havalandırmadan beklenen tehlikeli gaz ve tozların seyreltilip hızlıca ortamdan uzaklaştırılması görevini yerine getirmesinin mümkün olmadığı, sensör kayıtlarına göre -320 kalın damar bacasında ölçülen metan seviyelerinin birçok kez %2’yi geçtiği, 2 kez ise sensörün ölçebileceği en üst değer ve metan gazı alt patlama limiti olan % 5’i geçtiğinin görüldüğü, bu durumların oluşmasının temel nedenin ise yetersiz ve etkisiz havalandırmaya ilaveten metan drenajı uygulaması yapılmamasının olduğu, işletmede havalandırma ve metan drenajının dahil olduğu bir metan gazı ile mücadele yönteminin olduğunun söylenemeyeceği, grizu patlamasının kömür tozu patlamasına eşlik etmiş olmasının tozla mücadele çalışmasının yetersiz kaldığını göstermekte olduğu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının denetleme mekanizmalarının gereken etkinliği sağlayamadığının görüldüğü ve facianın meydana gelmesinde etkisi olduğu, teknik personel sayısındaki yetersizliğin de facianın meydana gelmesinde etken olduğu, iş güvenliği eğitimleri ve tatbikatlar konusunda görülen eksikliklerin, kaza sırası ve sonrasında meydana gelen hataların kaynağını oluşturduğu hususlarına yer verilmiştir.

20 yıllık iktidarı döneminde AKP, ülkeyi sermayenin rant sahasına çevirmiş, önce özerkliği ortadan kaldırılan Kamu İktisadi Teşekkülleri; teknik personel istihdamındaki kayırmacı yöntemler, liyakatsiz terfiler, madencilik bilim ve tekniğinin öngördüğü gereklilikleri karşıla(ya)mayan kamusal yatırımlar, yetersiz işçi sağlığı ve güvenliği uygulamaları ve etkin olarak yaptırılmayan kamu denetimleri neticesinde emniyetli ve ekonomik olarak işletilemez duruma getirilmişlerdir. Kamuda üretim yapan işletmeler açısından adeta ÜRETMEME ZORLAMASI durumu oluşmuştur.

Yaşanan onca faciaya rağmen yeterli teknik kadronun oluşturulamamasında, gerekli teknik iyileştirilmelerin yapılamamasında, kamuda liyakatsiz atamaların ve terfilerin gerçekleşmesinde, etkin bir denetim mekanizması kurulamamasında dahli olan tüm kamu otoriteleri ile bu ve benzeri facialara “kaderci” bir pencereden bakanlar facianın gerçek sorumlularıdır.

Birkaç şüphelinin kelepçeli bir şekilde tutuklanması görüntüsünün medyada afişe edilmesine müsaade eden gerçek sorumlular, kamuoyunun öfkesini ve hassasiyetini dizginleme çabası içindedirler. Benzer taktikler başta Soma Faciası olmak üzere tüm maden facialarında uygulanmış; yargı süreçlerinin sonunda karar alma sürecinde yetkisi bulunmayan maden mühendislerigünah keçisi ilan edilmiştir. Öyle görünüyor ki benzer bir süreç Amasra faciasında yaşanacak, yetkisi bulunmayan maden mühendisleri günah keçisi ilan edileceklerdir. Oysa liyakatsiz terfiler neticesinde karar verici makamlara atanan kişiler, bu liyakatsız atamaları yapanlar, yaşanan facianın gerçek sorumluları olarak değerlendirilmelidir.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası olarak, yargılama süreçlerinin yakından takipçisi olacağımızı ve gerçek sorumluların açığa çıkarılması için gerekli çabayı göstereceğimizi tüm meslektaşlarımıza ve kamuoyuna duyururuz.

Saygılarımızla.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu
03 Kasım 2022, Ankara
 
Unuttuk dimi ?
Bu facia yüzünden 42 maden emekçisi hayatını kaybetti. Rapor içerisinde "Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının denetleme mekanizmalarının gereken etkinliği sağlayamadığının görüldüğü" ifadelerinin yer alması Türkiye'nin ne kadar liyakatsiz atama ve görevlendirmelerle kamusal alanları çürüttüğünü görüyoruz.
Facia olmadan yakın bir tarihte yapılan denetleme ve tespit tutanakları nerede? Tespit edilen uygunsuzluklar nelerdi? Yapılması için ne kadar süre verilmişti ? Süre bitiminde kuruma tekrar denetlemeye gidildi mi? Eksiklikler tamamlanmış mıydı, yapılmadı ise ceza-i hükümleri gerekenler yapılmış mıydı? Her şeyi geçelim 42 maden emekçisine mezar olan bu maden devletin madeniydi söylenecek söz, sorulacak hesap çok ama......ama işte.
 
Volkan benim sınıf arkadaşım, çok zaman geçirdik beraber, hatta 1-2 defa evlerinde bile kalmıştım. Pek çalışkan biri de sayılmazdı. Kamuya atanmasına da şaşırmıştım ilk başta. İSG’den sorumlu baş mühendis olunca herhalde değişti diye düşünmüştüm. Emin olamıyorum, çünkü öğrencilik kariyeri neredeyse hiç parlak değildi. Hocalarla kurduğu diyalog iyiydi, belki etkisi olmuştur. Çok defa beni alıp hocaların yanına gidelim diye telkinde bulunurdu, şu dersten kalmayalım diye. Ben gitmezdim. Zaten sınıf ortalaması en yüksek öğrencilerden biriydim, gidip neyine minnet edecektim. Velhasıl, yine de baş mühendis olması için iyi bir deneyimden geçmesi gerekirdi. Açık olmam gerekirse o kadarını beklemiyordum. Zaten bayaadır görüşmüyordum. Hakkında haberi bu şekilde alınca üzüldüm. Odanın raporuna göre sorumluluğu ağır. Hemen hemen tüm oklar onu ve sorumlu olduğu üst yöneticileri gösteriyor. Araya seçim de girince tutukluluğu devam edecek, belli. Bakalım akıbeti ne olacak…
 
İster eleştiri kabul ister hakaret, kamu her zaman işini bilmeyenlerin ve çapsızların yeri olmuştur. Kafası çalışan adam asla kamuda olmaz, kamuyu da tercih etmez.
 
Geri