Kütüphaneler Haftası ile ilgili Yazılar

Konu sahibi son olarak 3336 gün önce görüldü
Kütüphaneler Haftası ile ilgili Yazılar - Kütüphane Haftası Hakkında Yazı
Her yıl, Mart ayında Kütüphane Haftası kutlanmaktadır. Nasıl ki ağıl denilince koyunlar, garaj denilince arabalar, eczane denilince ilaçlar akla geliyorsa; kitaplık denilince de kitaplar akla gelmektedir. Kitapların önemi, kitaplara verilen değerle ölçülür.

Evrendeki tüm canlılar gibi insanların da besine, suya ve havaya gereksinmesi vardır. Ancak bunlar fiziksel yaşamın gereksinmeleridir. Oysa insanları, hayvanlardan ayırt eden en önemli öğe, düşüncedir. İnsanlar düşünürler, düşündüklerini yorumlar, değerlendirir ve eyleme geçirirler. Düşünsel savaşım sonucu elde edilen bilgileri, deney, beceri ve sanatlarını gelecek kuşaklara aktarmak isterler. Bu çabanın sonucu olarak yazıyı icat etmişler, geliştirerek matbaayı ve kağıdı bulmuşlar. Dağınık ve kayıp olabilecek bu bilgileri, deneyleri, beceri ve sanatlarını kitap haline getirerek insanlığın hizmetine sunmuşlar. İnsanlık tarihini, uygarlığını, toplumsal yaşamını, savaşımını, sanatlarını bu yapıtlardan öğreniyoruz. Böylece insan yaşamının gereksinmesi olan ekmek, su ve havaya, kitaplardaki düşünce eklenerek sloganlaşmıştır.
İnsan toplumu, düşünceden uzak insanlar için "Gelişmemiş bir hayvan. Et kafalının biri. Ot gibi adam." gibi aşağılayıcı deyimler kullanmışlardır. Görülüyor ki insanları hayvanlardan ayırt eden tek öğe, düşüncedir. İnsan toplumunun var oluşundan günümüze değin, düşüncenin özgür olmasını isteyenlerle istemeyenler arasındaki çelişki sürekli artmakta. Toplum üzerindeki egemenliklerini sürdürerek çıkar sağlamaya çalışanlar, sürekli baskıdan yana olmuşlardır. Ve "Toplumumuz bu özgürlükleri, düşünceleri kaldıracak düzeyde değildir. Bu kitaplar zihinleri bozuyor, gençlerimizi huzursuz ediyor..." diyerek kitapları suçlu göstermeye, toplumsal huzursuzluğun gerçek nedenlerini gözardı etmeye çalışırlar.

Bir bilgin: "İnsan düşündüğü gibi yaşamaz. Yaşadığı gibi düşünür. Düşünceye etki yapan, ona kaynaklık eden, hiç kuşkusuz içinde bulunduğu, yaşadığı koşullardır. Fakat düşüncenin de karşılıklı olarak bu koşullara etki yapıp onu oluşturduğu bir gerçektir. O halde biz, 'Mademki bu kitabı okuyor, okuyanın niyeti bu kitaptaki düşünceleri uygulamaktır.' diyemeyiz. Bu, ilkel bir yargı olur. Bir düşünce kafaya yansıdığı gibi uygulanamaz. Bu nedenle düşünce ve düşüncenin ürün olan kitaplar yasaklanamaz, yakılamaz, toplatılamaz. Ama onlar gereğince eleştirilir. İşe yaramazlığı kanıtlanır ve böylece de fonksiyonu biten her nesne gibi onun da ölümü kendiliğinden olur..." demektedir.

Kitaplar, toplumların düşünsel güneşidir. İnsanın zekasını ve bilgisini geliştirir, deneylerini artırır, hatalarını düzeltir. Bilinçli insan, bilimsel araştırmaya, incelemeye, üretmeye, yönetmeye, olayları sağlıklı sonuca bağlamaya yöneltir. Bilinçli insanların oluşturduğu toplumlarda, demokrasi, hukuk, ahlak ve sosyal adalet ilkeleri gerçek kurallarıyla işler. Karşılıklı saygı ve güven pekişerek artar.

