Mueddeb
Platin Üye
-
- Katılım
- Şubat 19, 2014
-
- Mesajlar
- 16,478
-
- Tepkime puanı
- 209
-
- Puanları
- 323
-
- Konum
- Evden
Bazen insan bir kayık misali akarsuyun kuvveti ile akar gider de Akarsuyun kuvvetini unutursa,
Akarsuda onu alır bir şelaleden bırakıverir.
Düşerken tevbeye başlar,
Sonra akıntı tekrar devam eder,
Etrafın güzelliği gene suyun kuvvetini unutturur.
Gene benlik gene şelale gene akarsu zaman geçtikçe ibret artar.
Kayık neden sonra ya anlar .... yada parçalanır gider.
Allah parçalanmadan bizleri ibret alanlardan ve istikameti kıbleden ayırmasın.
HAYAT DEDİĞİN MEKAN SOLUP GİDEN YAPRAKTIR ;ÇOK NAZLANMA EY İNSAN SON MEKANIN TOPRAKTIR!!!
***El ayasında birleştirmek değil, kalpte toplamaksa zikir, O'nu (c.c.) anmayı taksim etmeli her hale. Sabır şükür ve tefekkür eşliğinde.
Öğrenirken, öğretirken, hizmette, selamda, kelamda, aş ve iş telaşında her daim O'nunla (c.c.) olunabilirse işte bu farzların akabinde fazileti cem edip, kuşanabilmektir. Başka bir ifadeyle Muhammed Parisa Hazretlerinin;" El kârda, gönül yârda" şeklinde özetlediği manaya erişebilmektir. İşte vücuda yayılıp bütün duygu ve düşünceyi tesiri altına alan bu çeşit aşktır ki, kül eder kalpteki siyahı, nefsinde öldürüp ruhta diriltir insanı.
Öyleyse, harap kalplerimizi mamur edecek reçeteye sarılıp, evvela dile vurulan zikir, oradan kalbe ve sonra özümüze inip, etrafa saçılmalı ki, "Lebbeyk Yâr".. diyebilmeli.*
Akarsuda onu alır bir şelaleden bırakıverir.
Düşerken tevbeye başlar,
Sonra akıntı tekrar devam eder,
Etrafın güzelliği gene suyun kuvvetini unutturur.
Gene benlik gene şelale gene akarsu zaman geçtikçe ibret artar.
Kayık neden sonra ya anlar .... yada parçalanır gider.
Allah parçalanmadan bizleri ibret alanlardan ve istikameti kıbleden ayırmasın.
HAYAT DEDİĞİN MEKAN SOLUP GİDEN YAPRAKTIR ;ÇOK NAZLANMA EY İNSAN SON MEKANIN TOPRAKTIR!!!
***El ayasında birleştirmek değil, kalpte toplamaksa zikir, O'nu (c.c.) anmayı taksim etmeli her hale. Sabır şükür ve tefekkür eşliğinde.
Öğrenirken, öğretirken, hizmette, selamda, kelamda, aş ve iş telaşında her daim O'nunla (c.c.) olunabilirse işte bu farzların akabinde fazileti cem edip, kuşanabilmektir. Başka bir ifadeyle Muhammed Parisa Hazretlerinin;" El kârda, gönül yârda" şeklinde özetlediği manaya erişebilmektir. İşte vücuda yayılıp bütün duygu ve düşünceyi tesiri altına alan bu çeşit aşktır ki, kül eder kalpteki siyahı, nefsinde öldürüp ruhta diriltir insanı.
Öyleyse, harap kalplerimizi mamur edecek reçeteye sarılıp, evvela dile vurulan zikir, oradan kalbe ve sonra özümüze inip, etrafa saçılmalı ki, "Lebbeyk Yâr".. diyebilmeli.*