Kurbanın dini dayanağı nedir?

Konu sahibi son olarak 2793 gün önce görüldü
KURBANIN ŞARTI ÜÇDÜR:
1- Müslimân ola ve âkıl ve bâlig ola.
2- Mukîm ola.
3- Kurban nisâbı mikdârı ganî ola.
Rüknü, koyun ve keçi, deve ve sığır olmak üzere, bir deve veyâ bir sığır, yedi kurban yerine geçer ki, bir sığırı yedi kişinin kurban etmesi câizdir. Bir başka kimse, ben de dâhil olayım dese, sekizinin kurbanı da fâsid olur. Kurban nisâbı, fıtra nisâbının aynıdır.
[İbni Âbidîn “rahime-hullahü teâlâ” buyuruyor ki, herhangi birinin hissesi yedide birden az olursa, hiçbirinin kurbanı câiz olmaz. Bunun için, yediden az kimsenin ortak olması câiz olur. Satın alırken ortak olmak sahîhdir. Satın alındıkdan sonra ortak olmak da sahîh ise de, satın alınmadan önce, ortak olmak dahâ iyidir. Bir kimse, birinin sığırına, yedide birden yedide altısına kadar ortak olabilir. Etini bu nisbetde taksîm ederler. Ortaklardan biri ölürse, vârisleri, onun için ve kendileriniz için kesin derse, sahîh olur. Çünki, meyyit için kurban kesmek Kurbetdir. Böyle demezlerse, şerîklerden ölününki Kurbet olmaz ve hiçbiri sahîh olmaz. Şerîklerden birisi kâfir ise veyâ eti için ortak olmuş ise, hiçbirinin kurbanı câiz olmaz. Çünki, şerîklerden herbirinin Kurbet olarak niyyet etmesi şartdır. Kâfirin niyyeti bâtıldır. Yimek için niyyet etmek ise, Kurbet değildir. Bunun gibi, şerîklerden biri, bu senenin kurbanına, diğerleri geçmiş senenin kurbanına niyyet etseler, diğerlerinin niyyetleri bâtıl olup, etleri tetavvu’ [Sadaka] olur. Etlerini fakîrlere sadaka vermeleri lâzım olur. Birinin niyyeti sahîh olur ise de, bu da etinden yiyemez. Çünki, sadaka verilmesi hükmü, etin hepsine sirâyet etmişdir. Niyyet edilen kurbetin, vâcib olan kurbet olması şart değildir. Sünnet ve nâfile kurbet de olabilir. Çeşidli cins vâcibler de olabilir. Çocuk veyâ büyük kimse için Akîka olması da câizdir. Çünki, Akîka, çocuk ni’metine karşı yapılan şükr olup Kurbetdir. Nikâh yemeği de, şükr etmek olup, sünnet olan kurbetdir.

Şerîklerin hepsinin bayram kurbanı niyyetinde olmaları efdaldir. Akîka kesmek, hanefî mezhebinde sünnet değildir. Müstehab veyâ mubâhdır. Müstehablar, Kurbetdirler. Mubâh da, şükr niyyeti ile yapılınca Kurbet olur. Çok âdetler vardır ki, niyyet edince ibâdet olur. Mubâhlar da, niyyet edince, tâ’at olur. Akîka kesmek hakkında arabî (Ukûd-üddürriyye) ve (Dürr-ül-muhtâr) kitâblarında geniş bilgi vardır.] mızraklı ilmihal
 
kurban-bayrami-2.jpg

Kurban kesmenin fazileti

Sual: Kurban kesmenin önemi nedir?
CEVAP
Kurban nisabına malik olanın, kurban kesmesi vacib iken, kurban kesilmeyen ev inleyerek, sahibine beddua eder, (Kurban kesmediğin gibi Cenab-ı Allah sana iyilik yapmayı nasip etmesin!) der. O ev, o yıl belalara düçar kalır. Kurban kesenin evi ise, memnun olur, sahibine hayır dua eder. Kurban kesmeyi bir nimet bilmeli! Kurban kesen Müslüman, kendini Cehennemden azat etmiş olur. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
(Cimrilerin en kötüsü [vacib olduğu hâlde] kurban kesmeyendir.) [S. Ebediyye]

