Libya'da kim kiminle savaşıyor? Türkiye ve uluslararası güçler hangi tarafı destekliyor?

B
  • Kullanıcı BuYuCu
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Toplum ve Gündem
GZVjv6.jpg


Libya, Muammer Kaddafi'nin devrilmesinin ardından kaosa sürüklendi. Ülkede 2011 yılından sonra başlayan iç savaş devam ederken zaman içinde iki farklı yönetim ortaya çıktı.

Birleşmiş Milletler'e (BM) bağlı Dünya Sağlık Örgütü'ne göre Libya'da çatışmalar nedeniyle sayısı tam olarak bilinmese dahi şu ana kadar binlerce kişi hayatını kaybetti.

Birleşmiş Milletler de çatışmaların başlamasından bu yana on binlerce kişinin yerlerinden olduğunu kaydetti.

BM başta olmak üzere uluslararası kamuoyundan sivillerin de zarar gördüğü çatışmaların derhal durması yönünde gelen çağrılar karşılık bulmuyor.

Libya'da iki farklı yönetim bulunuyor

Arap Baharı olarak tanımlanan kitlesel halk hareketinin rejim karşıtı çatışmalara dönüştüğü ve Muammer Kaddafi'yi koltuğundan ettiği 2011 yılından bu yana siyasi istikrarın bir türlü sağlanamadığı Kuzey Afrika ülkesi Libya'da birden fazla yönetim bulunuyor.

Libya, 2014 seçimlerinin ardından siyaseten ikiye bölündü.

Bunlardan birisi ülkenin doğusunda, Mısır sınırına yakın Tobruk'ta bulunan Temsilciler Meclisi ve diğeri de Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti.

Öte yandan IŞİD'in 2015'te varlığını hissettirdiği ülkede, örgüte bağlı savaşçılar Kaddafi'nin doğum yeri olan Sirte kentini ele geçirdi. Ancak Türkiye'nin de desteklediği Misratalı güçler, IŞİD'i aynı yıl içerisinde ortadan kaldırdı.

Libya'da kim kimi destekliyor?

Merkezi Trablus'ta bulunan Ulusal Mutabakat Hükümeti, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere Türkiye, Avrupa Birliği ve uluslararası kurumlarca meşru kabul ediliyor ve destekleniyor.

Tobruk merkezli Hafter güçlerinin kontrolünde olan Temsilciler Meclisi'ni ise Mısır, ABD, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Fransa ve Rusya'dan destek buluyor.

Büyük silahlı güçler

Akdeniz'e kıyısı bulunan 6,5 milyon nüfuslu petrol ülkesi Libya'da Kaddafi'nin devrilmesinin ardından yüzlerce irili ufaklı silahlı grup faaliyet göstermeye başladı.

Öne çıkan gruplar

Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne (UMH) bağlı birlikler.
Kaddafi'nin devrilmesinde en büyük paya sahip Misrata merkezli güçler.
Körfez ülkeleri ile Mısır'ın desteklediği Tobruk merkezli General Halife Hafter'e bağlı Libya Ulusal Ordusu.
Ülkenin batısında, Tunus sınırına yakın Zintan merkezli güçler.

Hafter güçleri ile UMH birçok cephede savaşıyor

Trablus'u ele geçirmek için saldırı başlatan Hafter güçleri, geride kalan süre zarfında tüm cephelerde gerilerken UMH'ye bağlı birlikler karşı saldırıya geçiyor.

Ayn Zara, Halletul Fercan, Kasr bin Gaşir, Vadi er-Rabi, El-Matar el-Kadim, Es-Sevani ve El-Aziziye bölgelerinde UMH güçleri ile Hafter'e bağlı güçler arasında vurkaç taktiğine dayalı çatışmalar devam ediyor.

Öte yandan Hafter'e bağlı güçlerin sözcüsü Ahmed el-Mismari, gelecek günlerde UMH birliklerine karşı 8'inci cephenin açılacağını belirtti.

Tümgeneral Usame Cuveyli liderliğindeki UMH'ye bağlı batı güçleri, başlattığı karşı saldırının ardından Aziziye bölgesinde yer alan 4. Tugay'ın karargahını ele geçirdi. Cephede halen sıcak çatışmalar devam ediyor.
 
Amacın petrol ve doğalgaz olduğunu itiraf edeli çok oldu.Kimsenin barışa katkı sağlamak niyetinde oralara gitmediği daha net anlaşıldı.Söylemeleri son derece dürüstçe idi.
Sonunda Amerika gibi emperyalist bir ülkemiz oldu.Irakta,Suriyede ve nihayet Libya da petrol ve doğalgaz avına çıktık.Kaostan nemalanmak Türkiye gibi bir devlete yarardan çok zarar getireceği kesin.
Her şey bir yana Atatürk'ü anlamamız acısından şu kısa anekdotu izlemekte fayda var.
"Yurtta Sulh Cihanda Sulh" ilkesinin altını çizerek.
https://youtu.be/AAGEHbj-0A0
 
Geri