Kusurları değil, güzellikleri görün

Konu sahibi son olarak 1662 gün önce görüldü
"Kim birinin ayıbını örterse, Allahü Teala'da onun ayıbını örter" (Hadis_i Şerif)

Ya birinin ayıbını ört, ya da o ayıp gelip seni bulsun.

Zaman o kadar kötü bir zaman ki, en yakınımız bile (eşimiz/kardeşimiz) bizim ayıbımızı arayıp bizi rezil etme çabasında.Halbuki ne güzel demişti peygamberimiz, ayıpları örtün diye.Gördüğünüz bir ayıbı sakın ola kimseyle paylaşmayın diye.Halbuki ayıpları ortaya sermek için çabalıyor insanımız artık.Öyle ki sohbetlerimizin bile odak noktası ayıptan ibaret. Birilerinin yaptığı yanlış ile neden bu kadar yakınen ilgiliyiz? Dönüp kendi ayıplarımızı düzeltmemiz gerekirken başkasının hatasını etrafa yayma çabamız neden ? Acaba başkalarının ayıplarını / hatalarını başkaları ile paylaştığımızda kendimizi daha mı iyi hissediyoruz ? Hata yapma hakkı sadece bizde mi var ? Kafamda fazlaca soru var bu konu hakkında bir türlü cevapyalamadığım.

Değinmeden geçemeyeceğim bir husus daha var, insan kendi ayıbını da örtmeli.Ayıp , yani utanmamıza sebep olacak şeyler Allah ile kul arasında kalmalı.Bunu bir marifetmiş gibi etrafa yaymak da yanlıştır.Kendi günahına başkalarını özendirmektir.İnsanlara kötü örnek olmak demektir.Şimdi bakıyorum ki, herkes doğru/yanlış demeden yaptığı herşeyi ortaya seriyor.Etrafta türlü videolar, fotoğraflar, türlü sohbetler dönüyor.Birbiriyle kavga eden gençlerin videoları izlenme rekorları kırıyor mesela.Kavga etmenin adam dövmenin inceliklerini mi öğrenelim? Nedir amaç?


Biz eğer bir hata yaptığımızda utanabiliyorsak, bunu kimsenin duymasını istemiyorsak hala utanma duygumuzu kaybetmemişiz demektir.Aynı şeyi başkasının da hissettiğini düşünerek hareket edebilsek başkalarının da yüzlerini kızartmamış oluruz.Ben ne yanlışlar bilirim kendi yaptığım , ne hatalarım vardır kimseye anlatmadığım.En büyük ayıbım beni yaradana karşı olmuştur.Ben bir insanım çünkü, yanlışımla ,ayıbımla, günahımla her şeyimle bir insanım.

Yazıyı güzel bir kıssa ve Şeyh Sadi Şirazi'nin bir sözü ile bitirmek istiyorum.Oldukça manidar okumanızı tavsiye ederim


Salihlerden Hatem-i Esam’ın işitmesi gayet sıhhatli oduğu halde “esam” yani “sağır” lakabıyla meşhur olması ibretli bir olaya dayanır. Şöyle ki: Bir gün kendilerine durumunu arz etmek için sıkıntılı bir kadın gelir. Tam meramını anlatmaya başlamıştır ki kadından istemeyerek, kaza ile bir yellenme sesi duyulur. Kadın o an utancından bir mum gibi erir adeta. Hazret ise kadının mahcup olup zor durumda kalmaması için hiçbir şey duymamış gibi, sağırlığa verir ve elini kulağına götürüp “Bacım, kulağım zor işitiyor, biraz yüksek sesle anlat, duyamadım” der. Böylece kadıncağız, kusurunun gizli kaldığını düşünerek rahatlar, meramını yüksek sesle tekrar anlatır. Rivayete göre bu olaydan sonra Hatem Hazretleri, kadının duyup da incinmemesi için, o ölene kadar tam on beş yıl herkese karşı sağırmış gibi davranır. Bu nedenle “Hatim-i Essam” yani “Sağır Hatem” lakabıyla anılır.

Şeyh Sa’di-i Şirazi diyor ki: “Ey akıl sahibi! Gül dikenle beraber bulunur. Senin dikenle ne işin var? Gülü demet yap… Eğer tabiatında yalnız kusurları görmek varsa tavus kuşunda çirkin ayaktan başka bir şey göremezsin.”
 
Sevgili Mueddeb...

Tıpkı Jose gibi beklentimin çok çok üstünde bir yazı kaleme almışsın , Öncelikle tebrik ederim...
Yüreğine ve kalemine sağlık...
İlk bakışta Başlık Hatalı... :)
Uzun zamandır Şirazi okumuyordum... Hatırlattığın için teşekkür ederim. İnşallah Akşam Şirazi'nin Divanına tekrar göz atayım...

