Geçtiğimiz *hafta bir dost meclisinde şu soru ile yeniden karşılaştım. “Hocam yazılarınız ve sohbetlerinizde stresin ömür törpüsü olduğunu, stresli insanların çok sık hastalandığını söylüyor, yazıyorsunuz. Peki, hayatı stres yüklü liderlerin uzun ömürlü olmalarını nasıl açıklıyorsunuz?” Soru haklıydı. İstisnaları olsa da dünyanın hemen her ülkesinde liderler uzun ömürlü oluyor. Reagan’dan Ford’a, Truman’dan Roosevelt’e Amerikan başkanlarının*çoğu beklenenin üzerinde bir ömür sürdü. Yetmişli yılların başkanı Jimmy Carter hâlâ hayatta. “Oğul Bush” bir yana “baba Bush” bile hâlâ sağlıklı. Keza başkan Clinton da geçirdiği baypas ameliyatına rağmen sağlıklı bir yaşam sürüyor. İngiltere kraliçesi 90’ını geçti, “dalya demeye” hazırlanıyor. Bizde de durum çok farklı değil. İnönü ve Bayar uzun yaşadılar. Rahmetli Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan sağlıkları konusunda pek dikkatli olmasalar da seksenli yaşları yakalamışlardı. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in yaşlanma yolculuğunu başarı ve zarafetle nasıl tamamladığına ise bizzat şahit oldum. Peki bu işin sırrı ne? Yoksa bilinenin aksine stres ömrü kısaltmak yerine uzatıyor mu? Yanıtım şu oldu…*
TEFLON MU SÜNGER MİSİNİZ?
STRESİN de iyisi, kötüsü, sık tekrarlayanı seyrek karşılaşılanı, kısa veya uzun süreni var. Bütün mesele dozu, tekrar sıklığı ve süresinde. Düşük dozlu, sık tekrarlamayan ve uzun sürmeyen streslerin ciddi bir yıpratıcı etkisi yok. Tersine bu tür stresler faydalı bile olabiliyor. Mühim olanı stresi sizin nasıl karşıladığınız. Nasıl yanıtlayıp nasıl yönettiğiniz. Teflon mu, sünger mi olduğunuz. Teflonlar stres tepkilerini iyi tanıyan, iyi kontrol edebilen, iyi yönetebilen, strese iyi direnebilenler. Teflonlar sık karşılaştıkları streslere yaptıkları stres egzersizleri sayesinde daha düşük tepkiler veriyorlar. Ayrıca yine tecrübeleri nedeniyle bu streslerin beden ve ruhlarını etkilemesine müsaade de etmiyorlar. Bunda yapısal ve ruhsal organizasyonlarının yani “teflon ile kaplı” olmalarının da rolü var. Uzun ömür sürebilen liderlerin çoğu muhtemelen ruhsal olarak TEFLON! Süngerler ise stresi adeta içlerine emiyor ya da çekiyorlar. Strese bulaşma, stres tuzağına düşme konusunda da başarısızlar. Streslere hazırlıksız yakalanıyor, anti stres antrenmanları ihmal ediyorlar. Böyle olunca da stres yükü ile karşılaştıklarında beden ve ruhlarını riske sokabilen ölçüsüz tepkiler verebiliyorlar. Neticede de kısa ömürlü oluyorlar.* Özeti şu: Tabii ki liderlerin neden daha uzun ömürlü oldukları sorusunun başka alt parametreleri de var. Örneğin onlar “sağlık riski yönetimi” bakımından daha şanslılar. Etraflarında daima güçlü bir sağlık koruma çemberi var. Ayrıca toksik maddelerle karşılaşma ihtimalleri de çok daha düşük. Bütün bu detaylara rağmen benim kanaatim şudur: Dozunda ve iyi yönetilen stresler ömrü kısaltmaz, uzatır. Kanaatimce rahmetli Demirel teflon, rahmetli Özal sünger yapılanmanın tipik örnekleri idiler. İkisini de saygı ve sevgi ile anıyorum.
TEFLON MU SÜNGER MİSİNİZ?
STRESİN de iyisi, kötüsü, sık tekrarlayanı seyrek karşılaşılanı, kısa veya uzun süreni var. Bütün mesele dozu, tekrar sıklığı ve süresinde. Düşük dozlu, sık tekrarlamayan ve uzun sürmeyen streslerin ciddi bir yıpratıcı etkisi yok. Tersine bu tür stresler faydalı bile olabiliyor. Mühim olanı stresi sizin nasıl karşıladığınız. Nasıl yanıtlayıp nasıl yönettiğiniz. Teflon mu, sünger mi olduğunuz. Teflonlar stres tepkilerini iyi tanıyan, iyi kontrol edebilen, iyi yönetebilen, strese iyi direnebilenler. Teflonlar sık karşılaştıkları streslere yaptıkları stres egzersizleri sayesinde daha düşük tepkiler veriyorlar. Ayrıca yine tecrübeleri nedeniyle bu streslerin beden ve ruhlarını etkilemesine müsaade de etmiyorlar. Bunda yapısal ve ruhsal organizasyonlarının yani “teflon ile kaplı” olmalarının da rolü var. Uzun ömür sürebilen liderlerin çoğu muhtemelen ruhsal olarak TEFLON! Süngerler ise stresi adeta içlerine emiyor ya da çekiyorlar. Strese bulaşma, stres tuzağına düşme konusunda da başarısızlar. Streslere hazırlıksız yakalanıyor, anti stres antrenmanları ihmal ediyorlar. Böyle olunca da stres yükü ile karşılaştıklarında beden ve ruhlarını riske sokabilen ölçüsüz tepkiler verebiliyorlar. Neticede de kısa ömürlü oluyorlar.* Özeti şu: Tabii ki liderlerin neden daha uzun ömürlü oldukları sorusunun başka alt parametreleri de var. Örneğin onlar “sağlık riski yönetimi” bakımından daha şanslılar. Etraflarında daima güçlü bir sağlık koruma çemberi var. Ayrıca toksik maddelerle karşılaşma ihtimalleri de çok daha düşük. Bütün bu detaylara rağmen benim kanaatim şudur: Dozunda ve iyi yönetilen stresler ömrü kısaltmaz, uzatır. Kanaatimce rahmetli Demirel teflon, rahmetli Özal sünger yapılanmanın tipik örnekleri idiler. İkisini de saygı ve sevgi ile anıyorum.