la mariposa

Konu sahibi son olarak 2999 gün önce görüldü
İnsan bazen kendini en çılgın, en imkansız bir fikre o derece kaptırır ki o fikir imkan dahilindeymiş gibi gelir ona.
 
Ah, keşke hemen düşebilsem yollara! Yarın yeniden doğmuş gibi olabilsem!
 
[YOUTUBE]LqVa_79u3A4[/YOUTUBE]


Anılar şimdi beni gulumsetmiyor.
O zamana kadar bekleyeceğim.
 
"Yeniden iyi biri olmak hala mümkün"

Belki de ama herkes için geçerli midir bu?
İnsan bazen yaşadıkları ile beslenir pişkin bir tavır alır zamanla iyi ki yapmışım bile diyebilir. Ben bir insanın kendisini kusursuz olarak gördüğünü ilk kez onda fark ediyordum. Bu benim için dehşet verici aynı zamanda aptalca bir çekicilik (ti) bu. kusuruzlugunu ifade ederken ahmak gibi kendinden emin duruşu, aptalligini gizleyisinin çekiciliği idi belkide. Aradan geçen onca zamanin hala bir şey kat(a)madigini dis dunyasinda görüyordum ya iç savaşlarını bastıran iyi rol yapan birisiydi ya da gerçekten aptal biriydi.

İyılık göreceli evet ama kimseye bir zararı dokunmayan kişileri iyi olarak kabul ettiğimiz bir dönemde senin onca zarar verdiğin kişilere dair tek bir üzüntü duymaman beni hayattan, insandan tiksindiriyor.
 
[YOUTUBE]9LYh6dIGhwU[/YOUTUBE]

Basım nasıl hasret dizlerine...
 
Ruhun acı çekmesi çok garip bir şey. Tarif edemiyor yerini gösteremiyor ve ne zaman iyilesecegini bilmiyorsun sorun yine kendinsin ama aynı zamanda kendinde değilsin.

Dinle;

[YOUTUBE]lf1Rz-kI0GY[/YOUTUBE]
 
[YOUTUBE]lLk2yFWGIjU[/YOUTUBE]

Geri veremezsin aldıklarını.
 
Ben daha çok kendi içimde yaşayan bir insanım. Bunun için size nazaran birkaç misli fazla yaşamış sayılırım.
Büsbütün başka bir hayat, daha az gülünç ve daha çok manalı bir hayat istiyorum. Belki bunu arayıp bulmak da mümkündür...
 
4-5 yıl evvel ilk kez aşık olduğum adam tarafından terk edilmiştim kendince haklı sebepleri vardı hiç kizamadim daha çok kendime kızmistim diye düşünürdüm o zamanlar..

Ayrıldığımiz gün bi veda konuşması geçmişti aramızda. İkimizin de ağlamaları dün gibi aklımda bu kez gülümseyerek hatırlıyorum.
Sonrası suçlamalar ve iyi dilekler ile benim evden son kez çıkıp gitmem ile son bulmustu. bu kez durdurulmamis olmanın verdiği garip bir üzüntü ayrıca içimde üstüne düşen her adımın rahatlığı vardı belki geç ama yapmıştım ..
Yolda yürürken agladigimi kimse görmesin diye gözlük takip yürüdüm çok geçmeden caddeye vardığımda kitapçıya girdim o dönemler deli gibi kitap okuyordum. Kitapçı yaşlı amca (bugün bile yüzünü hatırlıyorum) baktı hafif güldü nasıl bir kitap bakıyorsun dedi?
Bilmiyorum aslında ne aradığımı dedim.
Elinde mavi renkte ki Sabahattin Ali'nin olduğu o kitabı uzattı aldım.

Kafamı çevirip gözlerimi sildim hayatımda ilk kez insanın içinden ağlamasınin ne demek olduğunu o cadde boyunca yürürken anladım. Taksiye biner binmez gözlerimden döküldü ustumdeki tüm ağırlık sanki.

Elimde kitap eve doğru yol aldım evde annem beni bekliyordu sık sık fikir ayrılıkları yaşadığım aramin genel de bozuk olduğu annem beni karşısında gözleri şişmiş perişan görünce sımsıkı sarıldı. Ben o anda annemin kollarında yığıldım kaldım kendime geldiğimde kiz kardeşlerim annem karşımda ağlıyordu ve sevdiğim adama lanet ediyorlardı hep bir ağızdan.

