Kurtuluş Savaşı Ansiklopedik Bilgi

Konu sahibi son olarak 2618 gün önce görüldü
Kurtuluş Savaşı Ansiklopedik Bilgi - Kurtuluş Savaşı Hakkında Ansiklopedik Bilgi

Kurtuluş Savaşı hakkında Bilgi

Kurtuluş Savaşı geniş Bilgi

Kurtuluş Savaşı hakkında detaylı Bilgi

Kurtuluş Savaşı Ansiklopedik Bilgi

Kurtuluş Savaşı (İstiklal Harbi)
virgs.gif
I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkmış.Osmanlı İmparatorluğu'nun savaşı kazanan devletlerce paylaşılmasına karşı Türk ulusunun Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verdiği mücadeledir.

Savaş Öncesi Dönem
virgs.gif

Kurtuluş savaşı öncesi
virgs.gif
1. Dünya Savaşı'nın başlangıcına kadar dayanır.Büyük Savaş'tan mağlup ayrılmış olan Osmanlı Devleti
virgs.gif
galip devletler ile Mondros Ateşkes Antlaşması'nı imzalamıştı. Bu antlaşmanın 7. maddesi
virgs.gif
galip devletlere istedikleri her yeri istedikleri zaman işgal etme hakkını tanıyordu. Böylelikle işgaller bu antlaşmanın arkasına sığınılarak yapılabilecekti.

1: İngiliz ve Fransız ortaklaşa işgal bölgesi

2: Yunan işgal bölgesi

3: İtalyan işgal bölgesi

4: Fransız işgal bölgesi

5: Ermeni işgal bölgesi

6: İngiliz işgal bölgesi

Uluslararası Sevr Antlaşması 10 Ağustos 1920 Osmanlı İmparatorluğu'nun son uluslararası antlaşmasıdır. Sevr antlaşması ile Saray'da yaşıyan Osmanlı Hanedanı ve hükümet
virgs.gif
Anadolu'nun ve İstanbul'un işgaline kapıyı açmıştır.

İşgaller Dönemi

İşgallere ilk tepki işgale uğrayan bölgelerde yaşayan halktan gelmişti.İzmir'de Hasan Tahsin işgale karşı ilk kurşunu atarak halkın bu haksız işgallere sessiz kalmayacağını göstermişti.Ege'de Yunanlılara
virgs.gif
Güneydoğu'da Fransızlara
virgs.gif
Karadeniz'de Pontusçu Rumlara karşı ilk karşı hareketler başlamış
virgs.gif
bu hareketlere daha sonra Kuvay-i Milliye (Milli Kuvvetler) adı verilmişti.Halkın bütün bu tepkisini ve silahlı mücadelesini Padişah ve Osmanlı Hükümeti Bütün Gücüyle Desteklemiş Maddi ve manevi konudaki Bütün desteklerini gayri resmi yollarla yapmıştır ( ingiliz hükümetinin tepkisini çekmemek için) ve silahını vermeyen askerlerin silahları gizli gizli Topkapı sarayının ve dolmabahçe sarayının mahsenlerinde saklanıp anodoluya milli mücadele için gönderildiği saptanmıştır T.C. Başbakanlık (Osmanlı devleti) arşivi kayıtları s412-f22 Hatta Sultan Vahdettin Han Bizzat Mustafa Kemal ATATÜRK'ü yanına çağırarak Şu meşhur sözü söylemiş Paşa paşa Bu vatanı kurtacak birisi varsa oda sensin diyerek ona hertürlü yetkiyi vererek kendi tuğrasıyla (imza) onaylamıştır... ve Milli mücadeleyi Osmanlı devletinin PAŞA sı Mustafa Kemal Başlatmıştır.

Amasya Tamimi
(22 Haziran 1919)


12 Haziran

1919’da

Havza'dan

Amasya'ya gelen Mustafa Kemal Paşa buradan yayınladığı bildiri ile ülkenin içine düştüğü durumu açıklıkla saptıyor
virgs.gif
çözümün bütün güçlerin birleşmesinden geçtiğini vurguluyordu. M.Kemal Amasya'da



Anadolu ve

Rumeli’de kurulan


Mudafaa-i Hukuk Derneklerini birleştirme
virgs.gif
kongreler yaparak tüm ulusun kesin kararına dayalı yeni bir yönetim kurma amacıyla Amasya Tamimi’ni hazırlamıştır.

Bu tamimin önemli maddeleri:


Vatanın bütünlüğü ulusun bağımsızlığı tehlikededir. Hükümet millet için üstlendiği görev ve sorumluluklarını yerine getirememektedir.