Yazının detaylı eleştiri ve tahlilini inşallah Blog üzerinden yapacağım...
 
Sevgili Mueddeb...

Tıpkı Jose gibi beklentimin çok çok üstünde bir yazı kaleme almışsın , Öncelikle tebrik ederim...
Yüreğine ve kalemine sağlık...
İlk bakışta Başlık Hatalı... :)
Uzun zamandır Şirazi okumuyordum... Hatırlattığın için teşekkür ederim. İnşallah Akşam Şirazi'nin Divanına tekrar göz atayım...

Yazının detaylı eleştiri ve tahlilini inşallah Blog üzerinden yapacağım...

Ben teşekkür ederim.

Başlık konusunda kararsız kaldım farkındayım=)
 
Eline, yüreğine sağlık Mueddeb. Başlığa hatalı diyemem ben. Konuyu özetliyor mu, evet.
 
Yarencim kalemine saglik. Guzel bir yazi olmus. Devamini bekleriz insallah.
 
Güzel yazı olmuş, elinize sağlık.

Önceden kusurun, kusuru bulan kişiyle ters orantılı olduğunu düşünürdüm. Yani kişi kendi çok düzgün diye başkalarında kusur görür diye düşünürdüm. Artık bunun tam tersini düşünüyorum. Kişide ne kadar kusur varsa, başkalarında kusur aramaya ve bulmaya o kadar meyilli oluyor bence. Yani doğru orantılı.

Bu iş, insan farkında olmasa bile beynin, sahibini rahatlatma şekli galiba. Bilinçaltının işleri. Başkalarının kusurlarını buldukça kendi kusurları masumiyet kazanıyor. Evet ben kusurluyum ama bak onda da şu var diyor. Bunu bilinçli söylemesine gerek yok.

Mesela başkalarının çocuklarını ufak tefek şeylerden dolayı beğenmeyen birine bakıyorum; kendi çocuğunun yapmadığı pislik kalmamış.
Başka birinin tipini kötüleyen birine bakıyorum; kendi tipine güveni yok.
Birini çok zayıf diye yadırgayan birine bakıyorum; kendisi şişman.
Tabi ara sıra kendime de bakıyorum :)

Yalnız eleştiri ve kötülemeyi/ayıplamayı birbirinden ayırmak lazım. Eleştiri yapıcı, faydalı ve gerekli. Ayıplamaysa dışlayıcı.
 
Güzel yazı olmuş, elinize sağlık.

Önceden kusurun, kusuru bulan kişiyle ters orantılı olduğunu düşünürdüm. Yani kişi kendi çok düzgün diye başkalarında kusur görür diye düşünürdüm. Artık bunun tam tersini düşünüyorum. Kişide ne kadar kusur varsa, başkalarında kusur aramaya ve bulmaya o kadar meyilli oluyor bence. Yani doğru orantılı.

Bu iş, insan farkında olmasa bile beynin, sahibini rahatlatma şekli galiba. Bilinçaltının işleri. Başkalarının kusurlarını buldukça kendi kusurları masumiyet kazanıyor. Evet ben kusurluyum ama bak onda da şu var diyor. Bunu bilinçli söylemesine gerek yok.

Mesela başkalarının çocuklarını ufak tefek şeylerden dolayı beğenmeyen birine bakıyorum; kendi çocuğunun yapmadığı pislik kalmamış.
Başka birinin tipini kötüleyen birine bakıyorum; kendi tipine güveni yok.
Birini çok zayıf diye yadırgayan birine bakıyorum; kendisi şişman.
Tabi ara sıra kendime de bakıyorum :)

Yalnız eleştiri ve kötülemeyi/ayıplamayı birbirinden ayırmak lazım. Eleştiri yapıcı, faydalı ve gerekli. Ayıplamaysa dışlayıcı.

Teşekkür ederim beğenmenize sevindim

Ben de tam ondan bahsetmek istemiştim , bizim kendimizde ne kadar kusur var ise başkalarında o kadar kusur arar ,bulduğumuzu da sağa sola anlatırız ki kendi kusurumuz kapansın. Öyle olduğunu zannederiz belki de ama aslında öyle değildir. Başkalarının kusurları bizimkileri örtmez.

