Lalegül Makamı

Konu sahibi son olarak 1679 gün önce görüldü
Gam düşürdü çiğ tanesi yaprağın üzerine
Ömrünü üşüten uzun bir kış olacak yokluğum.

Senden öncesi ağır bozgundu
Sana bunu anlatamadım
Ellerim gözlerim tenim sızıdan yorgundu
Lanetli hastalıklardan kalkmış bir hayatın
Hatıraları eksik kederi vahim kanıtıydım.
Fark etmedim o gün o meydanda bana adanmış adaktın
Şahitti kiliseler camiler sinegoglar
Yağan yağmuru çalan şarkıyı ağlatacak kadar sevdalıydın.
Keşke “Gece”yi doğuracak kadar kadın olsaydım.

Ah renginde küçük bir kızdım oysa
Lalegül makamında Seyyan Hanım şarkıları çalardım
Akıp yolunu bulamayan suların hikayesi kaldı bana
Şimdi şairliğimden de caydım.
Kendimden seni çıkarınca
Lüzumsuz ihanetlerin tanıklığında talazlandım.

Arası açıldı imzalarla yeminlerin
Rasgele ve eksik soyunduğun sevişmeler ırzına geçmiş tövbelerinin
Naz değil benimki nazenin değilim
Ellerime kırgın,düştün gözlerimden
Nereye kaçtıysam yağmurlara çarptım
Güzden bulaştı buğu tenli yaprağın üzülmüş rengi bana
Zalim şüphe fikrimde
Elemsiz bir ömre umut çoğalttım
Lutufkar bir suç oldun tenimde
İçime ihaneti kiri irini
Bir de seni,birdaha katamadım.

Eylül Deniz
 
Ellerime kırgın,düştün gözlerimden
Nereye kaçtıysam yağmurlara çarptım
Güzden bulaştı buğu tenli yaprağın üzülmüş rengi bana
Zalim şüphe fikrimde
Elemsiz bir ömre umut çoğalttım
Lutufkar bir suç oldun tenimde
İçime ihaneti kiri irini
Bir de seni,birdaha katamadım.

Allah razı olsun.
 
Geri