(Hâli vakti yerinde olup da kurban kesmeyen, namaz kıldığımız yere gelmesin!) [Hâkim]

(Kurbanın postunun her kılına ve her parçasına bir sevab vardır.) [Hakim]

(Kurbanlarınız semiz olsun. Onlar Sıratta bineklerinizdir.) [Zâd-ül mukvin]

(Kurbanın derisindeki her tüy sayısınca size sevab vardır. Kanının her damlası kadar mükâfat vardır. O sizin mizanınıza konacaktır. Müjdeler olsun!) [İbni Mace]

(Kurbanlarınızı gönül hoşluğuyla kesin! Çünkü hiçbir Müslüman yoktur ki, kurbanını kıbleye döndürüp kessin de, bunun kanı, boynuzu, yünü, her şeyi kıyamette kendi mizanına konan sevabı olmasın!) [Deylemi]

(Sevab umarak kurban kesen, Cehennemden korunur.) [Taberani]

(Kurban bayramında yapılan amellerden Allahü teâlâ katında kurban kesmekten daha kıymetlisi yoktur. Daha kanı yere düşmeden Allahü teâlâ, onu muhafaza eder. Onunla nefsinizi tezkiye edin, onu seve seve kesin!) [Tirmizi]

(Kurbanların en hayırlısı boynuzlu koçtur.) [İbni Mace]

(Ya Fatıma, kurbanının yanına git! Kesilirken orada bulun! Kurbanının yere akacak ilk kan damlasıyla, geçmiş günahların affedilir.) [İ. Hibban]

(Kesilen kurban, Kıyamette, etiyle, kanıyla 70 kat büyüyerek mizana konur.) [İsfehani]
 
Kurban kesmek kimlere vacibdir

Sual: Kimler kurban keser yani kurban kesmek kimlere vacibdir?
CEVAP
Maddeler halinde bildirelim:
1- Kurban, davar [koyun, keçi], sığır [manda, inek, dana, öküz, boğa] veya deveyi, Kurban bayramının ilk üç gününde, kurban niyeti ile kesmek demektir. Kurban, vacib vazifesini yerine getirerek sevaba kavuşmak için kesilir. Mukim olan, akıllı, büluğa ermiş, hür ve Müslüman erkeğin ve kadının, ihtiyaç eşyasından fazla nisap miktarı malı veya parası varsa, Kurban bayramı için niyet ederek, belli günlerde, belli bir hayvanı kurban kesmeleri vacib olur.

Dinen karı kocadan hangisi zengin ise kurbanı o keser, ikisi zengin ise ikisi de keser, ikisi de fakir ise ikisi de kesmez. Fakir kurban kesmek zorunda değildir ama keserse çok sevap olur.

Kurban, dünyada vacib vazifesini yerine getirmiş olmak ve ahiretteki sevabına nail olmak için kesilir. Babanın, çocuğu için, çocuğun malından da kurban kesmesi gerekmez. Deli ile bunak, çocuk hükmündedir. Büyük çocuk ve hanımdan izinsiz, onlar adına kurban kesilmez.

2- Mukim, akıl-baliğ müslümanın, ihtiyacından fazla nisap miktarı malı veya parası varsa, kurban kesmesi vacib olur. Kurban kesmenin vacib olmasında, bayramın üçüncü gününe itibar olunur. Bayramın birinci ve ikinci günü, zengin-fakir, mukim-misafir, akıllı-deli, baygın-ayık olmaya bakılmaz. Bayramın üçüncü günü nisaba malikse, diğer şartlar da varsa kurban kesmek vacib olur.

Demek ki, bayramın ikinci günü de baliğ olmayıp, üçüncü günü büluğa erene, bayramın ilk günü fakirken üçüncü günü zengin olana, bayramın ilk günü seferiyken, üçüncü günü mukim olana, diğer şartlar da varsa, kurban kesmek vacib olur.

3- Bayramın ilk günü komada iken, üçüncü günü ayılanın, diğer şartlar da varsa, kurban kesmesi vacib olur. Bayramın ikinci günü bayılıp, üçüncü günü güneş battıktan sonra ayılan zenginin kurban kesmesi vacib olmaz.

