Yönetmenin Üç Maymun dışında kalan diğer filmleri üst seviyede minimalist filmler.Üç Maymun'un senaryosu güzel olsa da anlatım tam bir fiyaskoydu.Netice itibariyle dramatik bir hikayeyi sanatsallık uğruna hayli plastikleştirerek anlatan Ceylan,adeta havaslık ve aristokratlık taslayıp,izleyici âvâm ve proleter olarak ilan ediyor.Oysa sinemada sanatsal duruş için hikayeyi estetize etme yöntemi,taşra ve şehri sentezleyen bir fikriyatla ifa edilemez.Bunun için felsefeye,insanlık tarihine,din ve ideoloji sahasına hakim olmak gereklidir.Godard,Tarkovsky,Ray,Eisenstein,Ozu gibi adamların ulaştığı sanatsal sinemada zirve noktasının yapıtaşları bunlardır.Bu arketiplere haiz olmadan bu işe soyunmak,Ceylan’ın yaptığı gibi havanda su dövmektir sadece.Cannes’da ödül almak fanidir neticede,baki olan insanlığa bir ödül vermektir.
Lakin takip ettiğim kadarı ile,Ceylan Kuru Otlar filmi ile Tarkovsky'in açtığı şiirsel sinema gediğinden taşları yerine oturtarak devam ediyor.Bu sinema dilinin duayenlerinden hatta şu an için tepede olan Macar yönetmen Bela Tarr,artık film çekmeyeceğini duyurmuştu.Nuri Bilge Ceylan'ın bir kaç defa Bela Tarr'ı ziyaret ettiğini okuduğumu anımsıyorum.Umarım Sinema alanında bu boşluk bir Türk yönetmen tarafından doldurulur.Zira ülke olarak içinde bulunduğumuz durumdan ancak Sanat,Marifet ve Hakikatı tema/temel alan eserler ile çıkarız.
Bakalım filmi bende merak ediyorum.Az kaldı izleyip tekrar yorumlarız umarım.