Ulusun bağımsızlığını yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır.

Ulusun haklarını dünyaya duyurmak için her türlü etkiden ve kontrolden uzak bir ulusal kongrenin toplanması şarttır. Bu kongreye her ilden
virgs.gif
her sancaktan milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin seçilerek hemen yola çıkarılması gereklidir. Keyfiyet milli bir sır olarak saklanmalıdır.

Doğu illeri adına
virgs.gif
10 Temmuz’da


Erzurum’da bir kongre toplanacaktır.

Amasya Tamimi’nin önemi: Bu tamim ulusal egemenliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması yolunda atılan ilk adımdır. Ulusun teşkilatlandırma ve mücadele yöntemleri belirginleşmiştir.

Ulusal egemenlik ve


ulusal bağımsızlık fikri ilk kez ortaya atılmıştır.

Erzurum Kongresi
(23 Temmuz - 7 Ağustos 1919)

Vilayet-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti Erzurum Şubesi ile Trabzon Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti ortak bir kongre düzenlemek için çalışmalar yapıyorlardı. 3 Temmuz’da Erzurum’a gelen Mustafa Kemal
virgs.gif
8 Temmuz’da İstanbul’a görevinden ve askerlikten ayrıldığını bildirerek
virgs.gif
Osmanlı Hükümeti ile tüm ilişkilerini sona erdirmiştir. Mustafa Kemal ertesi gün Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Erzurum Şubesi’nin başkanlığına seçildi. Erzurum
virgs.gif
Sivas
virgs.gif
Bitlis
virgs.gif
Van ve Trabzon’u temsil etmek üzere 56 delegenin katıldığı Erzurum kongresi 23 Temmuz 1919’da Mustafa Kemal’in başkanlığında toplanarak aşağıda yazılı tarihi kararı almıştır.

Erzurum Kongresi Kararları:

Ulusal sınırlar içinde vatan bir bütündür
virgs.gif
bölünemez.

Yabancıların baskısı altındaki Osmanlı Hükümeti’nin dağılması karşısında ulus tümden direniş ve savunmaya geçecektir.

Vatanı kurtarma yolunda İstanbul Hükümet’i başarısız kalırsa geçici bir hükümet kurulacaktır.

Ulusal kuvvetleri ve ulusal iradeyi egemen kılmak esastır

Hristiyanlara egemenlik ve ayrıcalık tanınamaz.

Manda ve himaye kabul edilemez.

Mebusan Meclisi açılmalı
virgs.gif
hükümetin çalışmalarını denetlemelidir.

Kongrenin Önemi:

Yeni bir devlet kurma düşüncesi belirginleşmiştir.

Misak-ı Milli sınırları ilk kez belirlenmiştir.

Mustafa Kemal’in başkanlığında Doğu illerini temsilen
virgs.gif
Heyet-i Temsiliye (Temsil Heyeti) adıyla bir yürütme organı seçilmiştir.

Erzurum Kongresi’nin toplanma amacı bölgesel
virgs.gif
alınan kararlar yönünden ise ulusaldır.

Sivas Kongresi
( 4 Eylül - 11 Eylül 1919)

Ulusal direnişi oluşturmada ikinci büyük adım Sivas’ta atılmıştır. Bu kongre
virgs.gif
Heyet-i Temsiliye’nin yanı sıra bazı vilayetlerden seçilmiş temsilcilerle birlikte 38 delegenin katılımı ile 04/11 Eylül 1919’da yapılmıştır. İstanbul Hükümeti’nin Sivas’ta kongrenin yapılmasını önlemek için uyguladığı tüm baskılar sonuçsuz kalmıştır.

Sivas Kongresi Kararları:

Erzurum Kongresinde alınan kararlar kabul edildi.

Anadolu ve Rumeli’de kurulmuş olan Müdafaa-i Hukuk dernekleri
virgs.gif
Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Derneği adı altında birleştirildi. Erzurum Kongresi’nde seçilen 9 kişilik Heyet-i Temsiliye
virgs.gif
6 kişi daha ilave edilerek tüm yurdu temsil etme yetkisiyle genişletildi. Başkanlığına Mustafa Kemal getirilmiştir.

Önemi:

Erzurum kongresinde alınan kararlar bir bölge halkının kararları olmaktan çıkarılıp tüm ulusa mal edilmiştir.

Ulusun geleceğine ulusun kendisinin karar vereceği ilkesi gerçekleştirilmiştir.

M.Kemal kongrede Temsil Heyeti’nin başkanı olarak seçilmekle Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın yetkili lideri haline gelmiştir.

TBMM bu kongrede seçilen Temsil Heyeti tarafından açılacaktır.