4- Fakir bir kimse, bayramın birinci veya ikinci günü, bir kurban kesse, bayramın üçüncü günü zengin olsa, bir kurban daha kesmesi lazımdır. Çünkü üstüne vacib olmadan kesmiştir. Ancak, Bezzaziyye gibi muteber eserlerde, sonradan gelen âlimler, “Fakir, bayramın birinci günü kurban kesse, üçüncü günü zengin olsa, tekrar kurban kesmesi gerekmez” demişlerdir.

5- Üçüncü günü zengin olacağını bilenin, ilk günü kurban kesmesinde mahzur yoktur.

6- Bir zengin, bayramın birinci ve ikinci günü kurban kesmeden ölse, kurban borcu ile ölmüş olmaz.

7- Kurban bayramının üçüncü günü fakir olacağını veya sefere çıkacağını bilen kimseye, birinci günü kurban kesmek vacib olmaz. Keserse vacib olarak eda etmiş olur.

8- Mukim iken, bayramın birinci ve ikinci günü sefere çıkanın, kurban kesmesi vacib olmaz. Daha önce kesmişse, vacib sevabı alır. Kesmemişse, sefere çıktığı için borç üzerinden düşer.

9- Mukim bir zengin, seferdeki bir vekile kurban kestirse, vacib sevabı alır.

10- Esir iken, üçüncü günü hür olanın, diğer şartlar da varsa, kurban kesmesi vacib olur. Hür iken, bayramın üçüncü günü esir olup, güneş batana kadar esir kalanın kurban kesmesi vacib olmaz.

11- Tarlasından aldığı mahsul veya tarlanın, evin, dükkanın [atölyenin, kamyonun] bir senelik kirası, ne kadar çok olursa olsun, bir yıllık ev ihtiyacını veya aylık geliri ve aldığı maaş ve ücret, aylık ihtiyacını ve kul borcunu karşılamayan kimse, imam-ı Muhammed’e göre fakirdir. Fetva da böyledir. Şeyhayn’a göre zengin sayılır. Mülkü olan tarlanın ve bu demirbaş malların değeri, ihtiyacını karşılar ve nisabı da bulursa, bunun kirayı her alışta, bir miktar ayırıp, biriktirerek fıtra vermesi ve kurban keserek büyük sevaba kavuşması gerekir. Böyle bir kimse, fıtra vermez ve kurban kesmezse, imam-ı Muhammed’e göre, günahtan kurtulur. Tarlasından hiç mahsul almayan, kiraya da veremeyen kimse ve ihtiyacından fazla malı olup da, parası bulunmayan kimse, imam-ı Muhammed’e uyarak, fıtra vermez ve kurban kesmez. Verir ve keserse, ikinci ictihada göre, fıtra ve kurban sevabına kavuşur.

Aldığı kira ile güç geçinen kişi, nisaba malik ise, para biriktirip, fıtra vermeli ve kurban kesmelidir. Etin hepsini kavurma yapıp, birkaç ay et parasından biriktirip gelecek yılın fıtra ve kurban parası olarak saklamalıdır. Böylece, fıtra ve kurban sevabından mahrum kalmamalıdır. Aile efradı çok olup güç geçinenin, kurbanın etini evinde bırakması müstehaptır. Birden çok evi olan erkeğin, nisaptan düşürecek kadar borcu yoksa, kurban kesmesi gerekir.
 
Kurban kesmede zenginliğin ölçüsü

Sual: Kurban kesmede zenginliğin ölçüsü nedir?
CEVAP
Maddeler halinde bildirelim:
1- Fıtra ve kurban nisabına malik olana zengin denir. Bunun fıtra vermesi vacib olur. Mükellef ise, yani akıl, baliğ ve mukim ise, yalnız kendisi için kurban kesmek de vacib olur. Bunun zekât alması haram olur ve fakir olan kadın mahrem akrabasına ve çalışamayan fakir erkek akrabasına yardım etmesi vacib olur.

