Larien
Elmas Üye
-
- Katılım
- Ekim 4, 2016
-
- Mesajlar
- 25,991
-
- Tepkime puanı
- 22,531
-
- Puanları
- 369
netflix'te yayınlanan, kitap uyarlaması olan dönem dizisi. ispanya'da geçiyor. yavaş tempolu ama severek izledim. herkes sevmeyebilir, özellikle aksiyonseverler hoşlanmayabilir, hayır hayır romance olduğu için değil, zaten romance arka planda kalıyor. durağan sayılabilir. biraz chocolat tadı aldım, biraz como agua para chocolate havası, biraz jane austen kitaplarından uyarlanan filmlerin havası da var. işte dükler, markizler filan seviyorsanız, ilginizi çeker.
konuyu açmamın ana sebebi, muhteşem bir yapım olmasından değil aslında. her bölümün sonunda, aşçının z raporu tarzında bir iç konuşması var. aslında z raporu da doğru adlandırma olmadı, aşçının bölüm sonu olay örgüsüyle iç içe, bölümün biteceğinin sinyalini veren değerlendirmeleri çok hoş. ben zaten, dizilerde bir anlatıcı olmasını ve olaylara dahil olmasını seviyorum.
belki de aşçının korkusunu yenmeye çalıştığı çok önemli bir sahnenin sonunda gerçekleştiği için en çok sevdiğim iç konuşmalardan biri şu: "yemek yaparken olduğu gibi hayatta da malzemeler önceden hazırlanmalıdır. ve sürprizlere hazırlıklı olmak gerekir. hep ortaya çıkarlar. ve çıktıklarında düşünmeyip harekete geçmemiz gerekir. bir şeye odaklan. adımlarını say. 12, 13, 14. ya da kalp atışlarını. küçükken kafanı babanın göğsüne yasladın. sese ne dendiğini söyledi. güm güm. hayır, öyle değildi. tik tok. öyle de değildi. kalp atışına ne dendiğine odaklan. hayır hatırlamıyorum, bilmiyorum. düşünmeye devam et, korkuyu uzaklaştır. devam et. korku yok olana dek düşünmeye devam et. sadece net bir hedefin olmalı, bunu yapmalısın. vaktinin gelmediğini fark etsen bile... çünkü korkun hala orada...ve bizim adımıza karar veriyor. pıt pıt. işte bu. pıt pıt. kalp atışı sesinin adı bu. artık gerekli olmadığında bir şeyleri hatırlıyoruz. korkunun geri dönmesine hazır değiliz. ya da belki hiç gitmemişti. pıt pıt. pıt pıt"
konuyu açmamın ana sebebi, muhteşem bir yapım olmasından değil aslında. her bölümün sonunda, aşçının z raporu tarzında bir iç konuşması var. aslında z raporu da doğru adlandırma olmadı, aşçının bölüm sonu olay örgüsüyle iç içe, bölümün biteceğinin sinyalini veren değerlendirmeleri çok hoş. ben zaten, dizilerde bir anlatıcı olmasını ve olaylara dahil olmasını seviyorum.
belki de aşçının korkusunu yenmeye çalıştığı çok önemli bir sahnenin sonunda gerçekleştiği için en çok sevdiğim iç konuşmalardan biri şu: "yemek yaparken olduğu gibi hayatta da malzemeler önceden hazırlanmalıdır. ve sürprizlere hazırlıklı olmak gerekir. hep ortaya çıkarlar. ve çıktıklarında düşünmeyip harekete geçmemiz gerekir. bir şeye odaklan. adımlarını say. 12, 13, 14. ya da kalp atışlarını. küçükken kafanı babanın göğsüne yasladın. sese ne dendiğini söyledi. güm güm. hayır, öyle değildi. tik tok. öyle de değildi. kalp atışına ne dendiğine odaklan. hayır hatırlamıyorum, bilmiyorum. düşünmeye devam et, korkuyu uzaklaştır. devam et. korku yok olana dek düşünmeye devam et. sadece net bir hedefin olmalı, bunu yapmalısın. vaktinin gelmediğini fark etsen bile... çünkü korkun hala orada...ve bizim adımıza karar veriyor. pıt pıt. işte bu. pıt pıt. kalp atışı sesinin adı bu. artık gerekli olmadığında bir şeyleri hatırlıyoruz. korkunun geri dönmesine hazır değiliz. ya da belki hiç gitmemişti. pıt pıt. pıt pıt"