Amasya Görüşmeleri
(20 Ekim - 22 Ekim 1919)

Mustafa Kemal
virgs.gif
İstanbul Hükümeti ile yaptığı yazışmalarda; Hükümetin Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde alınan kararlarına bağlı olmasını
virgs.gif
Meclis-i Mebusan toplanana kadar hükümetin önemli kararlar almamasını
virgs.gif
atamalarda Heyet-i Temsiliye’ye danışılmasını istemiştir. Ancak bütün bu yazışmalar bir sonuç vermedi. Bununla birlikte
virgs.gif
İstanbul Hükümeti Mustafa Kemal ile görüşmek üzere Anadolu’ya bir temsilci gönderdi.( Bahriye Nazırı Salih Paşa).

İstanbul Hükümeti ile Heyet-i Temsiliye arasında yapılan Amasya görüşmelerinde taraflar şu esaslar üzerinde anlaşmışlardır:

İstanbul Hükümeti Sivas Kongresi kararlarını Meclis-i Mebusan’da onaylanması şartıyla kabul edecektir.

Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Derneği yasal bir kuruluş olarak İstanbul Hükümeti’nce tanınacaktır.

Türklerin çoğunlukta olduğu yerlerin işgaline izin verilmeyecektir.

Müslüman olmayan topluluklara Türklerin egemenlik haklarını
virgs.gif
toplumsal dengesini bozacak ayrıcalıklar tanınmayacaktır.

Meclis-i Mebusan’ın güvenlik bakımından İstanbul’ da toplanması uygun değildir. Bu nedenle Meclis Anadoluda geçici olarak toplanacaktır.

İtilaf Devletleri ile yapılacak barış görüşmelerinde Heyet-i Temsiliye’nin uygun göreceği temsilcilerin bulunması sağlanacaktır.

Sonuç:

Heyet-i Temsiliye Osmanlı Hükümeti tarafından resmen tanınmıştır.

Görüşmeler sonunda Meclis-i Mebusan’ın İstanbul’da açılması İstanbul Hükümeti’nce kabul edilmiştir.
Heyet-i Temsiliye'nin Ankara'ya gelişi
( 27 Aralık 1919)

27 Aralık 1919’da Ankara’ya gelen Mustafa Kemal burasını Anadolu’daki direniş hareketinin merkezi olarak seçmişti. Gerçekten de Ankara coğrafi konum bakımından Anadolu’nun ortasına yakın bir yerde bulunuyordu. Ayrıca o dönemin en önemli ulaşım aracı olan demiryolu Ankara’ya kadar uzanıyordu.
Meclis-i Mebusan'ın son toplantısı ve Misak-ı Milli

(28 Ocak 1920)

12 Ocak 1920’de Osmanlı Meclis-i Mebusan son kez toplandı. Bu meclisin verdiği en önemli karar
virgs.gif
taslakları Mustafa Kemal tarafından milletvekillerine Ankara’da verilen ve sonraları Misak-i Milli olarak adlandırılacak olan Ahd-ı Milliye (Ulusal And) 28 Ocak 1920’de kabul edildi. Meclisin ve İstanbul Hükümeti’nin çalışmalarından ve Anadolu’da artan direniş hareketlerinden rahatsızlık duyan İtilaf Devletleri 16 Mart 1920’de İstanbul’u işgal ettiler. Yunan birlikleri de Anadolu içlerine doğru ilerlemeye başladı. İstanbul’un işgalinden sonra tüm resmi dairelerin kontrolünün İttifak Devletlerinin eline geçmesinden dolayı Meclis-i Mebusan'ın İşgal güçleri süngüsü altında alacağı kararların sağlıklı olmayacağı için padişah tarafından kapatılmış mebusların bundan böyle görevlerini Anadoludaki meclisde yürütmeleri istenmiştir. 68 milletvekili Anadoluya geçmeyi başarmış bir kısmı ise tutuklanarak Maltaya sürülmüştür.

Misak-ı Milli (Ulusal And) kararları:

Halkı özgür kalır kalmaz ana yurda kendi istekleriyle katılmış olan Kars
virgs.gif
Ardahan
virgs.gif
Artvin için gerekirse yeniden oylama yapılacaktır.

Batı Trakya’nın durumu orada yaşayanlar tarafından saptanmalıdır.

Halifeliğin
virgs.gif
İstanbul ve Marmara’nın güvenliği sağlanmalıdır. Boğazlar konusu
virgs.gif
ilgili devletlerle birlikte verilecek kararlarla çözümlendikten sonra Boğazlar dünya ticaretine açılabilecektir.