2- Miras ve mehir malları, nisap hesabına katılır. Nisap miktarı malı teslim aldıktan bir yıl sonra yalnız o yılın zekâtı verilir.

3- İhtiyacı olan eşyadan ve borçlarından fazla olarak, zekât nisabı kadar malı veya parası bulunan her hür müslümanın kurban kesmesi vacibdir. Kurban nisabı ve eşyanın kıymeti, altın ve gümüş ile tespit edilir.

4- Kurban nisabı hesabına katılacak malın, ticaret için olması şart olmadığı gibi, elinde bir yıl kalmış olması da lazım değildir. Borçlar alacaklardan ve mevcut maldan çıkarılır. Kalan alacaklar, zekâtta olduğu gibi, kurban nisabına dahil edilir.

5- İhtiyaç eşyaları kurban nisabına dahil edilmez. İhtiyaç eşyası demek, kıymetleri ne kadar çok olursa olsun, bir ev, bir aylık yiyecek, her yıl evdeki 3 kat elbise, çamaşır, evde kullanılan eşya ve aletler, binecek vasıtası, meslek kitapları ve ödeyeceği borçlarıdır. Bu eşyanın mevcut olması şart değildir. Eğer mevcut iseler, zekât, fıtra ve kurban için nisap hesabına katılmazlar.

6- Ticaret için olmayan, ihtiyacından artan eşya, kiradaki evler, evindeki süs eşyası, yere serili olmayan halılar, kullanılmayan fazla ev eşyası, sanat ve ticaret aletleri, burada ihtiyaç eşyası sayılmaz. Yani, bunlar kurban nisabına dahil edilir. Hepsi hesaplanınca 96 gr altın değerinde olursa, böyle kimsenin kurban kesmesi vacib olur. Oturduğu ev büyük olsa, ihtiyacından fazla, kullanılmayan odaları olsa, nisaba katılmaz.

7- Kadınların, altın ve gümüş olan ziynetleri zekât ve kurban nisabına katılır. İnci, mercan, pırlanta, zümrüt gibi ziynet eşyaları ise, sadece kurban nisabına katılır, zekât nisabına katılmaz.

8- Bilgisayar, telefon, tabanca, teyp, kaset, CD, DVD, saat, buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, temizlik robotu, kıymetli dini levha, avize gibi ev eşyaları, kullanıldıkları için kurban nisabına dâhil edilmez. Hiç kullanılmayıp kenarda duran eski, yeni ev eşyaları, kap kacak nisaba dahil edilir.

9- Nisap değerinde Mushafı, hadis, fıkıh ve diğer ilim kitapları bulunan kişi, bunları okuyorsa, nisaba dahil etmez. Okumuyorsa, okumayı bilmiyorsa, dahil eder.

10- Evde kullanılmayan eşyalar nisabın üzerinde olursa, kurban kesmek vacib olur. Mesela çeyiz olarak alınan eşyalar, kimin ise, o kurban keser. Baba, çeyiz olarak aldığı halde, kızına hediye etmemişse, çeyiz hâlâ babanın malıdır. Babanın kurban kesmesi gerekir. Hediye etmişse, kızının kesmesi gerekir. Çeyiz, nisabı buluyorsa böyledir.

11- Her yıl evdeki 3 kat elbise ihtiyaç eşyasıdır. Fazlası eski de olsa nisaba dahil edilir. Kullanılmayan eski ev eşyaları, kapkacak da, kurban nisabına dahil edilir. (Üç kat elbise demek, üç ceket, üç pantolon, bir palto, üç gömlek, üç atlet, üç don ve bir kazak demektir. Bundan fazla olanlar kurban nisabına katılır.)

12- Bir evi olan evli kadın, İmam-ı a’zam ve İmam-ı Ebu Yusuf'a göre zengin sayılır, içinde otursa da, oturmasa da, kurban kesmesi gerekir. Bir evi olan erkek zengin sayılmaz; ama evli hanım için ev, nafakadan değildir. Kocası, onu bir ev bulup oturtmaya mecburdur. Parası varsa İmam-ı a'zamla imam-ı Ebu Yusuf'a göre kurban keser. İmam-ı Muhammed'e göre ise, bir evi olan kadının, kurban kesmesi gerekmez. Fetva da böyledir. Yani keserse vacib sevabı alır, kesmezse günaha girmiş olmaz. Kadının kocası yoksa, oturduğu evi nafakadan sayılır. İmam-ı a'zamla imam-ı Ebu Yusuf'a göre de kurban kesmesi gerekmez.

