-
- Katılım
- Şubat 12, 2012
-
- Mesajlar
- 4,543
-
- Tepkime puanı
- 33
-
- Puanları
- 303
-
- Yaş
- 41
Afrika ve Arap edebiyatının en en önemli yazarlarından Tayeb Salih
1929 yılında Sudanda doğdu
Hartum Üniveristesinde eğitim gördükten sonra
Kuzeye Göç Mevsiminin kahramanı gibi
İngiltereye gitti
BBCnin Arapça bölümünü yönetti
ardından Unescoda çalıştı
Çok iyi İngilizce bilmesine rağmen romanlarını kendi dilinde k****e alması direniş kültürünü benimsemesindendir
Sadece dili ile değil seçtiği konularla da direnişi sürdüren Tayeb Salihin Afrikalı veya Afrikalı Arap olarak toplumsal
dini ve politik kimliğini sergilediği romanları Batıda ses getirmiş
pek çok dile çevrilmişti
Kısa hikayeleri modern Arap edebiyatının en iyileri arasında sayılan Salihin Urs al Zayn (Zeynin Düğünü) romanından uyarlanan Arapça film 1976 yılında Cannes Film Festivali'nde ödüllendirildi
1966 yılında Beyrutta yayımlanan Kuzeye Göç Mevsimi 2001 yılında Arap Edebiyatı Akademisi tarafından 20
yüzyılın en önemli romanı olarak ilan edilmişti
Batı literatürüne olduğu kadar klasik Arap yazınına
İslam ve Tasavvuf literatürüne de hakim bir yazarın Doğu-Batı sorununa bakışını yansıtan Kuzeye Göç Mevsimi
yoksul bir Sudan köyündeki basit yaşamı
köy halkı arasındaki karmaşık ilişkileri
geleneklerin boğucu baskısını ve bütün bunlarla çevrili bireyin özgürlük arayışını anlatıyor; Yedi yıl Avrupada eğitim görüp Sudana
Nil kıyısındaki köyüne dönen anlatıcının
köyde tanıştığı Mustafa Saidin
Saidin karısı Hasnanın ve Sudanın hikayesini
Bu kısa romanın görünürdeki hikayesinden çok daha derin göndermeleri ve yan anlamları var
Edward Said Kültürel Emperyalizm adlı incelemesinde Tayeb Salahın kurgusunun son derece bilinçli bir şekilde Joseph Conradın Karanlığı Yüreği romanını izlediğini ve tersine çevirdiğini söyler
Kuzeyden güneye ve güneyden kuzeye olan müdahale ve geçişler
Conradın çizdiği sömürgeci gidiş-geliş yörüngesini genişletip kabarıklaştırır
Salah sömürgeci edebiyatın kendine mal ettiği kurgusal toprakları gerçek sahipleri adına geri istemekle kalmaz
Conradın görkemli düzyazısında boğulup kalmış farklılıkları ve bunların imgesel sonuçlarını da dile getirir
Kuzeye Göç Mevsimi sömürgecilik deneyiminden geçmiş bir üçüncü dünya ülkesindeki kültürel değişim ve kimlik meselesi üzerine kurulu yakıcı bir roman