Azınlıklar için istenen haklar sınırlarımız dışındaki Türklere de uygulanması koşuluyla kabul edilebilir.

Ulusal ve ekonomik gelişmemizi mümkün kılmak amacıyla tam serbestlik ve bağımsızlık sağlanması
virgs.gif
siyasi
virgs.gif
adli
virgs.gif
mali gelişmemize engel olan sınırlamaların kaldırılması gereklidir.

Müslüman Arapların çoğunlukta olduğu yerlerin kaderi halkın oyuna uygun olmalıdır.

Önemi:

Misak-ı Milli ile M.Kemal Paşa’nın düşünceleri Osmanlı parlamentosu tarafından kabul edilmiş ve yasallaşmıştır.

Türk ulusunun bağımsızca yaşayacağı vatan sınırları çizilmiştir.

Büyük Millet Meclisi açılması
virgs.gif
23 Nisan 1920

Osmanlı Meclisinin fesh edilmesi yeni bir meclisin
virgs.gif
bir kurucu meclisin
virgs.gif
gerekliliğini doğurmuştu. Kurucu Meclis ve seçimlerle ilgili 19 Mart 1920'de bir bildiri yayınladı. Sultan İstanbul'da idi ve Mustafa Kemal "olağanüstü yetkilere sahip bir meclis" olarak takdim etti. Seçimlerin yapılması için yayınlanan bu bildiri uyarınca
virgs.gif
yurdun her yerinde seçimler yapıldı. 16 Mart 1920'deki baskından kurtulan milletvekilleri gizlice Ankara'ya geçtiler. Bolu Düzce
virgs.gif
Hendek bölgesinde başlayan ve Nallıhan
virgs.gif
Beypazarı çevresine sıçrayan (bakınız İsyanlar (İç Cephe)) ayaklanma olayları oldu. Bu olaylardan dolayı
virgs.gif
seçilen milletvekillerinin tümünün gelmesi beklenilmeden
virgs.gif
Millet Meclisi'nin açılma hazırlıkları yapıldı.

Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920'de Ankara'da Mustafa Kemal Paşa önderliğinde toplandı. Bu tarihten itibaren İstanbul hükümetinin etkisi İstanbul kenti ve çevresiyle sınırlı kalırken
virgs.gif
Ankara'da oluşturulan Meclis ve hükümet
virgs.gif
fiilen Türkiye'nin yönetimini ele aldı. Mustafa Kemal 24 Nisan 1920'de Meclis Başkanı seçildi.

İç Cephe


1920 yılında Kurtuluş Savaşı ve sırasında ayaklanma çıkaran ve yağmaya girişenleri
virgs.gif
bozguncuları
virgs.gif
orduya ait silah ve mühimmatı çalanları
virgs.gif
casusları
virgs.gif
asker kaçaklarını
virgs.gif
Millî Mücadele'yi engelleme amacıyla propaganda yapanları yargılamak için İstiklal Mahkemeleri kuruldu.

Ağustos 1921'de Tekalifimilliye Kararları yayımlandı ve halk ulusal yükümlülüklerini yerine getirmeye teşvik edildi.

Bazıları Anadolu topraklarının bir bölümünde yeni bir devlet kurmayı amaçlayan
virgs.gif
bazıları ise saltanat ve hilafet yanlısı olanlar tarafından çıkarılan isyanlar bastırıldı. Ülke içindeki Ermeni ve Rum azınlıkların dış destekli isyanları da büyümeden bastırıldı.

Doğu Cephesi


Dünya Savaşı sonunda Kuzeydoğu cephesi Müttefik devletlerin talebi doğrultusunda 1914 Osmanlı-Rus sınırına çekilmişti. Bu sınır Ardeşen-Yusufeli-Oltu-Bayezit hattından geçiyordu. Sınırın öte yanında 1918'de Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti kuruldu.

1920 Eylülünde Türk-Rus mutabakatının sağlanması üzerine 28 Ekim 1920'de Kâzım Karabekir komutasında harekete geçen Türk kuvvetleri
virgs.gif
10 gün süren bir harekât sonunda Ermenistan'ı kesin yenilgiye uğrattı. Bu harekâtta Türk tarafı 46 şehit verdi. 1 Aralık'ta imzalanan Gümrü Antlaşması ile Türk-Ermeni sınırı
virgs.gif
1878 öncesindeki Osmanlı-Rus sınır hattına çekildi. Bu sınır
virgs.gif
bugünkü Türkiye-Ermenistan sınırıdır. 2 Aralık'ta Kızıl Ordu Ermenistan'ı işgal ederek bağımsız Ermenistan'ın varlığına son verdi.


