Herhangi bir olayı mevcut dönemin koşulları ekseninde değerlendirmek gerekir. Diğer bir deyişle, o güne, o günün gözlükleriyle, dönemin konjonktürü ile bakılması gerekir.
''Başarılımıydı/başarısızmıydı'' sorusu yerine ''daha iyisi yapılabilir miydi'' sorusunu sormak daha tutarlı olur. Ve bu akademik düzeyde bir tartışma konusu olacağından, tarihçilerin tartışması konusu olabilir. Eğer ki Kadir Mısıroğlu gibi zerzevatların söylemlerini kaale alırsanız, herşey kötüdür sonucu dışında başka bir sonuç bulamazsınız ve konuyu bir adım dahi öteye götüremezsiniz. Ama bizim buradan yorumlayabileceğimiz şey, ''kazanım var mıdır, yok mudur varsa nelerdir, kayıplar nelerdir'' olabilir.
Lozan Antlaşması'nı çözülen sorunlar ve çözülmeyen sorunlar olarak iki parça halinde ele alır, o açıdan değerlendirme yaparsanız daha doğru bir yol olur bence.
Geniş bir konu olduğu için yorumlamaya pek vaktim yok. Sadece kendimce yol gösterebilirim. Uygun vakit bulursam, bildiklerimi de eklerim. Selamlar.