Latife Hanım'ın Kıskançlığı

  • Kullanıcı Özlem
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Atatürk Köşesi
🕒 Konu sahibi 9 saat önce aktifti
Zübeyda Hanım son günlerinde iyice rahatsızlanmış, yanında bulunan Mustafa Kemal’in korumalarından Ali Çavuş’u çağırarak vasiyeti için İzmir Valisi Kazım Bey ile müftüyü çağırmasını istemişti. Vasiyetini yazdı. Sonunda bir tane elmas yüzüğünü ayırarak “ Bu da Mustafa’mın olsun” dedi. İki nüsha hazırladığı vasiyetin birini Ali Çavuş’a vererek oğluna verilmesini istedi.

Ali Çavuş, Ankara’ya vardı. Mustafa Kemal’e annesinin durumunu iyice anlattı. Yalnız o sırada Zübeyda Hanım’ı ziyaret eden Latife Hanım’ın annesince beğenilmediğini söyleyemedi.

Mustafa Kemal, İzmir’e gitmeye karar verdi. Tren ile hareket edildi. Biçer istasyonuna gelindiğinde Ali Çavuş, Zübeyda Hanım’ın vefat (14 ocak) telgrafını aldı ama Paşa’ya hemen veremedi. Mustafa Kemal, sabaha karşı annesinin ölüm haberini aldı. “Millet sağolsun. Milletin annesi benim annemdir” dedi.

Tren Eskişehir’e gelmeden, İzmir’e gitmekten vazgeçip, İzmit’e gitmeye karar verdi. Cenazenin kaldırılması için İzmir’e talimat verdi. Annesinin cenazesine katılmadı.

15 gün kadar İzmit’te kaldı. Sonra İzmir’e geçti. Ali Çavuş, Paşa’nın hemen annesinin mezarını ziyaret ettiğini, mezardan ancak Fevzi Paşa’nın ikazı ile ayrılabildiğini anlatır.

Bir hafta sonra’da Latife Hanım ile nikahlandı. Sade bir törenle evlendiler. (29 ocak 1923)

Hastalığı yüzünden Avrupa’ya gönderilen Fikriye Hanım’ın Ankara’ya döndüğü günlerdi. Kalbi duygular hissettiği Mustafa Kemal’in Latife Hanım ile evlenmesini gazeteden öğrenmiş, yıkılmıştı.

Fikriye Hanım, Latife Hanım ve Mustafa Kemal tarafından çok iyi karşılandı. Ama Latife Hanım, bu beklenmedik ziyaretçiden hiç memnun olmamıştı. Ziyaretin ikinci günü Ali Çavuş’u çağırarak, “Ali, bu hanım ne zaman gidecek” diye bağırarak söylenmişti.

Ali Çavuş’a bir talimat verildi. Fikriye Hanım’a para verilecek ve İstanbul’a yerleştirilecekti. Ali Çavuş, önceden tanıdığı Fikriye Hanım’ı kırmak istemiyordu, iki arada kalmıştı.

Ziyaretin üçüncü günü Latife Hanım iyice çileden çıkmış, Fikriye Hanım’ın duyacağı şekilde Ali Çavuş’a “Ali! Bu hanım ne zaman gidecek” diye bağırmıştı. Yüksek sesle söylenen bu sözleri Mustafa Kemal de duymuş, çok üzülmüştü. Mustafa Kemal o gece geç saatlere kadar ayaktaydı. Ertesi gün Ali Çavuş, Fikriye Hanım’ı bir otele götürdü.

Birkaç gün sonra Mustafa Kemal ve Latife Hanım salonda oturuyor, müzik eşliğinde köpekleri Trikopis ve yavrularının oynamasını seyrediyorlardı. Mustafa Kemal rakısını yudumlarken Latife Hanım’a “Bak Fikriye, ne güzel oynuyorlar deyince”, Latife Hanım sinir krizleri geçirmişti. Mustafa Kemal istemeyerek sebep olduğu olaya çok üzülmüştü.

Latife Hanım iyi eğitimli bir bayan olmasına karşın, kıskançlıkları ile Mustafa Kemal’i rahatsız etmeye başlamıştı.

Fikriye Hanım bir gün İstanbul’dan Ankara’ya gelerek, Mustafa Kemal’i görmek istedi. Görüşmeye engel olunmuş hat da gelişi Mustafa Kemal’den saklanmıştı. Çok üzülen Fikriye Hanım, bir faytona binerek Kavaklıdere istikametinde yola çıkmış, yolda intihar etmiştir.

Mustafa Kemal’in kurtarılması için hastaneyi araması yetmemiş, Fikriye Hanım ölmüştü. Mustafa Kemal bu olaydan çok etkilenmişti.

5 Ağustos 1925 günü Latife Hanım’dan ayrılmıştır.
alıntı​
 
Fikriye hanım evlenmeden önce Çankaya’da Mustafa Kemal’le bir dönem birlikte yaşar işte yaşadığı dönemlerde yakın eşrafa ve Mustafa Kemal’in arkadaşlarına kendini çok sevdirmiş birisi. Hastalığı yüzünden ayrıldığı konağa misafir gibi gelmesi ve Almanya’da tedavi gördüğü hastanede bir bankta otururken gazete haberinden Latife Hanım ve paşanın evliliğini öğrenip paldır küldür hasta hasta ülkesine dönmesi ne acı.

Mustafa Kemal’in annesi Latife Hanın oğlunu mutsuz edeceğini anlamış hatta yaverine Salih Bozok’a bizzat söylese de Salih Bozok ortalığı karıştırmak istemiyor ve evliliğe engel olmuyor.

Mustafa Kemal’e annesinin duygularını söyleseydi de belki durum değişmeyecekti Mustafa Kemal nasıl canını millete adayıp ömrünü cephelerde çürüttüyse gönlünü de millete adamış ve eğitimli örnek bir kadının temsili Latife hanımla evliliği yapmıştır.

Yazık olan Fikriye hanıma oldu ve asla intihar olmadığı (bence) bir durumla gururuna sevgisine aşık olduğu adama hasret öldü gitti.
 
Bu konularda bir çok bilgi yer almakta.Çoğunda kaynak olsa da bunlar doğruluğunu ispat etmiyor malesef bilgilerin.
Haliyle herkes inanmak istediği bilgileri kullanıyor ki bazıları iyimser bazısı kötümser bakıyor.
Çünkü bir kesim güzelleme yapmak uğruna yanlış bilgi olduğunu bilse de inanmak istemez inanmaz.
Diğer bir kesim ise sırf kötülemek için iftiraya kadar varabilecek derecedeki bilgileri hakikat görüyor ve paylaşıyor.
 
Geri