Güney Cephesi

Türk-Fransız Cephesi veya Güney Cephesi Kurtuluş Savaşı Milli kuvvetlerin Fransız lejyoner birliklerine (Fransız
virgs.gif
Cezayir ve Ermeni Askerlerinden oluşan) karşı verdikleri savaşı kapsamaktadır. İngilizler Musul
virgs.gif
İskenderun
virgs.gif
Kilis
virgs.gif
Antep
virgs.gif
Maraş
virgs.gif
Elbistan ve Urfa’yı işgal ettiler. Fransızlar ise Adana
virgs.gif
Mersin ve Osmaniye’yi işgal ettiler.

İşgalin sonlandırılmasında Molla Mehmet Karayılan 6400 civarında şehit vererek Fransızlara kendi birliğinin onlarca misli kayıp verdirdi. Böylece Karayılan Antep'te efsane oldu.

Maraş’ta
virgs.gif
Sütçü İmam’ın önderliğini yaptığı mücadele sonunda Maraş’ta tutunamayan düşman şehri terk etmek zorunda kaldı (12 Şubat 1920). Urfa şehrinde Ali Saip (Ursavaş) Bey tarafından teşkilatlandırılan Türk direnişi başarıyla sonuçlandı. Fransızlar 11 Nisan 1920’de şehri boşalttılar.

Antep halkı 1 Nisan 1920’de Fransızlara karşı ayaklandıysa da 9 Şubat 1921’de teslim oldu. TBMM
virgs.gif
Fransa ile Ankara Anlaşması’nı imzalayarak Güney Cephesini kapatmak zorunda kaldı.

Batı Cephesi


Buradaki Savaşlar
virgs.gif
İzmir-Bursa-Balıkesir-Kütahya-Eskişehir hattında gerçekleşti. Müttefik devletler tarafından 18 Nisan 1920'de Paris'in Sèvres banliyösünde ilan edilen Sevr Antlaşması Türkiye'den önemli bazı toprakların alınmasını ve Türk devletinin müttefikler kontrolü altında bir tür yarı-bağımsız statüde yönetilmesini öngörmekteydi. Türk tarafının anlaşmayı imzalamayı Mısak-ı Milliye'ye karşı bulduğu için müttefikler
virgs.gif
Yunan ordusunu Anadolu içine sevk ettiler. Temmuz ayında Bursa
virgs.gif
Ağustos'ta Uşak Yunanlılar tarafından işgal edildi. Yıl sonunda Yunan ordusu Eskişehir ve Kütahya'yı tehdit etmeye başladı. Bu sırada çıkan Çerkez Ethem İsyanı Türk savunmasını zor durumda bırakarak
virgs.gif
Yunanlıların mevzilerini ilerletmesine yardımcı oldu.

Batı Cephesi komutanlığına atanan İsmet Bey
virgs.gif
Ocak 1921'de Birinci İnönü Muharebesi ve Mart 1921'de İkinci İnönü Muharebesi'nde Yunan ilerlemesini durdurdu. İnönü zaferleri
virgs.gif
milli ordu projesinin başarısını kanıtlayarak TBMM hükümetinin otoritesini pekiştirdi
virgs.gif
Milli Mücadelenin nihai zaferine olan güveni sağladı. 27 Mart'ta Afyon'un kaybedilmesi bu zafer duygusunu ancak kısmen gölgeleyebildi. Temmuz 1921'de Yunan Kuvvetleri Garp Cephesi ordularını Kütahya-Eskişehir Muharebelerinde yenilgiye uğratarak çevirme harekatıyla yok etmek üzereyken
virgs.gif
komutayı bizzat ele alan Mustafa Kemal ve Fevzi Paşa
virgs.gif
Türk birliklerini süratle geri çekerek Sakarya nehri kıyılarına çektiler.

Ancak 23 Ağustos - 13 Eylül arasında süren Sakarya Meydan Muharebesi ile Yunan taarruzu püskürtüldü. Bu zafer nedeniyle Mustafa Kemal Paşa'ya müşir (mareşal) rütbesi ve Başkumandan payesi verildi.

Nihayet 26 Ağustos 1922'de Afyon'un doğusundaki mevzilerden taarruza geçen Türk ordusu
virgs.gif
30 Ağustos'taki Dumlupınar Meydan Muharebesi'nde Yunanlıları kesin yenilgiye uğrattı. Tamamen dağılan Yunan ordusunun boşalttığı Ege bölgesi birkaç gün içinde Türk kuvvetlerinin eline geçti. Nihayet 9 Eylül'de Türk orduları İzmir'e girerek Yunan işgaline son verdi.

 
Geri