Ben kendime gelip dogrulup bilgisayarimi kucağıma alıp facebook denilen yerden bir bir fotoğrafları elim titreyerek kaldırdım. Hiç birini silmedim hepsini gizledim dile kolay 3 yıl bir çok ani : ) ( o fotoğrafları 2014 yazina kadar sakladım 2012 başında ayrilmistik )

Sonrası bu sürü ağlama nöbetleri gözlerim kitaba gitti aldım elime 2 günde okudum okurken ağladım ağladım ağladım altını cizdigim cümleler ile ortusen duygularımı biri kaleme almıştı resmen.

Kitabı bitirdim ve mektup yazdım kitap ile beraber sevdiğim adamın adresine postaladim.
Teslim aldığında beni arayarak mektubu okuduğunu sesi titreyerek söyledi. Bugün hala bilmiyorum Raif in kürk mantolu madonnayi okuyup okumadigini..

Sonra gidip kendime yeni bir tane daha aldım sonra yine okudum canım her sıkıldıkça aklıma hep o geldikçe altını cizdigim cümleleri okuyup durdum.

"İçimde insanlara karşı öyle itimatsızlık, öyle bir acılık peyda olmuştu ki, bundan zaman zaman kendim de korkuyordum"

Ezberledigim cümlesinden biridir. Bugün bile hala aynı hissi yaşıyorum.
Tabi tüm insanlara olan kirginligim hala geçmiş değil. Hala en çok kime kizdigimi neyi kabullenemedigimi kendim bile bulamadım öyle bir kavga...
 
"Kendine iyi bak "deme , denmez saçma..
[YOUTUBE]1pu2xTInFEQ[/YOUTUBE]
 
MkRMvg.jpg


Şimdi benim yolum sana dar senin sokagin bana cikmaz
 
Bir de bugün Neşet Ertaş in ölüm yıl dönümü ise bunu da buraya birakiverdim.

Eskiden ;

Müslüm Gürses
Ahmet Kaya
Neşet Ertaş
Dinlemezdim insan sonradan dinleyince kendinden utaniyor. Kaybettiklerim o kadar büyük ki yeni yeni fark ediyorum.


[YOUTUBE]LfY_ol_rPA0[/YOUTUBE]
 
Bir de bugün Neşet Ertaş in ölüm yıl dönümü ise bunu da buraya birakiverdim.

Eskiden ;

Müslüm Gürses
Ahmet Kaya
Neşet Ertaş
Dinlemezdim insan sonradan dinleyince kendinden utaniyor. Kaybettiklerim o kadar büyük ki yeni yeni fark ediyorum.


[YOUTUBE]LfY_ol_rPA0[/YOUTUBE]


Henuz bırsey kaybetmıs sayılmazsın ..
Ahmet Kayayı dınle derım Her sarkısı ayrı ayrı dokunur adama
Muslum Gurses ve Neset Ertası dıle getırmeme zaten gerek yok (:

[YOUTUBE]RiOdy5Zht6s[/YOUTUBE]

Bir Ahmet Kaya sarkısı bırakayım buraya (:
 
Yirmi yıl boyunca, bir tek kez bile yüzünü görmediği, sesini duymadığı May Ziyade adında bir kadına aşık olan Halil Cibran, sadece mektuplaşarak bu aşkı sürdürdü. Cibran öldüğünde May’e "Hiçbir zaman bu kadar acı çekmemiştim, hiçbir kitapta bir varlığın bu kadar acı çektiğini, bu kadar büyük bir acıya katlanacak gücü bulacağını okumamıştım," diyor.
 
Aşk kişinin kendi kendisine yaşadığı bir olaydır. Bir insana aşık olduğunuzda onu bir parçanız gibi görmeye başlar, onu öldürürsünüz...

Jean Baudrillard Çaresiz Stratejiler
 
"herkes o kadar kalabalık ki; kimin hayatına girsen fazlalık oluyorsun"
 
Ağla sevgilim, çünkü ağlamanın zamanıdır şimdi! Küçük öykümün kahramanı bir süre önce öldü. Eğer bir teselli olacaksa senin için, o zaman bil ki, yeterince huzurlu ve herkesle barışık öldü.
 
Geri