Painfully
Üye
-
- Katılım
- Mart 23, 2019
-
- Mesajlar
- 1,860
-
- Tepkime puanı
- 436
-
- Puanları
- 123
-
- Konum
- Yalnızlık.
Küreselleşme İle İlgili Temel Yaklaşımlar Nelerdir?
küreselleşme ile ilgili temel kavramlar nelerdir, küreselleşme ile ilgili temel yaklaşımlar nelerdir, küreselleşme ile ilgili temel yaklaşımlar, küreselleşme
Küreselleşme süreci, global ile mahalli olan arasındaki iletişim, küreselleşmenin neticeleri gibi konularda uygulanan çalışmalar genel olarak 'kuşkucular’, 'aşırı küreselleşmeciler’ ve 'dönüşümcüler’ olmak suretiyle üç takımda toplanmaktadır (Held, 1999).
Küreselleşme karşıtı şeklinde de isimlendirilen kuşkucular grubunda bulunan teorisyenler, genel olarak küreselleşme konusundaki düşüncelerin yeni olmadığın ıiddia ederler.
Küreselleşme literatüründe çok önemli yeri olan dünya ekonomisinin küreselleşmesi, bilhassa finans ve ticaret yolu ile ekonomik bağımlılığın artması
gibi açıklamalara eleştirel bakarlar.
Kuşkuculara göre, gerçekte bölgeselleşme süreci üstünde durmak gereklidir.
Bölgeselleşme neticeninde dünya ekonomisi eskisinden daha düşük bütünleşmiş vaziyettedir.
Örneğin, iddia edildiğinin aksine ticaret yoğunluğu Avrupa, Asya-Pasifik ve Kuzey Amerika olmak suretiyle üç alanda toplanmıştır.
Aşırı küreselleşmeciler, küreselleşme ile ilgili kuşkucuların tam karşısında yer almaktadırlar.
Küreselleşmeyi, dünya ticaretinin süratle gelişmesi hasebiyle pazarların efor kazanmaya başladığı ve bunun neticeninde da millet devletlerin gücünü yitirmeye başladığı tek proses olarak ele alırlar.
Avrupa Birliği, Dünya Ticaret Teşkilatı gibi yeni çevresel ve beynelmilel kuruluşlar, ulus-devletin zayı şayan mevkisine takviye olan kuruluşlardır.
Küreselleşme ile ilgili dönüşümcüler, hem aşırı küreselleşmecilere hatta kuşkuculara mesafeli durmaktadırlar.
Dönüşümcülere göre, son zamanlarda çağdaş toplumları biçimlendiren ekonomik, siyasal ve toplumsal değişimlerin arkasındaki asal efor, küreselleşmedir.
Fakat yeniden de global ölçekte çok önemli değişimler yaşanmasına karşın toplumsal yapıda hâlen varlığını devam ettiren nedenler görmek olasıdır.
Ulus-devletler giderek karşılıklı bağımlı hâle gelmelerine karşın sahip oldukları kuvveti ve varlıklarını savunmaya devam etmektedirler.
Hatta Birleşmiş
Milletler gibi bütünleştirici global yönetişim birimleri güçlenmesine karşın devletler parçalanarak yeni ulus-devletlere dönüşmektedir.
küreselleşme ile ilgili temel kavramlar nelerdir, küreselleşme ile ilgili temel yaklaşımlar nelerdir, küreselleşme ile ilgili temel yaklaşımlar, küreselleşme
Küreselleşme süreci, global ile mahalli olan arasındaki iletişim, küreselleşmenin neticeleri gibi konularda uygulanan çalışmalar genel olarak 'kuşkucular’, 'aşırı küreselleşmeciler’ ve 'dönüşümcüler’ olmak suretiyle üç takımda toplanmaktadır (Held, 1999).
Küreselleşme karşıtı şeklinde de isimlendirilen kuşkucular grubunda bulunan teorisyenler, genel olarak küreselleşme konusundaki düşüncelerin yeni olmadığın ıiddia ederler.
Küreselleşme literatüründe çok önemli yeri olan dünya ekonomisinin küreselleşmesi, bilhassa finans ve ticaret yolu ile ekonomik bağımlılığın artması
gibi açıklamalara eleştirel bakarlar.
Kuşkuculara göre, gerçekte bölgeselleşme süreci üstünde durmak gereklidir.
Bölgeselleşme neticeninde dünya ekonomisi eskisinden daha düşük bütünleşmiş vaziyettedir.
Örneğin, iddia edildiğinin aksine ticaret yoğunluğu Avrupa, Asya-Pasifik ve Kuzey Amerika olmak suretiyle üç alanda toplanmıştır.
Aşırı küreselleşmeciler, küreselleşme ile ilgili kuşkucuların tam karşısında yer almaktadırlar.
Küreselleşmeyi, dünya ticaretinin süratle gelişmesi hasebiyle pazarların efor kazanmaya başladığı ve bunun neticeninde da millet devletlerin gücünü yitirmeye başladığı tek proses olarak ele alırlar.
Avrupa Birliği, Dünya Ticaret Teşkilatı gibi yeni çevresel ve beynelmilel kuruluşlar, ulus-devletin zayı şayan mevkisine takviye olan kuruluşlardır.
Küreselleşme ile ilgili dönüşümcüler, hem aşırı küreselleşmecilere hatta kuşkuculara mesafeli durmaktadırlar.
Dönüşümcülere göre, son zamanlarda çağdaş toplumları biçimlendiren ekonomik, siyasal ve toplumsal değişimlerin arkasındaki asal efor, küreselleşmedir.
Fakat yeniden de global ölçekte çok önemli değişimler yaşanmasına karşın toplumsal yapıda hâlen varlığını devam ettiren nedenler görmek olasıdır.
Ulus-devletler giderek karşılıklı bağımlı hâle gelmelerine karşın sahip oldukları kuvveti ve varlıklarını savunmaya devam etmektedirler.
Hatta Birleşmiş
Milletler gibi bütünleştirici global yönetişim birimleri güçlenmesine karşın devletler parçalanarak yeni ulus-devletlere dönüşmektedir.
Moderatör tarafında düzenlendi: