Aleyna1
Gümüş Üye
-
- Katılım
- Ekim 13, 2014
-
- Mesajlar
- 5,966
-
- Tepkime puanı
- 212
-
- Puanları
- 318
Eskiden de günümüzdeki gibi bayramlar sosyal hayatın önemli unsurlarından birisiydi.
Osmanlı'da kurban bayramları yükselme devirlerinde pek gösterişli, büyük ziyafetler verilerek, uzun kutlama merasimleri yapılarak geçerdi. Devletin maddi küçülüşü ile birlikte kutlamaların da masrafı düşürüldü. Bayramlar belirli protokolleri takip eden resmi birer tören haline geldi. Bunun sebebi sadece maddi durum değil, aynı zamanda modernleşen yaşam tarzıyla birlikte daha resmi ve sınırlı usullerin ortaya çıkışıydı.
Bazen tarihleri birbirine yakın denk gelirse, askerlere kıyafetleri bayramdan hemen önce dağıtılırdı.
Bu da muteber bir adetti. Böylece askerlerin bayramlık kıyafetleri temin edilmiş oluyordu. Bayram yaklaşınca ordunun kıyafetlerinin çabuk bitirilip askerlere dağıtılması için emirler çıkıyordu. Bu hususa dikkat edilirdi.
Kurban etlerinin dağıtımı, günümüze benzer usullerde olmaktaydı. Durumu iyi olanlar, maddi kuvveti yetmeyenlere yardım etmekteydi.
Peki kurban derileri nasıl değerlendiriliyordu? Taşrada bazı bölgelerde kesilen kurban derilerinin yerel yönetimce toplanıp, almak isteyenlere satılması ve elde edilen parayla da bölgenin ihtiyacı olan çeşitli inşaat, altyapı veya tamirat masraflarına harcanması rastlanılan bir usuldü.
Fakat önemli olan nokta şudur ki arşiv belgelerine göre kurban derilerinin teslim edilmesi zorunlu değil, isteğe bağlıydı.
İstanbul'da kesilen kurbanların derileri için ise dönemin Genelkurmay Başkanlığı adres gösteriliyordu. Bağışlamak isteyenlerden alınacak kurban derileri camilerde veya mescitlerde toplanacak ve oradan da ordunun kışlık kıyafetlerinde kullanılmak üzere Genelkurmaya (Bâb-ı Vâlâ-ı Seraskerî) teslim edilecekti.
Bu usul de kurban bayramı içinde bir tasarruf ve ekonomiye katkı yöntemiydi. Taşrada yerel yönetimlere, İstanbul'da da orduya katkı yapılmış oluyordu.
Bu uygulamaya II. Mahmud döneminde rastlıyoruz. Teoride her ne kadar kulağa verimli gelse de kurban bayramlarında bu yöntemin ne zamandan beri uygulandığını veya beklenilen tasarrufu ve geri dönüşümü ne kadar başarıyla sağladığını bilemiyoruz. Buna rağmen, bu adetin tamamen tüketime dayalı gözüken kurban bayramını bir şekilde üretime de katkı sağlayacak hale getirdiği rahatlıkla söylenebilir