13- Bir kimsenin, biri kışlık biri de yazlık olmak üzere iki evi olsa, yazın yazlıkta, kışın öteki evde otursa, bunlar iki ayrı ev hükmünde sayılmaz. Kurban kesmek vacib olmaz. (Hindiyye)
 
Kurbanın kesildiği günler
27.08.2017

Gönül Pınarı
Osman Ünlü
[email protected]




Bildirilen üç günden önce veya sonra kesilen hayvan, kurban olmaz.

Sual: Kurban edilecek hayvanı, bayramdan önce veya sonra kesince de kurban kesilmiş olur mu?
Cevap: Kurban, Zilhicce ayının onuncu günü bayram namazından sonra başlayıp, onikinci günü güneş batıncaya kadar devam eden üç gün ve aralarındaki iki gecede kesilen deve, sığır, koyun veya keçidir. Bildirilen bu üç günden önce veya sonra kesilen hayvan, kurban olmaz. Bir deveyi veya sığırı yedi kişiye kadar birkaç kimse ortaklaşa kesebilir. Koyun ve keçiyi bir kişi kesebilir. Kadın da, kendi kurbanını ve vekil olarak başkasının kurbanını kesebilir.
***
Sual: Kurban veya adak kurbanı önceden satın alınabilir mi ve keserken adak veya kurban olduğu belirtilecek midir?
Cevap: Kurbanı bayramdan önce satın almak caizdir. Satın alırken; “Bayram için veya yaptığım adak için kurban satın almaya” niyet edilmesi lazımdır. Bu iki niyetten yani vacib kurbanı veya adak kurbanından hangisine niyet edilirse, o kurban kesilmiş olur.
***
Sual: Kurbanı kesmeyip, hayvanı veya bu hayvanın bedelini hayır kurumuna vermekle, kurban sevabı alınır mı?
Cevap: Satın alınan kurbanı diri olarak veya satın almayıp, parasını fakirlere, yardım kurumlarına vermek caiz değildir. Böyle yapan kimse, kurban kesmiş olmaz, sadaka vermiş olur. Bu sadakanın sevabı da, o kimseyi kurban kesmemek azabından kurtaramaz.
***
Sual: Kurban edilen hayvanın etini, mutlaka dağıtmak mı gerekir yoksa bu kurbanı kesen kimse de yiyebilir mi?
Cevap: Kurban etini, kesen ve çocukları da yiyebilir. Fakir olsun, zengin olsun, herkese ve zimmiye de verebilir. Etin üçte birini evine, üçte birini komşulara, gerisini fakirlere vermek müstehabdır. Hepsini fakirlere sadaka vermek veya kendi evine bırakmak da olur. Zimmi olan gayr-i müslime de vermenin caiz olduğu Hindiyye ve Behcet-ül-fetâvâda yazılıdır.
***
Sual: Kurban edilen hayvanın derisini ne yapmalı, kime, nerelere vermelidir?
Cevap: Kurban edilen hayvanın derisi, namaz kılan fakire verilir. Ne olduğu bilinmeyen kimselere verilmez. Veya evde kullanılır. Yahut devamlı kullanılacak bir şey karşılığı verilir. Tükenen bir şey veya para karşılığı satılmaz. Kurban edilen hayvanın derisi ve eti satılırsa, parası fakire sadaka olarak verilir. Kurban hayvanını kesene, ücreti olarak da deri ve et verilemez.
 
Kurbanlık hayvan satın alınırken
26.08.2017

Gönül Pınarı
Osman Ünlü
[email protected]



Kurbanı alırken “Bayram günü kesmesi vacib olan kurbanımı almaya” diye niyet etmelidir.