Hepimiz bu kadar kusurluyken aslında ilk yapılması gereken kişinin kendi ayıplarını görmesi ve onları düzeltmesidir.Başkasının ayıbını da görse dahi unutmalı yahut gerekirse kişinin kendisine kırıcı olmadan yaptığının yanlış olduğunu söyleyerek onu daha güzel şeyler yapmaya teşvik etmektir.Hem insanlık hem dinen görevimiz budur bence
 
Kendi günahına başkalarını özendirmektir.

bu cümlenin altına çok fazla söz yazmaya gerek kalmıyor.Hatalarımızla,yanlışlarımızla yüzleşip
bunlardan utanç duyabiliyorsak,yüzümüz kızarıyorsa bir daha aynı şeyleri yapmayacağız demektir.
Benimde en çok kendime yanlışım oldu,sonrasında şeytan vesvesi ile yanlış yaptığım,nefsime yenilip günah aldığım durumlar.Hepsinin farkında olup,affını diliyorum hergün.

Yüreğine sağlık Yaren'im.Çok güzel ve mantıklı bir yazı olmuş.
Ayrıca trink'in yazdıkları da önemli ve manidar.
 
bu cümlenin altına çok fazla söz yazmaya gerek kalmıyor.Hatalarımızla,yanlışlarımızla yüzleşip
bunlardan utanç duyabiliyorsak,yüzümüz kızarıyorsa bir daha aynı şeyleri yapmayacağız demektir.
Benimde en çok kendime yanlışım oldu,sonrasında şeytan vesvesi ile yanlış yaptığım,nefsime yenilip günah aldığım durumlar.Hepsinin farkında olup,affını diliyorum hergün.

Yüreğine sağlık Yaren'im.Çok güzel ve mantıklı bir yazı olmuş.
Ayrıca trink'in yazdıkları da önemli ve manidar.

Çok teşekkür ederim canım, gözden kaçırdığımız şeyleri hatırlatmak istedim.Önce kendime sonra okuyan herkese. Hepimiz hatalıyız , hata yapacağız da mutlaka, önemli olan bunun farkında olmak ve senin yaptığın gibi af dilemek , hatalarımızı en aza indirmek.

Güzel yorumun için teşekkür ederim
 
Emeğine sağlık çok açıklayıcı ve net olmuş
Burda şuan bir örnek var buna aslında , bir kızımız netten çaldığı şeyleri burda ben yaptım diye sergiledi ve haklı olarak bir editör bunu açığa vurdu ve doğru olmadığını söyledi. peki diğerleri naptı ?
habire konu açtı kinayeli kinayeli bana ait benimdir diye göndermeler yapılacak konular açıldı. Bu kız bir hata yaptı evet ama siz onu yererek ondan daha fazla günaha girdiniz. Hani neyi kınarsak onu yaşayacaktık ? Sizin sözlerinizi tokat yapar size vururum ama kırmak incitmek istemiyorum.
insanlar hata yapar birde siz körükleyip utandırmayın ezmeyin açık etmeyin ki sizde yaşamayın.

 
Emeğine sağlık çok açıklayıcı ve net olmuş
Burda şuan bir örnek var buna aslında , bir kızımız netten çaldığı şeyleri burda ben yaptım diye sergiledi ve haklı olarak bir editör bunu açığa vurdu ve doğru olmadığını söyledi. peki diğerleri naptı ?
habire konu açtı kinayeli kinayeli bana ait benimdir diye göndermeler yapılacak konular açıldı. Bu kız bir hata yaptı evet ama siz onu yererek ondan daha fazla günaha girdiniz. Hani neyi kınarsak onu yaşayacaktık ? Sizin sözlerinizi tokat yapar size vururum ama kırmak incitmek istemiyorum.
insanlar hata yapar birde siz körükleyip utandırmayın ezmeyin açık etmeyin ki sizde yaşamayın.


Çok teşekkür ederim beğenmene sevindim

Zaten yanlış olan senin ya da benim yaptığım hata değil, hata insanlar içindir hepimiz yaparız.Yapıyoruz da hangimiz hatasız insanız ki? Ama yanlış olan birinin hatasını herkese duyurmak hatta onunla alay etmek.

Ben bahsettiğin olayı bilmiyorum ama son dönemde herkeste kendi çevrem dahil , sürekli bir kusur arama bulma onu herkese anlatma durumu var nedense. Bilmiyorum sonumuz hayır olsun diyelim.Başkaları ile ne kadar alakadar olmuşuz , kendimizle bu kadar alakadar olsak şimdi mükemmel biri olurduk heralde

Güzel yorumun için yeniden teşekkürler bu arada hoş geldin:)
 
Mueddeb Hoşbuldum teşekkür ederim .
O Kadar haklısın ki insanların hatasını aramaktan kendimize bakmaz olduk , öpüyorum güzel yüreğinden..
 
Geri