Kurtlarla Koşan Kadınlar Kitabından Alıntılar

  • Kullanıcı Elia
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Kitap Kulübü
Konu sahibi son olarak 1032 gün önce görüldü
  • “Uzattığımız saçlarımızı duygularımızı saklamak için kullandık.”

  • “İnsan yeni bilgiler edindiğinde duygu durumu değişir. Duygu durumu değiştiğinde, yüreği de değişir.”

  • Sevmek, onunla birlikte kalmak demektir.
    Sevmek, her bir hücreniz ''Kaç!'' derken, kalmak demektir.

  • Bir kadın görünüşte nazik, hatta sinik olabilir, ama içten içe kanamaktadır.

  • Cehalet hiçbir şey bilmemek ve iyinin cazibesine kapılmaktır. Masumiyet her şeyi bilmek ve yine de iyinin cazibesine kapılmaktır.

  • ''Öyle basit şeyler vardır ki, asla bilinemezler.''

  • Bütün ''hazır olmamalar'', bütün ''zamana ihtiyacım varlar'' anlaşılabilir, ama sadece bir süre için. Gerçek şu ki, asla bir ''tamamen hazır olma'' söz konusu değildir, asla bir gerçekten ''doğru zaman'' yoktur. Bilinçdışına her inişte olduğu gibi, öyle bir zaman gelir ki, sadece en iyisi umularak burun sıkı sıkıya kapatılır ve en derin sulara atlanır.

  • Gülme, kadın cinselliğinin gizli tarafıdır; fizikseldir, temeldir, tutkuludur, hayat vericidir ve bu yüzden uyarıcıdır. Jenital uyarılma gibi bir hedefi olmayan bir cinsellik türüdür. Sadece o an için, bir sevincin cinselliğidir; özgürce uçan, yasayıp ölen ve kendi enerjisiyle yeniden yaşayan hakiki ve şehevi bir sevgidir. Kutsaldır çünkü fazlasıyla iyileştiricidir. Şehevidir çünkü bedeni ve onun duygularını uyandırır. Cinseldir çünkü heyecan vericidir ve haz dalgalarına neden olur. Tek boyutlu değildir, çünkü gülme, insanın kendisi kadar başkalarıyla da paylaştığı bir şeydir. Bir kadının en vahşi cinselliğidir.

  • Yaratıcı hayatınız için, yalnızlığınız için, olma ve yapma zamanınız için, asıl hayatınız için en önemli şey devam etmek, direnmektir; devam etmek, çünkü vahşi doğanın vaadi şudur: Kıştan sonra, her zaman ilkbahar gelir. (...)

  • Bilirsiniz, bazen uyuyan insanlar düş gördüklerinde gözlerinden bir damla gözyaşı sızar; buna ne tür bir düşün neden olduğunu asla bilmeyiz, ama bunun ya bir üzüntü ya da özlem düşü olduğunu biliriz.

  • Kadınların gücü konusundaki literatürün büyük bir bölümü, erkeklerin, kadınların gücünden korktuklarını söyler. Bense hep şöyle haykırmak isterim: "Meryem Ana! Ne kadar çok kadın, kadınların kendi gücünden korkuyor."

  • Aynı anda hem kalmanın, hem de gitmenin bir yolu yoktur. (!)

  • Donup kalmak bir kişinin yapabileceği en kötü şeydir. Soğukluk, yaratıcılığa, ilişkiye ve bizzat hayata verilen ölüm öpücüğüdür. Bazı kadınlar soğuk olmak sanki bir başarıymış gibi davranırlar. Oysa bu bir başarı değildir. Bu, savunmaya yönelik bir öfke eylemidir.

  • Guillome Apollinaire şöyle yazıyordu: " Onları kenara götürüp uçmalarını söyledik. Durup beklediler. 'Uçun!' dedik. Durdular. Onları kenardan ittik. Ve uçtular."

  • Hayatın yaratıcı boyutuna, yaşamımızın en önemli eserine ya da gerçek aşklara çok az zaman ayırdığımızı kavradığımız anlar, ona özlem duyduğumuz anlardır. Ancak hem güzellik hem de kaybetme yoluyla ortaya çıkan bu gelip geçici tatlar, bizi o kadar yaslı, o kadar tedirgin, o kadar özlem dolu kılar ki, sonuçta vahşi doğanın peşinden gitmemiz gerekir. O zaman ormana, çöllere ya da karlara dalarız; gözlerimiz yeri tarayarak, işitme duyumuz iyice keskinleşmiş bir halde onun hala yaşadığını ve şansımızı yitirmediğimizi gösteren, bir işaret, bir kalıntı, bir ipucu bulmak için her yeri altüst edip bir şeyler aramaya koyuluruz. Onun izi bulunduğunda ise, kadınların ona yetişmek için atlarını mahmuzlamaları, masayı terk edip ilişkilerini kesip atmaları, zihinlerini köşe bucak temizlemeleri, yeni bir sayfa açmaları, mola vermekte ısrar etmeleri, kuralları ihlal etmeleri, dünyayı durdurmaları alışıldık bir durumdur. Çünkü artık o olmadan yola devam etmek mümkün değildir.

  • Kolay kandırılan ya da içgüdüleri yaralanmış olan kadınlar, çiçekler gibi, güneş onlara ne sunarsa sunsun yine o yöne dönerler.

  • Kuşaklar boyunca kadınlar bir erkekle evlenmek yoluyla meşrulaşan insan rolünü oynamayı kabullendiler. Bir erkek, öyle olduğunu söylemedikçe, bir insanın kabul edilemez olduğu fikrine rıza gösterdiler.

  • ''Benim için yalnızlık, kendimle birlikte her yere taşıdığım ve ihtiyaç duyduğumda etrafıma açtığım katlanmış bir orman gibidir.''

  • Hazzı sevmek bir şey getirmez. Gerçekten sevmek, kendi korkusunu yenebilen bir kahraman ister.

  • Bağımlılık, hayatı daha iyi "gösterirken" onun içini boşaltan her şeydir.

  • "Kalbimi parçala ki, Sınırsız Sevgi için yeni bir oda yaratılabilsin."

  • Gözyaşları çok-amaçlıdır, hem koruma hem de yaratma içindir.

  • Bir olan, ikidir de. İki olan üçü yaratır. Yaşayan ölecektir. Ölen yaşayacaktır.

  • "Güçlü olmak , kas geliştirip şişirmek anlamına gelmez. İnsanın , kaçmadan kendi tanrısallığıyla buluşması, kendi kafasına göre vahşi doğayla iç içe bir hayat yaşaması anlamına gelir. Öğrenebilmek , bildiklerimize katlanabilmek anlamına gelir. Dayanmak ve yaşamak anlamına gelir."

  • Ruhu çökertebilir ve eğebilirsiniz. İncitip derin yara izleri oluşturabilirsiniz. Üzerinde hastalık lekeleri, korku ürünü yanık işaretleri bırakabilirsiniz. Ama o ölmez.

  • Sevmek için sadece güçlü değil, akıllı da olmak gerekir. Güç, tinden gelir.

  • Güzel-olmayan nedir? Sevilmeye duyduğumuz kendi gizli açlığımız güzel-olmayandır. Sevmeyi beceremememiz ve istismar etmemiz güzel-olmayandır. Sadakati ve adanmayı ihmal etmemiz sevimsizdir, ruhların ayrılığı anlayışımız çirkindir, psikolojik siğillerimiz, yetersizliklerimiz, yanlış anlayışlarımız ve bebeksi fantezilerimiz güzel-olmayandır.
 
Geri