Sual: Kurbanlık hayvanları satın alırken, kurban etmeye diye niyet etmek gerekir mi yoksa kesim yerinde hayvan kesilirken mi niyet etmelidir?
Cevap: Bir kimse kurbanlık hayvanı satın alırken; “Bayram günü kesmesi vacib olan kurbanımı almaya” diye niyet etmelidir. Bunu keserken, tekrar niyet etmek şart değildir. Bir kimsenin kurban etmek için aldığı hayvanı kurban etmesi de şart değildir. Fakat, daha sonra aldığı ve keseceği hayvanın kıymeti, ilk satın aldığı hayvandan az olmamalıdır. Kurbanlık hayvanı satın alırken, hiç niyet edilmese de olur. Fakat, satın aldığı bu hayvanı keserken veya kesecek olanı vekil ederken niyet etmelidir.
***
Sual: Kurbanı kendi kesmeyip de, bir hayır kurumuna veya bir vakfa vererek kestirmek isteyen bir kimse, nasıl hareket etmeli, nelere dikkat etmelidir?
Cevap: Kurbanını bir hayır cemiyetine, kurumuna vermek isteyen kimse, kurbanını veya parasını götürüp, o kurumdaki bu işle vazifeli kişiye teslim ederken; “Allah rızası için, bayram veya nezir, adak kurbanımı kesmeye ve dilediğine kestirmeye, etini ve derisini dilediğine vermeye seni vekil ettim” demelidir. O kurumdaki vazifeli kimse de, vekil olduğu şahıs için satın alacağı kurbana bir numara verir, bu numarayı ve kurban sahibinin ismini deftere yazar. Kesilirken, sahiplerinin ismini söyleyerek kurbanı kesecek olanları vekil eder. Etleri dilediği kimselere ve derileri de bir fakir vazifeliye verir. Bu fakir, derilerin kıymeti ile, nisap miktarına malik olmadan evvel, elindekileri toptan, dilediğine hediye eder. Bu da satar. Paraları arzu edilen yere verilir. Fakirin, kendisine verilen derileri satması veya hediye etmesi de caizdir.
***
Sual: Bir kimse, hiç izin, vekalet almadan kendi kendine, başkası adına hac yapabilir mi ve adına hac yapılan o şahıs hac borcundan kurtulmuş olur mu?
Cevap: İzin, vekalet almadan, kendi kendine vekil olup hacceden kimsenin yaptığı hac, kendinin olur. Yani kendinin hac borcu varsa, ödenmiş olur. Yaptığı bu haccın sevabını, izinsiz vekil olduğu kimseye bağışlayabilir. Zaten her Müslüman, her ibadetinin sevabını ölü veya diri, her Müslümana hediye edebilir. Fakat yaptığı haccın sevabını bağışladığı kimse, hac yapmış olmaz ve hac borcundan kurtulmaz.
 
KURBAN NASIL KESİLİR

Önce diz boyu çukur kazılır.
Kurbanın gözleri temiz bir bezle bağlanır. Kıbleye dönük olarak sol yanı üzerine yatırılır. İki ön ve bir arka ayağı birlikte bağlanır. Üç defa bayram tekbiri okunur. Sonra “Bismillâhi Allahü ekber” diyerek boğazının herhangi bir yerinden kesilir. Yemek borusu, hava borusu ve iki yanda birer kan damarı vardır. Bu dört borudan üçü bir anda kesilmelidir.TÜRKİYE TAKVİMİ
 
İslamiyete uygun kesilmeyen hayvan leş olur

Sual: İslamiyete uygun kesilmeyen hayvan yenir mi ve Besmele kasten terk edilirse ne olur? Kitaplı kâfir ile müşriklerin ve mürtedlerin kestiği yenilir mi?