Bu nedenle kitap, uygarlığın simgesi, demokrasinin somut kanıtı, karanlığın amansız düşmanıdır. Kitaplar bu amaçla değerlendirildiğinde, kitaplığın önemi artar. Aksi halde kitaplıklar, kitaptan mezarlığına ve düşüncenin tutsakevine dönüşür.Ancak kitapları severek, okuyarak, okutarak çağdaş insan olabiliriz... http://www.harbiforum.org/belirli-g...haftasi-ile-ilgili-yazilar.html#ixzz27kbOSPV2
 
Kitap, dergi ve CD-DVD'lerden oluşan odalara veya binalara "kütüphane" adı verilir. Kütüphaneler halka açık ve herkesin yararlanabildiği yerler olabildiği gibi, evlerde oluşturulmuş kişiye özel yerler de olabilir. Dileyen herkes, evinin bir bölümünü kütüphane haline getirebilir. Bir kütüphanede sadece kitap ve dergiler yer alabileceği gibi, bunlarla birlikte teknoloji ürünü olan ve içinde bilgilerin yer aldığı CD ve DVD'ler de yer alabilir. Günümüzde, özellikle üniversite kütüphanelerinde yaygın olarak elektronik veri tabanları da kullanılmaktadır. Internet'in yaygınlaşması ile birlikte, bilginin daha geniş kitlelere ve hızlı bir şekilde yaygınlaşabilmesi için, kitaplar bilgisayar ortamına aktarılmış ve elektronik kütüphaneler (veri tabanları) oluşturulmuştur. Bu veri tabanlarını kullanmak genellikle abonelik şeklinde olur ve belli bir ücret ödenerek, dünyanın her yerinden Internet aracılığı ile kütüphaneye girilerek kaynaklar kullanılabilir.

Mart ayının son Pazartesi günü ile başlayan hafta "Kütüphaneler Haftası" olarak kutlanır. Bu haftada kitap okumanın ve kütüphanelerin öneminden bahsedilir, kütüphanelerin sorunları ve çözüm yolları tartışılır, halka kütüphane bilinci aşılanmaya çalışılır. Okullarda, öğrencilere kütüphanelere geziler düzenlenerek, kütüphanede arama ve araştırma yapma yöntemleri gösterilir, kütüphanede nasıl davranılması gerektiği anlatılır.

Kütüphaneler eski çağlardan beri insanlığın hizmetindedir. Eldeki bilgilere göre ilk kütüphane, Asurlular zamanında kurulmuştur. Osmanlı imparatorluğu döneminde de kitaba ve kütüphaneye büyük önem verilirdi. O dönemden zamanımıza kadar gelen büyük kütüphaneler vardır. Yurdumuzun belli başlı büyük kütüphaneleri şunlardır : İstanbul’da Süleymaniye ve Beyazıt Devlet Kütüphaneleri. Ankara'da Millî Kütüphane, Millet Meclisi Kütüphanesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kütüphanesi'dir. Bunlardan Millî Kütüphane, 15 Nisan 1946 tarihinde kurulmuştur. Açılış tarihinde içinde iki kitap bulunan bu kütüphanemizde bugün 620 bin kitap vardır. Ülkemiz kütüphanelerindeki kitap sayısı yaklaşık 6 milyon kadardır.

Kütüphanelerde, kitapların korunması, kitapların sınıflandırılması ve okuyucuya kitap verilmesi hizmetleri için uzman memurlar bulunur. Bu memurlara "kütüphaneci" denir. Kütüphanecilik özel bir eğitimi ve öğretimi gerektiren bir meslektir. Bu amaçla üniversitelerimizde kütüphanecilik bölümleri açılmıştır. Bu bölümlerde öğrenimlerini tamamlayanlar kütüphanelerde görev yaparlar. http://www.harbiforum.org/belirli-g...haftasi-ile-ilgili-yazilar.html#ixzz27kbRA97J
 
Geri