La vie en rose

Konu sahibi son olarak 4298 gün önce görüldü
En güçlü kişilerin genellikle en hassas olanlar olduğunu biliyor muydunuz?
En fazla nezaket gösterenlerin, aslında kaba davranışlara maruz kaldığını?
Sürekli başkalarıyla ilgilenenlerin aslında ilgiye en çok ihtiyaç duyanlar olduklarını?
Söylemesi en zor üç sözün “Seni seviyorum!” “Özür dilerim!” ve “Bana yardım et!” olduğunu
Biliyor muydunuz?
Bazen birinin mutlu görünmesi mutlu olduğu anlamına gelmez; yüzündeki o gülümsemenin ardına bakarsanız, belki aslında ne kadar acı çektiğini görebilirsiniz.



 
Bence "Seni seviyorum" artık en kolay söylenen söz. Yalandan, ucuz aşklardan kim ölmüş.
 
Hayırlı olsun sayfanız, takipteyim. :)
 
Kafamdan ne geçiyorsa açık açık söyleyeceğim.
Hiç umurumda değil, hiç bir şey yani.
Çünkü söyleyemediğin zaman ne oluyor biliyor musun? O kelimeler böyle büyüyor içinde büyüyor, şişmeye başlıyor. Orada çürümeye başlıyor sonra. Arda kalan bir kaç tane kelime oluyor, onları da hiçbir zaman söyleyemiyorsun. Onun için söylemek lazım işte, içinde ne varsa söylemek lazım. Onu öğrendim ben.
Çok kötü durumdayım ben şu anda, çok yardıma muhtacım yani. Bana yardım eder misin?
 
Oradan bir uğurlar olsun alabilir miyim affettiğim tüm ağrılı düşüncelerime?
Ben mesela bir şeyler anlattığım sırada göz bebeklerime köpek yavrusunu sever gibi hayran bir tavırla bakan abiyi özlemiyorum artık.
Hayır'larına yeterince vesile olmak var tabi birinin, oldun mu hiç?
İçin almıyor sonraları, ki sonraları çok güzel canım, gelsene..
Oradan bir pes artık alabilir miyim?
Öteler derin mi?
Yüzme biliyorum da bayım, ağlarken yüzemem.
Çok acıklı şeyler var hayatta, 24 yaşında; 35 hissetmek var.
Adını söylemeyi bilmediğim ama gitmek istediğim ülkeler var.
Mesela bulutlar var, çok pamuk tarlası yürekler var.
Öpmeye niyetlenmek var.
Nasıl yapalım peki?
Oradan mesela, çok güzel bir şarkınızı alabilir miyim bayım?
Hafiflemek buysa; o şarkıda tüy gibi gezeceğim.​
 
Geri