Cevap: (Hindiyye)de, Zebayih bahsinde diyor ki, (Müslümanın veya (Ehl-i kitap) olan harbi veya zimmi kâfirin, Allahü teâlânın ismini veya bir sıfatını, herhangi bir lisan ile söyleyerek, kestiği yenilir. [Dâr-ül-harpte Müslüman kasap aramalı. Bundaki eti, Müslüman kestiğini niyet ederek, satın almalıdır. Sığır, koyun, tavuk gibi eti yenen hayvanların etlerini yemek helal olması için, İslâmiyete uygun kesilmeleri lâzımdır. Yani bir Müslümanın veya ehl-i kitabın kesmesi ve keserken Allah ismini söylemesi lâzımdır. İslâmiyete uygun kesilmeyen hayvan leş olur. Bunun etini yemek ve satmak haram olur. Hayvan kesenlerin ve satan Müslümanların bunu iyi bilmeleri lâzımdır. Et satın alırken, bunun nasıl kesildiğini sormak lâzım değildir. Çünkü, Müslümana hüsnü zan olunur.] Müşrikin ve mürtedin kestiği yenilmez. Keserken, İsa veya üç Tanrıdan biri derse, yenilmez. Böyle inanır, fakat söylemezse, yenir. Kesmek için söylemelidir. Dua için, şükür için söylerse veya Allahtan başkasını, tazim etmeği niyet ederse, Allah ve Muhammed için derse, yenmez). Bir Peygambere ve bunun, sonradan bozulmuş olan (Mukaddes kitab)ına inanan bir kâfir, bu Peygamber tanrıdır veya oğludur dese ve putlara yalvarırsa da, buna (Ehl-i kitap) denir. Çünkü, (ilah, rab, tanrı, baba) gibi isimler, yardım eden, yaratılmağa sebep olan, çok sevilen manasına da kullanılır. Bu isimleri, İsa aleyhisselâma, bu manalar ile söyleyen, müşrik olmaz. Ona, üç tanrıdan biri veya tanrı denilmesi, hakiki bir söz değil, mecaz olur. Onda (Ülûhiyyet sıfatı) bulunduğuna inanırsa, mesela her istediğini yaratır derse, (Müşrik) olur. Şimdi, Musevi, İsevi, Nasrani, Hıristiyanların bir kısmı, Ehl-i kitaptır. Putlara, heykellere, İsa aleyhisselâmı sevdikleri için, istediklerinin yaratılmasına sebep olmaları için yalvarıyorlar. İsa aleyhisselâma ilâh diyen Nasrani’nin kestiklerini yemek caiz ise de, zaruret olmadıkça, buna kestirmemeli ve kestiğini yememelidir. Kitapsız kâfirlerin, mesela Suriye’deki (Nusayri)lerin ve Derezilerin [yani Dürzilerin] kestikleri yenilmez. Kesenin nasıl kimse olduğunu araştırıp anlamak şart değildir. Besmele kasten terk edilirse, Hanefide haram, Şafiide helal olur. (Tam İlmihal s. 327)
 
2-170821132747.jpg


Genel anlamda kurbanın bir ibadet olduğuna dair Kur’an-ı Kerim’de birçok ayet yer almaktadır. Hz. İbrahim’in oğlu İsmail’in yerine, Allah tarafından bir kurbanın verildiği açıkça bildirilmektedir. (Saffat, 37/107) Ayrıca aşağıdaki ayetler de genel anlamda kurban ibadeti ile ilgilidir : - “Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık…” (Hac, 22/34) - “... kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin”(Hac, 22/28) “Kurbanlık büyükbaş hayvanları da sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken kurban edeceğinizde üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yeyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.” “Onların etleri ve kanları asla Allah'a ulaşmaz. Allah'a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir.” (Hac 22/36-37) Bu ayetlerde zikredilen hayvan kesiminin, ibadet amaçlı birer uygulama oldukları açıktır. Bu amaçla kesilen hayvanların, et ve kanlarının Allah’a ulaşamayacağı asıl olanın ihlas ve takva olduğunun vurgulanması, kurban kesmenin ibadet olduğunun açık bir göstergesidir.

Yeni akit
 
Çok tanrılı zamanların adeti.
Tanrı kan akitmasin can almasın diye onun adına peşinen kan akıtılır can alınır.
 
Jon Snow haklısın kardesim apartmanlarda yasıyor insanlar hic kimse bir birini tanımıyor hep bu sebepden kopmalar oluyor.Evine hırsız girse komsusunu bilmedigi icin mudahale eden bile olmuyor.

Allah raZı olsun.
 
Geri